oluşturma ile cümle

oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Zaman Lordları, bedenleri ölümcül yara aldığında bedenlerini yeniden oluşturma yeteneğine sahiptirler.Це означає, що Володар Часу, зазнавши смертельних поранень, може повністю змінювати своє тіло.
Daha sonradan, Viz Media animenin bir İngilizce uyarlamasını oluşturmak üzere Studiopolis'le anlaştı.Пізніше компанією Viz Media була ліцензована оригінальна манґа для публікації англійською мовою.
Gözlemleri onun ‘doğal tarım’ fikrini oluşturmasına yardımcı oldu.Своїми поглядами сприяв розвитку ідеї дикої природи.
"Oluşturma Motorları".Конструкції двигунів.
Doorn; Hollanda Kraliyet Deniz Kuvvetleri için önemli bir temel oluşturmaktadır.Доорн також є основною базою для Нідерландського корпусу морської піхоти.
Son kullanıcıların, aynı zamanda kendi özel bir koleksiyon oluşturmak için yeteneği vardır.Користувачі пристроїв також можуть створювати власні колекції.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Мета фонду — створення вичерпного архіву інформації, пов'язаної з футболом, з усього світу.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.По всій Україні руйнували Божі храми.
1931-1932'de ve 1934-1935'te aynı zamanda Reich Fiyat Oluşturma ve Fiyat Denetimi Komiserliği yaptı.У 1931—1932 та 1934—1935 обіймав посаду рейхскомісара цін.
Ayrıca hayvancılığa elverişli bir alan olup köylülerin asıl geçim kaynağını oluşturmaktadır.Крім того, він став привабливим місцем для втечі селян.
Bu sayede dünyada geniş bir hayran kitlesi oluşturmayı başarmıştır.Завдяки їй місто здобуло широку популярність у світі.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Учасники обох організацій робили спроби об'єднатися у один рух.
Her birey kendisine dair olumlu bir benlik imajı oluşturmaya çalışmaktadır.Кожна крапля представляє собою своєрідний фотоелемент.
Fenike alfabesi, günümüz tüm modern alfabelerinin temelini oluşturmaktadır .Фінікійський алфавіт — предок фактично всіх сучасних європейських алфавітів.
Yörede yıllardan beri tütüncülük önemli gelir kaynaklarından birini oluşturmaktadır.Завдяки їй, тютюнові корпорації забезпечили собі на багато років уперед величезні прибутки.
Grip(influenza) vakaların %5-15’ini oluşturmaktadır.Вірус грипу (інфлуенци) викликає від 5 % до 15 % випадків.
Genelde yalnız hayvanlardır ve sürüler oluşturmazlar.Звісно не завжди повставали лише селяни.
Pigment oluşturmazlar.Шпіцберген не утворюються.
Ama bunu denetim altında oluşturmak oldukça zor bir iştir.Але створювати буде важче ніж рецензувати.
Paylaşılan bir liste oluşturmak için, iCloud web sitesine geri dönmek gerekiyor.Для участі в LVEE потрібно зареєструватися на сайті конференції
Dış bölümde kalan plazma, kanın hacminin %55'ini oluşturmaktadır.У спинномозковій рідині визначається більше 50% від концентрації в плазмі крові.
Sanayi ulusal GSYİH'nın %24'ünü oluşturmaktadır.Це склало 24 % національного сільськогосподарського виробництва.
Bu aslında günümüzdeki düğün günü hikayesi oluşturmanın başlangıcı olarak düşünülebilir.Цей день можна вважати реальною датою початку історії створення комунальної сфери.
Yakorit'in nüfusunun çoğunluğunu Pomaklar oluşturmaktadır.Там збирається більшість з народу Дьюріна.
Dilim oluşturma pazarlama operasyonlarını en karlı alıcılara yönlendirmeyi olanaklı hale getirir.Автоматичне введення резерву застосоване для найбільш відповідальних споживачів.
Nüfusunun çoğunu işçiler oluşturmaktadır.Більшу частину населення Волі становили наймані робітники.
Bu çalışma zamanı kritik uygulamalar için bir dezavantaj oluşturmaktadır.Це момент пробудження критичності.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.Mnohem bezpečnější je použít dva firewally k vytvoření DMZ.
Müslümanlar, 222,282 kişiyle nüfusun 3%'ünü oluşturmaktadır.Muslimové tvoří 3 % populace a je jich v Srbsku 222 282.
Keep aynı zamanda kullanıcılara bir notun bir kopyasını (yinelenen) oluşturmalarına olanak sağlar.Keep také umožňuje uživatelům vytvářet kopie (duplikáty) poznámek.
Londra'nın 12 semti ile Londra Şehri İç Londra'yı ve 20 semt de Dış Londra'yı oluşturmaktadır.Vnitřní Londýn zahrnuje 12 městských obvodů a City, a Vnější Londýn ostatních 20.
Yahudiler Fransa toplumunun 1%’ini oluşturmalarına rağmen, Fransa direnişinin 15-20%’sini oluşturdular (208).Přestože byli Židé pouhým 1 % francouzského obyvatelstva, tvořili 15–20 % Francouzského odboje.
Köyün doğusundan (eski cami yanı) göz göz çıkan sular birleşerek pınar oluşturmaktadır.Prameniště je mokřina, v níž pramení vodní tok (viz též pramen).
Ülkedeki Ortodoks sayısı 6,079,396 ve nüfusun 84.5%'unu oluşturmaktadır.Pravoslavných křesťanů je v Srbsku 6 079 396 neboli 84,5 % populace.
Anahtar oluşturma iki aşamadan oluşur.Vytváření klíčů má dvě fáze.
Sensör, kullanıcının derisinden bir "parmak izi haritası" oluşturmak için parmağında küçük bir akım geçer.Snímač pouští trochu slabého proudu do prstu, aby si vytvořil dermální "mapu otisku" uživatele.
Sanayi GSYİH'nın %26'sını oluşturmakta ve toplam işgücünün %22'si istihdam edilmektedir.Průmyslová výroba přispívá k 26 % celkového HDP a zaměstnává 22 % z celkové pracovní síly.
Bu yollar, bölgenin ana ticaret hatlarını oluşturmaktadır.Lesem totiž vedla hlavní obchodní stezka.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.Genetické testování proto představuje nespolehlivou možnost diagnózy tohoto onemocnění.
M101 ve diğer komşu galaksiler büyük ihtimalle M101 Grubu'nu oluşturmaktadır.M101 a její satelitní galaxie spolu tvoří skupinu galaxií M 101.
Bunların %50.5'ini kadınlar oluşturmaktadır.50,64 % z tohoto počtu tvořily ženy.
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.Cílem této konvence je zabránit změnám klimatu, způsobeným člověkem.
Kuyruk Gönderme (başkalarını gönderirken yeni bir mesaj (lar) oluşturmak).Co je v knize nové, není pravdivé; a co je pravdivé není nové."
Bu gruplardaki ürünler 2010 yılı toplam satışlarının % 80'ini oluşturmaktadır.Prodej v těchto 3 zemích představuje téměř 80 % prodeje v celé Evropě.
İlçede Boşnak göçmenleri çoğunluğu oluşturmaktadır.Přistěhovalci se v nich mohou cítit odtržení od majoritní společnosti.
Günümüzde bile Izumo Tapınağı Şintoizm'in en önemli kutsal yerlerinden birini oluşturmaktadır.V provincii stojí svatyně Izumo, jedna z nejdůležitějších šintoistických svatyní.
Metropoliten kontluklar, İngiltere nüfusunun %22'sini veya Birleşik Krallık nüfusunun %18'ini oluşturmaktadır.V současnosti obyvatelé metropolitních hrabství tvoří asi 22% obyvatel Anglie.
Lazkiye ilinin de büyük bölümünü Nusayrilerden oluşturmaktadır.Bojga (Boiga) je početný rod dost jedovatých hadů z čeledi užovkovitých (Colubridae).
Birkaç yıl içinde işleri oldukça büyüdü ve organizasyonlarının büyük bir kısmını oluşturmaya başladı.Během několika roků vyvinula obrovské úsilí a podařilo se jí položit základy velkému humanitárnímu dílu.
Bu uygulama, tüm yurttaşlara kapsamlı bir sosyal güvenlik sistemi oluşturmayı taahhüt ediyordu.Generál chtěl zavést státní sociální péči pro všechny občany.
Afrikalı köleler 20. yüzyıla kadar nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktaydılar.Do 70. let 18. století afričtí otroci představovali pětinu americké populace.
Çocuklar yetişkinlerin anıları geri çağırabilecekleri yaşın daha öncesinde anı oluşturmaya başlarlar.Děti si mohou tvořit vzpomínky v mladším věku, než z jaké doby si v dospělosti mohou vzpomínky vyvolat.
Temel yapıyı alt-üst ilişkileri oluşturmaktadır.Výtahy pracují na principu spojených nádob.
Kalenin yüzölçümü 275.000 m² olup 8.000 m²'sini binalar oluşturmaktadır.Celková rozloha hradu je 275 000 m², z nichž 8000 m² je zastavěných budovami.
Ülkenin silahlı gücü olan Armée nationale de développement ülkenin ordusunu oluşturmaktadır.Ozbrojenou formací Polského podzemního státu byla Armia Krajowa a Národní ozbrojené síly.
Bu güncelleme ile, ttys dosyası Tigerde ; örneğin, bir giriş kanca oluşturmada düzenlenebilir.Přičemž takový TS jistě existuje, například TS, který se zacyklí pro jakýkoliv vstup.
İki galaksinin çekirdekleri büyük bir galaksi oluşturmak üzere yol almaktadır.Jádra těchto dvou galaxií se spojují a vznikne z nich jedna velká galaxie.
Günümüzde Akçekale köyü halkının %99 unu müslümanlar oluşturmaktadır.Dnes je více než 99 % Mandinků muslimy.
Üstküme oluşturma algoritması kullanılarak deterministik yapıya dönüştürülebilir.Automat konstruujeme tak, aby byl deterministický.
Hâlâ ortak bir sınıf deneyinin temelini oluşturmaktadır.Je dokladem o ideovém základu jeho společenské třídy.

İlgili Sayfalar