Ana içeriğe geç
Sözlük

olup ile cümle

olup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Onun doğru olup olmadığını görmek istedim.I wanted to see if that was true.
Bunun doğru olup olmadığını bana söyleyebilir misin?Can you tell me if this is true?
Haklı olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm right.
Meşgul olup olmadığın umurumda değil. Bana yardım et.I don't care whether you're busy. Help me.
Bunun gerçekten gerekli olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is really necessary.
Bir şeyin iyi bir fikir olup olmadığı bir görüş meselesidir.Whether something is a good idea or not is a matter of opinion.
Tom'un hazır olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if Tom is ready.
Yeterli zamanım olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have enough time or not.
Çevrenizde neler olup bittiğine biraz daha dikkat etmeye çalışın.Try to stay a bit more alert to what goes on around you.
Kutuda bir parça kağıt olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if there was a piece of paper in the box.
Kutuda bir şey olup olmadığından emin değilim.I'm not sure if there was anything in the box or not.
Tom ile sorun olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's all right with Tom.
Bunun iyi bir fikir olup olmadığını merak etmeye başlıyorum.I'm starting to wonder if this was a good idea.
Ben ciddi olup olmadığını söyleyemem.I can't tell if you're serious.
Ciddi olup olmadığını söyleyemem.I can't tell if you're serious or not.
Aptal gibi görünmeyi istemedim, bu yüzden, ne olup bittiğini biliyormuşum gibi davrandım.I didn't want to look stupid, so, I pretended like I knew what was going on.
Onun yararı olup olmayacağını bilmiyorum.I don't know if that will help.
Onun faydası olup olmayacağından emin değilim.I'm not sure if that'll help.
Tom'un gerçekten onu yapmaya niyeti olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom really intended to do that.
Politik doğruluk fikrinin yararlı mı yoksa zararlı mı olup olmadığını tartışın.Discuss whether the idea of political correctness is beneficial or harmful.
Onun numarasını istemek için cesaretim olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if I have the courage to ask for her number.
Neler olup bittiğine dair bir şeyler yapmak zorundayız.We have to do something about what's going on.
Onu yapmak için yeterli paramız olup olmadığını anlamak zorundayız.We have to figure out whether we have enough money to do that.
Tom'a paraya ihtiyacı olup olmadığını sordum.I asked Tom if he needed money.
Ona iyi olup olmadığını sordum.I asked her if she was okay.
Tom'a iyi biri olup olmadığını sordum.I asked Tom if he was OK.
Ben Tom'a daha fazla zamana ihtiyacı olup olmadığını sordum.I asked Tom if he needed more time.
Tom'a daha fazla paraya ihtiyacı olup olmadığını sordum.I asked Tom if he needed more money.
Konunun o olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that was the point.
Onun bir erkek kardeşi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if she has a brother.
Tom'un bir erkek kardeşinin olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom has a brother or not.
Tom'un güvende olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom is safe or not.
Bunun gerçekten doğru olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if this is really true.
Bunun doğru olup olmadığını görmek için bekliyorum.I'm waiting to see if it's true.
Bunun yardımcı olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it helped or not.
Bunun yeterince iyi olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's good enough.
Bunun iyi ya da kötü olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if it's good or bad.
Bunun o olup olmadığını bilmiyorum.I don't know if that's it or not.
Bunun mümkün olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if that's even possible.
Bu yıl mezun olup olmayacağımdan emin değilim.I'm not sure if I'll graduate this year.
Onu yapmamın gerekli olup olmadığını sordum.I asked if I was required to do that.
Harika olup olmamam umurumda değil.I don't care if I'm cool or not.
Tutuklu olup olmadığımı sordu.I asked if I was under arrest.
Herhangi bir şüpheniz olup olmadığını Tom'a sorun.Ask Tom if you have any doubts.
Arkadaşım bana içinde iyi olup olmadığımı soran bir mektup yazdı.My friend wrote me a letter in which he asks if I am well.
Garaja gidip Jamal'ın orada olup olmadığına bakalım.Let's go to the garage and see if Jamal is there.
Garaja gidelim ve Tom'un orada olup olmadığını bakalım.Let's go to the garage and see if Tom is there.
Tom'un evde olup olmadığını görmeye gidelim.Let's go see if Tom is at home.
Hamile olup olmadığınızı öğrenmek günümüzde kolaydır.It's easy nowadays to find out if you're pregnant or not.
Hamile olup olmadığımı görmek istiyorum.I wanna see if I'm pregnant.
Yakında bir bar olup olmadığını biliyor musun?Do you know if there's a bar in the vicinity?
Çocuğunuzun okul öncesi eğitim için hazır olup olmadığını nasıl bilirsiniz?How do you know if your child is ready for preschool?
Fadıl, hayatta olup olmadığını görmek için Dania'nın nabzını kontrol etti.Fadil checked Dania's pulse to see whether she was alive or not.
Eminim Tom bize bir şeye ihtiyacı olup olmadığını söyleyecektir.I'm sure Tom will tell us if he needs something.
Neler olup bittiğinden emin değilim.I'm not sure what's going on.
Beni takip eden birinin olup olmadığını görmek için geriye baktım.I looked back to see if anyone was following me.
Neler olup bittiğinden daha fazla haberdar olmak zorundayız.We have to be more aware of what's going on.
Fadıl, Leyla'nın hayatta olup olmadığını bilmiyordu.Fadil didn't know whether Layla was alive or dead.
Sen ve Tom arasında neler olup bittiğini biliyorum. Ben aptal değilim.I know what's been going on between you and Tom. I'm not stupid.
Leyla Müslüman olup başörtüsü takmaya başladı.Layla converted to Islam and started wearing the Muslim headscarf.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod