Halk arasında olumsuz söylentiler dolaştı.Среди населения царили волнения.
Her iki kitapta eşcinselliğin oldukça olumsuz şekilde gösterildiğini hissetti.«Идея писать вдвоём родилась совершенно спонтанно.
Organizmalar istenilen olumlu davranışlara yaklaşırken, istemediği olumsuz davranışlardan da kaçınır.Тело приближается к тому, что благоприятно, и уходит от того, что неблагоприятно.
Bu ölümsüzlüğün sırrı nedir?Насколько велика эта неточность?
Elrond ise, kardeşi Elros'un aksine ölümsüz olmayı seçmiştir.Элрос выбрал стать смертным (его брат Элронд остался эльфом).
Ölüm de yoktu o zaman, ölümsüzlük de.Перед смертью и перед бессмертием.
Yanıt olumsuz olunca rakamı artırmaya başladı.Позже, по мере уточнения цифр, величина ущерба стала увеличиваться.
Diğer taraftan bazı olumsuz eleştiriler de vardı.Также были и отрицательные, критические отзывы.
Roman hem olumlu hem de olumsuz tepkiler aldı.Роман получил множество отзывов, как положительных, так и негативных.
Ölümsüzlerdir ve çok zor yok edilirler.Бессмертен и полностью лишён каких либо чувств.
Köprü ayrıca, 1971 yapımı Ölümsüz Elmaslar (film) gibi birçok filmde görülebilir.Мост можно увидеть в фильме 1971 года про Джеймса Бонда Бриллианты навсегда и ещё в нескольких кинокартинах.
Bu aslında bir aldatmadır, böylece Adapa'nın ölümsüz olma şansını elinden almıştır.Таким образом, Адапа упустил шанс стать бессмертным.
Her ne kadar boyutları ile korkunç görünse de bu tankın birçok olumsuz yanı vardı.Вместе с несомненными достоинствами танк имел и ряд недостатков.
Kurtuluş Savaşı'na karşı olumsuz bir tavır takındı.Упущены благоприятные условия для контрнаступления.
Çeşitli ölümlü veya ölümsüz kadınla aşk yaşasa da hiçbir zaman tam olarak mutluluğa erişememiştir.Два мира разделены ничтожной преградой, и Жизнь и Смерть никогда не были так близки.»
Bu nedenle bölge sık sık kuraklıktan olumsuz bir şekilde etkilenmektedir.Поле часто неоправданно игнорируется.
İklim tarım şartlarını olumsuz etkiler..Агроклиматические условия благоприятны.
Her Norn bilir ki ; sadece cesur ve güçlü ölümsüzlüğe ulaşır.К тому же, эльфы практически бессмертны; имеют острый ум и тонкое понимание жизни.
Dogmeat bu oyunda ölümsüz olacak.Продолжения (англ. Continue) в данной игре бесконечны.
Fakat tüm olumsuzluklara rağmen şovunu tamamlayan Bieber, konserden sonra hastaneye kaldırıldı.Несмотря на травму, Фабиан доиграл встречу до конца, после чего был госпитализирован.
Böylece Balder Ölümsüz olur.Теперь Кирилл бессмертен.
Ayrıca İslam'a ilişkin olumsuz sözleri de bulunmaktadır.Против ислама высказывались также политики.
Olumsuzluk koşacı değil sözcüğüdür.Да, это ошибка, а не убеждения.
Pliny Nero hakkında en olumsuz düşünen tarihçilerden birisidir ve onu "insanlığın düşmanı" olarak adlandırır.Плиний Старший, наоборот, называет Нерона «врагом человечества».
Gün geçtikçe iyice düşen su seviyesi, gölde yaşayan canlı türlerini de olumsuz etkilemektedir.В тот же день он под страхом смерти запретил заложникам пить воду из умывальников.
Fakat denizdeki olumsuz sebeplerden dolayı tekrar su üstüne çıkmak zorunda kaldı.В силу ветхости в море больше не выходил.
Bu olumsuz rapora karşın, İspanya Hükümeti 1 Ekim 2004'te yasa tasarısını Kongre'ye gönderdi.وعلى الرغم من هذه التقارير السلبية، أرسلت الحكومة الإسبانية مشروع القانون إلى الكونغرس في 1 أكتوبر 2004.
Ancak, ne Swift'ten ne de Lautner'dan bu söylenti hakkında olumlu veya olumsuz bir cevap gelmedi.ولكن لم يأتِ رد بالإيجاب أو بالسلب حول هذه الإشاعة لا من سويفت ولا من لوتنر.
Bu durumda olumlu testler genellikle olumsuz testlerden daha çok bilgi içerir.في تلك الحالة، عادةً ما يَنتج عن الاختبارات الإيجابيّة معلومات أكثر مِن الاختبارات السلبيّة.
Bu ölümsüzlüğün sırrı nedir?ماهي البراءة هذه ؟..
Denetimlerinin sonucu olumsuz çıkarsa hekim kötü tedavi görmüş hasta tarafından dava edilebilirdi.وإذا كانت نتائج تلك المراجعات سلبية، يمكن أن يواجه الطبيب الممارس دعوى قضائية من قبل مريض تم علاجه بشكل سيء.
Denemeleri ve şiirleri birçok yayınevi tarafından olumsuz anlam ve manalar taşıdığından yayımlanmadı.لم تنشر المقالات والقصائد لانها تحمل معانى ودلالات سلبيه من خلال الكثير من النشر.
Popper'a göre sadece bir tane evrensel yöntem vardır; olumsuz deneme ve yanılma yöntemi.ويرى بوبر أنه يوجد منهج كوني واحد؛ ألا وهو منهج التجربة والخطأ السلبي.
Albüm, ticarî başarısına rağmen eleştirmenlerden hem olumlu, hem olumsuz eleştiriler aldı.وعلى الرغم من النجاح التجاري للألبوم إلا أنه تلقى من النقاد انتقادات إيجابية وسلبية على حد سواء.
Ancak, sonuç yine olumsuzdur.لكن النتائج جاءت سلبيّة مجددًا.
Ölümsüzler (Sonsuzlar) ortadan kayboldu.إبراهيم: توفي من دون ذرية.
Yanlış uygulanması durumunda boyun fıtığı, omur kayması gibi olumsuz sonuçlar doğurabilir.قد تؤدي إلى نتائج سيئة جدا مثل ضياع النظام.
Hem olumlu hem de olumsuz anlamda kullanılabilir.إذآ الأمر نفسي وسلبي في نفس الوقت .
Diğer bilimadamları tarafından sonuçların tekrarlanamayacağı söylense de olumsuz sonuçlar yayınlanmadı.ذكرَ آخرون أنهم لا يستطيعون إعادة إنتاج النتائج، على الرغم عدم نشر أية نتائج سلبية.
Ülkede bu durum Selefist siyasi aktivizm ile olumsuzca ilişkilendirilmiştir.ففي مصر، هو يرتبط بشكل سلبي بالنشاط السلفي السياسي.
Bu meselelere verilen olumlu ya da olumsuz cevaplar dört kültürleşme stratejisini oluşturmaktadır.وفى المطلق العام بشكل صحيح أو خاطىء هذه الأعمال الأربعه كانت بشأن مسرح العبث.
Çünkü bir tür ölümsüzleşmedir deri değiştirmek.متكونة من متغيرات عشوائية.
Fakat film olumsuz eleştiriler ile karşılaştı.ولكن واجه الفيلم إنتقادات سلبيه .
Bu da bu canavarı ölümsüz yapacaktır.لابد من موت هذا الوحش...
Tank personeli genellikle derin su geçişlerine olumsuz tepki verir.تفتقر الدول النامية غالبًا إلى إدارة المخلفات الصلبة.
Kısmen ölümsüzdür (Hortkuluklar sayesinde).الاستقلاب: ضمن الكبد (غالباً بالحلمهة).
Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim."نشأت متمرسة في الرياضيات."
Tam esîr çekimi tüm esîr deneylerinin( Michelson–Morley deneyi) olumsuz sonuçlarını açıklar.بذلك باءت جميع المحاولات التي تستند إلى وجود "أثير" لتفسير النتيجة المفاجئة لتجربة ميكلسون ومورلي بالفشل.
Fakat bebeğin ölümsüz olmadığını fark ediyorlar.باب في أن القديم لا يجوز عليه العدم.
Film, genellikle olumsuz tepkiler aldı.الفيلم تلقى ردود فعل إيجابية في الغالب.
Toz ve sigaraya kalınan maruzun olumsuz etkileri aditif veya muhtemelen aditiften de fazladır.تتضح الآثار السلبية للتعرض للغبار ودخان السجائر كعبء مضاف أو ربما أكثر من عبء مضاف.
İkisi de matematikte ölümsüz buluşlar yapmışlardır.وقد حقق البابليون تقدما عظيما في الرياضيات لسببين.
Olumsuz olacak harfin önüne - ifadesi eklenir.اجعلها صحيحة في المرة الأولى - القضاء على العيوب.
Bu durum olumlu ve olumsuz birçok tepki aldı.وقد أثار هذا الدعم بعض الردود الإيجابية والسلبية من الجمهور.
Aşırı çalışmanın sağlık üzerine olumsuz etkileri mevcuttur.من السخرية بمكان أن دراسة الطب لها تأثير سلبي على صحة الطالب.
Ruh ölümsüzdür.روحهم المعنوية بطالة..
Adapalenin, topikal klindamisin etkinliğini arttırdığı gösterilmiştir, ancak olumsuz etkileri de arttırmıştır.تبين ان الأدابالين يعزز فعالية الكليندامايسين الموضعية، على الرغم من ان التاثيرات الضارة قد ارتفعت.
Bu olumsuz tepkiler şairde büyük bir moral çöküntüsüne sebep oldu ve sağlığı bozuldu.وأصبح ذلك التأثير السلبي سببا كبيرا في إنهيار حالته النفسيه وإفساد صحته.
Bundan Danimarka Komünist Partisi'de olumsuz yönde etkilenecekti.حزبياً، نشط في Communist Party of Denmark .
Bu cümle olumsuz.هذه الجملة منفية