Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.C'est un endroit où vivent les femmes les plus âgées au monde.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Đây là nơi mà dân số phụ nữ sống lâu nhất.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Detta är platsen där världens äldsta kvinnliga population finns.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Dette er stedet hvor den ældste levende kvindelige befolkning findes.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Dies ist ein Ort, an dem man die langlebigste weibliche Bevölkerung findet.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.En este lugar se encuentra la población de mujeres de mayor edad del mundo
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Ezen a helyen található meg a legöregebb, élő női népcsoport.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Hier vinden we de oudst bekende vrouwelijke populatie.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Inilah tempat di mana populasi wanita tertua di dunia ditemukan.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Jest to miejsce gdzie mieszkają najstarze kobiety na świecie.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.이곳이 세계에서 가장 오래살고 있는 여성들이 살고 있는 곳입니다.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Qui si trova la popolazione femminile più anziana.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Zde se nalézá nejstarší žijící ženská populace.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Αύτο είναι ένα μερός όπου βρίσκεται ο γηραιότερος θηλυκός πληθυσμός.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Женское население этого местечка живёт дольше всех на земле.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Това е мястото, където се намира най-старото живеещо женско население.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.Це місце, де жіноче населення живе найдовше у світі.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.כאן מתגוררת אוכלוסיית הנשים המבוגרת ביותר.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.هذا المكان حيث تعيش أكبر نساء العالم عمراً.
Burası, en uzun ömürlü kadın popülasyonunun bulunduğu yer.疾患無しで、世界で最長寿の
Bu sevgi kısa ömürlü olacaktır:Non durerà molto:
Bu sevgi kısa ömürlü olacaktır:Это будет длиться очень долго:
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.이 말은, 여러분도 보시다시피 삶에는, 6억 개 정도의 '순간'이 존재한다는 것입니다.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Ami azt jelenti, hogy egy életben kb. 600 millió van belőle.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var. Bir ay içinde 600.000 tane.W ciągu przeciętnego życia przeżywamy "teraz" około 600 milionów razy, 600 tysięcy miesięcznie.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Ce qui signifie, en clair, qu'il y en a environ 600 million lors d'une vie.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Čo znamená, že v priebehu života ich je okolo 600 miliónov.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Dat betekent, weet je, in een leven heb je er ongeveer 600 miljoen .
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Điều đó có nghĩa là, bạn biết đấy, trong một đời người, có khoảng 600 triệu lần như vậy.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Il che significa che in una vita, ne contiamo circa 600 milioni
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Înseamnă că într-o viaţă avem cam 600 milioane de astfel de momente.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Isto quer dizer que há cerca de 600 milhões deles durante a vida.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Lo que significa que en una vida hay alrededor de 600 millones de ellos.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Mikä tarkoittaa sitä, että elämässä niitä on noin 600 miljoonaa.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.To znamená, že za život jich je asi 600 milionů.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Vilket innebär att, ni vet, under en livstid är de cirka 600 miljoner.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Was bedeutet, wissen Sie, dass es in einem Leben ungefähr 600 Millionen davon gibt.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Yang artinya adalah, kalian tahu, dalam satu kehidupan terdapat sekitar 600 juta (keberadaan psikologis)
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Αυτό σημαίνει πως, σε μια ζωή υπάρχουν περίπου 600 εκατομμύρια.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Което означава, че в един живот има около 600 милиона такива.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Что означает, представьте, в жизни их -- около 600 миллионов.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.Що означає, що в житті їх приблизно 600 мільйонів.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.מה שאומר, שבחיים, יש בערך 600 מיליון כאלה.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.الذي يعني أنه، كما تعلمون، خلال فترة الحياة، هناك 600 مليون منها.
Bu şu demek, bir ömür boyunca bunlardan 600 milyon tane var.月に約60万回もある計算になりますが ほとんどが形跡を残しません
Bütün bağları tekli olduğu için bu bir alkan, dolayısıyla omurga için dekan diye yazabiliriz.هو ألكان حيث أنه يحتوي علي روابط احاديه فقط, بذلك يمكننا كتابة ديكان للعمود الفقري Decane
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Creará una mejor atención al cliente, más intuitiva.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.그것은 오래 지속되는 제품들을 만들 것입니다. 그것은
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Porterà prodotti di maggiore durata.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Sie werden dauerhaftere Produkte erzeugen.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Va face produse mai durabile.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Ze maken producten die langer meegaan.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Θα δημιουργήσει διαρκή αγαθά.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Они приведут к созданию продуктов с большим сроком жизни.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.Ще прави по-дълготрайни продукти.
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.היא תביא למוצרים מאריכי-ימים. היא גם
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.وسينتج منتجات تعيش أطوال. كما
Bu, uzun ömürlü ürünler yapmamızı sağlayacaktır.我々の価値を広める企業と
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,Diese alte Witwe, die in ihrem langen Leben gelungen, die schlimmsten mit dem überleben müssen
Bu yaşlı dul ona uzun ömür, en kötü hayatta kalmak için yönetilen gerekir,그녀의 긴 인생에있는 최악의 상황을 살아남기 위해 관리해야이 늙은 과부,