on üç ile cümle
on üç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Belediye on üç kırsal topluluğu içeriyordu.[3]The municipality included thirteen rural communities.[3]
Michael Gambon on üç kez aday gösterildi (üç kez kazandı).Michael Gambon received thirteen-time nominations (winning it three times).
On üç yaşındayken, Peyroux'nun ailesi boşandı ve annesiyle birlikte Paris'e taşındı.When she was thirteen, Peyroux's parents divorced, and she moved with her mother to Paris.
On Üç Yaşam, Ron Howard tarafından yönetilen yeni bir biyografik hayatta kalma drama filmi.Thirteen Lives is an upcoming biographical survival drama film directed by Ron Howard.
On Üç Yaşam'ın 15 Nisan 2022'de vizyona girmesi planlanıyor.[1]Thirteen Lives is scheduled to be released on April 15, 2022.[8]
Sahne kariyeri boyunca on üç Olivier Ödülü'ne aday gösterildi.She has been nominated for thirteen Olivier Awards throughout her stage career.
Ölümü, Marsha'nın ölümünden yaklaşık on üç ay sonra gerçekleşti.[1][2]His death occurred nearly thirteen months after Marsha's death.[8][9]
« On üç yaşındaki Hadiga, Dakka'da bir foto muhabiri ile röportaj yaptı.Khadiga, thirteen years old, was interviewed by a photojournalist in Dacca.
Mr. Smith, on üç bölüm yayınlandıktan sonra iptal edildi.Mr. Smith was canceled after thirteen episodes had been aired.
Yeni on üç litrelik motorla birlikte isim FH13 olarak değişti.With the new thirteen-litre engine, the name has changed to FH13.
Singapur Hava Kuvvetleri, 1983 yılında on uçak için ilk siparişi verdi.The Singapore Air Force placed the first order for ten aircraft in 1983.
Yine de olaydan on üç dakika sonra 2 numaralı piste normal bir şekilde inebildiler.Nevertheless, they were able to land normally on Runway 2, thirteen minutes after the incident.
Araçtaki on üç kişi (2 mürettebat, 11 yolcu) kazada öldü.All thirteen people on board (2 crew, 11 passenger) were killed in the crash.
Nadejda Durova yaklaşık on üç yaşındaNadezhda Durova at about age thirteen
O bölgede on üç yıl geçirdikten sonra, Maskara'da yönetici vekilliğine terfi etti.After thirteen years spent in that locality he was promoted to acting administrator at Mascara.
Sadece on üç kişi mi? O kadar mı?Nur 13 Personen? Ist das alles?
Ben on üç yaşındayken babam öldü.Mein Vater starb, als ich dreizehn war.
Bu vakfın o dönemde on üç gömleği (dosya kartonu), on dokuzar belge ve varağı bulunmaktaydı.Dies war ein Gut („prädium“) mit Vogtei und Zehntrechten.
On üç kişi tutuklanmıştı.13 Personen wurden verhaftet.
Peygamberden on üç yaş küçüktü.Wonder war damals 13 Jahre jung.
On üç yaşında evlendirildi.Sie wurde mit 13 Jahren verheiratet.
On üç yaşındayken Bow Wow, ilk albümü Beware of Dog'u yayımladı.Im Alter von 13 Jahren veröffentlichte er sein erstes Album Beware of Dog.
Ülke genelinde bugüne kadar on üç devlet başkanlığı seçimi gerçekleştirilmiştir.Zusätzlich gab es in 11 Bundesstaaten Gouverneurswahlen.
Virginia on üç yaşındayken annesi ansızın ölmüştür.Als Ernest elf Jahre alt war, starb überraschend seine Mutter.
On üç bölümden oluşur.Eine Stadt in dreizehn Teilen.
On üç yaşındayken annesi tarafından bir müzik okuluna kayıt ettirilmiştir.In seinem dritten Lebensjahr meldete ihn seine Mutter an einer privaten Musikschule an.
DVD'de turnenin şarkı listesindeki yirmi bir şarkının tamamı yer alırken, CD'de on üç şarkıya yer verildi.Zwei Songs auf der dritten CD wurden jedoch an anderen Orten der Tour aufgenommen.
İran Ulusal Radyo ve Televizyon Orkestrası'nda on üç yaşından itibaren yer aldı.À treize ans, il jouait dans l'Orchestre national de la radio et de la télévision iraniennes.
DVD tüm konseri içerirken CD sadece on üç canlı şarkıyı kapsamaktadır.Alors que le DVD contient l'intégralité du concert, le CD n'inclut que 13 chansons seulement.
Siyah beyaz çekilmiş olan film on üç episoddan oluşmuştur.Ce film en noir et blanc est composé de seulement trente-neuf scènes.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.Le 8 novembre 2010, AMC confirme la deuxième saison, composée de treize épisodes.
Pompeius'un on üç Lejyonun da sancağı, komple bir dağılma işreti olarak, ele geçirildi.Les treize étendards des légions pompéiennes furent capturés, signe de leur débandade.
Gula fotoğrafı çekildiğinde yaklaşık on üç yaşındaydı.Au moment de ce portrait, elle avait à peu près treize ans.
Buna göre sayıları on yedi, on dokuz, on üç ya da on dörttü.Selon les traditions ils sont onze, dix-sept ou dix-neuf.
Buna göre on üç takım Polonya'da, üç takım ise Ukrayna'da kamp yapmıştır.Il y a maintenant dix équipes dans le pays, plus une équipe en Nouvelle-Zélande.
On üç kişi tutuklanmıştı.Treize hommes sont arrêtés.
Böylelikle toplam on uçağın yanaşabileceği büyüklüktedir.L'aéroport atteindra ainsi une capacité de dix millions de passagers.
On üç yaşına geldiğinde, annesi akıl hastanesine yerleştirildi ve kendisi koruyucu aileye verildi.À l'âge de 18 ans, il place sa mère en hôpital psychiatrique afin de la protéger d'elle-même.
Albümde, filmde kullanılan on üç şarkı yer almaktaydı.Elle contient 13 chansons utilisées dans le film.
Doğu Kıyı'da yer alan eyaletlerin büyük çoğunluğu On Üç Koloni'yi oluşturmaktaydı.La majorité des délégués sont nés dans l'une des treize colonies.
On üç şehri vardır.Treize monts sont empruntés.
"Gençliğimden beri strateji yolunda eğitim aldım, on üç yaşında ilk düellomu yaptım.J'ai été soumise à l'un d'entre eux de ma sixième à ma treizième année.
On üç yaşına kadar öğretim hayatına devam etmiştir.Il poursuit ses études jusqu'au début de la trentaine.
Çırağan Sarayı'nda on üç oda ve bir sofa Hereke kumaş ve halılarıyla döşendi.Au premier étage il y a treize chambres à coucher cloisonnées de pans de bois et torchis.
On üç değişen yıldız saptanmıştır.Onze navires de conception modifiée.
On üç gün boyunca 1 numarada kalmıştır.Au total, il reste dix ans à Europe 1.
Mikey on üç yaşında.Mikey tiene trece años.
Magdalena ve Lech on üç yaşındadır.Magdalena y Lech tienen trece años.
On üç yaşımdayken evden kaçtım.Yo huí de casa cuando tenía trece años.
On üç yaşından beri Tom'u görmedim.No he visto a Tom desde que tenía trece años.
On üç yaşındayken Fransızca öğrenmeye başladım.Empecé a aprender francés a los trece años.
Tom on üç dolara kanından yarım litre sattı.Tom vendió medio litro de su sangre por trece dólares.
Ben hala bana on üç yaşındayken verdiğin kazağa sahibim.Todavía tengo el jersey que me diste cuando tenía trece años.
On üç yaşımdan beri Avustralya'da yaşıyorum.Vivo en Australia desde los trece años.
İran Ulusal Radyo ve Televizyon Orkestrası'nda on üç yaşından itibaren yer aldı.Para cuando tenía trece años, formaba parte de la Orquesta Nacional de la Radio y Televisión de Irán.
Ölmek İçin On Üç Sebep, 2007 yılında Jay Asher tarafından yazılan genç yetişkin romandır.Por trece razones es una novela para jóvenes adultos escrita por Jay Asher.
Çin belgeleri, Çin'e giden on üç adet Sasani sefareti olduğunu naklederler.Los documentos chinos dan cuenta de trece embajadas sasánidas.
On üç yaşındayken annesi tarafından bir müzik okuluna kayıt ettirilmiştir.A la edad de 13 años, su madre la apuntó a una escuela de música.
Gülistan Antlaşması'dan sonra savaş noktalanmış, Kafkasya'da on üç yıl boyunca barış hüküm sürmüştür.La tregua firmada después del conflicto, detiene el avance de los Clanes por 15 años.
Ailenin askeri geleneğini takip ederek, on üç yaşında subay olarak görevlendirildi.Siguió la tradición marcial de su familia y fue nombrado oficial a los 13 años de edad.