oluşturma ile cümle
oluşturma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Grubun kadrosunu Wyclef Jean, Lauryn Hill ve Pras Michel oluşturmaktaydı.I Fugees sono stati un trio hip hop statunitense composto da Wyclef Jean, Pras Michel e Lauryn Hill.
Bu bulgu, elektronların atomların bileşenleri olduğu fikri için bir kanıt oluşturmaktaydı.Tale evidenza sperimentale suggeriva che gli elettroni esistevano come componenti degli atomi.
1996 yılında konut ve binalar toplam alanın %2'lik kısmını oluşturmaktaydı.Le linee di TV e VCR rappresentavano due terzi delle enreate di quell'anno.
Etnik Taylar nüfusun yaklaşık % 75'ini oluşturmaktadır.Si stima che la popolazione europea sia circa il 75%.
Bir hikâye böylelikle, bir altmetin oluşturmaya kadir olacaktır.La creatura sarà ora in grado di formare una tribù.
Finitizm, oluşturmacı matematik ve sezgici matematiğin uç halidir.Fine o concetto della matematica è la grandezza.
Risk Yönetimi kavramı Kurumsal Yönetimin önemli bir yönünü oluşturmaktadır.Il risk pooling è un importante concetto relativo alla gestione di una catena di distribuzione.
Diğer taraftan Avrupa'ya yakınlığı büyük bir avantaj oluşturmaktadır.Gli intermezzi, soprattutto, conobbero una certa fortuna europea.
Bu sebeple şirketler,geleceğe yönelik stratejik planlarını oluşturma telaşı içinde olurlar.La società getta così le basi per progetti futuri.
Bu sayının % 26 sını yabancı turistler oluşturmaktadır.Il 70% dei turisti è costituito da stranieri.
Gıda maddeleri mağazaları zincirini oluşturmaktadır.Continua l'espansione attraverso acquisizioni di catene di negozi.
Ancak bu durum EA için pek dezavantaj oluşturmamıştır.Nonostante questo, sembra che Ami non soffra affatto della situazione.
Efkaristiya ayini ve yedi sakrament ibadetlerin temelini oluşturmaktadır.A destra si trova l'altare dedicato ai Sette Santi fondatori dell'ordine dei Servi di Maria.
Pigment oluşturmazlar.Non producono tossine.
Grapher — 2D oluşturma yeteneğine sahip yeni bir uygulamadır ve 3D Grafik olarak NuCalca benzer.Grapher - Grapher è un nuovo programma in grado di creare rappresentazioni 2D e 3D di funzioni matematiche.
Trirem tipi gemiler klasik deniz güçlerinin ana bel kemiğini oluşturmaktaydılar.Trireme Le triremi costituivano la vera "spina dorsale" delle marine classiche.
Halkın 40% Özbekler oluşturmaktadır.Il principe possiede il 40% delle azioni.
Sanayi ve yapı işkolu, Çin'in GSYİH'sının %46.8'ini oluşturmaktadır.Secondo la World Factbook della CIA nel 2012, l'industria ed edilizia compongono il 46.7% del PIL cinese.
47 km'si ise İspanya ile Portekiz arasında sınır oluşturmaktadır.Per 2 km segna il confine fra Spagna e Portogallo.
Hayvan yetiştirme işi, tarımsal üretimin ikinci önemli bileşenini oluşturmaktadır.L'allevamento costituisce la seconda più importante componente della produzione agricola.
İnceleme ve denetim sonuçlarını izlemek, değerlendirmek ve istatistikler oluşturmak.Test e controllo, studio e raccolta dei risultati e dei riscontri.
Albüm edebiyat ile müziğin ilişkisine örnek oluşturmaktadır.Qual è il rapporto tra testo e musica?
Bugün de Mali nüfusunun yaklaşık %40'ını Bambaralar oluşturmaktadır.Oggi sono circa il 40% della popolazione cipriota.
Bu farklar ve benzerlikler, birleştirici bir fikir oluşturmada kullanılırlar.In lui, essere e pensiero formano così un unicum.
Diğer bir önlem de Çanakkale Boğazı'nda bir ağ engeli oluşturmaktı.Tuttavia, subito un altro anello volò sul dito dei suoi resti scheletrici.
Nüfusun yaklaşık olarak %51,5'ini kadınlar oluşturmaktadır.La popolazione femminile rappresenta il 51,5% del totale.
HTML) web sayfalarını oluşturmak için kullanılan standart metin işaretleme dilidir.Un esempio di interoperabilità è il linguaggio html usato per le pagine web.
Kayda değer analjezik özellikleri bulunmayan noskapin bağımlılık oluşturmaz.Pregevole la scaletta che non disdegna citazioni.
Grip(influenza) vakaların %5-15’ini oluşturmaktadır.La malattia è letale nel 5-15% dei casi.
Bu Savunma Bakanlığı için dünya çapında topografik haritalar oluşturmaktan sorumludur.Sullo sfondo sono presenti mappe topografiche della città.
Bu yüzden hastalığın tanısında genetik testler güvenilir bir seçenek oluşturmaz.I test genetici rappresentano pertanto un’opzione poco affidabile per la diagnosi di questa patologia.
Bir site oluşturmak, çok fazla para gerektirmez.Создать сайт не стоит больших денег.
Fakat önünde bir engel bulunmaktadır. Bu engeli sahada Samanlı Dağları oluşturmaktadır.В горах их застал ливень, и они укрылись от непогоды в одной из пещер.
Esence Dağları (Keşiş), ilin en yüksek noktasını (3.549 m) oluşturmaktadır.Терате (Терате) «Терате» — склон горы на ю.
Bu damarlar bazen birbirleriyle kesişmekte, ancak hiçbir zaman düzgün bir ağ oluşturmamaktadırlar.Они, сложенные из разных сказок, вместе, иногда не соответствуют друг другу, не сливаются в единый образ.
Kömür ve ham petrol birlikte Hindistan'ın birincil enerji tüketiminin %85'ini oluşturmaktadır.Уголь и нефть совместно составляют 85% потребления энергии в Индии.
Kuaför — saç kullanarak bir kişinin stili oluşturma konusunda uzman.Парикмахер — специалист в области создания стиля человека с помощью причёски.
Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.Выражения, имеющие целью критику, не составляют преступления.
Ancak bugün nüfusun çoğunluğunu Müslümanlar oluşturmaktadır.К исходу дня большая часть города была в руках наступающих.
Kullanıcılara Web için dinamik belgeler oluşturmasına izin verildi.Пользователи могли создавать динамические документы веб-страниц.
Vakfın hedefi dünya futbolu ile ilgili ayrıntılı bir arşiv oluşturmaktır.Цель фонда — создание исчерпывающего архива информации, связанной с футболом, со всего мира.
Yeni Zelanda'nın yerli halkı Maoriler ise nüfusun %14,9'unu oluşturmaktadır.Представители коренного народа, маори, составляют около 14,9 % населения.
Kolombiya'nın başlıca ihracat ürünü petrol olup ihracatın %45'ini oluşturmaktadır.Нефть является главным экспортируемым товаром Колумбии и составляет 45% от общего объема экспорта.
Köy halkını tamamen Türk ve müslümanlar oluşturmaktadır.Город стал практически полностью мусульманским и турецким.
Müslümanlar İsrail'in en büyük dini azınlığını oluşturmaktadır.Мусульмане являются наиболее многочисленным религиозным меньшинством в Израиле.
Balıkçı ağları tür için ciddi tehdit oluşturmaktadır.Существенной угрозой для них являются рыболовные сети.
Google'ın gelirlerinin yaklaşık %90'nını reklam hizmeti oluşturmaktadır.90 % доходов издания поступает за счёт рекламы.
Ayrıca, kâfirler ile cihâda girmeyi de lüzümsuz olarak addeden bir topluluk oluşturmaktaydılar.Некоторые богословы «правоверных» суфии даже обвиняли его в неверии (куфр).
Tip 1 diabetes mellitus, dünyadaki tüm diyabet vakalarının yaklaşık % 5-10'unu oluşturmaktadır.Распространённость сахарного диабета 1-го типа в популяции достигает 10—15 % всех случаев сахарного диабета.
Hristiyan Araplar, Arap vatandaşların %9’unu oluşturmaktadırlar.Арабы-христиане составляют примерно 9 % от арабского населения Израиля.
Mikroorganizmalar deniz kütlesinin %90'ını oluşturmaktadırlar.Микроорганизмы составляют более 90 % биомассы в море.
Hayvancılıkta önemli bir gelir oluşturmaktadır.Появились значительные прибыли от животноводства.
2005 yılında Snecma SAFRAN'ı oluşturmak üzere SAGEM ile birleşti.В 2005 году объединилась с компанией Snecma, образовав холдинг SAFRAN.
Bu denemenin amacı, Mycoplasma laboratorium adı verilen yeni bir sentetik organizma oluşturmaktı.Полученный микроорганизм был назван Mycoplasma laboratorium.
KKP sistemi oluşturmak çok pahalı olabilir.Строить узлы на оборудовании ICOM довольно дорого.
"Hala tam olarak bilinmemekle birlikte mikrodalga fırınlar peryton reseptörlerini oluşturmakla suçlanamazlar."«Пока до конца не ясно, следует ли винить микроволновку в возникновении перитонов».
İdeal bir kütle çekim teorisi oluşturmak için farklı teşebbüsler olmuştur.Существуют сотни попыток создания идеальной теории гравитации.
Halkın 40% Özbekler oluşturmaktadır.47 % выразили согласие.
Takım oluşturma: Katılımcıları düşünmeye teşvik ederek fikirlerin paylaşılması ve tartışılması.Обмен идеями: координатор предлагает участникам поделиться идеями, которые они придумали.
2002 verilerine göre nüfusun %93'ünü Ruslar oluşturmaktadır.Согласно результатам переписи 2002 года, в национальной структуре населения русские составляли 93 %.