Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.La desventaja de esta conveniencia es que hay un elevado costo para esto.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Le revers de cette médaille, c'est que ça a un coût élevé.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Lo svantaggio di questa comodità è che il prezzo da pagare è alto.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Mặt trái của sự tiện dụng này là cái giá phải trả rất cao.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Namun kelemahan dari hal ini adalah biayanya sangat tinggi.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Negatívnou stránkou je, že na to treba vynaložiť vysoké náklady.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Nevýhodou této vymoženosti je, že je to velice nákladné.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.O reverso da medalha é que isso representa um custo elevado.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Slaba stran te prikladnosti pa je, da ima visoko ceno.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Wadą tego udogodnienia jest wysoka cena, jaką za to płacimy.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Το μειονέκτημα αυτής της άνεσης είναι πως έχουν μεγάλο κόστος.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.Обратной стороной этого удобства является то, что использование пластика стоит дорого.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.החסרון של הנוחות הזו הוא שיש לכך מחיר גבוה.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.الجانب السلبي من هده المقاربة وهو أن لها تكلفة عالية.
Bu uygunluğun olumsuz tarafı bunun yüksek bir masrafının olmasıdır.高い犠牲を払わないといけません プラスチックは深刻な問題を引き起こします
Bu yüzden ölmüyorlar. Ölümsüzlükleri Felsefe Taşlarından geliyor.Niiden kuolemattomuus on Viisasten kivien ansiota.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Hän tekee elävistä kuolemattomia ja herättää kuolleita.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Obiecuje nieśmiertelność żyjącym i odrodzenie po śmierci zmarłym.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Dá a imortalidade aos vivos e a ressurreição aos mortos.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Dà immortalità ai vivi e resurrezione ai morti.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Hace inmortales a los vivos y resucita a los muertos.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Han gör de levande odödliga och får de döda att återuppstå.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Han gør de levende udødelige og får de døde til at genopstå.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Δίνει αθανασία στους ζωντανούς, και ανασταίνει τους νεκρούς.
Canlıları ölümsüz kılıyor ve ölüleri diriltiyor.Он дарует бессмертие живым и воскрешает мёртвых.
Central'a gelmiştim ve Raven bana... ölümsüz bir orduyla ilgilenip ilgilenmediğimi sordu?-kiinnostaisiko minua kuolemattomien sotilaiden joukko.
Central'a gelmiştim ve Raven bana... ölümsüz bir orduyla ilgilenip ilgilenmediğimi sordu?-om jag var intresserad av en trupp odödliga soldater.
Central'a gelmiştim ve Raven bana... ölümsüz bir orduyla ilgilenip ilgilenmediğimi sordu?- om jeg var interesseret i en enhed af udødelige soldater.
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenAko dieťa, študujúc tieto večné majstrovské diela,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenAls kind studeerde ik deze tijdloze meesterwerken in.
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenCuando niña estudiando estas obras inmortales,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenDa bambina mentre studiavo questi capolavori senza tempo,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenGyerekkoromban, miközben ezeket a halhatatlan mesterműveket tanultam,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırken어렸을 때, 이 영원한 명작들을 공부하다 보면
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenQuand j'étais enfant, j'étudiais ces chefs-d"œuvre éternels,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenכשלמדתי כילדה את יצירות המופת הנצחיות האלו,
Çocukluğumda bu ölümsüz başyapıtları çalışırkenكطفلة دراسة هذه الروائع الخالدة
Çoğu 19 yaş erkeğinin kendini ölümsüz sanarken yaptığı gerçekten aptalca bir hatayı yapmıştım.전 보통 19살 남자가 자신이 불사신이라고 생각 될 때 할 만한 그런 멍청한 실수를 하는 바람에
Çoğu 19 yaş erkeğinin kendini ölümsüz sanarken yaptığı gerçekten aptalca bir hatayı yapmıştım.Feci un tipo di errore molto stupido che molti maschi 19enni fanno quando credono di essere immortali.
Çoğu 19 yaş erkeğinin kendini ölümsüz sanarken yaptığı gerçekten aptalca bir hatayı yapmıştım.Zrobiłem naprawdę głupi błąd, typowy dla 19 letnich chłopców, przekonanych o swojej nieśmiertelności.
Çoğu 19 yaş erkeğinin kendini ölümsüz sanarken yaptığı gerçekten aptalca bir hatayı yapmıştım.עשיתי טעות מטופשת במיוחד מהסוג שרוב הזכרים בני ה-19 עושים כשהם חושבים שהם בני אלמוות,
Çoğu 19 yaş erkeğinin kendini ölümsüz sanarken yaptığı gerçekten aptalca bir hatayı yapmıştım.قمت بعمل غبي وخاطىء مايفعله معظم الذكور في التاسعة عشرة عندما يعتقدون أنهم خالدين،
Çoğu 19 yaş erkeğinin kendini ölümsüz sanarken yaptığı gerçekten aptalca bir hatayı yapmıştım.多くの若者みたいに 死なないと過信していました その結果 重度の潜函病で麻痺し
Çoğunlukla olumsuz etkileri olmasına rağmen, bu can sıkıcı ilaçların kullanımını yüceltiriz.Glorificăm cel mai plictisitor drog în ciuda consecinţelor teribile pe care, de regulă, le are.
Çoğunlukla olumsuz etkileri olmasına rağmen, bu can sıkıcı ilaçların kullanımını yüceltiriz.Vynášíme do nebe jednu z nejnudnějších drog navzdory strašlivým následkům, které z jejího užívání vyplývají.
Çoğunlukla olumsuz etkileri olmasına rağmen, bu can sıkıcı ilaçların kullanımını yüceltiriz.Wir vergöttern die langweiligste aller Drogen obwohl sie üble Konsequenzen nach sich ziehen kann.
Çoğunlukla olumsuz etkileri olmasına rağmen, bu can sıkıcı ilaçların kullanımını yüceltiriz.Ми славимо цей найнудніший наркотик, не звертаючи уваги на жахливі наслідки, часто з ним пов"язані.
Çoğunlukla olumsuz etkileri olmasına rağmen, bu can sıkıcı ilaçların kullanımını yüceltiriz.Мы прославляем этот самый скучный из наркотиков, не беря во внимание ужасные последствия, связанные с ним.
- Çok fazla parça var! İnmeliyiz! - Olumsuz!Te veel puin, we moeten draaien.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."그리고 성적특질: 코울 포터(음악가) 의 영속적인 말, "자, 합시다."라는 원리로 작용합니다.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu.""Lass es uns tun."
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu." Şimdi, ilişki çeşitleri tartışılabilir.Tipurile de relatii pot fi negociate.
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."ומיניות, במילותיו האלמותיות של קול פורטר: "הבה נעשה זאת."
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."والحياة الجنسية: في الكلمات الخالدة للملحن وكاتب الأغاني (كول بورتر) "دعونا نفعل ذلك."
Cole Porter'ın ölümsüz sözleriyle, "Hadi yapalım şunu."さて 関係の型は調整され得るものです
Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir.Car il faut que ce corps corruptible revête l`incorruptibilité, et que ce corps mortel revête l`immortalité.
Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir.Denn dies Verwesliche muß anziehen die Unverweslichkeit, und dies Sterbliche muß anziehen die Unsterblichkeit.
Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir.For dette forgjengelige skal bli iklædd uforgjengelighet, og dette dødelige bli iklædd udødelighet.
Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir.이 썩을 것이 불가불 썩지 아니할 것을 입겠고 이 죽을 것이 죽지 아니함을 입으리로다
Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir.Lebo toto porušiteľné musí obliecť neporušiteľnosť a toto smrteľné obliecť nesmrteľnosť.