Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.אליזבת הבינה, והיא נאלצת להתמודד פנים מול פנים עם תחושת הקנאה שלה,
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.أدركت إليزابيث، وقد واجهت شعورها بالغيرة،
Elizabeth fark etti ve kendi kıskançlığıyla, kendi ölümlülüğüyle yüzyüze geldi.自らの嫉妬心 自らの死すべき運命と 向き合っています
En mutlu olan çiftler, olumlu yönlere odaklanan çiftlerdir.긍정적인 것에 초점을 맞추는 이들일 것임을 제시합니다.
En mutlu olan çiftler, olumlu yönlere odaklanan çiftlerdir.là những người chú trọng đến những điều tích cực.
En mutlu olan çiftler, olumlu yönlere odaklanan çiftlerdir. Mesela mutlu kadını ele alalım.הם אלה שמתמקדים בדברים החיוביים.
En mutlu olan çiftler, olumlu yönlere odaklanan çiftlerdir.ان أسعد الأزواج اولئك الذين يُركزون على الايجابيات.
En mutlu olan çiftler, olumlu yönlere odaklanan çiftlerdir.ポジティブ思考のカップルでした 楽観的な妻はその一例です
En mutlu olan çiftler, olumlu yönlere odaklanan çiftlerdir.幸福夫妻 只會注意正面特質。
Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Dicen que la cirugía plástica esta bien, pero no para sus chicas.
Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Dicen que la cirugía plástica esta bien, pero no para sus chicas.
Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Ils disent que la chirurgie ne les dérange pas, tant que ce n'est pas sur leur copines.
Estetik cerrahiye olumlu bakarlar,... ...ama kendi sevgilileri olmadığı müddetçe.Mereka bilang operasi plastik OK Tapi tidak dengan wanita mereka.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Aber es gibt auch eine sehr positive Seite.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Ale są też dobre strony.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Dar există și o parte pozitivă.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.De van a dolognak egy felettébb pozitív oldala.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.하지만 매우 긍적적인 측면이 있습니다.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Maar er zit eigenlijk ook een heel positieve kant aan.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Ma in realtà c'è un lato positivo in tutto ciò.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Mais il y a en fait un aspect très positif à ceci.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Namun sebenarnya ada sisi yang sangat positif dari hal ini.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Nhưng cũng có một mặt khác rất tích cực trong vấn đề này, và đó là:
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Αλλά υπάρχει πραγματικά μια πολύ θετική πλευρά σε αυτό.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Але тут все ж є і позитив.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Но в действительности есть и обратная сторона всего этого.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.Но всъщност това има една много позитивна страна.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.אבל במציאות, יש צד חיובי לכל זה.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.ولكن وفي الواقع ثمة جانب جد إيجابي في هذا كله.
Fakat buna karşın , bunun çok olumlu bir yönü var.現在も奴隷になっている
"Filler olumlu yaklasimlarla egitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Elefanter lär sig att uppträda med positiv förstärkning och blir aldrig slagna".
"Filler olumlu yaklasimlarla egitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Elefantii sunt dresati cu ajutorul recompensei pozitive, si nu sunt niciodata loviti."
"Filler olumlu yaklasimlarla egitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Gajah diajar untuk tampil dengan dorongan positif, dan tak pernah dipukul".
"Filler olumlu yaklasimlarla egitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor."- Οι ελέφαντες διδάσκονται ν' ακροβατούν καλοπροαίρετα και ποτέ δε χτυπιούνται. - Ποτέ δε χτυπιούνται.
"Filler olumlu yaklasimlarla egitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor."פילים לומדים להופיע בעזרת" ."חיזוקים חיוביים, ולעולם לא מכים אותם
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Elefanter lär sig att uppträda med positiv förstärkning och blir aldrig slagna".
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Elefantii sunt dresati cu ajutorul recompensei pozitive, si nu sunt niciodata loviti."
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Gajah diajarkan untuk tampil bersama Penguatan positif, dan tidak pernah memukul ".
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor."Nikdy, nikdy, nikdy neuvidíte nikoho, že by používal hůl k něčemu jinému než k vedení nebo jako nástroj.
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor."- Norsut opetetaan esiintymään myönteisellä kannustamisella eikä niitä ikinä lyödä.
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""Слонам преподают выступить с положительное укрепление, и никогда хит".
"Filler olumlu yaklaşımlarla eğitiliyorlar, ve fillere asla vurulmuyor.""פילים לומדים להופיע בעזרת חיזוקים חיוביים, ולעולם לא מכים אותם."
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Anda bisa berfokus pada masa lalu yang positif atau masa lalu yang negatif.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Anh có thể tập trung vào quá khứ lạc quan, hay quá khứ bi quan.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Antingen dåtidspositiv, eller dåtidsnegativ
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Ci si può focalizzare sul passato positivo o sul passato negativo.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Je kunt je richten op het verleden-positief, of op het verleden-negatief.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.여러분은 과거-긍정적, 아니면 과거-부정적에 초점을 맞출 수 있습니다.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Man kan fokusere på positiv fortid eller negativ fortid.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Môžeme sa zameriavať na pozitívne alebo negatívne v minulosti.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Możesz być skupiony na pozytywne lub negatywne zdarzenia z przeszłości.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Můžete se soustředit na pozitivní minulost, nebo na negativní minulost.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Összpontosíthatnak a múlt-negatívra, vagy a múlt-pozitívra.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Se puede estar enfocado al pasado-positivo o al pasado-negativo.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Sie können auf positive oder negative Erinnerungen fokussieren.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Te poți focaliza pe trecutul-pozitiv sau trecutul-negativ.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Vous pouvez vous centrer sur le passé positivement ou négativement.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Μπορεί να εστιάζετε θετικά στο παρελθόν, ή αρνητικά στο παρελθόν.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Вы можете концентрироваться на положительном прошлом или на отрицательном прошлом.
Geçmişe olumlu da bakabilirsiniz, olumsuz da.Може да се фокусирате позитивно върху миналото или негативно върху миналото.