oluşması ile cümle

oluşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Điều này đưa đến một chương trình, mà chúng tôi gọi là TACARE.
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Ésto llevó a un programa, que nosotros llamamos Take Care ("Hacerse cargo")
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Ez vezetett a "TACARE" (Vigyázz Rá) programhoz.
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Hieruit ontstond het 'TACARE-programma' [Take Care].
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Isto levou a um programa, que chamamos TACARE.
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.그래서 시작한 것이 TACARE 입니다.
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Tak powstał program o nazwie Take Care (Pod Opieką)
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Έτσι οδηγηθήκαμε σε αυτό το πρόγραμμα που ονομάζουμε Πρόληψη.
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Все це привело нас до створення програми, яку ми назвали "Подбай".
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Все это привело нас к созданию программы, которую мы назвали "Позаботься".
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.Това доведе до програма, която нарекохме " Погрижи се".
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.דבר זה הוביל לתוכנית, שאנו מכנים TACARE.
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.هذا أدى إلى برنامج، والذي نطلق عليه العناية (Take Care).
Bu da Take Care (Koruyun) isimli programın oluşmasına yol açtı.国立公園周辺に暮らす人々のために 生活環境の向上を目指す 総合的なプログラムです
Bu durum da genetik farklılaşmayı sağlayan koşulların oluşmasını sağlamıştır.결과적으로 높은 수준의 유전적 다양성에 대한 발판을 마련하게 되었는데,
Bu durum da genetik farklılaşmayı sağlayan koşulların oluşmasını sağlamıştır.וכך הם גורמים לרב גוניות הגנטית,
Bu durumda girisim oruntusunun olusmasi imkansiz .Así pues, decidieron disparar electrones uno por uno para que no pudieran interferir unos con otros.
Bu durumda girisim oruntusunun olusmasi imkansiz .Δεν υπάρχει περίπτωση να αλληλεπιδρούν το ένα με το άλλο.
Bu durumda girisim oruntusunun olusmasi imkansiz .По този начин нямало как да се ударят един в друг.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Asta înseamnă un spectacol de lumini de-a dreptul spectaculos.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Das sorgt für einige sehr spektakuläre Lichtshows.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Dat staat garant voor behoorlijk spectaculaire lichtshows.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Dette sørger for nogle temmelig spektakulære lysshows.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Esto para algunos sería un show de luces espectacular.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Et cela crée des spectacles de lumières vraiment spectaculaires.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Ini bisa dijadikan pertunjukan cahaya yang indah.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.이것은 꽤 장관인 불빛 쇼를 만들어 내죠.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Questo crea degli spettacolari effetti luminosi.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.To tworzy naprawdę wyjątkowe świetlne widowiska.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Vďaka tomu vznikajú úžasné svetelné predstavenia.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Това допринася за някои доста зрелищни светлинни шоута.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.Это помогает им создавать достаточно зрелищные световые шоу.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.וזה נותן כמה תצוגות תאורה די מרהיבות.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.هذا ينتج بعض عروض الضوء الجميلة المذهلة.
Bu durum, epey etkileyici ışık gösterileri oluşmasına neden olur.それでは 潜水艇から撮影した
Bu durum şu yargıya varma güvenini veriyor: "Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."Asta ne permite să afirmăm că acea parte a creierului e implicată în medierea acelei funcţii.
Bu durum şu yargıya varma güvenini veriyor: "Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."Dat geeft voldoende zekerheid om vast te stellen dat dat deel van het brein betrokken is bij die functie.
Bu durum şu yargıya varma güvenini veriyor: "Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."Ez némi bizonyosságot ad, hogy kijelentsük, az agy azon része valahogy részt vesz a funkció megvalósításában.
Bu durum şu yargıya varma güvenini veriyor: "Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."Pozwala nam to stwierdzić, że dany obszar uczestniczy w działaniu tej funkcji.
Bu durum şu yargıya varma güvenini veriyor: "Beynin bu bölgesi şu işlevin oluşmasında etkilidir."Siksi voi melko varmasti väittää, että kyseinen alue jollain tavoin välittää tuota toimintoa.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.C'est la base pour développer une forme d'innovation sociale qui a un réel potentiel.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Det är grunden för att odla fram en ny form av social inovation som har stor potential.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Dit kweekt sociale innovatie met werkelijk potentieel.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Đó là một dạng cơ bản của sự phát triển của một cải tiến mang tính xã hội thực sự có tiềm năng.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.E' la base della crescita di una forma d'innovazione sociale che ha un potenziale reale.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Es ist die Grundlage, um eine Form von sozialer Innovation aufzubauen, die echtes Potential hat.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Es la base para el desarrollo de una forma de innovación social de gran potencial.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Je to začátek nové podoby sociální inovace, která má skutečný potenciál.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.실질적인 잠재성이 있는 사회적 혁신의 형태를 만드는 기반이었던 것이죠.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Oparta jest na rosnących innowacjach społecznych, które mają prawdziwe możliwości.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Reprezintă baza dezvoltării unei forme de inovație socială cu un potențial real.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Είναι η βάση για την ανάπτυξη ενός είδους κοινωνικής καινοτομίας με πολλές προοπτικές.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Това е основата за изграждане на форма за социални иновации, която има реален потенциал.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.Это основа роста социальной инновации, имеющей настоящий потенциал.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.טוב, אולי לכמה מכם זה מובן מאליו. לא לי. זהו הבסיס של פיתוח צורת יזמות חברתית
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.هو أساس لشكل ينمو من أشكال الابتكار الاجتماعية ذا إمكانات حقيقية.
Bu,gerçek potansiyele sahip... ...bir sosyal değişikliğin oluşmasının temeli.育てるとはそういうことなのです 彼女は 一見雇用に適さない人を雇って
Bu mantıklıdır, çünkü hücrelerin bu şekilde ölçekli oluşması gibi bir durum söz konusudur. -A to dává smysl, protože to je způsob, jakým se vytváří buňky.
Bu mantıklıdır, çünkü hücrelerin bu şekilde ölçekli oluşması gibi bir durum söz konusudur. - -Keď si zoberiete, že bunky sa vytvárajú tak, že sú vlastne rovnaké,
Bu mantıklıdır, çünkü hücrelerin bu şekilde ölçekli oluşması gibi bir durum söz konusudur. -세포는 자신을 구성하고

İlgili Sayfalar