Ana içeriğe geç
Sözlük

olup ile cümle

olup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
2001 yılında yayına başlamış olup genel olarak 17 yaş üzeri izleyicilere hitap etmektedir.Hay que resaltar que el vídeo es del año 2002 lo cual ya tiene 17 años de su publicación oficial.
Tıp Fakültesi, 1340 yılında kurulmuş olup dünyanın bilinen en eski tıp fakültesidir.La Facultad de Medicina Veterinaria se añadió en 1901, y es la más antigua de este tipo en el mundo docente.
Kilise olup bitenlere karşı tamamen kayıtsız kalmaktaydı.La cuestión de quién dirigiría la Iglesia permaneció sin resolver.
Akatsuki örgütünün kurucularından olup, Yahiko'nun ölümünden sonra örgütün liderliğini üstlenmiştir.Se convierte en el líder de Yomi luego de la muerte de Shō.
Bunların diğer bir türü ise daha süslü olup tören giysisi olarak kullanılır.Son muchas, o casi todas, las ventajas del uso de este tipo de prendas de vestir.
Bomba 27 ton ağırlığında olup 8 metre uzunluğunda ve 2 metre çapındadır.La bomba en sí misma pesaba 27 t, con unas dimensiones de ocho metros de largo por dos de ancho.
Etrafı dağlarla çevrili olup, ekilebilen arazi sadece Aydın deresi boyunca bulunmaktadır.El yacimiento abarca toda la montaña, aunque solo es visitable la parte alta de la misma.
Bazı araştırmacılara göre Türkiye'de 250.000 etnik Laz yaşamakta olup bunların 150.000'i Lazca konuşmaktadır.Y quedan unos 150 000 hablantes de turco en Tracia.
Parti, Avrupa Birliği yanlısı olup Avrupa Halk Partisi (EPP) üyesidir.Agrupación Democrática forma parte del Partido Popular Europeo (PPE).
Ayrıca köyde kol saaati imal eden bir atölye olup yaklaşık 80 kişiye istihdam sağlamaktadır.Aquí se inaugurará una exposición de Lola con alrededor de ochenta fotografías.
Üniversite 1992 yılında kurulmuş olup, 15.000 öğrencisi bulunmaktadır.La universidad se fundó en 1934, y tiene aproximadamente 15 000 estudiantes.
Her bir il 40 ilçeden oluşmakta olup, bu ilçelerin her biri bir kabile reisi tarafından yönetilmektedir.Hay doce de estas diócesis, cada una dirigida por un obispo.
Saydan sonra tıraş olup ihramdan çıkar ve umreyi bitirir.Luego de una persecución, logra escapar y dirigirse a Shanghái.
Tüm köy halkı aynı soya mensup olup, 11. kuşakta bir babaya dayanmaktadır.Sobre esta base los medio-huérfanos son los que tienen un padre aún vivo.
TrES-2b bir güneş dışı gezegen olup güneş sistemimizden 750 ışık yılı uzakta bulunmaktadır.HAT-P-3b es un planeta extrasolar que se encuentra a 457 años luz de la Tierra.
Fiyatı ise 1795$'lık Osborne 1'den oldukça pahalı olup 2495$'dır.Los dos de Bellerophon tenían un precio de 2,50 y 2,95 dólares.
Kamensk-Şahtinski, 1686 yılında bir Kazak yerleşimi olarak kurulmuş olup 1927 yılında şehir statüsü almıştır.La ciudad fue fundada en 1686 por cosacos y alcanzó el estatus de ciudad en 1927.
Bölgedeki en sıcak aylar Temmuz ve Ağustos olup ortalama 30 °C'lik bir yaz sıcaklığı gözlemlenmektedir.Los meses más calurosos son julio y agosto, donde se alcanzan temperaturas de 40 °C ocasionalmente en verano.
İş bölümleri üyelerin yetenekelri ile doğru orantılı olup kendi talepleri ile ortaya konulmaktadır.Los líderes verdaderos se muestran accesibles y se ponen a su disposición.
1 Ekim 1964 tarihinde açılmış olup dünyanın ilk hızlı tren hattıdır.Abril de 1964, creación de la primera señal de tráfico automatizada del mundo.
Bu eser tasavvufî ve sembolik bir aşk hikâyesi olup konusu tamamiyla orijinaldir.Así comienza una fascinante historia de amor y conflicto.
Naantali, 15. yüzyılda kurulmuş olup Finlandiya'nın en eski şehirlerinden biridir.Pori fue fundada en 1558; es una de las ciudades más antiguas de Finlandia.
Irkçı bir Yunan milliyetçisi Nakos, işsiz ve 38 yaşında olup hâlâ ailesi ile birlikte yaşamaktadır.Sebastian es un joven de 28 años que está desempleado y vive con sus padres.
Temmuz ve Ağustos ayları en kurak aylar olup, ilkbahar en fazla yağış alan mevsimdir.Sólo hay dos meses secos, julio y agosto, y la estación más lluviosa es la primavera.
Bunlardan bir tanesi bir çocuğa ait olup diğerleri kadın ve erkek kafataslarıdır.Una es para hombres y la otra es para mujeres.
Pizzaro gelir ve her şeyin hazır olup olmadığını sorar.Mirai aparece y le pregunta si está todo bien.
Kale, 1590'larda inşa edilmiş olup 6 Ağustos 1945'te atılan atom bombası ile tahrip edilmiştir.Construido originalmente en los 1590, el castillo fue destruido por el bombardeo atómico en 1945.
1523'te mezun olup Portekiz'e dönmüştür ki bu tarih babasının ölümünden iki yıl sonrasına denk geliyordu.Se gradúa, y retorna a Portugal en 1523, dos años después del deceso paterno.
Kanalizasyon yapılmış olup, mahallede şebeke suları kullanılmaktadır.Se realizaron obras de saneamiento, es decir instalaciones de agua y desagüe en toda la República.
B Blok, 135,7 metre uzunluğunda olup 27 katlıdır.El bloque B mide 127 metros, tiene 27 pisos.
Minoksidil kedilerde yüksek ölçüde toksik olup derilerine uygulandığında ölümlerine yol açabilir .Minoxidil es altamente tóxico para los gatos y puede causarles la muerte.
Nüfusu 3800 olup, Göç alan bir beldedir.7800 habitantes, en una superficie de aprox.
Yazıhaneci, otobüs şoförlerinin uykusuz olup olmadığını da denetler.Eso nos permite descartar que el conductor se haya quedado dormido.
Eforoslar beş kişi olup halk meclisi tarafından seçilirlerdi.El jurado será de cinco personas, una de ellas elegida por el público.
İlginç olansa kötü olan herkes iyi olup gider.Cuando todos saben cómo lo bueno es bueno, surgue lo que no es bueno.
Bu oran kabaca %4 olup, su eklenerek karşılanır.Hasta lograr un 4% de humedad.
Uçak, 1960'larda üretilmiş olup Su-9'un daha geliştirilmiş bir varyantıdır.Prueba de ello es que Rusia ha tenido que desarrollar el Su-39.
Dünyanın en büyük lahdi olup agırlığı 25 tondur.Es la 12ª plaza más grande del mundo, con 75.000 m².
Gilman evli olup Devon'da karısıyla yaşamaktadır.Aún están casados, y viven en Devon.
Füze, soğuk fırlatmalı olup silo ve demiryolu aracı tabanlı varyantları bulunmaktadır.Es de lanzamiento frío y puede ser lanzado desde un silo, un vagón de tren militar y un camión.
İlk olarak 1989 yılında Animal House adıyla yayınlamaya başlamış olup 1992'de günümüz adını almıştır.Su primer lanzamiento fue en 1989 como Animal House, pero fue renombrada a YOUNG ANIMAL en 1992.
DYA'lerin bileşimleri ana asteroit kuşağınınkilere benzer olup değişik asteroit tayf tiplerini kapsarlar.Los más grandes son comparables al propio Eros, característica que comparte con otros asteroides.
Ekip üyeleri; Chris Redfield ve Jill Valentine burada neler olup bittiğini öğrenir.Claire Redfield y Jill Valentine nunca se han conocido en persona.
Douglas Louisiana doğumlu olup iki defa evlenip ayrılmış, çocuğu yoktur.Julio Puyol tuvo dos hijos, niña y niño, enviudó y no volvió a casarse.
Önemli bir kahvaltı ve öğle yemeği olup yemekle birlikte çay içilir.También se bebe muy frío después de las comidas o acompañando un café.
Sarmaşık formunda olup, yaz aylarında çiçek açar.Se enmata y en los veranos se carga de flores.
Eşinin ismi Ann olup 3 çocuğu vardı.Tiene una esposa llamada Ana y cinco hijos.
Çiçekleri küçük olup sarı veya yeşildirler.Las flores son pequeñas, blancas o amarillas.
Bu albümde sözler daha felsefik olmaya başlamış olup, ölümden daha çok insan hayatına yönelmiştir.Este álbum dice que hay más en la vida de lo que piensas.
Sonra yavaş yavaş, astronomi bir bilim haline geldi, müneccimlik ise bir fal sanatı olup çıktı.Poco a poco se fue haciendo un popular astrónomo y su casa se convirtió en un improvisado seminario.
Intel 4004, tek tümdevreli ilk mikroişlemci olup Intel firması tarafından üretilmiştir.Intel crea el Intel 4004, el primer microprocesador.
Köy içi yolların tamamı asfalt kaplı olup tarla yolları topraktır.Todas las calles, incluyendo la entrada de la carretera son de tierra.
Parti 8 Eylül 1990 tarihinde kurulmuş olup Sosyalist Enternasyonal ve Avrupa Sosyalistler Partisi üyesidir.Consultado el 8 de febrero de 2014. Partido federado integrado por los partidos Comunista y Socialista.
ICBM=ICBM'ler kullanışsız olup yeteri oranda başarı sağlamazlar.Pocos equipos de IBM podían hacer esto sin daños permanentes.
Han Çinlileri de Dünya'nın en büyük etnik grubu olup, aralarında büyük oranda çeşitlilik mevcuttur; ör.El grupo étnico de los han es el mayor grupo étnico de China, y también del mundo.
Köy tamamıyla bir orman içi köyü olup güzel bir tatil köyü niteliği taşımaktadır.La ciudad mantiene un encanto rural y es un popular lugar para vacacionar.
Önceden 81 Produce üyesi olup 20 Temmuz 2014'ten beri INTENTION üyesidir.Fue un ideólogo y tuvo participación en los sucesos del 20 de julio de 1810.
Yerleşimin eski adı "Vunit" olup, geçmişi hakkında kesin bir bilgi yoktur.El Gaber que todos conocen ya no existe, pertenece al pasado.
Evli ve dört çocuk babası olup Kudüs’te yaşamaktadır.Es madre de cuatro hijos y reside en Jerusalén.
Uzunluğu yaklaşık 990 kilometre olup havzası 95.719 km²'dir.Tiene una longitud de 945 km y drena una cuenca de 95 719 km².
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod