oluşturma ile cümle

oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Küresel iklim değişikliği, insan sağlığını koruma konusundaki çabalara engel oluşturmaktadır.Верит в изменение климата из-за человеческой деятельности.
App Store'da Hediye Kartları oluşturmak.Появилась возможность писать комментарии в App Store.
Ancak zehir iletim mekanizmaları fazla gelişmemiş olduğundan insanlar için fazlaca tehlike oluşturmazlar.Однако их яд, насколько известно, не опасен для людей.
Yağlar gibi kullanılan fırçalar da farklı efektler oluşturmak için çeşitli liflerden yapılıyor.Кисти сделаны из различных волокон для создания различных эффектов.
Hücreleşmez, düzensiz ve boşluklu yapı oluşturmaz.Не образуют спор и капсул, неподвижны.
Ayrıca Ren Nehri, Almanya ile sınır oluşturmaktadır.Вдоль границы с Германией протекает река Рейн.
Bunun yerine dışarıda durup olayları izleyen bir insan kalabalığı oluşturmaya başladılar.И снаружи собралась толпа людей, следящих за происходящим.
Lenin'in tutuklanması ve verdiği kurtuluş mücadelesi filmin ana konusunu oluşturmaktadır.Борьба за освобождение Ленина из-под ареста является одной из сюжетных линий этого фильма.
Zamir ekleri yükleme eklenince nesne, isime eklenince iyelik oluşturmaktaydı.Напротив же, если ему нравилось чьё суждение, он оживлялся и с восторгом восклицал: — Прекрасно, превосходно!
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.Он так и не смог полностью восстановиться.
Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı.Создание «Преступления и наказания» началось в августе 1865 года за границей.
Avrupa’nın toplam tüketimi ise genel toplamın %22’sini oluşturmaktadır.Все остальные разделяют оставшиеся 20 %».
Panoramik görüntüler oluşturmanızı sağlar.Мастер по созданию образов.
Bu nüfusun yaklaşık %50'sini Tatarlar oluşturmaktadır.Чуть более половины населения составляют татары.
Osmanlı döneminde köyün nüfusunu Bulgarlar oluşturmaktaydı.Через 8 лет её город вошёл в состав болгарского государства.
1926'ya kadar ise şehir nüfusunun üçte birini Yahudiler oluşturmaktaydı.До Второй мировой войны около трети населения составляли евреи.
1940-1941 de atom bombasını oluşturmayı tamamladı.В 1941—1942 годах работал над созданием американской атомной бомбы.
Dünyada toplam motorlu taşıt üretiminin yaklaşık % 70 ini otomobil üretimi oluşturmaktadır.Около четверти всех парниковых газов образуется из-за сельскохозяйственной деятельности.
Hindistan’da Budizm’i benimseyen insanlar % 1’den az bir oranı oluşturmaktadır.Книги ИД Мещерякова составляют там меньше 1 % книг».
Ekonominin temelini tarım oluşturmaktadır.Основой экономики остаётся фермерство.
Bu iki bileşenin, gelecekte tek bir gökada oluşturmak üzere birleşecekleri düşünülmektedir.Для двух других, однако, это означает, что они найдут любовь в будущем.
Nüfusun büyük çoğunluğunu Doğu Karadeniz göçmenleri oluşturmaktadır.Подавляющее большинство из них имеет восточное происхождение.
Bu iki alan sadece sanayi üretiminin toplam brüt değerinin yaklaşık yüzde 20-30'unu oluşturmaktadır.Чехи контролировали лишь от 20 до 30 % всей промышленности.
Dolayısıyla 1930'lu yıllar, Keynesçiliğin şekillendiği en önemli dönemeci oluşturmaktadır.1930-е годы в целом считаются периодом Великой депрессии.
Ülkedeki iş gücünün üçte ikisini yabancı uyruklular oluşturmaktadır.В обеих компаниях более половины работников — иностранцы.
Devlet bir fon oluşturmakla beraber bütün icraatları sivil toplum örgütleri yürütmektedir.Так, из совокупности единичных представлений индивидов все общество формирует социальную лестницу.
Bölge Almanya-Avusturya sınırının küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.Несколько раз пересекает чешско-австрийскую границу.
Bir sınıfa örnek vermek bazen sınıfa örnek oluşturma anlamına gelir.Иногда это служит единственным объяснением классу.
Yoksa bir kullanıcıdan parola oluşturması istenir.Нет смысла заставлять пользователя рисовать картинки.
Bunların %50.5'ini kadınlar oluşturmaktadır.50,5 % населения составляли женщины.
Kamunun bilgi sahibi olduğu bir demokrasi oluşturmak amacıyla, kitlelerin eğitilmesini savunuyordu.Он понимал, что новой Церкви необходимы образованные люди.
Bu durum oldukça sıkı üç boyutlu bir yapı oluşturmaktadır.Он представляет собой крупное трёхэтажное массивное строение.
Hristiyan Araplar, İsrail’deki en çok eğimli kesimi oluşturmaktadır.Католики представляют крупнейшее направление христианства в Израиле.
Her birey kendisine dair olumlu bir benlik imajı oluşturmaya çalışmaktadır.Поэтому все стараются поддерживать с ним видимость хороших отношений.
Bu arada eski düzeni yeniden oluşturmaya çalışır.Последний предполагался заново оформить архитектурно.
2002 yılı itibarıyla, bu Yahudiler ile soylarından gelenler, İsrail nüfusunun yüzde 40'ını oluşturmaktadır.К 2002 году выходцы из арабских стран и их потомки составляли 41 % населения Израиля.
Bu zamanlarda, eserlerinin büyük kısmını manzaralar oluşturmaya başladı.В это время он и создает большинство своих изобретений.
Bu proje aynı zamanda Türk yapımı tank ALTAY'ın alt yapısını oluşturmaktadır.Украина будет поставлять Турции двигатели для танка Altay?
Bu nedenle, kullanıcının kendi kurtarma disklerini oluşturması gerekir.Создание пользователем собственных вариантов загрузочного диска.
Daha 20. yüzyıla kadar “pantomimler” sirklerin ana programlarını oluşturmaktaydı.В 1920-х годах здесь размещались «Высшие драматические курсы».
Afrikalı köleler 20. yüzyıla kadar nüfusun çoğunluğunu oluşturmaktaydılar.До 1930-х годов афроамериканское население составляло большинство населения региона.
Bir kredi kartı belirtmeden de bir Apple kimliği oluşturmak mümkündür.من الممكن إنشاء Apple ID دون تحديد بطاقة ائتمان.
1999'da dünya üzerinde petrol kullanımının %41'ini ulaşım oluşturmaktaydı.ويشكل النقل 41% من استخدام النفط في العالم عام 1999.
Bir DMZ oluşturmak için iki güvenlik duvarı kullanmak çok daha güvenli bir yaklaşımdır.نهج أكثر أمنا هو استخدام اثنين من الجدران النارية لإنشاء DMZ.
Bunlar dış ticarete yönelik bir ekonominin kaynak tabanını oluşturmaktadır.هذه تشكل قاعدة موارد الاقتصاد الموجه نحو التجارة الخارجية.
Bu olurken, manşet negatif bir basınç boşluğu oluşturmak için şişedeki havayı boşaltır.وفي هذه الأثناء، يقوم العامل بإفراغ الهواء من الزجاجة لتشكيل فراغ من الضغط السلبي.
İsveç'in mühendislik işleri, üretim ve ihracatın %50'sini oluşturmaktadır.يمثل قطاع الهندسة في السويد 50 ٪ من الإنتاج والصادرات.
Bilim ve piyasa, sanatçı ve tasarımcılara her zaman yeni araç ve platformlar oluşturmakta.سيقدم العلم والسوق دائمًا أدوات ومنصات جديدة للفنانين والمصممين.
Çoğu biçimci yaklaşım düzenli ifadeleri oluşturmak için takip eden işlemleri sağlar.معظم الشكليات توفر العمليات التالية لبناء تعبيرات المنطقية.
Bu kanunlar, gerçek durumların matematiksel modellerini yapmak için temel oluşturmaktadır.وهذه القوانين تكون على هذا النحو كأساس لصنع النماذج الرياضية لحالات حقيقية.
Özellikle ikinci açıklamaya göre, cumhuriyet ve modernleşme karşıtları partinin tabanını oluşturmaktaydı.وفقا للتصريح الثاني بصفة خاصة كان المعارضين للجمهورية والحداثة يشكلون قاعدة الحزب.
İnsan sağlığı için büyük tehlike oluşturmaktadırlar.نتائج خطيرة على صحة الإنسان.
Bunlardan bazıları federal karayolu sistemini oluşturmaktadır.وبعض هذه تشكل نظام الطرق الفيدرالية الروسية السريعة.
1974 yılında bu grup, Kürt hakları adına bir hareket oluşturma kararı almışlardır.قررت المجموعة في عام 1974 بدء حملة من أجل حقوق الأكراد.
Ermeni nüfus ise burada önemli bir azınlığı oluşturmaktaydı.وشكّل السكان الأرمن أقلية كبيرة في هذه المنطقة.
1993 yılında McNeil medikal ürünler Ortho-McNeil İlaç oluşturmak için Ortho İlaç ile birleşti.في عام 1993، اندمجت مع أورثو للأدوية لتأسيس شركة أورثو-ماكنيل للأدوية.
Fince ve İsveççe Helsinki'nin resmi dillerini oluşturmaktadır.الفنلندية والسويدية هما اللغتان الرسميتان لبلدية هلسنكي.
Hristiyanlar 1950 yılında nüfusun %30'unu oluşturmaktalardı.كان المسيحيين يشكلون 30% من سكان الأردن في عام 1950.
Zefiro 23 motoru, Vega roketinin ikinci aşamasını oluşturmaktadır.يشكل زيفيرو 23 المرحلة الثانية من الصاروخ فيكا.
Dong, katıldığı 1 Ekim töreninin görsel betimlemisini oluşturmak için görevlendirdi.كان دونج مكلفا بانشاء صورة مرئية للاحتفال الذي حضره في الأول من أكتوبر .

İlgili Sayfalar