Ana içeriğe geç
Sözlük

olumlu ile cümle

olumlu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
2009 yılında yayınladıkları EP’leri Four Words To Stand On’la eleştirmenlerden olumlu yönde tepkiler aldılar.Мини-альбом «Four Words To Stand On» вышел в январе 2009 года и был хорошо принят критиками.
Ancak, bu filmdeki karakterler olumlu olarak yansıtılmamıştır.Немало моментов в этом фильме, которых положительно нельзя забыть.
Brian bir bölümde Dylan'ın hayatını olumlu yöne çekmeyi hedeflemiştir.Тем не менее, вскоре Брайан решает вернуть Дилана на путь истинный.
Örneğin: Majör Terim: Bütün insanlar ölümlüdür.Пример: «Все люди смертны».
Oyunun görselleri ve atmosferi olumlu bir şekilde vurgulandı.Положительно была оценена атмосферность игры и звуковое сопровождение.
Film için getirilen yaş sınırına rağmen Bana'nın performansı, Avustralya ve dışından olumlu yorumlar aldı.بالرغم من العمر المحدد لاداء الفيلم فان اداء بانا جعله ياخد اراء ايجابيه في أستراليا وخارجها.
Rusya diğer BRICS ülkeleri ile güçlü ve olumlu ilişkiler sürdürmektedir.روسيا تقيم علاقات قوية وايجابية مع دول البرهص الأخرى.
Ancak, ne Swift'ten ne de Lautner'dan bu söylenti hakkında olumlu veya olumsuz bir cevap gelmedi.ولكن لم يأتِ رد بالإيجاب أو بالسلب حول هذه الإشاعة لا من سويفت ولا من لوتنر.
Bu durumda olumlu testler genellikle olumsuz testlerden daha çok bilgi içerir.في تلك الحالة، عادةً ما يَنتج عن الاختبارات الإيجابيّة معلومات أكثر مِن الاختبارات السلبيّة.
Google Apps, 5 yıldız üzerinden 4,5 yıldız ortalamayla çok sayıda çevrimiçi olumlu değerlendirme aldı.لقد تلقت Google Apps العديد من التعليقات الإيجابية عبر الإنترنت بمتوسط 4-5 نجوم على مقياس يتكون من 5 نجوم.
Yemenli gençlere güvenle bilgi aşılayarak topluluklarında olumlu değişim meydana getirmek.غرس الثقة في الشباب اليمني لإحداث تغيير إيجابي في مجتمعهم.
Şov üç ay sürdü ve Hepburn olumlu eleştiriler aldı.جرى العرض لمدة ثلاثة أشهر، وتلقت هيبورن ملاحظات إيجابية.
Söz Kesme: Oğlan evinin kız evine dünür gitmesi ve olumlu sonuç almasıdır.الفاتحه:- يذهب الولد إلى منزل الفتاة، ويأخذ رداً إيجابياً.
Gremlinler ticari bir başarı sağladı ve olumlu eleştiriler aldı.جريملينز كان قد حقق نجاح تجاري، وتلقى مراجعات إيجابية من النقاد.
Seventeen Dergisi, "zekice, eğlenceli, romantik" diyerek kitap hakkında olumlu bir eleştiri yapmıştır.وقدم سبعة عشر مجلة وجهة نظر ايجابية، معتبرا أن الكتاب كان "ذكي، مضحك، ورومانسي".
Rolling Stone, Allmusic ve Blender da, biraz temkinli de olsa olumlu görüş bildirdi.كما أن Rolling Stone وAllmusic وBlender أعطوا رد فعل إيجابي وإن كان قليلا نسبيا.
Bu fenomene "olumlu sınama stratejisi" adını vermişlerdir.واطلقوا على ذلك اسم "إستراتيجية الاختبار الإيجابي".
