Eğer ki odaksal uzaklık negatif olursa görüntünün yüksekliği, uzaklık ve magnifikasyon sanal ve negatif olur.Só quando a distância focal é negativa que a altura da imagem, distância e ampliação são virtuais e negativas.
Cesedine bakılacak olursa ön dişleri yoktur.Cavalo dado não se olha os dentes.
Bana bir şey olursa benim için çok üzülme.Se acaso fiz algum bem não estou disso arrependido.
Ama her ne olursa olsun genellikle çok güzel görüntüleri vardır.Os seus filmes são normalmente fantasias altamente imaginativas.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.É uma sala retangular e ampla de aspeto recolhido e simples.
Eğer temas söz konusu olursa alkol ile silinmelidir.Caso isso ocorra o bulbo deve ser limpo com álcool.
Eğer muradı olursa da, oğluna Düzgün adını verir.Recusando, ela se aperta firmemente para o filho.
Bu kaygı ne kadar güçlü olursa kişinin geliştireceği savunma mekanizması da o kadar güçlü olur.Quanto mais angustiados estivermos, mais fortes os mecanismos de defesa ficam ativados.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Ambas esposas estão envolvidas com suas publicações.
Yağmur az olursa yağmur duası, yağmur çok olursa şükür duası yapılarak 3000-4000 kişi ağırlanır.Apesar da chuva incessante e da temperatura extremamente baixa, cerca de 300 mil pessoas assistiram ao evento.
Neresi olursa olsun bu benim için böyle; işte bu yüzden müzik evrensel bir dildir.Portanto, a música é minha maneira de me comunicar, o que é fácil porque o mundo inteiro entende a música.
Hangi sporda olursa olsun.O da Bayan Perla'ya aşıktır.Ela é advogada.Mais no fundo ela é apaixonada por Cooper.
Sert akıntıya bakılacak olursa, oraya kendiliğinden gelmesi olanaksızdı.Sem ele o Cara Vermelha não chegaria nem perto de onde já chegou.
Franklı hükümdarlara bakılacak olursa Theudebert onlardan daha az eşe sahipti.Fiel ao rei, Tréville compartilhava dos mesmos sentimentos.
Her ne olursa olsun, olsun.O que quer que aconteça, acontece."
Eğitimi ne kadar ağır olursa olsun günde 4 ila 8 saat arası gitar çalışmaya devam etti.Durante a universidade, ele praticava pelo menos de 2 a 4 horas por dia de guitarra.
Gerçek her ne olursa olsun, Hadrianus her ikisinin öldürülmesini emretti.Para evitar um conflito na sucessão, Adriano ordenou que os dois fossem executados.
Herkes benim ingilizcemin çok kötü olduğunu söylüyor ancak ben ne olursa olsun ders çalışmaya devam ediyorum.Todos dizem que meu inglês é ruim, mas eu continuo estudando mesmo assim.
Bu özellik her ne pahasına olursa olsun unutulmamalıdır.Dit hoeft niet tegen elke prijs te gebeuren.
Eğer erken tedavi olursa, hastaların %80'inde sekiz hafta süre ileantibiyotik kullanımı etkilidir.Vroegtijdige behandeling met antibiotica gedurende acht weken is in 80% van de gevallen effectief.
Hangi yöne dönük olursa olsun.Deze geven de richting aan voor de overledenen welke kant ze op moeten gaan.
Ayrıca bu mevziler her ne bahasına olursa olsun elde tutulacaktır.Het woord blijft in alle tijden hetzelfde ondanks het onderwerp.
Marek, ne olursa olsun döneceği üzerine söz verdi ve yola koyuldu.Maurits moest de poging staken, en keerde terug.
Eğer temas söz konusu olursa alkol ile silinmelidir.Na het aanbrengen verdampt de alcohol.
Röhm ise "Eğer öldürülecek olursam, bunu Adolf'un kendisi yapsın" şeklinde yanıt verdi.Röhm riep volgens sommige lezingen: “Als Adolf me dood wil hebben, moet hij me zelf maar neerschieten!”
İhtiyaç olursa askeri seferberlik de yapmaktaydılar.Zo nodig zouden ze optreden bij gijzelnemingen.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Net zoals eerder kocht Heidrek de man om zo tegen zijn vader in te gaan.
Yağmur az olursa yağmur duası, yağmur çok olursa şükür duası yapılarak 3000-4000 kişi ağırlanır.Als er regen valt paart hij; per worp worden er drie tot vier jongen geboren.
Her ikisine de bir şey olursa eşlerine mektuplar gönderdiler.Ook al ontmoetten de twee elkaar elke dag, ze schreven ook brieven naar elkaar.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Daarbij wist zij de stabiliteit in Egypte te bewaren.
Kayıplar her ne olursa, Harkov taarruzu Kızıl Ordu açısından büyük bir yenilgi olmuştur.De nederlaag bij Smolensk was een zware nederlaag voor het Rode leger.
Alman kuvvetleri, bu bölgeyi ne pahasına olursa olsun elde tutmaya çalıştılar.De Noordelijken wilden deze stad koste wat het kost innemen.
Eğer boynuzları olursa da asla kulakların uzunluğunu aşmaz.Indien platgelegd komen de oren niet verder dan de neus.
Şayet salmastradan kaçak olursa daha fazla sıkılır.Na de opheffing van de veerdienst kwam Heijplaat nog meer geïsoleerd te liggen.
Neresi olursa olsun bu benim için böyle; işte bu yüzden müzik evrensel bir dildir.De muziek is gecomponeerd bij de teksten, zodat het grotendeels Arabische muziek is die we hier horen.
Fakat bu hususta bir muziplik zuhur edecek olursa, ne yapılmak gerektiği de beni sevenlerce malum...Ik moet er om glimlachen, maar tegelijkertijd maakt het mij boos.
Cesedine bakılacak olursa ön dişleri yoktur.De voorste tak heeft dus vooraan geen tanden.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Met het nummer Anyone I want to be wist ze deze muziekcompetitie te winnen.
Saat ne olursa olsun, restoran geniş ve boş görünmektedir.Het is het intronummer van het album Restless and Wild.
Yani kinetik enerji ne olursa olsun pozitif bir ifadedir.Hiervoor gebruikt men kinetische energie.
Rıza Şah, İran'ın ancak bilinçli bir halka sahip olursa ayakta kalabileceğine inanıyordu.Slechts door pure mankracht had Iran zich staande kunnen houden.
Ne kadar çok olursa, o kadar iyi.Hoe meer, hoe beter.
Ne olursa olsun, vazgeçmemelisin.Wat er ook gebeurt, je moet niet opgeven.
Sorun olursa, lütfen beni arayın.In geval van problemen, bel me alsjeblieft.
Bir şeye ihtiyâcın olursa bana telefon et.Bel me als je iets nodig hebt.
Baş ol da ne başı olursan ol.Beter een kleine baas dan een grote knecht.
Ne olursa olsun bizden daha fazla tecrübesi var.Hij heeft hoe dan ook meer ervaring dan wij.
Bir şeye ihtiyacın olursa, söyle.Als je ooit iets nodig hebt, zeg je ’t maar.
Yeniden Türkiye’ye gidecek olursan, bana bir şişe rakı getir.Als je weer naar Turkije gaat, neem dan voor mij een fles raki mee.
Zamanım olursa gelirim.Als ik tijd heb dan kom ik.
Eğer başarısız olursa Hunter öldürülecektir.Jeżeli Danny zawiedzie, Hunter zostanie stracony.
Her ne olursa olsun, olsun.Ola Aina, właśc.
Eğer ilk film başarılı olursa Atlantis için daha fazla film çekilebileceği söylendi.Oczekiwano, że w razie jego sukcesu wydanych zostanie więcej filmów nawiązujących do Atlantydy.
Bunları örnekleyecek olursak:Poprawiono na podstawie:
'Si vales bene est, ego valeo Sen iyi olursan,ben daha da iyi olurum.You know pretty well I must → Sam wiesz dobrze, że muszę.
Neresi olursa olsun bu benim için böyle; işte bu yüzden müzik evrensel bir dildir.«Albo inaczej» to dowód na to, że muzyka jest uniwersalnym językiem.”.
(Sekizden önce burada olursan, treni yakalayabiliriz.)(Pociąg przyjedzie o godzinie siódmej).
Yaşı ne olursa olsun tüm kadınların erkek bir velisi olmalıdır.Każdy, bez względu na wiek, może zostać wolontariuszem.
Ona o ne olursa olsun bir baba gibi yaklaşmayı dener.Wypadek powoduje, że ojciec chce zbliżyć się do niej.
Ancak bu olursa muharebeye girilecektir.Jeśli możecie, dam wam kij opata!