Ana içeriğe geç
Sözlük

olumlu ile cümle

olumlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.教授たちが高く評価していないのは 明らかでした でも 希望の兆しがありました ある教授から
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Активность -- лучшее средство для хорошего настроения.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Поддържането на активен живот ни държи позитивни.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.להיות אקטיבי זה נהדר לשיפור מצב הרוח.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.ان فاعلية الفرد وحركته لهي الحل الامثل للوصول الى مزاج رائع
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.3番目は注意を払うことです
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Actief zijn is geweldig voor een goed humeur.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.A fi activ este grozav pentru o stare pozitivă.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Aktivita je skvělá pro pozitivní náladu.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Aktiv sein ist toll für eine gute Stimmung.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Aktywność wiele daje.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Att vara aktiv är väldigt bra för vårat positiva humör.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.At være aktiv er godt for vores humør.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Az aktivitás nagyon jót tesz a pozitív hangulatnak.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Byť aktívny je dôležité pre našu pozitívnu náladu.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Essere attivi è fantastico per il buon umore.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Estar activo es ideal para un estado de ánimo positivo.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Estar ativo é ótimo para a boa disposição.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Être actif est génial pour la bonne humeur.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.움직이는 것은 긍정적인 기분에 좋기 때문이죠.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Menjadi aktif sangat baik untuk suasana hati yang positif.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Năng động sẽ thật tốt cho tâm trạng tích cực của chúng ta.
Aktif olmak, olumlu ruh hali icin onemlidir.Το να παραμένουμε δραστήριοι είναι βασικό στο να μένουμε σε θετική διάθεση.
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.Al Gore: végre a pozitív alternatíva. ami egyszerre oldja meg a gazdasági és nemzetbiztonsági problémáinkat
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.Nakoniec pozitívna alternatíva súvisí s našou ekonomickou výzvou a výzvou národnej bezpečnosti.
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.Terakhir, suatu alternatif positif yang terkait dengan krisis ekonomi dan krisis keamanan nasional kita.
Al Gore: Sonunda olumlu alternatifler ekonomik sorunlarımız ve ulusal güvenliğimizle birleşiyor.І нарешті, ця позитивна альтернатива зводить воєдино і наші економічні виклики, і проблеми нашої безпеки.
Ama asırlar içinde, olumluluk yayıldı ve yavaş yavaş iş değişmeye başladı.Men över hundratals år cirkulerade positivitet. Och långsamt började vinden vända.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.D'altro canto, se si uniscono i sentimenti positivi, possiamo fare del mondo un flusso positivo.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Jos taas positiiviset tunteet yhdistyvät- -maailmasta voidaan tehdä myönteinen virta.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Men hvis positive følelser finder sammen, kan verden blive positiv.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Men om positiva känslor går samman kan världen bli positiv.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Przewaga pozytywnych uczuć nada światu pozytywny kierunek.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Αν, όμως, συνδεθούν θετικά συναισθήματα ο κόσμος παρασύρεται από ένα ρεύμα θετικότητας.
Ama olumlu duygular bir araya gelirse, dünyayı daha olumlu bir yer haline getirebiliriz.Но если вместе сольются положительные чувства, то мы сможем превратить мир в положительный поток.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Aber sie didn't - sie wußte nicht, "positiv.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Ale gazdová - ona ne, "pozitivně.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Ale gazdová - ona nie, "pozitívne.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Ale nie zdarzyło - że nie, "pozytywnie.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Ampak ona didn't - ona ni, "pozitivno.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.De didn't - ő nem "pozitívan.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.그 돈. 하지만 그녀는 그냥 .. - 그녀는 아냐 "긍정적.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.lui bani. Dar ea didn't - ea nu, "pozitiv.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Maar zij didn't - ze niet, "positief.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Mais elle didn't - elle n'a pas, "positivement.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Ma lei didn't - lei non ha "positivamente.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Mas ela não - ela não ", de forma positiva.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Men hon didn't - hon inte gjorde det, "positivt.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Men hun didn't - hun gjorde det ikke, "positivt.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Mutta hän didn't - hän ei "positiivisesti.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Nhưng cô didn't - cô không ", tích cực.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Pero ella no - no lo hizo, "de manera positiva.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Tapi dia didnt - dia tidak, "positif.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Αλλά didn't - Δεν είχε, "θετικά.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Але вона didn't - вона не ", позитивно.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Но она didn't - она ​​не ", положительно.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.Но тя didn't - тя не е "положително.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.הכסף שלו. אבל היא זה לא קרה - היא לא "בצורה חיובית.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu.نقوده. لكنها didn't -- انها لم تكن "إيجابيا.
Ama sevmedim - bunu yapmadı, "olumlu."彼女が死んだとき - "
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod