oluşması ile cümle

oluşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu nedenler özellikle bu tür ülkelerde hızla büyüyen çok sayıda yeni şehrin oluşmasına sebep olur.像其他许多发展中国家快速增长的大城市一样。
10. Muhalefet oluşmasına rağmen İsrailoğulları bir araya gelip yabancı karı ve çocuklarının uzaklara gönderir.審配因許攸家人犯罪,拘禁其妻子兒女。
SBIRS Low programının aslında alçak dünya yörüngesinde yaklaşık 24 uydudan oluşması bekleniyordu.SBIRS Low 프로그램은 24개의 지구저궤도(LEO) 위성으로 구성될 것이었다.
Bu yeni hücre oluşumu yetişkin doğumlu granül hücreleri (GH) oluşmasında yardımcı olur.이러한 신경생성은 adult-born granules cell(GC)의 생성에 기여한다.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.BBC는 파일럿을 방영하지 않기로 결정했으며, 대신 90분짜리로 3화를 전부 다시 찍으라는 요청을 내렸다.
Bu gözlemlerine dayanarak genlerin protein değil DNA'dan oluşması gerektiğini savundular.여기서 다른 과학자들이 유전자가 단백질이 아니라 DNA로 이루어져 있다는 것을 확실히 하였다.
Bu tanışıklıklar onun fikir hayatının oluşmasında etkili oldu.이 발견은 그 사람들의 믿음과 관계가 있었다.
Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.해외 화교도 신해혁명에서 중요한 역할을 하였다.
Bu sayı sistemine "16 tabanlı sayı sistemi" denilmesinin nedeni, 16 tane sembolden oluşmasıdır.이러한 게임의 대부분은 또한 "자살 배터리" 으로 관련된 세가의 시스템은 16 하드웨어입니다.
Biraz bulanık olan görüntünün oluşması için 8 saat beklemek gerekiyordu.연탄을 대기중에 노출하여 연소시킬 경우 완전히 연소되는 시간은 약 8시간 정도이다.
Biraz bulanık olan görüntünün oluşması için 8 saat beklemek gerekiyordu.הוא נזקק לחשיפה של שמונה שעות להשגת התמונה.
İlk başta 9 bölümden oluşması planlanırken, Amerika Yazarlar Birliği grevinden dolayı 7 bölüme düşürülmüştür.עונתה הראשונה של הסדרה הייתה אמורה לכלול 9 פרקים, אך בשל שביתת איגוד התסריטאים האמריקאי, הופקו 7 פרקים בלבד.
RNaz P, öncül tRNA'ların 5' lider bölgelerindeki dizi elemanlarını keserek olgun tRNA'ların oluşmasını sağlar.RNAse P הוא ריבוזים שאחראי על חיתוך קצה 5' של precursor-tRNA ומוביל ליצירת tRNA בוגר.
Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.לעיר היה תפקיד חשוב בזמן המהפכה התעשייתית.
Bu proje, 1974'te açılan Lesbian Herstory Archives'in oluşmasını sağladı.ב-1974 הייתה נסטל ממקימות ה-Lesbian Herstory Archives.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.קל גם להפיץ בעולם סרטים בנושאים אלה בשל ההתעניינות בנושא.
Uzun eleman için bir azaltılmış ifadede, her basit yansıma en az bir kez oluşması gerekir.הוכחה שלכל משוואה ממעלה זוגית חייב להיות לפחות גורם ריבועי אחד.
Cumhuriyetin oluşması, II. Dünya Savaşı sırasında gerçekleşmiştir.המפלגה חדלה להתקיים למעשה במהלך מלחמת העולם השנייה.
Bu ise atmosferde daha fazla su buharı oluşmasına yol açar.בעקבות זאת ישנו יותר אבק המועלה לאטמוספירה.
Bunların kişide tam olarak oluşmasının ancak ruhsal aydınlanma veya ruhsal uyanışla mümkün olduğu söylenir.כל זה אפשרי רק אם הגוף והנפש באמת נפרדים.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Обикновено са необходими повече ухапвания преди появата на инфекцията.
Apne tedavisi atakların oluşmasını azaltabilir.Лечението на апнея може да намали появата на пристъпи.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Става въпрос за това, че еволюцията на един вид води до еволюция на друг вид.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Промените във втория вид оказват на свой ред промени в първия вид.
Güneş sisteminde gezegenlerarası toz zodyak ışıklarının oluşmasına sebep olur.В Слънчевата система има известно количество космически прах, който е причина за зодиакалната светлина.
Ayrıca iki yaratığın insanoğlunun ölümüne yol açabilecek bir ırkın oluşmasına neden olabileceğini düşünür.Но там има нещо, което може да унищожи човешката раса.
Çarpışmanın sonuçlarından birisi de Himalaya dağlarının oluşmasıdır.В резултат на това се появява планинската верига на Хималаите.
Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, yani toz parçacıkları.В резултат на това в средата на котловината се е формирал огромен пясъчен масив, т.н. Черни пясъци.
Böcekler, Surtsey'e oluşmasının hemen ardından varmışlardır.Kukci su stigli na Surtsey nedugo nakon njegova formiranja.
QGIS haritaları raster veya vektör katmanlarının oluşmasına olanak verir.QGIS omogućuje stvaranje karata koje se sastoje od rasterskih ili vektorskih slojeva.
Kraterin oluşmasına neden olan göktaşının çapı en az 10 kilometre (6 mil) idi.Smatra se da je udarni asteroid, koji je stvorio krater, imao promjer najmanje 10 kilometara.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.BBC je odlučio ne prikazati pilot-epizodu zahtijevajući ponovno snimanje i tri 90-minutne epizode.
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Za nasljeđivanje oba roditelja moraju biti nosioci oštećenog gena.
Antihistaminlerin sıvı artışı veya hava yolunda spazm oluşmasında etkili olduğuna dair bir inanış yoktur.Ne vjeruje se da antihistiminici imaju učinka na nakupljanje tekućine ili na spazme dišnih puteva.
Herhangi bir zarar oluşması durumunda ise ortaklar payları oranında zarardan etkilenirler.Kad dođe do šteta koje one uzrokuju, u određenim okolnostima se stanovništvu daje naknada.
Turun 44 konserden oluşması planlanmaktadır.Nalazi se na adresi Slavićeva 44.
Bu etkenler donanma partizanların oluşmasını hızlandırdı.Mornarica se nastavila razvijati iz gerilske partizanske mornarice.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.Na taj način stvorena je zanimljiva ovisnost koju želi prikazati ovaj film.
Bu gibi siyasi çalışma ve gelişmeler Yugoslavya Krallığı’nın oluşması ile sonuçlanmıştır.To je za nove države bivše Jugoslavije skoro zajedničko iskustvo i zajednički problem.”
Yeniden doğumun oluşması, bir çiftin çiftleşmesini sembolize eder.Znak njegova rođenja bio bi komet.
Şaşılığın oluşmasında tek bir neden yoktur.Međutim, ne postoji samo jedna vrsta beskonačnosti.
Karasal gezegenler, hayatın oluşması için yaşamsal bölgenin içinde bulunmalıdır.Odbjegli planeti mogli bi biti pogodni za život
Hašek'in ilk amacı Şvayk'ın altı ciltten oluşmasıydı.Hašek je prvotno namjeravao napisati šest svezaka knjige.
Bu kurum, Avrupa’nın diğer ülkelerindeki ve ABD’ndeki benzer kurumların oluşmasında örnek oluşturmuştur.Slúžil ako vzor pre viacero podobných obytných blokov v Európe a USA.
Sayfanın oluşması bir Web istemcisinin istemiyle olur.Vykonaním požiadavky sa rozumie odoslanie webovej stránky.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.Vďaka bohu, pretože aspoň nevznikol požiar.
Hukukta bir kontratın oluşması için 5 şarta ihtiyaç vardır.Za zvalenie suda je 5 sekundová penalizácia.
Bu süreçte erimesini ve basınç artımı oluşmasını sağlar.Počas tohto deja dochádza iba ku zmene veľkosti objemu a tlaku.
Siyah-beyaz ayrımcılığı da çetenin oluşmasına yol açan faktörlerden biridir.Čierno-biele ladenie je jeden zo znakov vďaka ktorým sa dajú identifikovať.
Halkaların yapısının oluşmasının en belirgin olanı neredeyse beyaz olan disklerdir.Biela plocha na bielom podklade najviac vystihuje autorovu tvorbu.
Vakıf, açık toplumların oluşmasını sağlamak için reform politikalarını şekillendirmekte.Politická moc je zosúladená tak, aby sa zabezpečila reprezentácia jazykových komunít.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Spremembe pri drugi vrsti nato povzročijo nove adaptacije pri prvi.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Tukaj evolucija ene vrste povzroči prilagajanje druge.
Apne tedavisi atakların oluşmasını azaltabilir.Zdravljenje apneje lahko zmanjša pojavnost napadov.
Bu birçok ilginç elektrik, manyetik, optic ve mekanik özelliklerin oluşmasına yol açar.Zato imajo nekatere posebne magnetne, električne in mehanske lastnosti.
Buna rağmen Hadean döneminin iklimi yaşamın oluşması için uygun değildi.Kljub razkošju palača ni bila udobna za življenje.
Ama Che'nin Bolivya da öldürülmesi bir sempatinin oluşmasına neden oldu.Po Vita Hludovici naj bi bil Borna celo ubit.
Yarıkların oluşmasından sonra birçok şehir sular altında kalmıştır.Po potopitvi je v vodi ostalo na stotine ljudi.
Torricelli, rüzgârların oluşmasına ilk bilimsel açıklamayı getirmiştir.Evangelista Torricelli sukūrė pirmą barometrą ir paaiškino vėjo priežastį.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Tokiu būdu susiformavo klasinė visuomenė.

İlgili Sayfalar