Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.Ils voulurent devenir immortels comme les Elfes et jouir de leur puissance accumulée pour toujours.
Ruh ölümsüz hakikattir, madde ise ölümlü yanlışlık.L’Esprit est la Vérité immortelle ; la matière est l’erreur mortelle.
Onları ölümsüzleştirmişler.Ils inhumaient leurs morts.
Ruhumuz ölümsüzdür.L'Âme est immortelle.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle ilk raund cuma günü, son raund ise pazartesi günü oynanmıştır.À cause des conditions météorologiques difficiles, la finale est jouée le lundi.
İlk izlenimlerimiz olumsuzdu.Notre première impression fut défavorable.
Her insandaki ruh bireysel ve ölümsüzdür.Chaque être humain est doté d'une âme éternelle et de libre arbitre.
Böylece Balder Ölümsüz olur.Frost devint donc immortel.
Yanıt olumsuz olunca rakamı artırmaya başladı.Dès la mise en place de l'opération, les réactions se multiplient.
Bu ölümsüzlüğün sırrı nedir?Quel est le secret de ce monde horrible ?
Tanrı ölümsüzdür.Dieu seul est immortel.
Karar olumsuz çıktı.La réponse fut négative.
Alucard bir ölümsüzdür ve yaşlanmaz.Katherine est un vampire, elle est immortelle et ne vieillit donc pas.
Hüküm verileceği gün, öteki tanrılar onu tutarlar ve yumuşayan Anum, ölümsüzlük yiyecek ve içeceğini getirtir.Le jour où le radeau met les voiles, Sun donne à Jin un guide de conversation qu'elle a écrit pour lui.
Ancak, sonuç yine olumsuzdur.Mais le résultat est à nouveau négatif.
İnsanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir.Ceci pourrait avoir un effet indirect sur la santé humaine.
Küresel ısınma ürün rekoltesini de olumsuz etkilemekte alternatif tarım ürünlerine yöneliş görülmektedir.La migration de remplacement est également considérée comme ayant un impact négatif sur l'environnement.
Bundan Danimarka Komünist Partisi'de olumsuz yönde etkilenecekti.Ne doit pas être confondu avec Parti communiste au Danemark.
Köy Sovyetlerin çöküşünün olumsuz ekonomik sonuçlarının etkilerinden muzdariptir.Il y étudie les conséquences de l'échec de l'Union soviétique pour la population.
Bir süre sonra Darla ve Drusilla, Ölümsüz (The Immortal) denen bir adamla birlikte olmuşlardır.Dans cet épisode, Darla et Drusilla rassemblent une armée de démons.
Bu yüzden Aristoteles bu konuya olumsuz yaklaşmaktadır.Aristote, pour sa part, adopte une approche plus empirique de la question.
Diğer taraftan bazı olumsuz eleştiriler de vardı.Il y a eu également quelques critiques négatives.
Bu gelenek ile isimleri ölümsüzleştirilmiştir.Comme l'indique son nom, l'Immortel est immortel.
Ana girişteki yazı: "Kahramanların ölümsüzlüğünün anısına".Non ! », signalant l'entrée du héros.
''Bad Blood''un orijinal versiyonu eleştirmenlerden genellikle olumsuz yönde yorumlar aldı.True Blue reçoit généralement de bonnes critiques par la presse.
Ölümsüzlüğe ulaştığı söylenir.Son but est d'atteindre l'immortalité.
Georgios Akropolites'in tarihi gibi dönemin kaynakları, Mouzalon kardeşlere karşı oldukça olumsuz yaklaşırlar.Parmi les sources contemporaines, Georges Akropolitès est le plus critique envers les frères Muzalon.
Diğer özelliklerinden biri ise ölümsüz olmasıdır.Ils ont pour particularité d'être plus ou moins immortels.
Olumsuz hâli "will not" (kısaca "won't") ile oluşturulur: I won't go there.Les Montois mécontents le surnomment « No l'y bos » (« Non l'i vòls ») en gascon « Tu ne l'y veux pas ».
Müspet hareket etmek ve olumsuz hareket etmemek.Il s'agit alors de ne pas penser ni bouger.
Ölümsüz Kahramanlar, Samanyolu TV'de sunuculuğunu Uğur Işılak'ın yaptığı televizyon dizisi.Les Simpson assistent alors impuissants à l'exploitation de leur chien à la télévision.
Bu durum olumlu ve olumsuz birçok tepki aldı.Elle entraîne de nombreuses réactions négatives et indignées.
Sonuç olumsuzdur.Le résultat est inégal.
"Ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz.Les dieux sont des âmes immortelles, les humains des âmes mortelles.
Sauron Ar-Pharazôn'u Aman'a saldırarak Valar'dan ölümsüzlüğü alması için kandırdı.Bientôt Sauron convainquit Ar-Pharazôn d'attaquer Aman afin de s'approprier l'immortalité des Valar.
Tanrı ona ölümsüzlük vermiştir ve o, Tanrı’nın oturduğu göğe yükselmiştir.Dieu éleva Jésus à l’Immortalité, et il atteignit ainsi le paradis : la résidence de Dieu.
Kısmen ölümsüzdür (Hortkuluklar sayesinde).On lui doit par exemple en grande partie l'impénétrabilité des corps (en).
Tüm olumsuzluklara rağmen çekimler bitirildi.Malgré de fortes présomptions, ils sont acquittés.
Family Guy, The Simpsons'lara olan benzerliği de dahil olmak üzere çeşitli olumsuz tepkiler de aldı.Les Griffin ont également été critiqués, y compris pour ses similitudes avec Les Simpson.
Ölümsüzlük Taşı anlamına gelir.Il symbolise l'immortalité.
Olumsuz Yönleri: Küresel düzeyde gelir adaletsizlikleri ortaya çıkar.Aspects sociaux : les inégalités devant le risque.
I. Dünya Savaşı Avrupa film üreticilerini olumsuz yönde etkilemişti.La Première Guerre mondiale met la production cinématographique en pause.
Gılgamış'ı ölümsüzlük arayışından caydırmaya çalışmıştır.Il compte s'en servir comme cobaye pour des recherches sur l'immortalité.
Bu hikâye, ölümsüz bir aşkın öyküsüdür.L'histoire d'un amour impossible.
Hastalığın popüler kültürdeki olumsuz imajına rağmen, hastaların çok büyük kısmı tedaviden fayda görebilirler.Quelle que soit l’ampleur de l’alcoolisme, chaque malade peut bénéficier d’un traitement.
Sözcüğün başındaki "a" eki olumsuzluk ekidir.D ou d est le nom par défaut d'une droite.
Taraftarlarının aksine iki kulüp arasında olumsuz anlamda bir çekişme yoktur.Une nuit, les deux époux se querellent à propos de leurs possessions réciproques.
Olumlu, olumsuzun zıttıdır.Positivo es el antónimo de negativo.
İnsanlardan uzun yaşarlar ama ölümsüz değillerdir.Aunque son mucho más longevos que los humanos, no son inmortales.
Karşılaşmadan önce, iki İtalyan gazeteci ev sahibi ülke hakkında olumsuz yazılar yazdı.Antes del partido, 2 periodistas italianos escribieron artículos poco favorables sobre el país anfitrión.
Ruh ölümsüz hakikattir, madde ise ölümlü yanlışlık.El Espíritu es Verdad inmortal; la materia es error mortal.
Örneğin, Fransız Devrimi sırasında Jakobenler Vendee isyanını açıkça olumsuz olarak nitelendirdiler.Y durante la Revolución francesa, los jacobinos vieron la revuelta de la Vendée como claramente negativa.
Tank personeli genellikle derin su geçişlerine olumsuz tepki verir.La tripulación suele tener una reacción negativa hacia los vadeos profundos.
Yaochi (瑤池), Xi Wang Mu'nun da yaşadığı, ölümsüzlerin mekânı.Residencia de los inmortales donde vive Xi Wang Mu.
Ancak ithalat ürünlerindeki fiyat artışı, halkın alım gücünü olumsuz etkileyebilir.No obstante, el aumento en el precio de las importaciones puede dañar el poder adquisitivo de los ciudadanos.
Bu olumsuz gelişme halen devam etmektedir.Esta tendencia negativa se ha mantenido hasta la actualidad.
İlk izlenimlerimiz olumsuzdu.Nuestras primeras impresiones no fueron favorables.
Ölümsüzlüğü arzulayan Donovan, Naziler ile işbirliği yaptı.En realidad, Donovan trabaja para los nazis y desea obtener la inmortalidad.
Maddeyi altına çevirmek ve ölümsüzlüğü bulmak.Transfinitud e inmortalidad.
Latince "ölümsüz" demektir (immortalis).En portugués, la palabra conocida es imortal (‘inmortal’).