oluşması ile cümle
oluşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu mantıklıdır, çünkü hücrelerin bu şekilde ölçekli oluşması gibi bir durum söz konusudur. -細胞は自分自身を構築する必要があります。 同じように理にかなっています。
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.A la place, ça a permis des regroupements par intérêt.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Ehelyett érdeklődési csoportokat segített létrehozni.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Em vez disso, permitiu criar silos de interesse.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.En lugar de ello, ha permitido que se creen focos de interés.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.În schimb, a permis formarea bisericuţelor.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Invece, sta creando "centri di interesse".
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.실제로는 다양한 관심사의 저장고들을 만들어 냈습니다.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Maar het heeft ons belangstellingssilo's gegund.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Men istället skapade det silos av intressen.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Místo toho však umožnil lidem se stejnými zájmy se dát dohromady .
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Namiesto toho však umožnil vytvoriť haldy záujmov.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Namun, Internet memunculkan lumbung-lumbung kepentingan.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Stattdessen ermöglicht es die Vernetzung von Menschen mit gleichen Interessen.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Tak naprawdę zaoferował ogromne pokłady zainteresowań.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Thay vào đó nó nhận được vô số những sở thích, những mối quan tâm.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Αντίθετα, επέτρεψε περίσσια ενδιαφέροντος.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.А вместо этого появились ячейки по интересам.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.Натомість, він дозволив з'явитись бункерам інтересів.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.אז יש לכם את הגברות עם הכובעים האדומים כאן.
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.ولكن الانترنت على العكس شكل علاقة من المصالح المشتركة
Bunun yerine benzer ilgi gruplarının oluşmasına imkan tanıdı.例えば「赤い帽子の女性」の団体があります
Burada aşağıya doğru basıncın oluşmasını sağlayan nedir?A co vytváří tento tlak směrem dolů?
- Burada aşağıya doğru basıncın oluşmasını sağlayan nedir?O que está criando a pressão para baixo lá?
Burada aşağıya doğru basıncın oluşmasını sağlayan nedir?Кое създава налягането тук долу?
Burada aşağıya doğru basıncın oluşmasını sağlayan nedir?מה מקור הלחץ כאן, כלפי מטה?
Bu rengin oluşması için biraz kırmızı ve mavi gerekir.Licht von beiden Enden des Regenbogens, welches unser Gehirn als eine Farbe wahrnimmt.
Bu rengin oluşması için biraz kırmızı ve mavi gerekir..שהמוח שלנו רואה כצבע אחד
Bu rengin oluşması için biraz kırmızı ve mavi gerekir.في قوس قزح والذي يراه دماغنا كلون واحد
Bu rengin oluşması için biraz kırmızı ve mavi gerekir.虹を丸めて、色の輪を作ってみると....
Bu ürününün fiyatının önümüzdeki dönemde nerede oluşmasını bekliyoruz?미래에 예상되는 가격... (예상 가격)
Bu ürününün fiyatının önümüzdeki dönemde nerede oluşmasını bekliyoruz?Očekávané budoucí ceny, cenová očekávání.
Bu ürününün fiyatının önümüzdeki dönemde nerede oluşmasını bekliyoruz?Oczekiwana przyszła cena.
Bu ürününün fiyatının önümüzdeki dönemde nerede oluşmasını bekliyoruz?Значи, очакваните цени вбъдеще -- ценовите очаквания.
Bu ürününün fiyatının önümüzdeki dönemde nerede oluşmasını bekliyoruz?Итак, ожидаемые будущие цены -- ценовые ожидания.
Bu ürününün fiyatının önümüzdeki dönemde nerede oluşmasını bekliyoruz?Отже, очікувані майбутні ціни -- очікування ціни.
Çocuklarımızın çarpık dişlerinin oluşmasına sebep olan küçük çene ve küçük beyinle doğmasının nedeni budur.זו הסיבה שילדינו נולדים עם לסתות קטנות מדי, מה שגורם לשיניים עקומות ומוחות קטנים יותר.
Çocuklarımızın çarpık dişlerinin oluşmasına sebep olan küçük çene ve küçük beyinle doğmasının nedeni budur.小さな顎で生まれることや 小さな脳で生まれることの 理由がそこにあります あなたが年を取って
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.Het is schromelijk vereenvoudigd, maar laat me zeggen dat dit het gen is voor insuline.
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.Pozor, ne všechny geny tvoří proteiny, ale všechny proteiny jsou tvořeny geny!
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.Pozrieme sa na niektoré proteínové štruktúry vo veľmi blízkej budúcnosti, len aby vám predstavu o tom, čo.
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.Så låt oss säga de 150 baspar som kodas för insulin, dessa utgör en gen.
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.Wir schauen uns bald eine Proteinstruktur genauer an, nur um euch einen Eindruck zu verschaffen.
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.נלמד על מבנה של חלבונים בהמשך
Çok yakın bir zamanda protein yapılarını inceleyeceğiz, şu an sadece bir fikrinizin oluşmasını istiyorum.後のビデオで、タンパク質の構造について話しますが、
Dalga boyunu ilk etkiden sonra bir tam dalga oluşması için gerekli uzaklık olarak görebilirizMůžete ji definovat jako to, jak daleko se dostal impuls poté, co dokončili přesně jeden cyklus.
Dalga boyunu ilk etkiden sonra bir tam dalga oluşması için gerekli uzaklık olarak görebilirizאפשר להגדיר אורך גל כמרחק אליו הגיע הפולס
Dalga boyunu ilk etkiden sonra bir tam dalga oluşması için gerekli uzaklık olarak görebilirizبإمكانك تعريف الطول الموجي بأنه المسافة التي قطعها النبض الابتدائي
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Ces petites mutations dans l'ADN qui s'étendent sur des milliers de générations crées de nouveaux espèces.
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Estas pequeñas mutaciones en el ADN durante miles de generaciones crean nuevas especies.
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Te drobne mutacje w DNA stworzyły na przestrzeni tysiącleci nowe gatunki.
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Tuhansien sukupolvien aikana nämä pienet DNA:n mutaatiot luovat uusia
DNA üzerindeki bu küçük mutasyonlar binlerce nesilden sonra yeni türler oluşmasını sağlar.Αυτές οι μικρές μεταλλάξεις του DNA, μετά από χιλιάδες γεινιές δημιουργούν νέα είδη.
Dolayısıyla, müdahale tasarlama ve değerlendirme sürecinde olumsuz etki oluşması riski iyi düşünülmelidir.Preto by sa pri navrhovaní a hodnotení intervencií mali dôkladne zvážiť riziká negatívnych účinkov.
Dolayısıyla, müdahale tasarlama ve değerlendirme sürecinde olumsuz etki oluşması riski iyi düşünülmelidir.Stąd przy projektowaniu i ocenianiu działań należy starannie rozważyć ryzyko
Dolayısıyla, müdahale tasarlama ve değerlendirme sürecinde olumsuz etki oluşması riski iyi düşünülmelidir.V některých zemích může být zapojen rovněž soukromý sektor, hlavně do ústavního léčení.
Dört saat boyunca bize mühendisler ve tasarımcılar arasında oluşması gereken jargondan bahsedildi.우린 용어에 대해서만 네 시간 발표를 들었습니다 엔지니어와 디자이너 간에 형성되어야 할 용어에 대해서 말입니다.
Dört saat boyunca bize mühendisler ve tasarımcılar arasında oluşması gereken jargondan bahsedildi.Négy órán keresztül magyarázták a szókincset ami a mérnökök és a tervezők közt kell hogy legyen.
Dört saat boyunca bize mühendisler ve tasarımcılar arasında oluşması gereken jargondan bahsedildi.Passammo quattro ore a sentir parlare di vocabolario che doveva essere creato tra gli ingegneri e i designer.
Dört saat boyunca bize mühendisler ve tasarımcılar arasında oluşması gereken jargondan bahsedildi.Strávili sme štyri hodiny prednáškou o slovníku, ktorý musí byť vytvorený medzi dizajnérmi a inžiniermi.