om ile cümle

om kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Evlilik ömür boyu bağlılıktır.Marriage is a lifelong commitment.
Tom ve Mary ömür boyu arkadaş oldu.Tom and Mary became lifelong friends.
Omuzlarımı ovala.Rub my shoulders.
O beni omzumdan tuttu.She grabbed me by the shoulder.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu ve derinden onun gözlerine baktı.Tom put his hands on Mary's shoulders and looked deeply into her eyes.
Omzumu incittim.I hurt my shoulder.
Bir papağan kaptanın omzuna kondu.A parrot was perched on the captain's shoulder.
O, karısının cinayeti için ömür boyu hapis yatıyor.He is serving a life sentence for the murder of his wife.
O, ceketini omzunun üzerinden attı.He threw the jacket over his shoulder.
Benim küçük kızım benim omuzlarımda oturmayı seviyor.My little daughter likes to sit on my shoulders.
Bir zürafanın uzun boynu bile sadece yedi omurga içerir.Even the long neck of a giraffe contains only seven vertebrae.
İçe dönük kimselerin dışa dönük kimselerden daha kısa ömürleri mi var?Do introverts have shorter lives than extroverts?
Tom'un omuzlarından sarkan saçı var.Tom has hair down to his shoulders.
Omuz kasların gerçekten sıkı.Your shoulder muscles are really tight.
Zeke Choi'nin omurgası bir suikastçının kurşunuyla paramparça edildi.Zeke Choi's spine was shattered by an assassin's bullet.
om'un kaynakları sınırlıdır.Tom's resources are limited.
Tom omnilingualdir. O, Dünya'daki her dili konuşabilir.Tom is omnilingual. He can speak every language on Earth.
Bir kitap yazmak benim ömür boyu hayalim.It's been my lifelong dream to write a book.
Paltosunu onun omuzlarının üzerine örttü.He draped his coat over her shoulders.
Tom paltosunu Mary'nin omuzlarının üzerine örttü.Tom draped his coat over Mary's shoulders.
O ellerini onun omuzlarına koydu.He laid his hands on her shoulders.
Tom ellerini Mary'nin omuzlarına koydu.Tom laid his hands on Mary's shoulders.
Omurgasızların hiçbir omurgası veya bel kemiği yoktur.Invertebrates have no backbone or spinal column.
Tom ömür boyu hapis ile karşı karşıya.Tom is facing life in prison.
Yumurta sarısı omleti yapıyorum. Biraz ister misin?I'm making an egg yellows omelet. Do you want some?
Mary saçını omzunun üzerine attı.Mary tossed her hair over her shoulder.
Mary başını Tom'un omzuna koydu ve kısa sürede uykuya daldı.Mary laid her head on Tom's shoulder and soon fell asleep.
Kız kardeşimin omuz hizasında saçı var.My sister has shoulder-length hair.
Kız kardeşimin saçları omuzlarına ulaşıyor.My sister's hair reaches her shoulders.
Tom'un çok geniş omuzları var.Tom has very broad shoulders.
Omletinde peynir ister misin?Do you want cheese in your eggs?
Omletinizde peynir ister misiniz?Do you want cheese in your eggs?
Sen omnipotent değilsin.You are not omnipotent.
Mary onun omzuna dokunduğunda Tom'un kasları gerildi.Tom's muscles tightened when Mary touched his shoulder.
Sol omzumda bir dövmem var.I have a tattoo on my left shoulder.
Dün omuzumu incittim.I hurt my shoulder yesterday.
Tom Mike'ın omuzunda ağladı.Tom cried over Mike's shoulder.
O, onun omuzunda ağladı.She cried over his shoulder.
O onun omuzunda ağladı.He cried over her shoulder.
Bu, bir ömür boyu süren fırsattır.This is the opportunity of a lifetime.
Tom sadece omuzlarını silkti.Tom just shrugged his shoulders.
Tom'a bir ömür boyu hapis cezası verildi.Tom was given a life sentence.
Tom ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.Tom is facing a life sentence.
Tom'un omurgası yok.Tom has no backbone.
Mary başını Tom'un omzuna koydu ve ağlamaya başladı.Mary put her head on Tom's shoulder and began to cry.
Tom başını Mary'nin omzuna koydu ve ağlamaya başladı.Tom put his head on Mary's shoulder and began to cry.
Tom ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.Tom was sentenced to life in prison.
Tom, Mary'nin omuzlarının üzerine bir ceket attı.Tom slipped a coat over Mary's shoulders.
Omuzlarınız çok gergin.Your shoulders are very tense.
Omuzların çok gergin.Your shoulders are very tense.
Omuzlarım serttir.My shoulders are stiff.
Senin omuzlarına masaj yapmamı ister misin?Would you like me to massage your shoulders?
O başını onun omzuna dayadı.She rested her head on his shoulder.
Mary başını Tom'un omuzuna yasladı.Mary rested her head on Tom's shoulder.
Tom omzuma hafifçe vurdu.Tom tapped me on the shoulder.
Tom omzumda uyuyakaldı.Tom fell asleep on my shoulder.
Ben omuz silktim.I shrugged.
Tom, Mary'nin omzunu sıktı.Tom squeezed Mary's shoulder.
Tom ömür boyu hapiste.Tom is in prison for life.
Tom ömür boyu hapis cezası çekiyor.Tom is serving a life sentence.

İlgili Sayfalar