Peynirin tadı üzerinde olumlu etkisi bulunur.Toks suspaustas sūris būna rūgštaus skonio.
Kendisinin gençlerle olan iletişimi çok olumlu.Įsitempus burę jaunystės Su draugais išsiskirti sunku.
Çeşitli SSRI çalışmalarında %51 olumlu sonuç verdiği bulunmuştur.Bet tiktai 15 % mano, kad ji davė rezultatų .
Örneğin: Majör Terim: Bütün insanlar ölümlüdür.Pavyzdžiui, turime samprotavimą Jei kas nors yra žmogus, tai jis mirtingas.
Gılgamış, destanda "üçte ikisi tanrısal, üçte biri ölümlü" olarak tanıtılır.Jame teigiama, kad jis buvo 2/3 dievas ir 1/3 žmogus.
Çok olumlu eleştiriler aldı ve ilk haftada 150.000 sattı.Albumas susilaukė teigiamų kritikų įvertinimų ir per pirmąją savaitę buvo parduota 412 tūkstančių kopijų.
Ona göre ruh tamamen maddesel ve ölümlüdür.Ta pidas hinge täielikult materiaalseks ning surelikuks.
Gorgonlar'ın tüm özelliklerinin aynı olmasına karşın içlerinde sadece Medusa ölümlüydü.Kaks gorgot olid surematud, ainult Medusa oli surelik.
Eleştirmenlerin filme tepkisi genellikle ortalama ve olumlu arasındaydı.Kriitikud on filmi hinnanud üldiselt keskpäraseks või kergelt positiivseks.
Örneğin: Majör Terim: Bütün insanlar ölümlüdür.Vaatleme propositsiooni "kõik inimesed on surelikud".
Olumlu hislerin sıklığı, dışadönüklük boyutunun bir bileşenidir.Kõrge positiivsete emotsioonide tase on eraldi element, mis on ekstravertsuse osa.
Klip, olumlu geri dönüşler aldı.Teos sai positiivset tagasisidet.
Her zaman olumlu düşünür.Kurrumine on alati positiivne.
Olumsuz hislerden uzak olmaları, daha çok olumlu hisleri tecrübe edecekleri anlamına gelmez.Kuigi neil esineb vähem negatiivseid emotsioone, ei tähenda see, et neil oleks rohkem positiivseid emotsioone.
Ayrıca alacak olan Sözleşmenin kullanarak "olumsuz" ve "olumlu" göstermek için bir elektrik yükü ya da olası.Elektrilaenguks ehk laenguks võidakse nimetada ka positiivse või negatiivse elektrilaengu kandjat.
Bu gelişmelerde bölgenin gelişimine olumlu katkıda bulunmuştur.Antud versiooniga tehti suur edasiminek süsteemi ehitamises.
Oyun eleştirmenlerden çoğunlukla olumlu eleştiriler ile karşılandı.Mäng võeti üldiselt kriitikute poolt hästi vastu.
Sonuç: Bütün Yunanlar ölümlüdür.Näiteks süllogismis Kõik inimesed on surelikud.
Kış boyunca ölümlü olaylar yaşandı.Ühel talveõhtul juhtus midagi.
Bu olumlu görünüm Birinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar devam etti.Ilmuda sai see alles pärast Esimese maailmasõja lõppu.
Dizide Hart, 16 yaşında cadı olduğunu öğrenen yarı-ölümlü genç bir lise öğrencisini canlandırdı.Sabrina on teismeline tüdruk, kes saab oma kuueteistkümnendal sünnipäeval teada, et ta on nõid.
Oyun birçok eleştirmen tarafından olumlu not aldı ve birçok ödül kazandı.Film on pälvinud kriitikute sooja vastuvõtu ja võitnud mitmeid auhindu.
Nitelik mantıkta, bir önermenin olumlu ya da olumsuz oluşu anlamındadır.Kalduvus eeldada kõike paremat või vähemalt soositavat tulemust.
Rolüne ve oyunculuğuna gelen olumlu tepkiler sayesinde ikinci sezonda devamlı karakterlerden biri oldu.Tänu nendele ja teistele rollidele sai ta püsiva mehelikkuse ikooniks.
Bu albüm genel olarak olumlu tepkiler aldı.Album on saanud põhiliselt positiivset vastukaja.
"Mean" yayınlanmasının ardından pek çok olumlu eleştiri aldı."Low" sai pärast väljaandmist märkimisväärselt negatiivset kriitikat.
2008’de AB’de kazalardan 39.000 ölüm vakası meydana gelmiştir; şehirleşmiş bölgelerde meydana gelen ölümlüDaten, die gemäß der Umgebungslärm-Richtlinie geliefert wurden (29), sind über die NOISE-Datenbank
2008’de AB’de kazalardan 39.000 ölüm vakası meydana gelmiştir; şehirleşmiş bölgelerde meydana gelen ölümlüLes données fournies conformément à la directive sur le bruit ambiant (29) sont disponibles près
2008’de AB’de kazalardan 39.000 ölüm vakası meydana gelmiştir; şehirleşmiş bölgelerde meydana gelen ölümlüNiitä arvioidaan tapahtuvan EU:ssa vuosittain yli neljä miljoonaa ja niissä kuoli 39 000 ihmistä vuonna 2008.
2008’de AB’de kazalardan 39.000 ölüm vakası meydana gelmiştir; şehirleşmiş bölgelerde meydana gelen ölümlüUnder 2008 inträffade 39 000 dödsfall i EU, 23 procent av dödsolyckorna inträffade i bebyggda
2008’de AB’de kazalardan 39.000 ölüm vakası meydana gelmiştir; şehirleşmiş bölgelerde meydana gelen ölümlüV roku 2008 bolo v EÚ 39 000 smrteľných nehôd, pričom 23 % smrteľných nehôd v zastavaných
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-He oído sobre profesores en los Estados Unidos-
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Ich habe schon von Professoren aus den USA gehört-
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Ik heb gehoord over professoren in de VS-
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Jeg har hørt om Amerikanske professorer -
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Olen kuullut puhuttavan professoreista Yhdysvalloissa-
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Tôi từng nghe có một giáo sư ở Mỹ-
ABD'de dosya paylaşımının endüstri için olumlu olabileceğini-Я слышал, О профессоров в США
AÇA’nın ağları üzerinden bilgi sunmak, benzersiz ve çok olumlu bir deneyim oldu.Ľudia potrebujú aktuálne informácie o životnom prostredí.
AÇA’nın ağları üzerinden bilgi sunmak, benzersiz ve çok olumlu bir deneyim oldu.Människor behöver aktuell information om sin miljö.
AÇA’nın ağları üzerinden bilgi sunmak, benzersiz ve çok olumlu bir deneyim oldu.O fornecimento de informações através das redes da AEA tem sido uma experiência única e muito positiva.
AÇA’nın ağları üzerinden bilgi sunmak, benzersiz ve çok olumlu bir deneyim oldu.Vsi potrebujemo najnovejše informacije o svojem okolju.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Annyi szent, a professzorok nem lelkesedtek a munkámért úgy, ahogy én.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Chiaramente, i professori non avevano la stessa alta opinione che avevo io sul mio lavoro.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Clairement, les professeurs avaient une opinion de mon travail bien moins haute que moi.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Claramente, el profesor no tenía la alta estima por mi trabajo que tenía yo.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.De professoren hadden duidelijk niet zo'n hoge pet op van mijn werk als ik.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Evident profesorii nu erau la fel de încântaţi de munca mea pe cât eram eu însumi.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.이 박사들은 확실히 저만큼 저의 의견에 대한 높은 평가를 안 하더군요.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Najwidoczniej, profesorowie nie mieli tak wysokiego uznania dla mojej pracy, jak ja.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Offensichtlich hatte der Professor nicht so eine hohe Meinung von meiner Arbeit wie ich.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Profesori o mojej práci očividne nezmýšľali tak dobre ako ja.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Rõ ràng là các giáo sư không đánh giá cao công việc của tôi như bản thân tôi
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Uppenbarligen hade denna professor inte lika höga tankar om mitt arbete som jag hade.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Σαφώς οι καθηγητές δεν είχαν τόσο καλή γνώμη για την δουλεία μου όπως είχα εγώ.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Зрозуміло, що професори не були настільки ж високої думки про мої роботи, як я сам.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Ясно беше, че професорите изобщо нямаха толкова високо мнение за моята работа, колкото имах аз.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.Ясно одно — профессора не были такого же высокого мнения о моей работе, как я сам.
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.היו הטעות הכי גדולה שאני יכול לעשות. כמובן שלפרופסורים לא הייתה
Açıkcası, profesörler benim işim hakkında benim düşündüğüm kadar olumlu düşünmüyordu.من الواضح أنه لم يكن لدى الأساتذة نظرة جيدة عن عملي كما كان لدي.