oluşturmaya ile cümle
oluşturmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bazı amfifiler suda kendiliğinden zarlar oluşturmaya eğilimlidir.Il y a une sorte d’implosion de la vague sur elle-même.
Tahavi, her iki grup rivayeti birbirleriyle çelişki oluşturmayacak derecede yorumlamaktadır.Pese a su odio mutuo, ambos disfrutan cuando pelean entre ellos.
Bu grup Kraliyet Derneği’nin çekirdeğini oluşturmaya devam ediyordu.Este grupo pasó a formar el núcleo de la Royal Society.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.Por eso he creado un colectivo.
Kafanızda müziği yeniden oluşturmaya çalışın.Cerca di ricreare la musica nella tua mente.
Çocuklar yetişkinlerin anıları geri çağırabilecekleri yaşın daha öncesinde anı oluşturmaya başlarlar.I bambini possono creare ricordi in età più giovane di quanto possano ricordare gli adulti.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Nel frattempo pensa a trovare una nuova sistemazione.
Bir hikâye böylelikle, bir altmetin oluşturmaya kadir olacaktır.La creatura sarà ora in grado di formare una tribù.
Bunun yerine dışarıda durup olayları izleyen bir insan kalabalığı oluşturmaya başladılar.И снаружи собралась толпа людей, следящих за происходящим.
Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı.Создание «Преступления и наказания» началось в августе 1865 года за границей.
Her birey kendisine dair olumlu bir benlik imajı oluşturmaya çalışmaktadır.Поэтому все стараются поддерживать с ним видимость хороших отношений.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Последний предполагался заново оформить архитектурно.
Bu zamanlarda, eserlerinin büyük kısmını manzaralar oluşturmaya başladı.В это время он и создает большинство своих изобретений.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.لكن ظهور الجزيئات المشحونة يجعل البلازما تولد وتتأثر بالمجال المغناطيسي.
Jobs geçici olarak CEO oldu ve şirketin ürün grubunu yeniden oluşturmaya başladı.أصبح جوبز الرئيس التنفيذي المؤقت للشركة، وبدأ إعادة هيكلة خط إنتاج الشركة.
Adventistler tarihleri boyunca resmî bir inanç açıklaması oluşturmaya isteksiz olmuşlardır.Seus defensores resistem à elaboração de qualquer declaração formal de um credo.
İnsan hayatının tüm yönlerini inançlarına göre yönetebilecek toplumlar oluşturmaya çalıştılar.Pessoas que possam guiar suas vidas de acordo com suas convicções.
Dr. Joseph Parnas gibi liste oluşturmaya karşı çıkan Judenrat liderleri vurularak öldürüldü.Líderes dos Judenrat, como o Dr. Joseph Parnas em Lviv, que se recusaram a compilar uma lista foram baleados.
Ancak, yüklü parçacıkların varlığı plazma oluşturmaya neden olur ve manyetik alandan etkilenebilir.Mas a existência de partículas carregadas faz com que o plasma gere e seja afetado por campos magnéticos.
Hava bükücüleri yakalar ve onlardan ordu oluşturmaya çalışır.O diabo transpiras e o teu exército comes.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Dankzij de economische opbloei kon een groter leger bekostigd worden.
Ayrıca son yıllarda turizm de gelir kaynaklarından birini oluşturmaya başlamıştır.De laatste jaren is ook het toerisme een toenemende inkomstenbron.
İnsan hayatının tüm yönlerini inançlarına göre yönetebilecek toplumlar oluşturmaya çalıştılar.Ze willen als gemeenschap in alles orde scheppen.
Burada yerleşimin etrafına duvarla çevirerek güvenlikli bir alan oluşturmaya çalıştı.W celu zachowania kontroli nad tym terenem założył w pobliżu warownię.
Grubun beyni Gildenlöw 1996'dan beridir kafasında belli bir konsept oluşturmaya çalışıyordu.Daniel Gildenlöw dopracowywał swój pomysł już od 1996 roku.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Chce siłą przywrócić dawny "porządek".
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Pomyślność ekonomiczna pozwalała na wynajmowanie oddziałów wojsk zaciężnych.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.Dlatego też postanowił zbudować dla nich wspólnotę.
Bu grup Kraliyet Derneği’nin çekirdeğini oluşturmaya devam ediyordu.Postanowił nadal nosić sygnet rodziny królewskiej.
Bunlardan ikisi nükleofilik bir hidroksit iyonunu oluşturmaya yarar.Najprawdopodobniej spełniają one kryterium równowagi hydrostatycznej.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Man har dock börjat försöka renovera den gamla.
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Країни погодились створити правову базу для полегшення ділових зв'язків.
Çocuklar yetişkinlerin anıları geri çağırabilecekleri yaşın daha öncesinde anı oluşturmaya başlarlar.Діти можуть формувати спогади у більш ранньому віці, ніж дорослі здатні пригадати.
Her birey kendisine dair olumlu bir benlik imajı oluşturmaya çalışmaktadır.Кожна крапля представляє собою своєрідний фотоелемент.
Birkaç yıl içinde işleri oldukça büyüdü ve organizasyonlarının büyük bir kısmını oluşturmaya başladı.Během několika roků vyvinula obrovské úsilí a podařilo se jí položit základy velkému humanitárnímu dílu.
Çocuklar yetişkinlerin anıları geri çağırabilecekleri yaşın daha öncesinde anı oluşturmaya başlarlar.Děti si mohou tvořit vzpomínky v mladším věku, než z jaké doby si v dospělosti mohou vzpomínky vyvolat.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Existence této instituce měla umožnit výstavbu vojenských jednotek.
Bu sıralarda Walker, Latin Amerika ile ilgili fikirlerini oluşturmaya başlar.Tot în această perioadă, Pepsi începe să se extindă în America Latină.
Orijinal dokümanı değiştirmeden, yeni bir doküman oluşturmaya olanak sağlar.Cere, înainte chiar de a o citi, schimbarea titlului.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Nu în ultimul rând, este necesară creșterea gradului de interoperabilitate a forțelor armate.
18 yaşlarına geldiklerinde ordunun yedek kuvvetlerini oluşturmaya başlıyorlar, fakat eğitim sürüyordu.La împlinirea vârstei de 18 ani, a fost nevoit să se mute la Râmnicu Vâlcea pentru a face armata.
Arap Baharı patlak verdiğinde, Suriye protestocular, çok sayıda muhalefet konseyi oluşturmaya başladı.Az arab tavasz kitörésekor a szíriai tüntetők több ellenzéki bizottságot is összefogtak.
Bunun yerine dışarıda durup olayları izleyen bir insan kalabalığı oluşturmaya başladılar.Sen sijaan he jäivät baarin ulkopuolelle, jonne alkoi kerääntyä tapahtumia katseleva väkijoukko.
İki kısa bölüm ancak bir albümü oluşturmaya yetmektedir.Lyhytikäinen yhtye ehti julkaista kaksi albumia.
Jobs geçici olarak CEO oldu ve şirketin ürün grubunu yeniden oluşturmaya başladı.Jobs ble konstituert som CEO og begynte arbeidet med å restrukturere selskapets produktportefølje.
Tedavi, hayal edilen durum artık endişe verici bir yanıt oluşturmayana kadar devam eder.Den forskningen som er gjennomført tyder på at behandlingsformen ikke innebærer nevneverdig helsefare.
Dr. Joseph Parnas gibi liste oluşturmaya karşı çıkan Judenrat liderleri vurularak öldürüldü.Pemimpin Judenrat seperti Dr. Joseph Parnas menolak untuk menyerahkan daftar, alhasil, ia ditembak mati.
7.5 ve üstü büyüklükteki depremler tsunami oluşturmaya daha müsaittir.Magnitude di antara 6.5 dan 7.5 SR Gempabumi ini tidak selalu menyebabkan tsunami yang destruktif.
Marksizm'e dayalı materyalist bir eleştiri teorisi oluşturmaya çalışmıştır.Ia memperkenalkan teori-teori intelektual Marxisme.
1986 : Kent Konseyi, güney-batı / kuzey-doğu ekseninde bir taşıma hattı oluşturmaya karar verdi.1986: Hội đồng thành phố quyết định tạo ra một tuyến vận tải trên trục tây bắc / đông nam.
Bağlantı öncesinde bir veri yolu oluşturmaya gerek yoktur.Không cần bản đồ một khi tới được tuyến đường.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Sau đó, ông lên kế hoạch xây dựng lại thành.
Google Desktop ilk kez başlatıldığında kullanıcının bilgisayarındaki dosyaların indeksini oluşturmaya başlar.Googleデスクトップを最初にインストールすると、そのコンピュータにある全ファイルのインデックス作成が行われる。
Böylece bu topraklardan bir devlet oluşturmaya çalıştılar.これらの地域に国家を創設しようとした。
Arap Baharı patlak verdiğinde, Suriye protestocular, çok sayıda muhalefet konseyi oluşturmaya başladı.当阿拉伯之春爆发后,叙利亚抗议者开始加入和巩固反对派委员会。
Burada yerleşimin etrafına duvarla çevirerek güvenlikli bir alan oluşturmaya çalıştı.為了方便監工,他於工地附近蓋建簡陋棚屋,並以此為家。
Orijinal dokümanı değiştirmeden, yeni bir doküman oluşturmaya olanak sağlar.원본 문서는 변경되지 않으며, 원본 문서를 기반으로 새로운 문서가 생성된다.
Dr. Joseph Parnas gibi liste oluşturmaya karşı çıkan Judenrat liderleri vurularak öldürüldü.리스트 작성을 거부한 리비우(Lviv) 그리고 요제프 파르나스(Joseph Parnas) 같은 지도자들은 총살되었다.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.이러한 지속적인 편제의 탄생은 더 많은 군인들을 보유할 수 있게 해주었다.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.한편 그는 공산주의 국가를 건설해보겠다는 생각을 하기도 했다.