Ana içeriğe geç
Sözlük

olup ile cümle

olup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Şehrin nüfusu 2011 yılı itibarıyla 75,082 olup kapladığı alan 25 km²'dir.El período del movimiento de precesión es de 25 780 años y disminuye secularmente.
Devlet vasıta olup üstünlüğü olan varlık, devlet değil halktır.El 'poder residual' sigue siendo del Estado y no de la Unión.
Meyve 3 bölmeli bir kapsüla olup, tohumlar yarı küremsi şekilde ve siyah renktedir.El fruto es una cápsula cilíndrica con 3- válvas y con semillas de color negro .
Başlangıçta bir web romanı olup daha sonra Shufunotomo tarafından light novel olarak yayınlandı.Se originó como una novela web antes de ser recogida para su publicación impresa por Shufunotomo.
Bu liste Masa Takım Yıldızındaki dikkate değer yıldızlar listesi olup, azalan parlaklığa göre sıralanmıştır.En la siguiente tabla se recogen algunas estrellas ordenadas según su luminosidad.
Elbiseyle ilgili bir diğer tartışma da özgün olup olmadığı sorusuydu.Otra controversia en torno al vestido fue la cuestión de su originalidad.
Kongo Cumhuriyeti üniter bir devlet yapısı ile yönetilmekte olup, toplamda 12 adet ile sahiptir.El Partido Progresista Unido controla ampliamente la Cámara de Representantes con 12 escaños.
Evli olup Lahey'de yaşamaktadır ve Hollanda Protestan Kilisesi'nin üyesidir.Está casado con una jurista holandesa y reside en Ginebra.
Okul 2 derslikli olup, birleştirilmiş öğretim yapılmaktadır.Es una de las 4 escuelas completamente construidas y dotadas.
Kâr amacı gütmeyen kuruluş (non-profit) olup editörleri gönüllülük esasına göre çalışır.Phytotaxa no tiene fines de lucro y los científicos editores trabajan de forma voluntaria.
Çok zeki olup bir defa okuduğunu zihninde tutar, tekrar kitaba bakmaya lüzum hissetmezdi.Es extremadamente inteligente, aprende las cosas con solo leerlas una vez, por ello jamás estudiaba.
Ekonometri Bölümü henüz öğretime başlamamış olup, öğretim hazırlıklarını sürdürmektedirler.Muchos maestros no conocen la historia, solo están enseñando los pasos.
Yani manyetik monopolün var olup olmadığı hala cevabı belirsiz bir sorudur.Así pues, esto expresa la no existencia del monopolo magnético.
Cumhuriyetçi Parti olup, 2003'ten beri Güney Karolina Senatörü'dür.Desde 2003 es el senador sénior por el estado de Carolina del Sur.
Stone roketlerin tamamının beyaz olup olmadığı ile ilgili olarak hiçbir fikrinin olmadığını ifade etti.Stone dijo que no lo sabía y que los cohetes eran de color blanco.
Shangqiu, zengin bir geçmişe sahip antik kent olup Shang Hanedanı'nın ilk başkentiydi.Es una ciudad antigua con una historia rica, Shangqiu fue también la capital de la primera Dinastía Shang.
Tığnıs kelimesinin kökü Tiğ kelimesi olup "kılıç" anlamına gelmektedir.El nombre también puede provenir de la raíz celta * kledo-que significa "espada".
Trafiğin olup olmaması, zorluk seviyesi ve süre limiti ayarlanabiliyor.Se pueden escoger el número de rondas, dificultad y tiempo límite.
Üretimi 1968 yılına kadar sürmüş olup toplam olarak 554 adet üretildi.Su fabricación duró de 1967 a 1968 y se produjeron 45 coches.
2 hatlı olup toplam 38 istasyondan oluşmaktadır.Consta de dos grandes partes conformadas por 68 números.
Türkiye ve dünyada olup bitenler hakkında haberler vermektedir.Él les dijo que tenían que contar lo que estaba sucediendo al país y al resto del mundo.
2 tane Camii var olup 1 tane de inşaat halindedir.Dos construidos, uno en vuelo.
Dil Kıptî Ortodoks Kilisesi'nin ayin dili olup Kıptî alfabesi ile yazılmaktadır.Es la última comuna francesa por orden alfabético.
BMW GS serisinin bir parçası olup BMW R1150GS'in yerini almıştır.Esta motocicleta fue sustituida en el año 1999 por la BMW R1150GS.
Cadi Gretel'e mantıklı olup öyle hareket etmesini ihtar eder.Siempre obliga a Cory a hacer el ridículo.
Ancak 1996 yılından sonra köy boşaltılmis olup yaşam yoktur.Un mes después, no tenían aún ni casa ni permiso.
Yapı iki katlı olup, kasabanın merkezinde yer almaktadır.Es uno de los dos, ubicados en el centro urbano de la ciudad.
Farsça bir sözcük olup "şahların en büyüğü" manasına gelmektedir.Motherfucker es una palabra establecida por las masas.
Eski adı Yukarı Gersut (Gersud-u Balâ) olup daha sonra Yukarı Kulaca olarak değiştirilmiştir.En él el stick se llama bastón y cambia un poco (es más fino y curvado).
Dört kadar erkekle beraber olup yumurtlarlar.Se refiere a cuatro personas que alimentar.
Ama etrafimda ne olup ne bittigini iyi anlatmaktaydım ve şimdi bile hatırlamaktayım.Yo sé lo que hago y lo que digo, pero mi vida aún no me la sé.
Arazi az dalgalı olup, küçük çaplı tepeler vardır.El suelo interior tiene una colina central baja y algunas crestas menores.
Aracın savaş ağırlığı 14 ton olup, diğer modern IFV'ler ile karşılaştırıldığında çok hafiftir.Pesaba alrededor de cuatro toneladas, comparable con un elefante moderno.
İlk uçuşunu 27 Temmuz 1983 tarihinde gerçekleştirmiş olup Ekim 1985 tarihinde hizmete girdi.Su primer vuelo tuvo lugar el 27 de julio de 1983, y entró en servicio comercial en octubre de 1985.
Çatlak olup olmaması da çok önemlidir.¿Y está loco de verdad o se hace?
Bir kadının, ona yardımcı olup olamayacağı sorusuna bile cevap vermiyordu.No hubo nadie que le pidiera ayuda que no la encontrara, de una u otra forma.
Göl, 134 km uzunluğunda olup Hindistan'dan Çin'e doğru uzanır.Tiene 134 km de largo y se extiende desde la India al Tíbet.
Sanayi faaliyetleri hızlı bir şekilde gelişmekte olup bölgenin adeta bir ticaret merkezi konumundadır.El puerto iba desarrollando activamente y muy de pronto se hizo un relevante centro comercial e industrial.
Michael Jordan basketboldan emekli olup, beyzbola geçer.Michael Jordan, ex-jugador de baloncesto.
İlköğretim hizmetleri ilçenin her tarafında yaygınlaşmış olup, bütün köylerinde ilköğretim okulu mevcuttur.A nivel primario cuenta con centros de atención primaria repartidos por toda la región.
"Someday (I Will Understand)", tamamen yeni bir parça olup sanatçının kendisi tarafından yazılmıştır."Someday (I Will Understand)" es una nueva grabación, escrita por la misma Spears.
Underground'dan sonra çıkmış olup Need for Speed serisinin bir parçasıdır.Mirando a través de la ventana es un episodio perteneciente a la serie ALF.
Köyün eski adı Kodil olup içerisinden geçen dere de aynı adı taşımaktadır.Se dice que el espíritu del interior de la cueva que lleva su mismo nombre es el suyo.
İlk nesli Chrysler Cirrus temelli olup Avrupa'da Chrysler markasıyla satılmıştır.Chrysler Saratoga, un modelo de Chrysler vendido en Europa.
Şirket Çin hükümeti tarafından kurulmuş olup bir devlet şirketidir.La construcción fue realizada por una companía china.
Seri MTV'nin ilk küresel kazanımı olup, şimdilerde iTunes üzerinde bulunmaktadır.También es la primera serie con adquisición global de MTV, y estuvo disponible en iTunes hasta el año 2009.
Karlstad, İsveç'te oturuyor olup Kils AIK'in sporcusudur.Actualmente reside en Karlstad y pertenece al equipo Kils AIK.
Çiçekleri küçük olup beş loplu beyaz korollalıdır.Las flores son muy pequeñas, con cuatro pétalos de color blanco verdoso.
Çatısı kubbe biçiminde olup, destek gerekmemektedir.No es necesaria su impresión en papel a modo de respaldo.
Yıllık ortalama kar yağışı miktarı 1.016 mm olup toplam 229 mm dir.La media de las nevadas es de 1.016 mm, con un total de precipitaciones de 229 mm al año.
Söylenilen bu tekerleme anonim olup söyleyeni belli değildir.Si esta aparición en los Anales tiene alguna importancia o no no está claro.
1919 yılının Mart ayından Nisan ayına kadar Mısır'da ayaklanmalar olup protestolar düzenlenmiştir.De marzo a abril de 1919, hubo manifestaciones en masa que se convirtieron en levantamientos.
Şarkının bu özelliği nedeniyle, şarkının oldukça profesyonel olup hayranlarını tatmin etmesi gerekiyordu.Así que vamos a entrar en tu mente porque esta canción es muy personal a pesar de que es divertida.
Katalan Parlamentosu'na aday olmuş ancak %12 oy ile 4. olup 135 milletvekilinden ancak 15'ini kazanabilmiştir.Grupo Parlamentario Podemos: formado por 6 diputados y con el 13,15% de los sufragios.
Böylece kıtlığa engel olup insanlara daha fazla gıda maddesi sağlanmıştır.Así es como se oponen a la pobreza y reducen el excedente de alimentos.
Derginin dili basit İbranice olup, İbranice okumayı geliştirmeyi amaçlamaktadır.Es una manera más fácil de escribir hebreo.
Pound-kuvvet (sembol lb-f veya lbf) şeklinde olup bir kuvvet birimidir.La libra (símbolos: lbf, o lbf), en física, es una unidad de fuerza.
Şehrin en eski kentsel tasarımlarından birisi olup Bien de Interés Cultural (BIC) statüsündedir.En tanto que Monumento Histórico-Artístico Nacional, es Bien de Interés Cultural (BIC).
O zamanlar ülkenin bölgelere ayrılmış olup olmadığı bilinmemektedir.Aun así, se desconoce si por el momento hay países con estas armas.
Toplam merkez sayısı 20 olup.El número de coordinación total es 10.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod