Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Oh, rằng 15 hiển thị lên một lần nữa.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Oh, zase ta patnáctka.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.O, ta piętnastka znowu się pojawia.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar. Peki sekiz artı yedi onbeş için eşit olduğunu.Also gehen wir eins, zwei, drei, vier, fünf, sechs, sieben.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar. Peki sekiz artı yedi onbeş için eşit olduğunu.Apareceu QUINZE! então oito mais sete é quinze.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Şi acel 15 apare din nou.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Vi ender ved 15 igen.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Χα, το 15 ξανακάνει την εμφάνισή του.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.О, това 15 се показва отново.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.או, החמש-עשרה ההוא מופיע שוב.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.حسنا، هذه الخمسة عشر تظهر مجدداً
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Ale řeknete-li "patnáct setin", tak každý pochopí, co tím myslíte.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .De ha azt mondjuk tizenöt század, akkor az emberek felfogják, hogy miről beszélünk.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .하지만 백분의 십오라고 하면 바로 알 수 있겠죠
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Maar als je zegt, vijftien-honderdste, begrijpen mensen wat je zegt.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Ma se dici, quindici centesimi, la gente capisce che stai dicendo.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Men hvis vi siger, femten hunrededele, så forstår folk, hvad vi mener.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Αλλά αν πείτε, δεκαπέντε εκατοστά, ο κόσμος καταλαβαίνει τί λέτε.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .Но ако кажеш 15 стотни, се разбира какво имаш предвид.
Ama eğer on beş yüzde birlik derseniz insanlar neyden bahsettiğinizi anlarlar. .لكن اذا قلنا، خمسة عشر مئات، فسيفهم الناس ماذا تقول
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.15 anni fa.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.저것이 15년전의 암초고
Aynı resifin on beş yıl önceki hali. Bu da o resifin bugünkü hali.Inilah terumbu karang itu 15 tahun lalu dan sekarang.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.C'est le même récif il y a 15 ans.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.Das ist dasselbe Riff vor 15 Jahren.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.Dat is hetzelfde rif 15 jaar geleden.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.E același recif de acum 15 ani.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.Es el mismo arrecife hace 15 años.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.To także ona, 15 lat temu.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.Вот так он выглядел 15 лет назад.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.Това е същият риф преди 15 години.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.אותה שונית אחרי 15 שנה.
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.وهذه هي نفس الشعب منذ 15 عام
Aynı resifin on beş yıl önceki hali.これが現在の様子です
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Ik nam een dichter aan boord voor een twee weken over die tijd, waardoor mij te maken aan het voor kamer.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Jag tog en poet att gå ombord ett par veckor om de gånger, vilket fick mig att bli ställs till den för rum.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Jeg tog en Digter at gå om bord i fjorten dage om disse tider, som fik mig til at være forelægge det for rum.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.내가이 될 인해 그 시대에 대한 두달에 대한 보드 시인했습니다 객실 그것을 넣어.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Otin runoilija nousta kahden viikon ajan noin noina aikoina, joka aiheutti minulle olla laita sille tilaa.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Tôi lấy một nhà thơ hội đồng quản trị cho một hai tuần về những lần, làm cho tôi đưa vào phòng.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Tomé un poeta a bordo de una quincena de aquellos tiempos, lo que me hizo ser sometido a su habitación.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Vettem egy költő fórumon kéthetente azokról időkben, ami miatt nekem kell tegye hozzá a szobába.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Vzal jsem básník na palubu za čtrnáct dní o těch časech, což způsobilo, abych se , která mu za pokoj.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Vzal som básnik na palubu za štrnásť dní o tých časoch, čo spôsobilo, aby som sa , Ktorá mu za izbu.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Vzel sem pesnik, da se vkrca za štirinajst dni o tistih časih, kar je povzročilo, da me , ki ji za sobo.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Взех един поет да се качи за две седмици за онези времена, които ме накараха да се поставя за стая.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Я взяв на борт поет протягом двох тижнів про ті часи, які змусили мене бути поклав йому на кімнату.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.Я взял на борт поэт в течение двух недель о тех временах, которые заставили меня быть положил ему на комнату.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.לקחתי משורר ללוח למשך שבועיים על הימים ההם, מה שגרם לי להיות לשים אותו בחדר.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.أخذت شاعر لوحة لمدة أسبوعين حول تلك الأوقات ، وهو ما تسبب لي أن أكون طرحت عليه للغرفة.
Beni neden bu kez yaklaşık on beş, kurulu bir şair aldı oda için koyun.部屋のためにそれに置く。 私は2つを持っていたけれども彼は、彼自身のナイフを持ってきて、我々は彼らを突き刺してそれらを洗掘するために使用
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.A Betánia bola blízko Jeruzalema, nejakých pätnásť honov.
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.(A była Betania blisko Jeruzalemu, jakoby na piętnaście stajan.)
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Betania dekat Yerusalem, kira-kira tiga kilometer jauhnya
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Betània distava da Gerusalemme meno di due migli
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Betania estaba cerca de Jerusalén, como a quince estadios
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Bethánia pedig közel vala Jeruzsálemhez, mintegy tizenöt futamatnyira;
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Bethanië ligt op nog geen drie kilometer van Jeruzalem.
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Bethanien aber war nahe bei Jerusalem, bei fünfzehn Feld Weges;
Beytanya, Yeruşalime on beş ok atımı kadar uzaklıktaydı.Bila je pa Betanija blizu Jeruzalema, kakih petnajst tečajev.