Ana içeriğe geç
Sözlük

on beş ile cümle

on beş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.לקרח למעלה מ-15 פאזות שונות.
Geminin batışı iki saat ve on beş dakikada sürmüştür.שהות בחלל של 12 ימים ו-15 שעות.
Sözler on beş kıtadan oluşmaktadır.שיחה זו מורכבת מחמישה עשר מהלכים.
On beş yaşındayken ilk kayıtlarını sunmaya başladı.כשהיה בן 15 יצאו חיבוריו הראשונים לאור.
Change albümünden gelen üçüncü ve son tekli de on beş numaraya kadar yükselen "Denial" oldu.הסינגל השני שיצא היה "Change" והסינגל השלישי והאחרון לאלבום זה היה "Denial" שיצא רק בהורדה דיגיטלית.
2008'de final haftasından sonra, yarışan on beş şarkı ulusal müzik listelerinde yer almıştır.שבוע לאחר גמר מלודיפסטיבלן 2008, שירים מהתחרות תפסו את כל 15 המקומות הראשונים במצעדי המוזיקה בשוודיה.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Като цяло при децата изгарянията са сред петнадесетте водещи причини за смърт.
Apalak'ın on beş oğlu vardır.Лизимах имал общо петнадесет деца.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.За период от 15 години е обучил над 500 свои ученици.
On beş ayrı makâleden meydana gelmiştir.Създадени са 25 различни предизвикателства.
On beş adet basılmış romanı ve çeşitli dergilerde ve antolojilerde yayımlanmış hikâyeleri bulunmaktadır.Публикувал е общо около 250 романа и около 1000 разказа в различни антологии и специализирани списания.
Şimdi yeşil sepette on beş elma oldu.Днес са запазени 105 броя от Ободския Октоих.
Yanık, toplamda, çocuklarda ölüme yol açan ilk on beş sebepten birisidir.Opekline su općenito među vodećih petnaest razloga smrti kod djece u svijetu.
Yaklaşık on beş bin mezar içerir ve defin sayısı açısından Paris'in dördüncü büyük mezarlığıdır.Groblje ima oko 5.000 grobova, a na njemu posljednje počivalište ima najmanje 24 narodnosti.
Ülkenin İngilizce dilinin yanı sıra on beş resmî dili daha vardır.Osim perzijskog, lokalno se koristi još 15 regionalnih službenih jezika.
Birleşik Krallık'ta bundan daha fazla sadece The Beatles'ın on beş 1 numara olmuş albümü bulunuyor.Jedino The Beatles imaju više broj 1 albuma od Madonne, i to njih petnaest.
On beş ay aradan sonra grup, reggae ve dancehall müziğini içeren Rock Steady ile geri döndü.O pätnásť mesiacov neskôr sa skupina objavila s Rock Steady, ktorý bol spojením reggae a tanečnej hudby.
On beş rehine kurtarıldı.V zmätku sa podarilo ujsť 14 rukojemníkom.
Seviye bölümlerinde on beş inçlik (381 mm), dikey rampalarda yirmi iki inçlik (599 mm) borular kullanılmıştır.V rovinných úsekoch boli použité pätnásťpalcové potrubia (381 mm), na sklonoch dvadsaťdvapalcové (559 mm).
Sözler on beş kıtadan oluşmaktadır.Slová sú rozdelené do piatich slôh.
Son on beş yıldır nüfusünü dışa veren bu köyde ortalama nüfus yüz kişidir.V meste ale vďaka imigrácii žije v posledných pätnástich rokoch takmer sto rôznych národností.
Ülkenin İngilizce dilinin yanı sıra on beş resmî dili daha vardır.Okrem textu v angličtine obsahuje aj päť veršov v japončine.
Takip eden iki yıl içinde on beş denizci daha yan etkilerden dolayı öldü.Petnajst mornarjev je umrlo zaradi kasnejših učinkov izpostavljenosti sevanju v naslednjih dveh letih.
23#, aynı zamanda on beş ve on altı asalın aritmetik progresyonunda ortak farkı teşkil eder.23# je tudi skupna razlika v aritmetičnih zaporedjih petnajstih in šestnajstih praštevil.
On beş rehine kurtarıldı.71 talcev je bilo osvobojenih.
Taraflar hakem heyeti kararlara karşı on beş gün içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilirler.Zoper odločbo velikega župana je bila možna pritožba v 15 dneh na državni svet.
"Evet, babamın aort kapağında yani kalbinde yaklaşık on beş yıldır sorun var.Oče je umrl zaradi srčne kapi leta 1955, ko je bilo Bobu le 10 let.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Na njej je ostal vseh 50 zelo plodonosnih let svojega življenja.
Ülkenin İngilizce dilinin yanı sıra on beş resmî dili daha vardır.V Evropi je poleg 23 uradnih jezikov več kot 60 drugih jezikov.
Genel olarak bu albüm, dünya çapında on beş farklı ülke listelerinde yer almıştır.Album je bil prodajan v več kot petnajstih različnih državah po vsem svetu.
On beş yıl boyunca öğrencileri ile vakit geçirmeye devam etti.Na univerzah je preživel 15 let.
Son şarkı söylendikten sonra, yaklaşık on beş dakika boyunca oylama gerçekleştiriliyordu.Po predstavitvi vseh pesmi je najprej sledilo desetminutno telefonsko glasovanje.
Profesyonel müzik hayatı ise on beş yaşında Rönesans Yolu isimli yarışmayı kazanmasıyla başladı.Profesionaliai dainuoti pradėjo nuo 15 metų, kai laimėjo muzikos konkursą Road to Renaissance.
Yaklaşık on beş yıldır mahallede ahşap ev inşa edilmemiştir.Beveik 50 metų Kraštuose nebuvo koplyčios.
Bu düzenin sürmesi içinse saatler özelliklerine göre on beş günde bir veya ayda bir kurulmaktadır.Priklausomai nuo skiriamo laiko drabužį galima pasiūti per kelias dienas arba mėnesį.
Batı Pasifik Okyanusu'nda on beş adadan oluşur.Salyną sudaro 15 mažų salų Ramiojo vandenyno pietuose.
On-on beş gün içinde donanmayı kusursuz şekilde ortaya çıkartmazsan artık kendin bilirsin.Prireikus per penkias dienas toks laivas įgyja visiškai sukomplektuotą įgulą.
On yaşında annesini, on beş yaşında babasını kaybedince Cizvitler tarafından yetiştirildi.Netekęs savo tėvo būdamas 15 metų, jis užaugo savo motinos prižiūrimas.
On beş yıl içinde 200 kadar askeri kitap yayımladı.Per du dešimtmečius jis sukūrė raižinių daugiau nei penkiasdešimčiai knygų.
Oyun başlangıcında bir oyuncuya on beş, diğer üç oyuncuya on dört taş verilir.Kad laimėtų milijoną, žaidėjas turi atsakyti į 15 klausimų.
On beş Grammy ödülü kazanmıştır.Penkių Grammy apdovanojimų laimėtojas.
Femto kelimesi, eski nors dilinde fimmtān yani on beş anlamına gelir."Femto" tuleneb taani- või norrakeelsest sõnast femten, mis tähendab viisteist.
On beş rehine kurtarıldı.Kokku on säilinud viisteist kõrvalhoonet.
Ödüller on beş dalda verilmektedir.Praegu jagatakse auhindu 15 põhikategoorias.
On beş yıl sonra ABD'ye göç ederek Amerikan vatandaşı oldu.Sai pärast viie aasta elamist Ameerikas USA kodakondsuse.
Yaşamının son on beş senesini çok üretken geçirdi.Viimased 15 aastat oma elust pühendas ta ainult sellele.
Fransa'da kaldığı süre boyunca on beş kitap yazdı.Kolme aasta jooksul toimetas ja andis ta seal välja 25 raamatut.
Hiçbir kitap okumadan, on beş yaşında yazmaya başlar.Viieteistaastasena oskas ta vaevu lugeda.
On beş adet basılmış romanı ve çeşitli dergilerde ve antolojilerde yayımlanmış hikâyeleri bulunmaktadır.Teda on tõlgitud viieteistkümnesse keelde, avaldatud rahvusvahelistes ajakirjades ja antoloogiates.
On beş yaşına geldiğinde bir kitapçının yanında çırak olarak çalışmaya başladı.15-aastaselt hakkas ta oma onu kõrval puusepana tööle.
Apalak'ın on beş oğlu vardır.Indrek Tiidol on viis last.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.15까지 왔네요
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.8 + 7 = 15
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Åh, femton dyker upp igen.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Ah, már megint a 15-ös jön elő!
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Dan kita mendapatkan angka lima belas lagi.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Hey, kijk daar is de 15 weer.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Oh, 15 revient a nouveau.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Oh, abbiamo di nuovo 15.
Ah, o on beş kadar gösterir tekrar.Oh, ese quince aparece de nuevo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod