Ana içeriğe geç
Sözlük

olumsuz ile cümle

olumsuz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ölümsüzler (Sonsuzlar) ortadan kayboldu.Ook werden er missen opgedragen voor de overleden leden.
Ardından da ölümsüzlüğü aramaya koyulmuş.Ook zocht hij onsterfelijkheid.
Karar olumsuz çıktı.De opinie oordeelde negatief.
Olumsuz ve olumlu enerjiler (Yin ile Yang) denge içinde getirilmeli.De bronnen van maatstaven van redelijkheid en billijkheid (zie art.
Böylece Balder Ölümsüz olur.Het zou Joann onsterfelijk maken.
İkisi de matematikte ölümsüz buluşlar yapmışlardır.In de wiskunde zijn tweeplaatsige relaties alomtegenwoordig.
Sosyal etkileşimi olumsuz etkileyebilmesi.Inteelt kan ongunstige gevolgen hebben.
Bazen de yağmurların yağmaması ekinleri olumsuz etkiliyor.Door aanhoudende regens mislukt de oogst.
Ozon tabakasına olan olumsuz etkiler diğer yakıta göre %50 azdır.Zij moeten geschrokken zijn dat de concentraties ozon in de stratosfeer 35% lager waren dan gewoonlijk.
Bu efsane, şu anda Meksika'nın sembolü olarak bayrağında ölümsüzleştirilmiştir.Dit symbool staat thans nog op de vlag van New Mexico.
Çevresi onun bu düşüncelerine olumsuz tepki verdi.In die memoires gaf hij een zeer negatief oordeel over haar.
Ruh ölümsüzdür.De ziel is onzichtbaar.
Houyi diğer ölümsüzlerin kıskandığı birisiydi ve diğer ölümsüzler ona iftira attılar.Het verhaal van de Elven die onsterfelijk zijn en de mensheid die hier jaloers op is.
Latince "ölümsüz" demektir (immortalis).Het is Latijn voor "onoverwinnelijk".
İnsanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir.Beide kunnen een relevante invloed op de gezondheid hebben.
Almanların bu silahlanması İngilizler ve müttefikleri tarafından olumsuz karşılanıyordu.De capitulatie was gunstig voor de Britten en hun Russische bondgenoten.
Yayımından sonra Who's That Girl, eleştirmenlerden çoğunlukla olumsuz tepkiler aldı.Whatever People Say I Am, That's What I'm Not kreeg na de uitgave overwegend positieve recensies.
Bir bakıma saldırgan bir yanı olan bu siyasetin topluma kimi olumsuz etkileri de olabilmektedir.Soms heeft een politieke moord een averechts effect.
Her Norn bilir ki ; sadece cesur ve güçlü ölümsüzlüğe ulaşır.Zij bezaten Breinkoraal, een mystiek erts, dat hun onsterfelijkheid en macht verschafte.
Diğer taraftan bazı olumsuz eleştiriler de vardı.Toch waren er ook negatieve kritieken.
Kardeşi Elrond ise bir elf olarak ölümsüz olarak hayatına devam etmeyi tercih etti.Elrond koos voor een leven als elf, waardoor hij en zijn nakomelingen onsterfelijk werden.
Bu olumsuz gelişme halen devam etmektedir.Dit goede contact duurt nog altijd voort.
Kasaba gelişme alanı içerisinde ise yerleşmeyi olumsuz yönde etkileyecek derecede eğimli alan yoktur.Binnen de muren van de stad kan geen plaats zijn voor iets wat onrein is.
Biz inşa edeceğiz Barışı ve ilerlemeyi Ölümsüz ülkemizde!Worden we in oorlog of vrede We zullen ons offeren voor jou, mijn land.
Ölümsüz topraklara buralardan açılınır.De overtollige aarde wordt naar buiten geschoven.
1990'lı yıllarda büro iki olay nedeniyle gündeme geldi ve olumsuz eleştiriler aldı.In de jaren zestig werden de laatstgenoemde twee lijnen opgeheven wegens tegenvallend resultaat.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Hun aanwezigheid lokte negatieve reacties uit bij het publiek.
Albüm hakkındaki eleştiriler olumsuzdu.De recensies van dit album waren niet slecht.
Böylesine olumsuz bir cümleyi çevirmeyeceğim.Een dergelijke negatieve zin zal ik niet vertalen.
Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.Ik geloof in de onsterfelijkheid van de ziel.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.Pomimo nieprzychylnej opinii Rady, rząd 1 października 2004 roku złożył projekt ustawy w Kongresie.
İlk izlenimlerimiz olumsuzdu.Nasze pierwsze wrażenie było niekorzystne.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Żyli też długo, o wiele dłużej niż ludzie, lecz nie byli nieśmiertelni.
Eski esirlere yönelik olumsuz bakışlar savaş yıllarında da mevcuttu.Represje wobec byłych jeńców były stosowane już w latach wojny.
Böylece Balder Ölümsüz olur.Teraz Sylar jest nieśmiertelny.
Ayrıca İslam'a ilişkin olumsuz sözleri de bulunmaktadır.Nasila się również krytyka wobec islamu.
Çok uzun süre yaşadığı için Durin'e Ölümsüz denirdi.Durin żył bardzo długo, tak że zaczęto go nazywać Durinem Nieśmiertelnym.
Tanrı ölümsüzdür.Bogowie nieśmiertelni!
Karar olumsuz çıktı.Sytuacja stała się niekorzystna.
Chicago Tribune yazarı Greg Kot, albüme olumsuz eleştiri yaparak tekrara düşen alt yapıyı eleştirdi.Greg Kot z Chicago Tribune dał negatywną recenzję za zbyt częstą powtarzalność produkcji.
Bu olumsuz gelişme halen devam etmektedir.Niekorzystny trend utrzymuje się nadal.
Bu sorunsallaştırmalar olumlu ve olumsuz çeşitli tepkilerle karşılanmıştır.Ta sława doprowadziła do niespodziewanych, negatywnych reakcji.
Ruhumuz ölümsüzdür.Dusza jest nieśmiertelna.
Nantucketlı Arthur Gordon Pym'in Öyküsü hakkında yayımlandığı dönemde çıkan eleştiriler genelde olumsuzdu.Ówczesne recenzje Przygód Artura Gordona Pyma były generalnie nieprzychylne.
Tüm olumsuzluklara rağmen çekimler bitirildi.Powiedział, że pomimo niedoskonałości wybory były osiągnięciem.
Bu bileşik canlı organizma üzerinde olumsuz etkiler meydana getirmektedir.Nadal jednak pierwiastki te mają nieznaczący wpływ na funkcjonowanie organizmu człowieka.
Bunun üzerinde Rusya'dan olumsuz tepkiler aldı.Jednakże jego wysiłki spotkały się z nikłym odzewem ze strony rosyjskiej.
Kısmen ölümsüzdür (Hortkuluklar sayesinde).Część przypadków jest sporadyczna (niedziedziczona).
Şartlı ölümsüzlük Albany Konferansında tartışılmamıştı, ancak çok geçmeden ihtilaf konusu haline geldi.Nieoczekiwanie wojna w Albanii dobiega końca, ale nie na długo.
Ukrayna'nın "iş iklimi" çok olumsuz bir üne sahiptir.W czasie prób „Ukraina” osiągnęła jednak nieco lepsze rezultaty.
Cihazın hayvanların sağlığında olumsuz etkilere yol açtığı yapılan deneylerde gözlemlenmemiştir.Współczesne badania nie potwierdziły pozytywnego wpływu mięsa na zdrowie.
Ancak ithalat ürünlerindeki fiyat artışı, halkın alım gücünü olumsuz etkileyebilir.W takim przypadku nakładanie cła na dobra importowane może przyczynić się do pogorszenia bogactwa narodowego.
Diğer özelliklerinden biri ise ölümsüz olmasıdır.Tym, co go wyróżnia spośród innych bohaterów jest jego nieśmiertelność.
Ölümsüz Topraklar olarak da bilinir.Ponadto znany z krainy nearktycznej.
RP ve CHP milletvekilleri olumsuz oy kullanırken DSP Grubu çekimser kaldı.Jednak „mała koalicja” nawet z posłami PSL i SLD miała za mało głosów do odwołania rządu.
Bu ölümsüzlüğün sırrı nedir?A co jest tą siłą?
Sosyal etkileşimi olumsuz etkileyebilmesi.Zdarza się, że elementy kontroli społecznej są nieskuteczne.
Bu durumu olumsuz karşılayan USPD merkez konseyden çekildi.Te zupełnie nierealne plany zostały odrzucone przez Sztab Generalny.
Gılgamış, Utnapiştim'den ölümsüzlüğün sırrını ister.W tajemnicy czerpała nieśmiertelność z Mrocznego Wymiaru.
Yaochi (瑤池), Xi Wang Mu'nun da yaşadığı, ölümsüzlerin mekânı.Yaochi (瑤池 Yáochí), mieszkanie nieśmiertelnych, mieszka tam Xiwangmu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olumsuz ile cümle - Sayfa 15 - olumsuz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App