Ana içeriğe geç
Sözlük

olup ile cümle

olup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Buna ihtiyacımız olup olmadığını bilmiyorum.I do not know if we need this.
Onun orada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if she'll be there.
Tom'un orada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will be there.
Tom'un Mary'nin partisinde olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will be at Mary's party.
Kapalı kapılar ardında ne olup bittiğini, gerçekten bir kişi bile bilmiyor.No one ever really knows what goes on behind closed doors.
Muhtemelen Tom, hayatta olup olmadığımı umursayan dünyadaki tek kişidir.Tom is probably the only person in the world who cares if I'm alive or dead.
Dolapta meyve suyu olup olmadığına bak.See if there's juice in the fridge.
Bir düğün olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if there's going to be a wedding.
Ne olup bittiğine bak.See what's going on.
Arabalardan herhangi birininTom'un olup olmadığı söyleyemem.I can't tell if any of the cars are Tom's.
Bununla ilgili bir sorunum olup olmadığı önemli değil.Whether I have a problem with it isn't the point.
Şu anda bu konuda konuşmak için hazır olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm ready to talk about this right now.
Tom'un karışmış olup olmadığını biliyor musun?Do you know if Tom was involved?
Öyle bir şey için bir market olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if there's a market for something like that.
Tom 2.30'a kadar hazır olup olmayacağınızı bilmek istiyor.Tom wants to know if you'll be ready by 2:30.
Tom Mary'nin evli olup olmadığını sordu.Tom asked if Mary was married.
Tom'un bir kız arkadaşı olup olmadığını ben bile bilmiyorum.I don't even know if Tom has a girlfriend.
Kalabalık olup olmadığı önemli değil.It doesn't matter if there's a crowd.
Tom Mary'nin evde olup olmadığını sordu.Tom asked if Mary was home.
Çikolatanın şişmanlatmadığını duydum. Bunun doğru olup olmadığını merak ediyorum.I've heard that chocolate doesn't make fat. I wonder if that's true.
Tom Mary'nin sarhoş olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary was drunk.
Tom bana gelecek pazartesi öğleden sonra boş olup olmadığımı sordu.Tom asked me if I would be free next Monday afternoon.
Biz Tom'u aramalıyız ve herhangi bir yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamalıyız.We should call Tom and see if he needs any help.
Tom bu gece boş olup olmadığını bilmek istiyor.Tom wants to know if you're free tonight.
Tom'un mutlu olup olmadığını söylemek bazen biraz zordur.Sometimes it's a little hard to tell if Tom's happy or not.
Tom bana bugün geç saatlere kadar çalışmamın bir sakıncası olup olmadığını sordu?Tom asked me if I'd mind working late today.
Tom bana bugün okuldan sonra ona yardım etmeye istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I'd be willing to help him after school today.
Tom yeterli parası olup olmadığından emin değildi.Tom wasn't sure if he had enough money.
Neden sessiz olup dinlemiyorsun?Why don't you be quiet and listen?
Burada gerçekten neler olup bittiğini bilmek istiyorum.I really want to know what's going on here.
Buralarda bir yerde bir sauna olup olmadığını biliyor musun?Do you know if there's a steam room anywhere around here?
Tom Mary'nin henüz uyanık olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary were awake yet.
Yarın Tom'un meşgul olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will be busy tomorrow.
Tom'a orada olup olmayacağını sordun mu?Have you asked Tom if he'll be there?
Tom hâlâ buna inanan insanlar olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if there were still people who believed that.
Bana öyle olup olmadığını söyle.Tell me if it isn't so.
Bunun mümkün olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's possible.
Onun mümkün olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's possible.
Tom'un şimdi meşgul olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is busy now.
Bana onun gerekli olup olmadığını söyle.Tell me if it's necessary.
Tom evde başka birinin olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if there was anyone else in the house.
Ev ödevimde bana yardımcı olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if you'd help me with my homework.
Tom'un mutlu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is happy.
Tom Mary'nin yaptığından pişman olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered whether Mary regretted what she'd done.
Tom'un meşgul olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is busy.
Tom bir kutu elmayı ona gönderenin Mary olup olmadığını merak etti.Tom wondered if it was Mary who had sent him the box of apples.
Bu öğleden sonra Tom'un muhtemelen burada olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom is likely to be here this afternoon.
Tom gerçekten bir kaza olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if it had really been an accident.
Onun onlar olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's them.
Onun o olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's him.
Tom'la konuşmak için istekli olup olamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you might be willing to talk to Tom.
Bu suyu içmenin doğru olup olmadığından emin misin?Are you sure it's OK to drink this water?
Bunun doğru olup olmadığını biz bile bilmiyoruz.We don't even know if it's true.
Tom'un orada olup olmayacağı şüpheli.It's doubtful whether Tom will be there.
Git ve Tom'un odasında olup olmadığına bak.Go and see if Tom is in his room.
Tom'un hazır olup olmadığını göreyim.Let me see if Tom is ready.
Git ve Tom'un ofiste olup olmadığına bak.Go and see if Tom is in his office.
Tom üzerimde hiç nakit olup olmadığını sordu.Tom asked me if I had any cash on me.
Tom'un evde olup olmadığını biliyor musun?Do you know whether or not Tom is at home?
Tom'un gitmek için hazır olup olmadığına bakayım.Let me see if Tom is ready to go.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod