İnsanlar hayata bakış açısı yönünden çok farklı olurlar.People greatly differ in their views of life.
Su donduğunda katı olur.Water becomes solid when it freezes.
Bazen su kıymetli bir meta olur.Sometimes water becomes a precious commodity.
Musluk suyu içmesen iyi olur.You'd better not drink the tap water.
Konserin, ne pahasına olursa olsun, bir başarı olmasını istiyorum.I want the concert to be a success at any cost.
Ne pahasına olursa olsun bu işi bitirmeliyiz.We must finish this work at any cost.
Ne pahasına olursa olsun onu görmek istiyorum.I want to see him at all costs.
Ne olursa olsun, açılış töreni dokuzda başlayacak.Rain or shine, the opening ceremony is to begin at nine.
Eğer kenara çekilirsen, herkes için yer olur.If you would move over, there would be room for everyone.
Sabun kiri çıkarmaya yardımcı olur.Soap helps remove the dirt.
Öğretmeninin tavsiyesine cevap versen iyi olur.You had better yield to your teacher's advice.
Ne pahasına olursa olsun savaştan kaçınılmalı.War must be avoided at all costs.
Savaş mutlaka mutsuzluğa neden olur.War necessarily causes unhappiness.
Gemiyle gitseydin iyi olurdu.You had better have gone by ship.
Önceden rezervasyon yaptırsan daha iyi olur.You had better make a reservation in advance.
Eğer en iyi ayağınızı öne koyarsanız, başarılı olursunuz.If you put your best foot forward, you will succeed.
Erken kalksan iyi olur.You had better get up early.
Erken başlamak daha iyi olur muydu?Would it be better to start early?
Kilo kaybetmek için biraz spor yapsan iyi olur.In order to lose weight you had better take up some sport.
Pencereyi kapatsan iyi olur.You had better close the window.
Pencereyi kapatın, olur mu?Close the window, will you?
Hız yapma kazalara neden olur.Speeding causes accidents.
Mezun olur olmaz, şehirden ayrıldı.As soon as he graduated, he left town.
Diğerlerine danışsan iyi olur.You had better consult the others.
Başkalarının söyleyeceği ne olursa olsun, planı uygulamaya koymaya kararlıyım.I am determined to put the plan into practice no matter what others may say.
Akşam yemeği muhtemelen hazır, bu yüzden acele eve gitsek iyi olur.Dinner is probably ready, so we had better hurry home.
Onun aylaklığı olmasa o hoş bir adam olurdu.If it were not for his idleness, he would be a nice fellow.
Herkesin zaman zaman ailevi sorunları olur.Everyone has domestic troubles from time to time.
Hayır bilmiyorum. Bir telefon rehberine baksan iyi olur.No, I don't. You had better look it up in a telephone directory.
Bir harita nerede olduğumuzu bilmemize yardımcı olur.A map helps us to know where we are.
Geç saatlere kadar uyanık kalmasan iyi olur.You had better not stay up late.
Ne kadar çok dikkatli olursan o kadar az hata yaparsın.The more careful you are, the fewer mistakes you make.
Kuzu bile kurt olur.Even a worm will turn.
Kötü dişler genellikle ağrıya neden olur.Bad teeth often cause pain.
Kahvaltı yapsan iyi olur.You had better have breakfast.
Gözlerimizi direk güneş ışığından korusak iyi olur.We had better protect our eyes from direct sunlight.
Hava iyi olursa, yarın sabah ayrılacağız.We shall leave tomorrow morning, weather permitting.
Hava iyi olursa, gezimize yarın başlayacağız.Weather permitting, we'll start on our trip tomorrow.
Hava müsait olursa, biz güzel manzaranın tadını çıkaracağız.Weather permitting, we will enjoy the beautiful scenery.
Hava müsait olursa, yarın çimleri biçeceğim.I'm going to mow the lawn tomorrow, weather permitting.
Hava açık olursa yürüyüşe gideriz.Were it clear, we would go on a hike.
Hava açık olursa, giderim.I will go, provided the weather is clear.
Hava iyi olursa, parka giderim.If the weather is good, I'll go to the park.
Hava güzel olursa, yarın sabah gideceğiz.Weather permitting, we'll leave tomorrow morning.
Hava iyi olursa, yarın dışarı çıkacağım.If the weather is good, I'll go out tomorrow.
Hava iyi olursa yarın başlayacağız.We will start tomorrow, weather permitting.
Hava müsait olursa yarın dağın tepesine varacağız.Weather permitting, we are going to get to the top of the mountain tomorrow.
Hava müsait olursa, yarın gideceğim.I'll leave tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, sana yarın uğrayacağım.I will call on your tomorrow, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın pikniğe gideceğiz.Weather permitting, we will go on a picnic tomorrow.
Hava güzel olursa başlayacağım.I will start, weather permitting.
Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.They will go to the woods to pick mushrooms, weather permitting.
Hava güzel olursa, yarın başlayacağım.Weather permitting, I'll start tomorrow.
Hava güzel olursa, nehirde balık tutmaya gideceğim.Weather permitting, I'll go fishing in a river.
Ne olursa olsun, seni karşılamak için istasyona geleceğim.Rain or shine, I will come to meet you at the station.
Elektrik olmadan hayatlarımız nasıl olurdu?What would our lives be like without electricity?
Tramvayla gitsen iyi olur.You had better go by tram.
Sizin için her ne zaman uygun olursa gelin.Come whenever it is convenient to you.
Bir şehir ne kadar büyürse hava ve su o kadar kirli olur.The bigger a city grows, the dirtier the air and water become.
Kışın böyle yüksek dağlara tırmanmasan iyi olur.You had better not climb such high mountains in winter.