oluşması ile cümle
oluşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Pangea'nın oluşmasında ikinci adım Gondvana ve Euramerika'nın çarpışması oldu.Pangea kialakulásának második lépése Gondwana és Euramerika összeütközése volt.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ebben az esetben az egyik faj evolúciós változása adaptációhoz vezet a másik fajnál.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ezen adaptációk aztán újból adaptációhoz vezetnek az első fajban.
Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.Fontos szerepet játszott az ipari forradalomban.
Bu bir ATP molekülünün oluşumuna eşdeğerdir, çünkü GTP kolaylıkla ADP'den ATP'nin oluşmasını sağlar.Ez egy ATP molekulának felel meg, mivel a GTP ATP-vé alakulhat.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Rendszerint a fertőzéshez sok csípésre van szükség.
Biraz bulanık olan görüntünün oluşması için 8 saat beklemek gerekiyordu.Egy kép továbbításához 8 órára volt szükség.
Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali'nin (NWOBHM) oluşmasında yer alan temel gruplardandır.A zenekar a brit heavy metal új hulláma (NWOBHM) irányzat képviselői közé tartozik.
Bu gen hastalığın oluşmasında %98 etkilidir.A negatív eredmény azonban 98 százalékos pontossággal képes kizárni a betegséget.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Tässä tapauksessa, yhden lajin evoluutio aiheuttaa adaptaatioita toisessa lajissa.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nämä jälkimmäisessä lajissa tapahtuvat muutokset taas aiheuttavat adaptaatioita ensimmäisessä lajissa.
Metronun başlangıçta tek hat ile 13 istasyondan oluşması ve 2020 yılında açılması planlanmaktadır.Metrossa tulee olemaan aluksi yksi linja ja 13 asemaa, ja sen on tarkoitus valmistua käyttöön vuonna 2020.
II. Türk yıldızlar bu sürecin başlarında I. tür yıldızların daha sonra oluşmasıyla oluştu.Populaation II tähdet muodostuvat tämän prosessin alkuvaiheessa ja populaation I tähdet myöhemmin.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Tällöin luokkayhteiskunta oli syntynyt.
Ajans, festival programlarının oluşması ve performans içeren projelere danışmanlık hizmeti de vermektedir.Se tarjoaa myös konsultaatioapua festivaalien ja konserttien ohjelmistojen suunnittelussa.
Birmingham modern sanayi cemiyeti oluşmasında öncülük etti.Tynellin johdettavaksi tuli yhtiön taidetakomo.
Bu durumun oluşması için pek çok teori ileri sürülmüştür.Υπάρχουν πολλές θεωρίες για την αντιμετώπιση αυτής της κατάστασης.
Bu birçok ilginç elektrik, manyetik, optic ve mekanik özelliklerin oluşmasına yol açar.Αυτό οδηγεί σε ενδιαφέρουσες ηλεκτρικές, μαγνητικές, οπτικές και μηχανικές ιδιότητες.
Bir başka sonuç ise gezegenlerin dönüş hareketleri yüzünden yalpalanım oluşmasıdır.Γράφημα όπου φαίνεται η ανάδρομη κίνηση ως αποτέλεσμα της κίνησης των πλανητών.
Apne tedavisi atakların oluşmasını azaltabilir.Η θεραπεία της άπνοιας μπορεί να ελαττώσει την εμφάνιση επιθέσεων.
İki veya daha fazla ayrık açık yıldız kümesinin aynı moleküler buluttan oluşması yaygındır.Είναι συνηθισμένο να σχηματίζονται δύο ή περισσότερα ξεχωριστά ανοικτά σμήνη από το ίδιο μοριακό νέφος.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.Δεν είναι εφικτό να εντοπισθεί πάντα ένα συμβάν πυροδότησης.
Yüksek Hakem Kurulunun (YHK) oluşmasında üçlü temsil sistemi esas alınmıştır.Μέσα στις διευθύνσεις ακολουθείται το τριαδικό σύστημα οργάνωσης.
Ancak bulutun oluşması için bir üçüncü şart daha vardı, yani toz parçacıkları.Yderligere kendetegn var de sorte fatninger til tågeforlygterne og en sort tagræling.
Oluşmasında mekanik irritasyonunun önemli bir yeri vardır.Der synes at skulle være et mekanisk element til stede.
Bu tren hizmeti yepyeni lüks vagonlardan oluşması planlanmaktaydı.Derfor skulle det nye tog være indrettet som et lyntog.
Amonyum tuzu oluşmasıyla.Fremstilling af aluminiumoxyd.
Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.Daggry og skumring sker meget hurtigt.
Oluşan bu iyonlar, elektrik alan oluşmasına sebep olur.Et gitter med et sådant potentiale danner et elektrisk felt.
Bu etki okyanusların yeniden oluşmasına engel olabilir.De tror, at dette kan forklare havens beroligende virkning.
Buna rağmen Hadean döneminin iklimi yaşamın oluşması için uygun değildi.Det var antatt at klimaet gjorde at det ikke var mulig å bo der.
Turun 44 konserden oluşması planlanmaktadır.Dette resulterte i etableringen av Jagdverband 44.
Bu tren hizmeti yepyeni lüks vagonlardan oluşması planlanmaktaydı.Anlegget til dette selskapet ble anlegg for nyetablerte Enebakkrutene.
Bu gen hastalığın oluşmasında %98 etkilidir.Denne svulsten er i 98% av tilfellene godartet.
İki piyasadaki birbirine doğru zıt yönlü hareket sonuçta ikisinde de aynı döviz kurunun oluşmasını sağlar.De opptrer nøyaktig to steder på samme side av en slik transformasjonsligning.
QGIS haritaları raster veya vektör katmanlarının oluşmasına olanak verir.QGIS memungkinkan peta yang akan terdiri dari lapisan raster atau vektor.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.Dia senantiasa memungkinkan terjadinya suatu permulaan baru oleh kasih karunia melalui iman kepada-Nya.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Perubahan pada spesies ke-dua kemudian menyebabkan kembali adaptasi spesies pertama.
Apne tedavisi atakların oluşmasını azaltabilir.Perawatan apnea dapat mengurangi kemunculan serangan.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Dalam hal ini, evolusi satu spesies menyebabkan adaptasi spesies ke-dua.
İskelet organizmanın kendine özgü şeklinin oluşmasını sağlar.Memungkinkan organisme bergerak bebas untuk kemandiriannya.
Tek farkı çekirdeğin enerjisinden oluşmasıdır.Sự khác biệt đến từ nguồn năng lượng.
Starburst galaksilerin bu tür bir etkileşimle oluşmasına, M82 galaksisi tipik bir örnek oluşturur.Là thiên hà starburst gần Trái Đất nhất, M82 là ví dụ nguyên mