oluşturma ile cümle
oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ağır sanayinin temelini petrol sanayii oluşturmaktadır.Obchod je založen na ropném průmyslu.
Köyün tamamı Bulgaristan Pomak muhacirlerinden oluşturmaktadır.Ves je příkladem vylidňování bulharského venkova.
Bu iki alan sadece sanayi üretiminin toplam brüt değerinin yaklaşık yüzde 20-30'unu oluşturmaktadır.Češi vytvářeli asi jen 20 až 30 % celkového průmyslového výstupu.
Tema oluşturma.Jeho zaříznutí.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Existence této instituce měla umožnit výstavbu vojenských jednotek.
Nüfusunun çoğunluğunu Makedonlar oluşturmaktadır.Většina obyvatelstva je makedonské národnosti.
En güçlü beşli kombinasyonu oluşturmayı başaran oyuncu, masaya konulan tüm fişleri/paraları kazanır.Hráč s nejsilnější kombinaci vyhrává Pot (celková částka na stole).
Ülke içerisinde Kimbundu dilini konuşan etnik grup olarak nüfusun %25'ini oluşturmaktadırlar.Je mateřským jazykem pěti procent obyvatel Kamerunu.
Sun, çoklu üst sınıf SPARC mimarisi nesilleri oluşturmaktadır.Typická architektura dřevěné sakrální stavby Horního Slezska.
Ekranın sağ alt köşesinde, "oluşturmak" kırmızı bir düğme son kişileri gösterir.V pravém spodním rohu obrazovky se zobrazuje červené tlačítko „Nová zpráva“ s aktuálními kontakty.
Etnik Taylar nüfusun yaklaşık % 75'ini oluşturmaktadır.Podíl městského obyvatelstva je přibližně 75%.
İhracatın %12'sini ise imalat sanayisi oluşturmakta ve her yılı %10'un üzerinde büyümektedir.Roční ztráty dobytka se různí od místa k místu a pohybují se od 1 % po více než 12 %.
Öyle ki Yeryüzü'ndeki helyumun % 99,99986'sını oluşturmaktadır.Pozemské helium se skládá téměř výhradně (z 99,999 86 %) z tohoto izotopu.
İktisaden faal olmayan nüfusun büyük kısmını ev kadınları oluşturmaktadır.Ženy jsou ve většině případů počítány mezi skrytou část bezdomovecké populace.
1 g. kuru madde oluşturmak için 600 g’ın üstünde su ister.Koupel: Použije se 200 g kořene.
Bush ile beraber ailenin üyeleri, şirketin yönetim kurulunu oluşturmaktaydı.Svým ředitelstvím i osobou předsedy správní rady byla však tato společnost úzce spjata s ústavem mateřským.
SPD ile CDU partileri Kasım 2011'den bu yana Berlin koalisyon hükümetini oluşturmaktadır.Od roku 2011 vládne v Berlíně tzv. velké koalice SPD a CDU.
Sonuç olarak oluşturulan bu kütüphaneler bugünkü modern kütüphanelerin temelini oluşturmaktadır.Jeho datové elementy vytvářejí základ pro většinu dnes používaných knihovních katalogů.
Bu kara mika kaplamaları arkeologların halen açıklığa kavuşturamamış oldukları bir muamma oluşturmaktadır.Historie staroholandského racka je tajemstvím, které se chovatelům zatím nepodařilo rozluštit.
2010 nüfus sayımına göre erkekler, toplam nüfusunun %51,27'sini oluşturmaktadır.Recensământul din 2010 a evidențiat faptul că bărbații reprezintă 51,27 la sută din totalul populației.
Hristiyan toplum Monako nüfusunun %83,2'sini oluşturmaktadır.Creștinii alcătuiesc un total de 83.2% din populația din Monaco.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.A Story for those who understand (Glasul de pe munte.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Fundația își propune să construiască o arhivă exhaustivă de informații legate de fotbal din întreaga lume.
Bunlardan bazıları federal karayolu sistemini oluşturmaktadır.Unele dintre acestea alcătuiesc sistemul federal rus de autostrăzi.
Nüfusun yaklaşık olarak %51,5'ini kadınlar oluşturmaktadır.Femeile reprezintă aproximativ 51.5% din populație.
Ülkedeki Ortodoks sayısı 6,079,396 ve nüfusun 84.5%'unu oluşturmaktadır.Creștinii ortodocși, în număr de 6.079.396, reprezintă 84,5% din populația țării.
Dağlar ülkenin yüzey yapısının %70'ini oluşturmaktadır.Zona de dealuri reprezinta 70% din suprafata satului.
Bu savaşlar Avrupa tarihinde önemli bir dönem noktası oluşturmaktadır.Acest eveniment fiind considerat un moment fundamental în istoria Europei.
İvan'ın korku dolu çehresi ile oğlunun, huzurlu yüzü bir tezat oluşturmaktadır.Chipul îngrozit a lui Ivan este în contrast cu expresia calmă și resemnată a fiului său.
Geniş kirişler oluşturmak mümkün değildi, bu yüzden taş sütunlar birbirine yakın inşa edilirdi.Nu se folosea mortar, de aceea pietrele trebuiau să se potrivească bine între ele.
Yaklaşık 14.000 km²'lik alanı ile, orman alanının beşte birlik bir kısmını oluşturmaktadır.Cu aproximativ 14,000 km², acesta acoperă în jur de o cincime din suprafața pădurii.
Google'ın gelirlerinin yaklaşık %90'nını reklam hizmeti oluşturmaktadır.În 2011, 96% din veniturile lui Google proveneau din publicitate.
Kayın ağaçları ormanın büyük bir bölümünü oluşturmaktadır.Pădurile de conifere au format o mare parte din păduri.
Ülkenin en yüksek noktasını Chappal Waddi oluşturmakta olup, dağın zirvesi 2.419 m yüksekliktedir.Cel mai înalt punct este Chappal Waddi care se află la o înălțime de 2419 m.
Kentte özellikle hava kirliliği sağlık için büyük bir sorun oluşturmaktadır.În prezent, poluarea produsă de uzină reprezintă o gravă problemă de sănătate pentru locuitori.
Nüfusun çoğunu Macarlar oluşturmaktadır.Majoritatea locuitorilor trăiesc din vânătoare.
Risk öncelik numarasını (RPN) hesaplayarak, risklerin sıralamasını oluşturmak için bir girişim yapılır.Multe companii de asigurări solicită aprobarea în avans a unei proceduri RMN ca o condiție pentru acoperire.
Amino asitler ikincil yapı elemanları oluşturma yetenekleri bakımından çeşitlilik gösterir.Aminoacizii au un comportament diferit vis-a-vis de posibilitatea formării structurii secundare.
Çünkü Belucistan'ın Pakistan bölgesi Pakistan'ın %44'nü oluşturmaktadır.Populația urbană reprezintă 46 % din populația totală a Turkmenistanului.
Havaalanları, limanlar ve sınır kontrol merkezleri de bir çeşit sınır oluşturmaktadırlar.Cu scopul controlului la graniță, aeroporturile și porturile maritime sunt considerate ca granițe.
Bu sayının % 26 sını yabancı turistler oluşturmaktadır.Doar 10% dintre turiști sunt cetățeni străini.
Bu ek, sözcüklerin genitif hâlini oluşturmakta kullanılır.Lumea noastră se instituie în procesul creării cuvintelor.
Özellikle su sorunu ciddi bir problem oluşturmaktadır.Pentru unii locuitori apa reprezintă o problemă serioasă.
Çünkü örgütün kendisi asıl sistemi oluşturmaktadır.Se formează structura fundamentală a corpului.
Bu uyuşturucular, sürekli kayıp oluşturmazlar, sadece geçici etki gösterirler.Aceste probe au loc fără întrerupere fiind tot timpul cronometrate.
1945 yılında füze sanayisi oluşturma girişimlerine başladı.În 1945, în Uniunea Sovietică au început lucrările pentru crearea armelor atomice.
C - Vakaların %60'ını oluşturmaktadır.Metastazele apar la 60% din cazuri.
Bu bölgelerdeki üretim tüm üretimin %65'ini oluşturmaktadır.În prezent, 65% din producția totală a orașului o constituie industria alimentară.
İyot amilopektinle mavi renk oluşturmaz.Nu-și schimbă culoarea prin strivire.
2000 yılı verilerine göre ülkede 162.000 göçmen vardır ve toplam nüfusun %37'sini oluşturmaktadırlar.În anul 2000, în Luxemburg erau 162.000 de imigranți, reprezentând 37% din totalul populației.
Bu deneyim Murphy'nin temel kanununu oluşturmasını sağladı.Aceasta este premisa pe care se bazează Legea lui Murphy.
Bu sıralarda Walker, Latin Amerika ile ilgili fikirlerini oluşturmaya başlar.Tot în această perioadă, Pepsi începe să se extindă în America Latină.
Ülkedeki iş gücünün üçte ikisini yabancı uyruklular oluşturmaktadır.Străinii alcătuiesc până la două treimi din forța de muncă din țară.
Orijinal dokümanı değiştirmeden, yeni bir doküman oluşturmaya olanak sağlar.Cere, înainte chiar de a o citi, schimbarea titlului.
Örneğin toplumsal sınıfları oluşturma gibi kontrole ihtiyaç duyar.S-a mai ocupat cu stabilirea clasificării cunoștințelor omenești.
Onlar aynı zamanda buharlaşmanın sistemini oluşturmaktadır.În același timp, dezvoltă dogma ispășirii.
Hitler 9. Ordu'ya, Cottbus'u savunması ve bu arada batıya dönük bir cephe oluşturmasını emretmiştir.El a ordonat Armatei a IX-a să apere Cottbusul și să formeze un front cu fața la vest.
Şehrin ekonomisinin önemli bir bölümünü gıda işleme sanayi oluşturmaktadır.O componentă importantă a industriei locale a constituit-o industria de morărit.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Nu în ultimul rând, este necesară creșterea gradului de interoperabilitate a forțelor armate.
Afrikalı liderler 17 komisyon üyesi arasında çoğunluğu oluşturmaktadır.Din Partidul Republican au provenit cei mai mulți președinți ai Statelor Unite ale Americii, nouăsprezece.