Leylekler eleştirmenlerden karışık ve olumlu eleştiriler aldı ve dünya çapında 182 milyon dolar kazandı.حصل اللقالق على مراجعات مختلفة من النقاد وكسب 182$ مليون حول العالم.
Kemikler Şehri'nde kendi kendini Valentine'ın Ölümlü Kupa'yı bulmasını engellemek için komaya sokmuştur.في كتاب مدينة العظام جعلت جوسلين نفسها تدخل في غيبوبة لتمنع فالنتاين من معرفة مكان الكأس المميت.
Albüm, ticarî başarısına rağmen eleştirmenlerden hem olumlu, hem olumsuz eleştiriler aldı.وعلى الرغم من النجاح التجاري للألبوم إلا أنه تلقى من النقاد انتقادات إيجابية وسلبية على حد سواء.
Hem olumlu hem de olumsuz anlamda kullanılabilir.إذآ الأمر نفسي وسلبي في نفس الوقت .
Mayer'ın ikinci albümü Heavier Things 2003'te piyasaya sürüldü ve genellikle olumlu eleştiriler aldı.صدر الألبوم الثاني لماير Heavier Things في الأسواق عام 2003 وحقق ردود أفعال إيجابية.
Bu arada Barbaros Hayreddin, Osmanlı idaresine katılmıştı ve bu da Osmanlı denizciliğini olumlu etkiledi.و في هذه الأثناء التحق خيرالدين بربروس بالحامية العثمانية، مما أثر ذلك بشكل إيجابي على البحرية العثمانية.
Ancak buradan kişilerin olumlu bir cevap çıkaracak test yöntemleri aradığı sonucuna ulaşılamaz.لكن هذا لا يعني أنّ الناس يتقيَّدون باختبارات تضمن نتيجة بالإيجاب.
Bu meselelere verilen olumlu ya da olumsuz cevaplar dört kültürleşme stratejisini oluşturmaktadır.وفى المطلق العام بشكل صحيح أو خاطىء هذه الأعمال الأربعه كانت بشأن مسرح العبث.
Oyunun sonu böylece çok olumlu olarak bitecek gibi görünür.لتنتهي المباراة بالتعادل الإيجابي .
Uygulamaya verilen tepki esas olarak olumluydu.كان رد الفعل الحاسم سلبي أساساً.
Bu da çevre temizliğine olumlu yansımıştır.هناك التباس كبير حول ما يشكل بيئة الشفاء.
Bununla birlikte, Adolf Hitler'in Gürcüler konusundaki düşünceleri olumlu değildi.كل ما هو متعلق بأدولف هتلر ليس سيئا.
Dizi eleştirmenlerden genellikle olumlu yorumlar alarak başladı, birçoğu Viola Davis'in performansını övdü.بدأ المسلسل مع مراجعات إيجابية عمومًا من قبل النقاد، مع إشادة على وجه التحديد بأداء فيولا ديفيس.
Bunun üzerine olumlu tepki gördü.وكان مسرورًا لسماعه ردود الفعل الإيجابية.
İşçi sınıfı bu çağrıya olumlu cevap verdi.وكان لتيار الإيجابية رد فعل على هذا الجدل.
Albüm pek çok olumlu eleştiri aldı.اُستقبلت الحلقة بالكثير من النقد الايجابى.
Oyun, eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı.لقيت اللعبة استقبالا جيدا بين النقاد.
Bu durum olumlu ve olumsuz birçok tepki aldı.وقد أثار هذا الدعم بعض الردود الإيجابية والسلبية من الجمهور.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.لم ينجح الفيلم تجاريًا، ولكن هيبورن نفسها تلقت إشادة جيدة.
Yani her ikisi de olumlu fakat biri diğerine göre biraz daha baskındır.والملاحظ أنَّ الأسلوبين كلاهما صحيحان، إلا أنَّ أحدهما أكثر دقة في إبراز المعنى من الآخر.
Rusya diğer BRICS ülkeleri ile güçlü ve olumlu ilişkiler sürdürmektedir.A Rússia de Putin mantém laços fortes e positivos com os demais países dos BRICS.
Uluslararası anlamda B'Day, oldukça olumlu reaksiyon aldı.Internacionalmente, B'Day foi recebido com sucesso semelhante.
Şov üç ay sürdü ve Hepburn olumlu eleştiriler aldı.O espetáculo ficou três meses em cartaz, e Hepburn recebeu críticas positivas.
Franz Ferdinand eleştirmenlerden genel olarak olumlu yanıt aldı.Franz Ferdinand recebeu uma crítica em geral positiva.
"Addicted to You" için yapılan eleştiriler çoğunlukla olumluydu.A recepção crítica para "Addicted to You" foi principalmente positiva.
"30 Days Without an Accident" eleştirmenlerden olumlu yorum almıştır."30 Days Without an Accident" foi recebido com uma recepção positiva dos críticos.
Simeon'un halefi Petro, olumlu bir barış anlaşması imzaladı.O sucessor de Simeão, Pedro I, negociou um tratado de paz favorável.
Her zaman olumlu düşünür."Pense sempre positivo."
Örneğin: Majör Terim: Bütün insanlar ölümlüdür.Exemplo: Premissa maior: Todos os homens são mortais.
Altıncı albümleri, King Animal, Kasım 2012'de yayınlandı ve albüm hakkında olumlu yorumlar yazıldı.O sexto álbum da banda, King Animal, foi lançado em novembro de 2012, com críticas positivas.
Çerçeve: olumlu gözlemler + olumsuz gözlemler + artalan bilgisi ⇒ hipotez.Esquema: exemplos positivos + exemplos negativos + conhecimento prévio ⇒ hipótese.
Riverdale'in ilk sezonu genellikle eleştirmenlerden olumlu kritikler almıştır.A primeira temporada de Riverdale recebeu críticas positivas dos críticos em geral.
İlk bölüm yayınlandıktan sonra karakter daha olumlu yorumlar aldı.Após a transmissão de seu primeiro episódio, a personagem foi recebida de forma mais positiva.
Del Toro, festivalde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandı ve film çok olumlu eleştiriler aldı.Del Toro ganhou o prêmio de Melhor Ator, o filme recebeu críticas em sua maioria positivas.
Her ne kadar ölümlü olsalar da, ortalama yaşam süreleri 250-300 yıldır.Embora sejam mortais, têm uma vida média de 250 anos.
Petro, bu yardım talebine olumlu karşılık verir.Filipe terá respondido com uma positiva à solicitação.
Avrupa'da ise bu şarkı yerine "Suspended in Gaffa" yayımlandı ve listelerde daha olumlu bir başarı sergiledi.Na Europa, "Suspended in Gaffa" foi lançado no lugar, e teve melhor desempenho nas paradas.
Film ticari açıdan başarılı değildi, fakat Hepburn'ün performansına dair eleştiriler olumluydu.O filme não foi bem sucedido comercialmente, mas os comentários para Hepburn foram bons.
Yo (陽) "olumlu"dur, Çin'deki Yin ve Yang'ın Yang`ıyla aynı karakterdir.Yo (陽) é "positivo", o mesmo caractere do Yang no Yin e Yang chinês.
Jivkov'un yanıtı olumlu oldu.A resposta de Hegel foi positiva.
Yayımlandığından beri "Perfect Illusion" eleştirmenlerden genellikle olumlu yorumlar aldı.Após o seu lançamento, "Perfect Illusion" recebeu críticas geralmente positivas.
Bölüm, olumlu eleştirilerle karşılandı ve Cumming'in performansı büyük beğeni toplamıştır.O episódio foi recebido com avaliações positivas, e o desempenho de Cumming foi amplamente aclamado.
Şunu da çok net söylüyorum ben olumlu bakmıyorum.Eu acho ótimo, eu não vejo nada contra.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod