omurga ile cümle
omurga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Addison Emery Verrill, omurgasız sınıflandırmasında eski bir uzmandı.Addison Emery Verrill had been an earlier expert in invertebrate classification.
Ancak omurgasızlarla çok daha fazla ilgileniyordu.She was, however, much more interested in invertebrates.
1852 ile 1864 arasında yayımlanan omurgalıların anatomisi atlasını yayımladı.He published an atlas of the anatomy of the vertebrates which appeared between 1852 and 1864.
Çok nadir olarak, küçük omurgalı hayvanlar ile beslenir.Nur selten fressen sie bereits befallene Körner.
Robert L. Carroll: Paleontoloji und Omurgalıların Evrimi.Robert L. Carroll: Paläontologie und Evolution der Wirbeltiere.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.Die Schiffsmaschinen-Inspektion wurde am 1. Oktober 1935 gebildet.
Mine yapıdaki bu pullar, diğer omurgalıların dişlerine homolog kabul edilmektedir.An den Kieferrändern sind sie zu Zähnen umgebildet, die den Zähnen der übrigen Wirbeltiere homolog sind.
Thieme, Stuttgart (1993), ISBN 3-13-774401-6 Michael J. Benton: Omurgalılar Paleontolojisi.Thieme, Stuttgart 1993, ISBN 3-13-774401-6 Michael J. Benton: Paläontologie der Wirbeltiere.
Omurgalılar ^ Tübitak İnternet SitesiJong.de Übersicht über SiteSwaps
Çoğu omurgasız hayvan, vücudunun tamamını yenileyebilir.Zudem ist bei den meisten Schmetterlingen der gesamte Körper beschuppt.
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.Der Körper der Tiere ist fast durchsichtig.
Genç yılan balıkları zeminde yaşayan omurgasızları yerler.Aus den Fischeiern schlüpfen Jungfische, die an der Wasseroberfläche in Schwärmen nach Nahrung suchen.
Omurgalı hayvanların neredeyse tümünün alyuvarları çekirdeksizdir.Pratiquement tous les animaux sont susceptibles de l'attraper.
İnternet ve İntranet bu ağ omurgası üzerinden çalışmaktadır.L'air et l'humidité peuvent circuler dans ce réseau.
Allosaurus 'un diş izleri bir Apatosaurus 'un omurgasında bulunmuştur.Eobrontosaurus était un sauropode très proche d'Apatosaurus.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.La dernière fusée de ce type sera lancée le 13 août 1965.
Atlas anatomide omurganın en üstündeki (ilk) boyun omurudur.On obtient ainsi la classe plus large des anneaux atomiques.
Yayının omurgası yönetmenin sağ kolu kişidir.Il est le bras droit du réalisateur.
Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar.La salamandre femelle couve souvent les œufs.
Bu yüzden omurgaları, ancak esnek bir çubuk gibi bükülebilir.Ils peuvent se moquer de lui car il a le ventre aussi gros qu’un chaudron.
Başka balık ve omurgasızlarla beslenirler.Ils se nourrissent d'autres poissons et de céphalopodes.
1983, Türkiye’de Neojen ve Kuaterner Omurgalı Araziler ve Jeomorfolojik Karakterleri.París, 1983 Pièges et curiosités des champignons.
Bu sıralarda omurgasız hayvanlar ile ilgilenmeye başlamıştı.Realmente en esa época, yo quería cuidar a los animales.
Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar.Los you mian suelen hacerse de huevo.
Denizlerde yaşayan omurgasız hayvanlarda iç parazit olarak yaşarlar.Vive en zonas marinas ya que es un animal marino.
Omurgalılarda beyin kafatası kemikleri tarafından korunmaktadır.Los craniados tienen el cerebro protegido por los huesos del neurocráneo.
Bu ürün, ses ve güç, demokratik ilkelerin örgütlenmenin omurgasına yerleşmiş olmasından meydana gelir.La polémica y las maniobras soterradas asociadas con la introducción de la silla eléctrica.
Canlılarda yürüme sadece omurgalılarda ve eklembacaklılarda görülür.Algunas personas escuchan el Zumbido sólo dentro de edificios o estructuras.
Yüzerken bitki arayarak beslenir ve yumurtlama mevsiminde omurgasızlar ile de beslenir.Se alimentan por la noche, navegando con la ecolocalización de la misma forma como lo hacen los murciélagos.
Besinleri genellikle ipliksi alglerdir fakat omurgasızları da yer.Sus conchas suelen ser trocoespiraladas, aunque también hay planiespiraladas.
Robert L. Carroll: Paleontoloji und Omurgalıların Evrimi.Carroll, R. L.: Vertebrate Paleontology and Evolution ("La paleontología de los vertebrados y la evolución").
Statokist bazı sucul omurgasızlarda bulunan bir denge duyu reseptörüdür.En algunos casos refuerza el sabor mentolado de algunos postres.
Otopsi sonuçları Aguayo Jr.'ın C1, C2 ve C3 omurgalarının kırıldığını gösterdi.I risultati dell'autopsia hanno mostrato che Aguayo ha rotto le vertebre C1, C2, e C3.
Özellikle arka ayakları ön ayaklarından kısa olduğundan omurgaları daha düzgündü.In particolare, attorno alle zampe posteriori il rivestimento sembrava più fitto.
Peptit bağdaki diğer iki dihedral açı protein omurgasının yerel şeklini belirler.Gli altri due angoli diedri nel legame peptidico determinano la forma locale assunta dalla "proteina backbone.
Bu nedenle solunum sistemleri omurgalı balıkların solunum sistemine benzerdir.I molluschi hanno quindi un sistema respiratorio simile a quello dei pesci vertebrati.
Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir.Il Pesce gatto di vetro si nutre di piccoli pesci e insetti.
Atnalı ağızlılar (Phoronida), omurgasız deniz hayvanlarıdır.Le otarie orsine (Arctocephalinae) sono mammiferi marini.
Balık ve omurgasızlar dahil çeşitli canlılar nehirde tekrar görünmeye başlamıştır.Forme di vita come pesci ed invertebrati sono riapparsi nel fiume.
Ayrıca, yüklü organik omurga genellikle atmosferik neme karşı kararsızdır.Кроме того, заряженная органическая полимерная цепочка часто бывает неустойчива к атмосферной влаге.
Omurgalı Hayvanların Karşılaştırmalı Anatomisi.Сравнительная анатомия позвоночных животных.
Tüm omurgalılardaki motor nöronlar, asetilkolin nörotransmitterini serbest bırakan kolinerjiktir.Бьющие из двигателя красные молнии убивают всех некроморфов.
Bear Grylls bir Hristiyan ve inancını hayatının omurgası olarak ifade ediyor.Гриллс — христианин, и называет веру основой своей жизни.
Küçük omurgasız hayvanlarla beslenirler.Питаются мелкими позвоночными животными.
Geminin omurgası, 1 Ağustos 1935'te yapılmaya başlandı.Строительство лодки было начато в мае 1935 года.
İletken polimerlerin omurgaları, devam eden sp2 hibritli karbon merkezlere sahiptir.Проводящие полимеры имеют непрерывную цепочку ячеек из sp2-гибридизированного углерода.
Omurgalı dentisyonunun evrimsel kökeni çelişkilidir.Информация об интенсивности аромата противоречива.
Omurgalıların solunum sistemi organizma ile dış ortam arasında gaz alışverişi sağlayan sistemdir.Газообмен — обмен газов между организмом и внешней средой.
Az gelişmiş omurgasız hayvanlardır.Лазающие хомяки — малоизученные животные.
Omurgasız hayvanlar yumurta ile çoğalır.Пилорылы размножаются яйцеживорождением.
Tüm omurgasızlar gibi bal arıları da viral enfeksiyonlara oldukça duyarlıdırlar.Как и все беспозвоночные, медоносная пчела чувствительна ко многим вирусным инфекциям.
Stejneger omurgalıların doğa tarihi üzerine uzmanlaşmıştır.Обучал Виида Ваянию Природы.
İnyupiklerin % 12 sinde omurgada 24 yerine 25 omur bulunur.Вместо 24 волостей было создано 10.
Omurganın içinden şerit halinde omurilik siniri geçer ki bu kanala omurilik kanalı denir.Это была целая система с каскадом плотин на канале, который мы называем Ржавой канавой.
Prolin ve glisin bazen "sarmal kırıcı" olarak bilinir, çünkü α-sarmal omurga yapısının düzenliliğini bozarlar.البرولين والجليكاين تعرف أحيانا باسم "قواطع الحلزون" لأنها تعطل انتظام التشكيل الفقري لولب α.
Ordunun ana omurgasını Fransız Sekizinci Ordusu ve Fransız Onuncu Ordusu oluşturuyordu.التحق بالجيش الثامن وعلى يساره الفيلق التاسع عشر الفرنسي ...
İnsanlar ve aşağı omurgalı (İng: lower vertebrate) hayvanlarda görülür.الإنسان و القردة هما المضيفين النهائيين, و تتم الإصابة بينهما أو بين الخفافيش.
Bu ismi omurgalarında bulunan çatallardan dolayı almıştır.لذلك سُميت بهذا الاسم بسبب الجنائن التي تحيط بها.
Omurgalı dentisyonunun evrimsel kökeni çelişkilidir.وبالتالي فإن بعض المعلومات عن القشرة السمعية البشرية مازالت متضاربة.
Bu nedenle solunum sistemleri omurgalı balıkların solunum sistemine benzerdir.لذلك ، فإن هذا الجهاز التنفسي يشبه نظام الأسماك الفقارية.