Ana içeriğe geç
Sözlük

olup biten ile cümle

olup biten kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Nhưng kẻ chăn heo trốn, đồn tin nầy ra khắp trong thành và trong nhà quê;
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Og deres Hyrder flyede og forkyndte det i Byen og på Landet; og de kom for at se, hvad det var, som var sket.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.А ті, що пасли свинї, побігли, та й розказали в городі і в селах. І повиходили дивитись, що се сталось.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.Пасущие же свиней побежали и рассказали в городе и в деревнях. И жители вышли посмотреть, что случилось.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.וינוסו רעי החזירים ויגידו זאת בעיר ובשדות ויצאו לראות מה נהיתה׃
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.واما رعاة الخنازير فهربوا واخبروا في المدينة وفي الضياع. فخرجوا ليروا ما جرى.
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.放 豬 的 就 逃 跑 了 、 去 告 許 城 裡 和 鄉 下 的 人 . 眾 人 就 來 要 看 是 甚 麼 事
Domuzları güdenler kaçıp kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar. Halk olup biteni görmeye çıktı.放豬 的 就 逃跑 了 、 去 告許 城裡 和 鄉下 的 人 . 眾人 就 來要 看 是 甚麼事
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A keď videli pasáci, čo sa stalo, utiekli a odíduc oznámili to v meste i v domoch v poli.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A pásztorok pedig látván mi történt, elfutának, és elmenvén, hírré adák a városban és a falukban.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A viděvše pastýři, co se stalo, utekli pryč; a šedše, vypravovali to v městě i po vsech.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.A widząc pasterze, co się stało, uciekli; a poszedłszy, oznajmili to w mieście i we wsiach.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Các kẻ chăn heo thấy vậy chạy trốn , đồn tin ấy ra trong thành và trong nhà_quê .
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Các kẻ chăn heo thấy vậy chạy trốn, đồn tin ấy ra trong thành và trong nhà quê.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Da aber die Hirten sahen, was da geschah, flohen sie und verkündigten es in der Stadt und in den Dörfern.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.De varkenshoeders sloegen op de vlucht en vertelden in stad en land wat er was gebeurd.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.치던 자들이 그 된 것을 보고 도망하여 성내와 촌에 고하니
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men da gjæterne så det som hadde hendt, tok de flukten, og fortalte det i byen og i bygden.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men da Hyrderne så det, som var sket, flyede de og forkyndte det i Byen og på Landet.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Men när herdarna sågo vad som hade skett, flydde de och berättade härom i staden och på landsbygden.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Mutta nähtyään, mitä oli tapahtunut, paimentajat pakenivat ja kertoivat siitä kaupungissa ja maataloissa.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Pastirji pa, ko so videli, kar se je zgodilo, pobegnejo in sporoče to po mestu in po deželi.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Porcarii, cînd au văzut ce se întîmplase, au fugit şi au dat de veste în cetate şi prin sate.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Quando os pastores viram o que acontecera, fugiram, e foram anunciá-lo na cidade e nos campos.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Quando videro ciò che era accaduto, i mandriani fuggirono e portarono la notizia nella città e nei villaggi
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Ιδοντες δε οι βοσκοι το γενομενον εφυγον, και απελθοντες απηγγειλαν εις την πολιν και εις τους αγρους.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.А свинарите, като видяха станалото, прибягнаха и известиха за това в града и в селата.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Пастухи, видя происшедшее, побежали и рассказали в городе и в селениях.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.Побачивши ж пастухи, що сталось, повтікали, й, пійшовши, сповістили по городах і по селах.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.וינוסו הרעים כראותם את אשר נעשה ויגידו הדבר בעיר ובכפרים׃
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.فلما رأى الرعاة ما كان هربوا وذهبوا واخبروا في المدينة وفي الضياع.
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.放 豬 的 看 見 這 事 就 逃 跑 了 、 去 告 訴 城 裡 和 鄉 下 的 人
Domuzları güdenler olup biteni görünce kaçtılar, kentte ve köylerde olayın haberini yaydılar.放豬 的 看 見這 事 就 逃跑 了 、 去 告訴 城裡 和 鄉下 的 人
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.En el campo y alrededor del mundo
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Khắp thế giới mọi người vẫn đang tò mò, và cố gắng tìm hiểu cái gì đang diễn ra.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Lidé na zemi okolo světa jsou stále zvědaví, a snaží se zjistit, co se děje.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Ľudia na Zemi a okolo sveta sú stále zvedavý, a snažia sa zistiť čo sa deje.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.På platsen och runt jorden är folk fortfarande nyfikna, och försöker klura ut vad som händer.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Pe pământ şi în jurul lumii oamenii încă mai sunt curioşi, şi încearcă să înţeleagă ce se se întâmplă.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Ter plekke en over de hele wereld zijn mensen nog nieuwsgierig, en proberen te achterhalen wat er gaan is.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Viszont a helyszínen és világszerte az emberek mégis kíváncsiak, és igyekeznek kisakkozni, hogy mi folyik.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Vor Ort und auch auf der Welt ist man noch neugierig und will mitbekommen, was passiert.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.На месте и во всём мире людям всё ещё интересно, они пытаются понять — что происходитю Но они не знают.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.На място и по света хората още са любопитни и се опитват да разберат какво става.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor. Fakat öğrenemiyorlar.Поруч та в усьому світі люди досі зацікавлені, й намагаються з'ясувати, що ж відбувається.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.온 세상들에 있는 모든 사람들이 사태에 대해서 여전히 궁금해하며
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.No local ou no mundo inteiro, as pessoas continuam curiosas e tentam saber o que está a acontecer.
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.Sul territorio, ed in giro per il mondo,
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.Sur le terrain et dans le monde,
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.Wszędzie na Ziemi
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.במקום האירוע עצמו, ובשאר העולם אנשים עדיין תוהים
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.على أرض الواقع وحول العالم يتوق الناس للمعرفة
Dünyanın çeşitli yerlerinde insanlar olup biteni merak ediyor.人々はまだ興味があって 何が起きているか知ろうとします しかし分からない
Eğer hücreler ödülü oluşturabilirse, hayvan oraya tekrar ve tekrar gitmelidir. Ve işte olup biten şey bu.Pokud tím aktivujeme neuronální mechanismus odměny, mělo by se zvíře na dané místo neustále vracet.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.A rozhodne sa trochu viac si všímať svoje okolie.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.주변 상황에 조금 더 신경을 쓰기로 합니다.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.Ze beslist om bewust wat meer op haar omgeving te gaan letten.
Etrafında olup bitenlerle biraz daha fazla ilgilenmeye başladı.ומחליטה להיות מעט יותר מודעת למה שמתרחש מסביבה.
Fakat olup biten bu değil.C'est comme ça de nos jours.
Fakat olup biten bu değil.Det är dock inte så det går till.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod