oluşum ile cümle
oluşum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İstanbul genelinde kayda değer maden oluşumları yoktur.Na Região Autónoma da Madeira não existem POOC aprovados.
Sabah ve akşamları sis oluşumu görülebilir.É vista nas manhãs e nas noites.
Bu oluşumu açıklamak için çeşitli teoriler vardır.Há várias teorias para esta expressão.
Örneğin, güvelerde renk oluşumundan sorumlu olan ve iki farklı alele sahip bir gen: siyah ve beyaz.Um exemplo pode ser um gene para coloração em mariposas que tenha dois alelos: preto e branco.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiThe origin and evolution of the Solar System (em inglês).
Kuzey bölgesindeki kırgıbayır oluşumları batıdaki Missouri Nehri'ne kadar sürer.As Planícies Dissected Till ocupam toda a região norte do Missouri.
Oluşum Drama.My Drama.
Hücre oluşumu ve görevinin anlaşılması, tüm biyolojik bilimler için hayati değer taşır.Compreender a composição e o funcionamento das células é essencial para todas as ciências biológicas.
Metalium, yeni bir oluşum içine girdi.O sistema AJURI entra em uma nova fase.
Ancak oluşumları küresel yıldız kümeleriyle bağlantılı olabilir.Elas podem estar associadas à regiões de formação estelar.
İlkel gezegen oluşum diski ÖnyıldızDisco protoplanetário Protoestrela Objeto estelar jovem
Atoll oluşumunun günümüzdeki açıklaması charles Darwin'in kuramına dayanır.A Ideia da árvore da vida surgiu com Charles Darwin.
Yeni hipotezlerin oluşumu da mümkün ve eşit derecede önemli bir başka sonuçtur.É surpreendente como tudo pode continuar igualmente bom e tão profundamente diferente.
Birincil grupların oluşumu ikincil grupların içinde olur.Primeira Fase As associações serão distribuídas em grupos regionalizados.
Bazı anıların canlanması ancak bir takım psikofizyolojik koşulların oluşumuna bağlıdır.O relaxamento não é possível senão a partir de um certo nível mental.
Fransa ve Bretonya'nın birleşmeleri günümüz Fransa'sının oluşumunda önemli bir adımdı.A Bretanha e a Borgonha eram um entrave na montagem de uma França unida.
Bu da SSCB'de ve Macaristan'da, Gorbachev döneminde gelişen reformcu yapının oluşumunun önüne geçiyordu.Isso evitou o surgimento do comunismo reformista da era Gorbachev encontrado na Hungria ou na União Soviética.
Terim táxis, "düzen", askeri içerik olarak "bir düzenlenmiş oluşum" kelimesinden türemiştir.Ou seja, “as ruas”, aqui, fazem parte do sistema prisional como uma categoria.
Bunlar yıldız oluşumu sırasında, Big Bang'den sonra gerçekleşti.Deze elementen werden gevormd vlak na de Big Bang.
O'na göre Hayat, olanaklarını gerçekleştirmek için kendisine başvurduğumuz ruhsal bir oluşumdur.Antwoord: Omdat hij ons leven en wereld doet zien als een te voltooien bouwwerk.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.De bewoners geloven wat hij zegt en beginnen te vasten.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.Het begrijpen van de structuur en werking van cellen is essentieel voor alle biologische wetenschappen.
Bazalt Sütunları olarak adlandırılan bu oluşumlar 50-60 milyon yıl önceki volkanik bir faaliyetin eseridir.Het is hoofdzakelijk basalt gevormd door vulkanische activiteit tussen 50-60 miljoen jaar geleden.
Genetik ve çevresel faktörlerin oluşumunda önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.Genetische en omgevingsfactoren lijken in ieder geval een rol te spelen.
Oluşumları şekilleri dört gurupta açıklanabilir.De vorm van klasten kan worden beschreven met vier parameters.
Bu olay depremlere ve grabenlerin oluşumuna neden olur.Hij vermaakt zichzelf wat met het maken van aardbevingen en elektrische stormen.
Bu da Pangea'nın oluşumundaki son adım oldu.Deze gebeurtenis vormde de laatste fase van de samenstelling van Pangea.
Ancak bunun nedeni materialist bir dünya görüşüne sahip oluşumuzdur.Het is via haar dat een materiële wereld kan worden voortgebracht.
1994 Birleşik Sosyalist Parti'nin oluşumuna katılmıştır.2007 - Oprichting van de Verenigde Socialistische Partij van Venezuela.
Bu etkileşim, yeni yıldız oluşumlarına neden olmaktadır.Deze botsingen veroorzaken concentraties die nieuwe sterren zullen vormen.
Bunun yanı sıra insanlar da deprem oluşumuna neden olabilir.Het thema kan echter ook betrekking hebben op de slachtoffers van de aardbeving.
Ayrıca ribozomların oluşumunda birkaç proteinlerde yer alır.Bovendien worden in de nierbuisjes enkele eiwitten uitgescheiden.
Bu oluşumu açıklamak için çeşitli teoriler vardır.Er zijn echter diverse theorieën om deze te verklaren.
Karşıtlığın ve gücün bu kombinasyonunda bir devrimci öznelliğin oluşumu yatar".We hebben gezien welke variatie en souplesse Ensor in zijn schilderijen brengt ...".
Serotonin eksikliğinin depresyon oluşumu üzerinde etkisi vardır.De hypothese stelde dat een tekort aan serotonine de oorzaak van een dergelijke depressie zou zijn.
Bu komitenin amacı EUROAVIA adını alan planlı bir organizasyonun oluşumu temsili bir meclis tertip etmektir.Haar taak was het opstellen van de voorlopige fundamenten van de geplande vereniging EUROAVIA.
Bu duruma örnek gösterilebilecek sayısız tarikat ve benzeri oluşumlar mevcuttur.In naam en vorm zijn zoveel gelijkenissen dat men van het voortbestaan van dezelfde orde kan spreken.
Federal yasaların oluşumuna katkıda bulunur.De grondrechten van de federale grondwet moeten voldoende zijn.
Bu oluşum şekil 3.12 (b) 'de gösterilmiştir.Dit wordt uitgelegd in episode 3.2.
Bu konuda yapılabilecek olanlar şunlardır: Glikol kurutması ile hidrat oluşum sıcaklığını düşürmek.Dit kan in de hand gewerkt worden door de temperatuur van de chip te verlagen.
Bu görüş ön-oluşumculuk (preformasyonizm) olarak tanındı.Dit idee wordt preformationisme genoemd.
Bu durum da çocukların yetişkinlerle konuşmaları için anılarının oluşumuna yardımcı olur.Dit is de tijd dat kinderen meer leren praten.
İmin oluşumu ile.De geloofsbelijdenis.
Ayrıca sesin oluşumunda da görevlidir.Hij werkt ook als voice over.
Güçlü bir yıldız oluşumu gösterir ve bir starburst gökadadır.Ze speelden Shining Star en That's The Way Of The World.
Dünya’dan görünüşe göre en koyu renkli coğrafi oluşum Syrtis Major’dur.Największy ciemny obszar widziany z Ziemi to Syrtis Major.
Güneş Sistemi'nin oluşumu ve evrimiUkład Słoneczny i planety.
Yaklaşık sekiz milyon yıl önce sona eren bir yıldız oluşum patlaması süreci yaşanmıştır.Około 8 milionów lat temu w galaktyce tej zakończył się proces gwałtownego formowania gwiazd.
Partenokarpi, döllenme olmadan meyve oluşumudur.Partenokarpia – wytwarzanie owoców bez żywotnych nasion.
Grubun adı İzlanda'daki Dimmuborgir volkanik oluşumdan türemiştir.Nazwa grupy została zaczerpnięta od wulkanicznego wzgórza Dimmuborgir w Islandii.
İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 20 çeşit amino asit vardır.Jest ponad 20 białkowych alergenów w jajku.
Özellikle ilgi alanı yazarların çalışma tarzı ve edebiyatın oluşum aşamasıydı.Szczególne zainteresowanie poświęcał metodzie pracy autorów oraz tworzeniu literatury.
Samanyolu Galaksisinde açık yıldız kümelerinin oluşum oranı birkaç bin yılda bir olarak tahmin edilmiştir.Oszacowano, że w naszej galaktyce gromady otwarte formują się w tempie jedna na kilka tysięcy lat.
Bu tür çarpışmalar sonucunda mavi başıboşlar diye bilinen oluşumlar olur.W wyniku takich zderzeń mogą powstawać tak zwani błękitni maruderzy.
Oluşumu ile ilgili farklı görüşler ileri sürülmüştür.Zdania na temat ich pochodzenia nadal są podzielone.
İkincisi ise,ön oluşuma karşı sıralı oluşum tartışmasıydı.Innym powodem były kontrowersje związane otwarciem biura.
Kıbrıs Vadisi oluşumu milyonlarca-binlerce yıldan bu yana devam eden bir jeolojik süreç içinde şekillenmiştir.Prawdziwa ewolucja biologiczna jest procesem trwającym miliony lat.
Anaksagoras’ın öğrencisi Perikles de demokrasinin oluşumunu, özgür düşünceyi savunmuş ve etkilemiştir.Perykles, przyjaciel Anaksagorasa, miał wpływ na rozwój demokracji, wolności myśli i odrzucenie przesądów.
Bunların çıkış nedenleri sosyal oluşumlardır.Te własności są wynikiem procesów społecznych.
Oluşum Drama.Więzienny dramat.
İlgili Sayfalar