on üç ile cümle
on üç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Gula fotoğrafı çekildiğinde yaklaşık on üç yaşındaydı.Sharbat Gula fue fotografiada cuando tenía 12 años.
1. sezonun on üç bölümü bu şekilde, kalanlar ise ikişer bölüm şeklinde yayınlanmıştır.Trece correspondientes a la primera temporada, y los otros dos transmitidos como especiales.
İTÜ İnşaat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra mühendislik kariyerini on üç yıl sürdürdü.Este nombre es conservado hasta el día de hoy. La Facultad de Ingeniería ya cumplió 100 años.
Buna göre sayıları on yedi, on dokuz, on üç ya da on dörttü.Números como el 11 y el 13, el 17 y el 19, o el 41 y el 43.
On üç yaşında, San Francisco'da bir kafede şarkı söylemeye başladı.Iniziò a cantare a tredici anni in una caffetteria greca di San Francisco.
On üç oyuncu sekiz filmde de aynı karakteri canlandırmıştır.Tredici attori sono apparsi come lo stesso personaggio in tutti gli otto film della serie.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.L'8 novembre 2010, AMC ha confermato una seconda stagione composta da 13 episodi.
On üç gün boyunca 1 numarada kalmıştır.Rimarrà 1º per 13 settimane.
Ülke genelinde bugüne kadar on üç devlet başkanlığı seçimi gerçekleştirilmiştir.In 13 Stati si sono inoltre tenute le elezioni governatoriali.
Ailenin askeri geleneğini takip ederek, on üç yaşında subay olarak görevlendirildi.Dopo 13 settimane essi ricevono il grado militare di soldato.
Reform hareketinde, hem erkek hem de kız çocukların bat/bar mitzvaları on üç yaşında yapılır.Nel movimento riformato, ragazzi e ragazze hanno il loro bat/bar mitzvah all'età di tredici anni.
On üç yaşındayken annesi tarafından bir müzik okuluna kayıt ettirilmiştir.All'età di tredici anni si iscrive ad una scuola musicale.
On üç yaşındayken Hašek'in babası aşırı alkolden ölür ve annesi aileye bakamaz hale gelir.Quando aveva tredici anni, il padre di Hašek morì e sua madre non riuscì ad allevarlo con fermezza.
Washington, DC'nin on üç resmi kardeş şehir anlaşması vardır.Washington ha dodici accordi ufficiali di gemellaggio.
Dönem içinde üçü gizli oturumda olmak üzere on üç konuşma yaptı.Allora invia tredici messaggeri in quella direzione.
Peygamberden on üç yaş küçüktü.Profeta in anticipo di trent'anni.
Onun performansı, on üç yıl aradan sonra İtalya'nın yarışmaya geri döndüğü anlamına geliyordu.Per quanto riguarda invece la presenza dell'Italia, si trattò del ritorno nella competizione dopo 15 anni.
Symi kasabası tek başına on üç küçük kilise ve düzinelerce şapele sahiptir.In totale esistevano solo undici fra chiese e cappelle.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.Durante gli anni '90, è stato tre volte campione del mondo e ha stabilito 11 record mondiali.
Eleni on üç yaşında, damadın ise on beşinci doğum gününe bir ay vardı.La sposa ha quattordici anni e lo sposo quindici.
On üç yaşımdayken evden kaçtım.Я сбежал из дома, когда мне было тринадцать.
On üç yaşında, San Francisco'da bir kafede şarkı söylemeye başladı.Начала петь в возрасте 13 лет в ресторане в Сан-Франциско.
Eleni on üç yaşında, damadın ise on beşinci doğum gününe bir ay vardı.На тот момент Елене было тринадцать лет, а её жениху только через месяц исполнялось пятнадцать.
İki yüz on üç mürşîd-i kâmilden istifâde etti.К нему собралось две-три тысячи народу.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.8-го ноября 2010 года AMC анонсировал второй сезон, состоящий из 13 эпизодов.
Tanrı hakkındaki görüşlerini on üç maddede sıralamıştır.Почему божество медлит с воздаянием 13
İran Ulusal Radyo ve Televizyon Orkestrası'nda on üç yaşından itibaren yer aldı.С серии лет начал изучать музыку, в тринадцать он уже играл в Национальном оркестре Радио и Телевидения Ирана.
Del Rey ve yapımcısı Kahne, albüm için 2008'de on üç şarkı kaydetti.Дель Рей и продюсер Дэвид МакМюррэй зарегистрировали 13 треков с альбома в 2008 году.
On üç yaşında, kuzeni Ali Paşa Şaravi ile evlendi.В возрасте 13 лет Худа была отдана замуж за своего двоюродного брата Али-пашу Шаарави.
Sonraları Simpsonlar için yazmaya başladı ve on üç bölümün yazımına katkıda bulundu.Затем он сам начал писать стихи и сочинил шестнадцать, которые были опубликованы в новой книге.
On üç farklı dalda bu kitaba girmiştir.В разных издательствах вышло двенадцать его книг.
On üç yaşındayken Bow Wow, ilk albümü Beware of Dog'u yayımladı.Выпустил свой дебютный альбом, Beware of Dog, в возрасте 13 лет под псевдонимом Lil Bow Wow.
On üç değişen yıldız saptanmıştır.В нём было открыто 13 переменных звёзд.
1998 yılında, on üç aylık hapis cezasına çarptırıldı, çünkü onaylanmamış bir kuruluşun üyesiydi.في عام 1998، حُكم عليها من جديد لمدة 13 شهرا بسبب إنتمائها إلى اتحاد لم تتم الموافقة عليها.
Ölmek İçin On Üç Sebep, 2007 yılında Jay Asher tarafından yazılan genç yetişkin romandır.إن رواية ثلاثة عشر سببا هي رواية من أدب الشباب كتبتها الكاتبة جاي آشر عام 2007.
Burada üç maçını kazanıp üç maçını kaybeden Türkiye, on üç takım arasında onuncu sırayı almıştır.تركيا التي خسرت ثلاث مبارايات هناك، قد فازت في ثلاث مبارايات، وحصلت علي المركز العاشر بين 13 فريقاً.
Temiz bir havada kuleden İngiltere'nin on üç bölgesi (county) görülebilir.في اليوم الصحو تستطيع مشاهدة ثلاثة عشر مقاطعة في بريطانيا من أعلى البرج.
8 Kasım 2010 tarihinde, AMC, on üç bölümden oluşan ikinci sezonun çekileceğini doğruladı.في 8 نوفمبر، 2010، أكدت قناة "AMC" تجديد المسلسل لموسم ثاني سيتكون من 13 حلقة.
On üç kişi tutuklanmıştı.وألقي القبض على ثلاثة عشر المحتجين.
Ölümden iki hafta sonra bir arkadaşına yolladığı sesli bir günlükte intiharının on üç sebebini açıklamaktadır.فصّلت الفتاة الأسباب الثلاثة عشر في مذكرة صوتية أُرسِلَت بالبريد لأحد أصدقائها بعد وفاتها بأسبوعين.
Onüçgen on üç açısı ve on üç kenarı olan bir iki boyutlu cisimdir.بني في القرن العاشر، وله واجهة كبيرة بها ثلاثة أبواب.
Yedi yaşında klavye ve on üç yaşında gitar çalmayı öğrendi.تعلم لعب الشطرنج في سن الثالثة عشر.
Ve şimdi: İnternet olmadan on üç saat.والآن : 13 ساعة بدون انترنت
On üç yaşında, kuzeni Ali Paşa Şaravi ile evlendi.Aos 13 anos, ela casou com seu primo Ali Pasha Sha‘rawi.
On üç yaşındayken Hašek'in babası aşırı alkolden ölür ve annesi aileye bakamaz hale gelir.Quando tinha 13 anos, o pai de Hašek morreu de alcoolismo e a sua mãe não conseguiu educá-lo com firmeza.
On üç kişi tutuklanmıştı.Treze pessoas foram presas.
Tutulma'da on üç yaşında oldukları söylenmiş ve Şafak Vakti'nde Sam'in sürüsünde yer almışlardır.Em Eclipse, é dito que eles têm treze anos, e eles aparecem em Amanhecer, como parte do bando de Sam.
On üç yaşına geldiğinde okulu bıraktı ve Estudios Chamartín' de elektrikçi olarak çalışmaya başladı.Quando ele tinha 13 anos, deixou a escola para trabalhar como eletricista nos Estudios Chamartín.
DVD tüm konseri içerirken CD sadece on üç canlı şarkıyı kapsamaktadır.O DVD contém todo o concerto e o CD inclui apenas treze canções ao vivo.
İran Ulusal Radyo ve Televizyon Orkestrası'nda on üç yaşından itibaren yer aldı.Quando tinha treze anos, fazia parte da Orquestra Nacional da Rádio e Televisão do Irão.
Moğol dilleri, Orta Asya'da konuşulan on üç dilin oluşturduğu dil öbeği.As línguas mongólicas são um grupo de 13 línguas faladas na Ásia Central.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.Nas fitas, Hannah explica que existem treze motivos que a levaram à decisão de se matar.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.Terminou o ano faltando apenas treze êxitos para um novo recorde mundial.
Albümde, filmde kullanılan on üç şarkı yer almaktaydı.O álbum inclui apenas treze das músicas gravadas no show.
On üç yaşında, San Francisco'da bir kafede şarkı söylemeye başladı.Op haar dertiende begon ze met zingen in een Grieks café in San Francisco.
Temiz bir havada kuleden İngiltere'nin on üç bölgesi (county) görülebilir.Op heldere dagen kunnen vanaf het hoogste punt 13 Engelse graafschappen worden gezien.
Moğol dilleri, Orta Asya'da konuşulan on üç dilin oluşturduğu dil öbeği.De Mongoolse talen zijn een groep van dertien talen, gesproken in Centraal-Azië.
Bu süre, on üç yıl boyunca dünya rekoru olarak kaldı ve halen daha Avrupa rekorudur.Het wereldrecord op de mijl hield gedurende acht jaar stand en is nog gangbaar als Europees record.
On üç gün boyunca bir nükleer savaş tehlikesi yaşandı.Er is weleens gedreigd met een nucleaire oorlog.
Ülke genelinde bugüne kadar on üç devlet başkanlığı seçimi gerçekleştirilmiştir.Tevens vonden er in 11 staten gouverneursverkiezingen plaats.