Ana içeriğe geç
Sözlük

olup biten ile cümle

olup biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Fakat olup biten bu değil.Eso no es lo que ocurre.
Fakat olup biten bu değil.이야기가 그렇게 벌어지는 건 아니죠.
Fakat olup biten bu değil.Non è così che succede.
Fakat olup biten bu değil.Tak sa to nedeje.
Fakat olup biten bu değil.Zo gebeurt het niet.
Fakat olup biten bu değil.Μόνο που δεν γίνεται έτσι.
Fakat olup biten bu değil.זה לא מה שקרה.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.A keď to videlo pätoro kniežat Filištínov, vrátili sa do Ekróna toho istého dňa.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Cei cinci domnitori ai Filistenilor, dupăce au văzut lucrul acesta, s'au întors la Ecron în aceeaş zi.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Co widząc pięcioro książąt Filistyńskich, wrócili się do Akkaronu onegoż dnia.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Což viděvše knížata Filistinská, navrátili se do Akaron téhož dne.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Cuando los cinco gobernantes de los filisteos vieron esto, regresaron a Ecrón el mismo día
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Da aber die fünf Fürsten der Philister zugesehen hatten, zogen sie wiederum gen Ekron desselben Tages.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Da de fem Filisterfyrster havde set det, vendte de ufortøvet tilbage til Ekron.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.E os cinco chefes dos filisteus, tendo visto aquilo, voltaram para Ecrom no mesmo dia.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Filistrenes fem høvdinger så på dette og vendte samme dag tilbake til Ekron.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.I cinque capi dei Filistei stettero ad osservare, poi tornarono il giorno stesso ad Ekron
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.In ko je to videlo petero knezov filistejskih, se vrnejo v Ekron še tisti dan.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Katseltuaan tätä ne filistealaisten viisi ruhtinasta palasivat samana päivänä Ekroniin.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Ketika kelima raja Filistin itu melihat semuanya itu pulanglah mereka ke Ekron pada hari itu juga
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.블레셋 다섯 방백이 이것을 보고 그날에 에그론으로 돌아갔더라
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Les cinq princes des Philistins, après avoir vu cela, retournèrent à Ékron le même jour.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.mikor a Filiszteusok öt fejedelme [ezt] látta, visszatére azon napon Ekronba.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Năm quan trưởng của dân Phi-li-tin đã thấy điều đó , thì nội ngày trở_về Éc - rôn .
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Năm quan trưởng của dân Phi-li-tin đã thấy điều đó, thì nội ngày trở về Éc-rôn.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Och när filistéernas fem hövdingar hade sett detta, vände de samma dag tillbaka till Ekron.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.Και αφου οι πεντε σατραπαι των Φιλισταιων ειδον, επεστρεψαν εις Ακκαρων την αυτην ημεραν.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.А петимата филистимски началници, като видяха това, върнаха се в Акарон в същия ден.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.И пять владетелей Филистимских видели это и возвратились в тот день в Аккарон.
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.וחמשה סרני פלשתים ראו וישבו עקרון ביום ההוא׃
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.فرأى اقطاب الفلسطينيين الخمسة ورجعوا الى عقرون في ذلك اليوم
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.非 利 士 人 的 五 個 首 領 看 見 、 當 日 就 回 以 革 倫 去 了
Filistlilerin beş beyi olup bitenleri gördükten sonra aynı gün Ekrona döndüler.非利士人 的 五個首領 看見 、 當日 就 回 以 革倫 去了
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."여자애가 말하길 "이것은 젊은이들이 범죄에 호의적이라는것을 뜻하는게 아니에요"
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."Une jeune fille a dit : " Il ne s'agit pas de jeunes qui veulent commettre des crimes. "
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."בחורה צעירה אמרה:" זה לא על צעירים ".שרוצים לבצע פשעים
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."شابة صغيرة قالت:"هذا لا يتعلق "بشباب راغبين في إرتكاب الجرائم
Genç bit kız konuştu: "Bu olup bitenlerin genç insanların suç işlemek istemesiyle ilgisi yok."「消費パターンが違うだけ」
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.E in quel momento, non so, fu quando la gente iniziò a ridere di quello che stava succedendo.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.És tényleg az lett -- nem is tudom, akkor keztek az emberek nevetni a történteken.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.Het werd echt het -- ik weet niet, het was zo'n moment waarop mensen begonnen te lachen met wat er gebeurde.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.I naprawdę stał się -- nie wiem, to była jedna z chwil, kiedy ludzie zaśmiali się.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.그리고 그것은 그렇게 되었죠 -(여기 써있는 내용을 보면) 많은 사람들이 웃기 시작하는 순간들 중 하나였습니다.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.Și a fost unul dintre acele momente în care lumea a început să râdă de ce se întâmpla.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.И это вдруг стало... Не знаю, как сказать, одним из тех моментов, когда люди начали смеяться над всем этим.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.והיא באמת הפכה -- אני לא יודעת, אתם יודעים, זה היה אחד מאותם רגעים שאנשים התחילו לצחוק על מה שקורה.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.وقد أصبحت حقا --لا أعرف، أنتم تعلمون، تلك اللحظات بدأ الناس يضحكون في ما كان يحدث.
Gerçekten de oldu, bilirsiniz,... ...bu, insanların olup bitene gülmeye başladıkları anlardan biriydi.たくさんの人の笑いをとれたんです ファットシとかタクシスタンなんて感じに 架空の
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A kteříž zůstanou, slyšíce to, báti se budou, a nikoli více nedopustí se takových zlých věcí u prostřed tebe.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.A ostatní, keď to počujú, budú sa báť a nevykonajú viac takej zlej veci v tvojom strede.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.auf daß es die andern hören, sich fürchten und nicht mehr solche böse Stücke vornehmen zu tun unter dir.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Còn những người khác hay điều đó , sẽ sợ , không làm sự hung_ác như_thế ở giữa ngươi nữa .
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Còn những người khác hay điều đó, sẽ sợ, không làm sự hung ác như thế ở giữa ngươi nữa.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Degenen die ervan horen, zullen er dan wel voor waken leugens te vertellen als zij moeten getuigen.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.forat de andre må høre det og frykte, så de ikke mere gjør nogen sådan ond gjerning i din midte.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Ja muut kuulkoot sen ja peljätkööt, niin ettei kukaan enää tekisi sellaista pahaa sinun keskuudessasi.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.그리하면 그 남은 자들이 듣고 두려워하여 이후부터는 이런 악을 너희 중에서 다시 행하지 아니하리라
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Les autres entendront et craindront, et l`on ne commettra plus un acte aussi criminel au milieu de toi.
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Los que queden lo oirán y temerán, y no volverán a hacer semejante maldad en medio de ti
Geri kalanlar olup bitenleri duyup korkacaklar; bir daha aranızda buna benzer kötü bir şey yapmayacaklar.Når da de andre hører det, vil de gribes af Frygt og ikke mere øve en sådan Udåd i din Midte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod