Ana içeriğe geç
Sözlük

olumsuz ile cümle

olumsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hürriyet'ten Naim Dilmener ve Onur Baştürk şarkıyı olumsuz eleştirdiler.Unii au citit acest roman ca pe o alegorie critică neconvingătoare împotriva statului austriac.
Tanrı ölümsüzdür.Ești zână / Ori nemuritoare?
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Aceștia insistă încercând să demonstreze nemurirea Sufletului.
Ölüm de yoktu o zaman, ölümsüzlük de.Astfel, pentru mort, nu mai putea exista viață eternă.
Ölümsüz Kahramanlar, Samanyolu TV'de sunuculuğunu Uğur Işılak'ın yaptığı televizyon dizisi.Crime/Suspense este succesoarea televiziunii Solar USA.
Savaşlar Sırpları ekonomik anlamda olumsuz etkiliyordu.Evoluțiile politice postbelice i-au afectat mai nefavorabil pe slovaci.
Intel, AMD'nin 1995 yılından sonraki sürecinden olumsuz etkilenmiştir.Undertaker și masca purtată după perioada de absență din 1995.
Mayıs-Eylül ayları arasında topraktaki su yetersizliği yörede tarım faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir.În perioada mai-septembrie, umiditatea relativă este defavorabilă plantelor.
Olumsuz transport.Transportul propriu-zis.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.A Kinek évezredekig is élhetnek, de nem halhatatlanok.
Ardından da ölümsüzlüğü aramaya koyulmuş.Mindeközben a halhatatlanságot kergeti.
Ölüm de yoktu o zaman, ölümsüzlük de.Nincs halál, halhatatlanság van.
Çevresi onun bu düşüncelerine olumsuz tepki verdi.Ez utóbbit az őt ért negatív véleményekre reagálva írta.
Ancak Afife Hanım'ın morfin bağımlılığı evliliklerini olumsuz etkilediği için 1935 yılında boşandılar.A házasság nem sikerült jól, és 1935-ben Afife morfiumfüggősége miatt elváltak.
Amacın olumlu yönde olmasına rağmen deney olumsuz sonuçlandı.A fergeteges szereposztás ellenére a kísérlet nem bizonyult sikeresnek.
Örneğin The New York Times'den Vincent Canby film hakkında çok olumsuz bir yazı yazdı.A The New York Times-ban Vincent Canby a filmet vegyesen értékelte.
Tanrı ona ölümsüzlük vermiştir ve o, Tanrı’nın oturduğu göğe yükselmiştir.Isten feltámasztotta az örök életre és a menybe (Isten tartózkodási helyére) helyezte.
Ruhumuz ölümsüzdür.A lelket halhatatlannak gondolta.
SkullSatamon, Ölümsüz Digimon.Ljeszkovː A halhatatlan Golovan.
Morrison'ın 1973'te çıkardığı Hard Nose the Highway albümü genellikle olumsuz eleştiriler aldı.Az 1973-as Hard Nose the Highway vegyes kritikákat kapott, de inkább a negatív hangok voltak jellemzőek.
Yani olumsuz anlamda kullanılmıştır.Emiatt rendszerint negatív értelemben használt kifejezés.
Ölümsüzlük Taşı anlamına gelir.A halhatatlanság virágfüzére.
Johann Strauss I'ın Radetzky Marşı sayesinde adı ölümsüzleşmiştir.Johann Strauss a Radetzky-indulóval tette halhatatlanná.
Çok uzun süre yaşadığı için Durin'e Ölümsüz denirdi.Nagyon sokáig élt, ezért Halhatatlan Durinnak is hívták.
1998 Rusya Krizi'nin olumsuz yansımaları giderek azalmakla birlikte hâlen yaşanmaktadır.1998-ra már nyilvánvalóvá váltak a közvetlen díjszedés kedvezőtlen hatásai is.
Bu hikâye, ölümsüz bir aşkın öyküsüdür.A regény egy nagy, életen át tartó szerelem története.
Değişikliklerin çoğu küçük ve estetikti, ancak bazı hayranlar bunların filme olumsuz etki yaptığına inandı.Ezek a változtatások vegyes fogadtatásra találtak, egyes rajongók szerint gyengítik a filmet.
Çeşitli ilaçlar ile olumlu ya da olumsuz etkileşimleri olabilmektedir.Az utóbbiak másokra kedvező vagy kedvezőtlen egészségi hatást gyakorolhatnak.
Yanıt olumsuz olunca rakamı artırmaya başladı.Az átmeneti csökkenés után a szám újra nőni kezdett.
Kısmen ölümsüzdür (Hortkuluklar sayesinde).Ez többnyire a létige (pl.
Ölümsüzlük hissi Hitler'in başka bir saplantısıdır.A végzetes etnocentrizmus példája a hitleri fajelmélet.
Ana girişteki yazı: "Kahramanların ölümsüzlüğünün anısına".Ekkor került az oldalára a következő felirat: Hőseink emlékére.
Biyodizelin olumsuz bir toksik etkisi bulunmamaktadır.A bizoprololnak nincs kifejezett negatív inotróp hatása.
İşyeri atmosferinin kötü olması ve iş stresine sebebiyet verebilecek bütün olumsuz etkenler.A túl sok munka stressz okozója lehet, ami épp az ellenkezőjét váltja ki.
Zorlu şartlar altında gerçekleşen galaya çok az olumsuz eleştiri yapılmıştır.A rendkívül alacsony létszám mellett lezajló zsinaton alig hoztak érdemleges döntéseket.
DSP baştan olumsuz yanıt verdi.Csicserin egy váratlan kezdeményező lépést tett.
İspanya’nın içinde bulunduğu kriz, sosyal hayatı da olumsuz etkileyecektir.A népszavazás belpolitikai válságot okozott Spanyolországban, következményei bizonytalanok.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Egyes területeken az elefántok által okozott károk tetemesek.
Filme ilişkin ilk görüşler çoğunlukla olumsuzdu.A film kritikai fogadtatása nagyrészt negatív volt.
Bu durum kaliteyi de olumsuz etkiledi.Ez pedig káros hatással van a minőségre.
Bu esrarengiz kişi, Vermeer'in çalışmalarında çok az sayıda rastlanan olumsuz figürlerden biridir.Sok kritikus szerint a festmény Vermeer kevésbé sikeres alkotásai közé tartozik.
Elrond ise, kardeşi Elros'un aksine ölümsüz olmayı seçmiştir.Númenor első királya Elrond testvére Elros lett, aki a halandó létet választotta fivérével ellentétben.
Ruh ölümsüzdür.A szellem azonban halhatatlan.
Oysa Goya olumsuzdur.Olly nem rosszfiú.
İlk izlenimlerimiz olumsuzdu.Ensivaikutelmamme oli epäsuotuisa.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Negatiivisesta raportista huolimatta hallitus esitteli lakiehdotuksen edustajainhuoneelle 1. lokakuuta 2004.
İnsanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir.Ne voivat vaikuttaa myös asioihin, jotka vaikuttavat välillisesti terveyteen.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü hakkında yayımlandığı dönemde çıkan eleştiriler genelde olumsuzdu.Aikalaisarviot teoksesta Arthur Gordon Pymin selonteko olivat yleensä kaiken kaikkiaan kielteisiä.
Biz inşa edeceğiz Barışı ve ilerlemeyi Ölümsüz ülkemizde!Tulemme rakentamaan kuolemattomaan isänmaahamme rauhan ja edistyksen!
Show medyada olumsuz tepkiler almıştır.Esitys sai osakseen negatiivista palautetta medialta.
Örneğin The New York Times'den Vincent Canby film hakkında çok olumsuz bir yazı yazdı.Elokuva sai The New York Timesin elokuvakriitikolta Vincent Canbylta kielteisen vastaanoton.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.He halusivat tulla kuolemattomiksi kuten haltiat ja nauttia voimastaan ikuisesti.
Türk ve Yunan kamuoyundan Siegfrids'in şovuyla ilgili olumsuz eleştiriler geldi.Turkkilaiset ja kreikkalaiset tiedotusvälineet reagoivat negatiivisesti Siegfridsin esitykseen.
Barışı ve ilerlemeyi Ölümsüz ülkemizde!Kuolemattomaan isänmaahamme rauhan ja edistyksen!
Tanrı ölümsüzdür.Jumala on ikuinen.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.Alus joutui kuitenkin palaamaan kovan merenkäynnin vuoksi satamaan.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Tämä sai yleisön buuaamaan ja reagoimaan negatiivisesti.
Ayrıca İslam'a ilişkin olumsuz sözleri de bulunmaktadır.Lisäksi islam suhtautuu viiniin kielteisesti.
Houyi diğer ölümsüzlerin kıskandığı birisiydi ve diğer ölümsüzler ona iftira attılar.Kaikki kolme pääsivät nyt Kuolemattomien maailmaan ja hirviö vangitsi Kuolemattomat.
Karar olumsuz çıktı.Oikeuden vastaus on kielteinen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod