oluşturma ile cümle

oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bunun yaklaşık 6 tonunu çelik zincirler oluşturmaktadır.Het is gemaakt van zevenduizend stukjes aluminium.
Yoshino Nehri, şehrin kuzey sınırını oluşturmaktadır.Rzeka Yoshino tworzy północną granicę miasta.
Uçtan uçlu çerçeve ile sistem, "daha iyi, daha doğal çeviriler oluşturmak için zamanla öğrenir".Dzięki kompleksowej strukturze "system z czasem uczy się tworzyć lepsze, bardziej naturalne tłumaczenia".
Esence Dağları (Keşiş), ilin en yüksek noktasını (3.549 m) oluşturmaktadır.Szczyty (poniżej których muszla jest najcieńsza) przesunięte są ku tyłowi.
Hesabı oluşturmak için ücretsiz bir telefon numarası çağrılmak zorundaydı.Do korzystania z niej wymagana jest bezpłatna rejestracja.
Ayrıca biofilm oluşturma özelliği de vardır.Mają zdolność do tworzenia biofilmu.
72 ülkeden üyeler IWBF'yi oluşturmaktadır.Następujące 37 organów zarządzających jest członkami IWGA.
Hristiyan Araplar, Arap vatandaşların %9’unu oluşturmaktadırlar.Chrześcijanami jest 9% Arabów.
Yaratıcılık, yeni ve bir şekilde değerli bir şey oluşturma olgusudur.Istotą twórczości jest tworzenie nowych i wartościowych rzeczy z perspektywy twórcy.
Nüfus çoğunluğunun Lezgiler oluşturmaktadır (%97).Budowa zaawansowana w 97% (pol.).
Burada yerleşimin etrafına duvarla çevirerek güvenlikli bir alan oluşturmaya çalıştı.W celu zachowania kontroli nad tym terenem założył w pobliżu warownię.
İlde su kaynaklarının azlığından dolayı ülkenin tarım üretiminin yalnızca %4,5'ini oluşturmaktadır.Rozwój rolnictwa jest w znacznym stopniu ograniczony, gdyż zaledwie 4,5% ziemi nadaje się pod uprawę.
Bu şekilde uzanan çizgiler Y şeklini oluşturmaktadır.Tak rosnący kręgosłup zachowuje swój kształt.
Grubun beyni Gildenlöw 1996'dan beridir kafasında belli bir konsept oluşturmaya çalışıyordu.Daniel Gildenlöw dopracowywał swój pomysł już od 1996 roku.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.W określaniu stabilności układu nieliniowego większe znaczenie mają dwie metody Lapunowa.
Siçuan, bilinen doğalgaz rezervlerinin ve üretiminin yaklaşık yarısını oluşturmaktadır.Obecnie w Foshan produkuje się połowę klimatyzatorów i lodówek świata.
Son kullanıcıların, aynı zamanda kendi özel bir koleksiyon oluşturmak için yeteneği vardır.Użytkownicy mają również możliwość tworzenia własnych kolekcji niestandardowych.
Bütün üyelerin onayı ile uluslararası standartlar oluşturmaktır.Stosujmy się więc wszyscy do naszych narodowych zwyczajów.
Çünkü örgütün kendisi asıl sistemi oluşturmaktadır.Był to jedyny oficjalny build tego systemu.
47 km'si ise İspanya ile Portekiz arasında sınır oluşturmaktadır.Na odcinku 50 km tworzy granicę między Hiszpanią a Portugalią.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Chce siłą przywrócić dawny "porządek".
Gölün florasını 1.500 den fazla bitki türü oluşturmaktadır.Tworzą zbiorowisko puszczy, w której rośnie ponad 1500 gatunków roślin.
Bu ekonomik güç artışı, daha büyük askeri birlikler oluşturmaya olanak sağlamıştır.Pomyślność ekonomiczna pozwalała na wynajmowanie oddziałów wojsk zaciężnych.
Yahudiye'de dini unsurlar ülkenin içişlerinin temelini oluşturmaktaydı.Byli przekonani, że sprawa wiary w Jezusa jest kwestią wewnątrz Izraela.
Bağışıklık sistemi yetersizliği bu patojenlere hastalık oluşturmak için bir "fırsat" sunmaktadır.Powoduje on, że sposób w jakim są hodowane stwarza „okazję” do rozpowszechnienia się choroby.
Pigment oluşturmazlar.Powstają pegmatyty.
KKP sistemi oluşturmak çok pahalı olabilir.Te operacje mogłyby być zbyt kosztowne obliczeniowo dla CPU.
Nüfusun tamamına yakını Kürtler oluşturmaktadır. ^ Kaymakam ^ Bel.Polanski: Zrobię wszystko, żeby kibice byli ze mnie dumni. przegladsportowy.pl. .
2015 ortalarında , Dowoon Day6 oluşturmak için gruba eklendi.W połowie 2015 roku do składu grupy dołączył perkusista Dowoon, a zespół został przemianowany na DAY6.
Bu durum bitkisel yetiştiricilikte yüksek verimsizlik oluşturmaktadır.Zapobiega to nadmiernemu tworzeniu mleczanu w warunkach beztlenowych.
Bu mod, VPN (Virtual Private Network) oluşturmak için kullanılmaktadır.Protokoły tej grupy mogą być wykorzystywane do tworzenia Wirtualnej Sieci Prywatnej (ang. VPN).
App Store'da Hediye Kartları oluşturmak.Aplikacja Dzik Challenge w App Store.
Dolayısıyla ışık yılıyla ölçülen kozmik uzaklıklar yolculuklarına bir engel oluşturmaz.Ze względów bezpieczeństwa nie bierze kosmitów ze sobą.
Protestolar Yeşillerin faaliyetlerinin en önemli kısmını oluşturmaktadır.Stanowi ona najważniejszą część działań ekologów.
Sutra’nın içeriğini Çin, Japon ve Tibet Budizm’i oluşturmaktadır.Sutra ta rozpowszechniła się w buddyjskich tradycjach Chin, Tybetu i Japonii.
Ülkede en büyük etnik grubu Kikuyular oluşturmaktadır.Największą grupę etniczną stanowią Kreole.
Sürekli yeni Albümleri oluşturmak için bir düğme.Recenzja albumu Forever Alone.
Nüfusun yarısını Rize kökenli Hemşinliler, ve diğer yarısını ise yerli Kıpçak Türkleri oluşturmaktadır.Połowę składu osobowego jednostki stanowili Szwajcarzy, zaś drugą połowę – Korsykańczycy.
İki organizasyonun yetkilileri tek bir organizasyon oluşturmak için bir araya geldi.Reprezentanci poszczególnych klubów postanowili wówczas powołać wspólną organizację.
Böylelikle bir kamuoyu oluşturmaya çalıştı.Dlatego też postanowił zbudować dla nich wspólnotę.
Kültürü oluşturmada insanın temel ihtiyaçlarının rolü göz önünde bulundurulmalıdır.Pamiętajmy, że kultura decyduje o dużej części naszych potrzeb.
Bugün, Getto hala şehirdeki Yahudi yaşamının merkezini oluşturmaktadır.Synagoga obecnie jest centrum żydowskiej gminy w mieście.
Anahtar oluşturma iki aşamadan oluşur.Przygotowanie papieru solnego składa się z dwóch etapów.
Ayrıca resmi hukuk sistemi oluşturmaktan da çok uzaktı.Jest to konstrukcja szersza niż konstrukcja stosunku prawnego.
1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı.Ówcześnie przez port transportowano 26% światowej ropy naftowej.
Kullanıcılara Web için dinamik belgeler oluşturmasına izin verildi.Administratorzy otrzymali narzędzia do sieciowej instalacji pakietu.
Bu tip etik hükümleri oluşturmak her türlü normdan önceliklidir.Zdaniem Kanta wszelkie normy moralne można wywieść z imperatywu kategorycznego.
Metropoliten São Paulo ve São Paulo mikrobölgesinin güneyini oluşturmaktadır.Znajduje się w mezoregionie São Paulo i mikroregionie São Paulo.
Bu toplam çekimlerin sadece %3'ünü oluşturmaktadır.Pozostałe gatunki zajmują łącznie tylko 2%.
2005 yılında SAGEM ve Snecma Safran SA'nı oluşturmak üzere birleştiler.Ważną datą w historii firmy jest rok 2005 kiedy to Sagem wraz z firmą Snecma połączyły się tworząc SAFRAN.
Halkın 40% Özbekler oluşturmaktadır.40% krajowych potrzeb.
Bir Dünya Mirası alanının bir parçasını oluşturmaktadır.Odziedziczyła po nim dobra ziemskie.
Hawking, hastalığıyla gizemli bir kişilik oluşturmaktadır.Dr Lockhart daje kobiecie fałszywą nadzieję.
Bu grup Kraliyet Derneği’nin çekirdeğini oluşturmaya devam ediyordu.Postanowił nadal nosić sygnet rodziny królewskiej.
Bunlardan ikisi nükleofilik bir hidroksit iyonunu oluşturmaya yarar.Najprawdopodobniej spełniają one kryterium równowagi hydrostatycznej.
Bu yollar, bölgenin ana ticaret hatlarını oluşturmaktadır.To one nakreśliły główne kierunki działań ruchu związkowego.
Yan sofaları revaklı kat oluşturmaktadır.Pozostałe mogiły ułożone są rzędami.
Kütle çekimi atraksiyonu galaksileri birbirine doğru grup kümeleri oluşturmak için çeker.Problem jego modelu polega na tym, że wszystkie masy wzajemnie przyciągają się grawitacyjnie.
1983'te Amerikan Ulusal Standartlar Enstitüsü (ANSI) bir C standardı oluşturmak için bir kurul oluşturdu.American National Standards Institute (ANSI) stworzył w 1984 roku normę ANSI Z80.4.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.Chiya-î Bêtirxên (kurdiska: چياى بێترخێن, arabiska: Chiyā-i Bētirkhēn, جبل بيترحين) är ett berg i Irak.

İlgili Sayfalar