oluşturma ile cümle

oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
1963'te farklı Oberliga'lar Bundesliga'yı oluşturmak için birleştirildi.Godine 1963. sve su njemačke Oberlige spojene u jednu nacionalnu ligu, zvanu Bundesliga.
Bunu göstermenin bir yolu cevabı değiştirecek şekilde sorulacak olan soruyu oluşturmaktır.To je, naime, prijedlog kretanja na pitanje kamo.
Ekibin üçte birini kadınlar oluşturmaktaydı.Tako su oko 30% boraca činile žene.
Nüfus çoğunluğunun Lezgiler oluşturmaktadır (%97).Hrvati čine većinsko stanovništvo Jezera (97%).
Pigment oluşturmazlar.Koža je bez pigmenta.
Diğer bir önlem de Çanakkale Boğazı'nda bir ağ engeli oluşturmaktı.Još jedan od problema je bio blokiranje prednjeg kotača Spirita.
Ülkeler, iş ilişkilerini kolaylaştırmak için yasal bir çerçeve oluşturmaya karar verdiler.Države članice osnovale su zajedničko povjerenstvo kako bi potaknule bliže ekonomske veze.
Bergen tek başına toplam nüfusun yaklaşık %53'ünü oluşturmaktadır.Žene čine oko 53% ukupnog stanovništva.
Şehir, Saraybosna'nın doğu kesimini oluşturmaktadır.Vrlo je bio fortificiran grad Sarajevo.
Hâlâ ortak bir sınıf deneyinin temelini oluşturmaktadır.Svojim radom ujedno osniva znanstvenu sistematiku vrsta.
Nüfusun yarısını Rize kökenli Hemşinliler, ve diğer yarısını ise yerli Kıpçak Türkleri oluşturmaktadır.Nešto više od polovice su ciparski Turci, a ostatak čine imigranti iz Turske.
Yurtdışında geçirdiği bu dönem, kendi mimarlık tarzını oluşturması açısından meslek hayatında çok önemlidir.Izuzetno je cijenjen u zemlji i u inozemstvu zbog svog osebujnog pristupa u oblikovanju plakata.
Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır.Oblikotvorni - služe za tvorbu oblika riječi.
Columbia nehri kuzey, Snake nehri ise doğu sınırlarının büyük bir kısmını oluşturmaktadır.Sjeverna granica je rijeka Columbia, a istočna je rijeka Snake River.
Modern Lübnan devleti bu bölgenin genişletilmiş halini oluşturmaktadır.Novi švedski zakon učvršćuje luteranstvo u toj zemlji.
Finlandiya'nın dörtte birini oluşturmaktadır ve büyük kısmı Kuzey Kutup Dairesi'nin kuzeyinde kalmaktadır.Ukupan broj stanovnika je 347 i oni su uglavnom smješteni na sjevernom dijelu otoka.
Bu sayede dünyada geniş bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştır.Time je postigao nevjerojatnu slavu diljem svijeta.
Sistemin dışında kalan öğeler, onun çevresini oluşturmaktadır.To, čo existuje mimo systému, čo ho obklopuje, nazýva sa jeho prostredím.
Taejo, güçlü bir koalisyon oluşturmak için düşmanlarını bile getiriyordu.Tchädžo sa snažil do svojej koalície priviesť aj nepriateľov.
Etnik Taylar nüfusun yaklaşık % 75'ini oluşturmaktadır.Albánci tvoria podľa pravdivých predpokladov približne 75% obyvateľstva.
47 km'si ise İspanya ile Portekiz arasında sınır oluşturmaktadır.V dĺžke 47 km tvorí hranicu so Španielskom.
MD-80 modeli DC-9'un ikinci neslini oluşturmaktaydı.Projekt MD-80 vznikol ako vylepšená verzia DC-9.
Mısırlıların ölümsüz hayata olan inançları bir mezar mimarisi oluşturmalarını sağladı.Takéto hrobky podľa viery Egypťanov zaručovali večný život.
1963'te farklı Oberliga'lar Bundesliga'yı oluşturmak için birleştirildi.V roku 1963 sa všetky Oberligy spojili do jednej národnej súťaže, Bundesligy.
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.V súčasnosti je radnica sídlom vedúceho židovskej obce.
Dilim oluşturma pazarlama operasyonlarını en karlı alıcılara yönlendirmeyi olanaklı hale getirir.Segmentovanie umožňuje zamerať marketingové postupy na najlukratívnejších zákazníkov.
Yenimahalle ilçesinin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.Majú od nich len asi polovičný vzrast.
Ülkenin 68.732 km.’lik karayolu ağının 2.000 km.’sini 44 otoyol oluşturmaktadır.Krajina má 68 732 km ciest, z ktorých približne 3 000 km je súčasťou systému 44 diaľnic.
Kitap, yazarın oluşturmaya başladığı külliyatının ilk basamaklarından birini oluşturuyor.Kniha má úvod, kde autor vysvetlil zásady z ktorých vychádzal pri jej zostavení.
Ancak günümüzde Cumhuriyet nüfusunun büyük çoğunluğunu Ruslar oluşturmaktadır.V súčasnosti tvoria najväčšiu časť obyvateľstva Rusi.
Baas Partisi ebedî misyonu bir tek Arap milleti oluşturmaktı.Nováčikom turnaja bolo družstvo Spojených arabských emirátov.
İnsan sağlığı için büyük tehlike oluşturmaktadırlar.Takto veľký prúd ohrozuje zdravie človeka.
İlçede Boşnak göçmenleri çoğunluğu oluşturmaktadır.Prisťahovalci sa v nich cítia odtrhnutí od majoritnej spoločnosti.
Bu sayının % 26 sını yabancı turistler oluşturmaktadır.Oni reprezentujú približne 28 % cudzincov.
Yaklaşık 135 km uzunluğunda olup boğazın ortası Kanada ile ABD arasındaki uluslararası sınırı oluşturmaktadır.Spočiatku, na krátkom, asi 150 kilometrovom úseku tvorí prirodzenú hranicu medzi Kanadou a USA.
1753'te yapılan ilk nüfus sayımında 1800 kişilik nüfusun 575'ini Yahudiler oluşturmaktaydı.Prvý cenzus tu prebehol v roku 1753 a počet obyvateľov židovskej viery tu bol 572.
Çinlilerin tamamına yakınını Budistler oluşturmaktadır.Prečo Číňania stavajú zbytočný most .
Aletlerde ağırlığı kazıyıcılar oluşturmaktadır.V zasypaných priekopách vysadili stromoradie.
Onlar aynı zamanda buharlaşmanın sistemini oluşturmaktadır.Vznikajú aj pri sústružení.
Kuruluş amacı üye devletler arasında serbest ticaret bölgesi oluşturmaktır.Jej účelom je podporovať slobodný obchod medzi týmito krajinami.
Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır.V jednom litri krvi je približne 55% krvnej plazmy .
Bu da şu anda gözlediğimiz mikrodalga uzay radyasyonunu oluşturmaktadır.To vysvetľuje pozorovanú izotropiu kozmického mikrovlnného žiarenia.
Nüfusunun çoğunu işçiler oluşturmaktadır.Ponuka potom predstavuje počet práceschopného obyvateľstva.
Ana madde: Antik Yunanistan'da tarım Tarım, Antik Yunanistan'da ekonominin temelini oluşturmaktaydı.O rodine v antickom Grécku, kde boli v popredí erotické vzťahy medzi mužmi?
1926'ya kadar ise şehir nüfusunun üçte birini Yahudiler oluşturmaktaydı.Na konci 19. storočia tvorili asi tretinu obyvateľov židia.
Bu ağlar için veri üretmekte, üretilen verileri kullanarak farklı ürünler oluşturmaktadır.Pri tvorbe šperkov sa používajú rozličné materiály.
Fazla sürtünme ve ısı oluşturmamalıdır.Nesmie pôsobiť dojmom stra-katosti, ani viacfarebnosti.
Çin ile Rusya'nın doğal sınırını oluşturması bakımından önemlidir.Medzi Rakúskom a Nemeckom tvorí prirodzenú hranicu.
Bu topraklar şu an bize aittir ve Nahçıvan sınırımızı oluşturmaktadır.Podstatná časť tohto opevnenia sa zachovala do dnešnej doby a tvorí vnútorný prstenec hradieb.
Özdeş alt birimlerden kapalı bir kabuk oluşturmanın en iyi yolu düzenli bir ikozahedron yapısıdır.Jeden z najstarších spôsobov prípravy vysoko čistého kremíka je zonálne tavenie.
Bir sınıfa örnek vermek bazen sınıfa örnek oluşturma anlamına gelir.Tento druh dôkazu sa tiež niekedy nazýva dôkaz uvedením príkladu.
Bu alanlar modern elektrik ve haberleşme teknolojilerinin temelini oluşturmaktadır.Ta področja so po drugi strani temelj sodobnih električnih in komunikacijskih tehnologij.
Renkli görüntü sistemlerinde, bir rengi oluşturmak için üç veya dört renk kullanılır.Po Vizingovem izreku se za barvanje povezav potrebuje tri ali štiri barve.
Nüfusun çoğunu köylüler oluşturmaktaydı.Večino prebivalstva so tvorili kmetje.
Eğer oklar birbirine yakın bir öbek oluşturmamışsa hepsi birden hedef merkezine yakın olamaz.Če ne bi bile vse puščice zbrane skupaj na enem mestu, ne bi mogle biti tudi blizu sredine tarče.
Ülkede nüfusun çoğunluğunu Afrika asıllı siyahlar oluşturmaktadır.Na večini afriškega ozemlja živijo črnska ljudstva.
İnsanlara saygı ile ilgili ilkeler, saygı ve ekip çalışması oluşturma yollarını içerir.Načela, ki se nanašajo na spoštovanje ljudi, vključujejo načini izgradnje spoštovanja in timskega dela.
Çöplerin %40'ını kâğıt oluşturmaktadır.Ohranjenega je 40 % okostnjaka.
Kara Gün, Sevgililer Günü ve Beyaz Günün romantik yönünü oluşturmaktadır.Serija je nastala na podlagi romanov Bela jutra in Marševski korak.
Böylece bu topraklardan bir devlet oluşturmaya çalıştılar.Ti so tukaj izoblikovali svojo državo.

İlgili Sayfalar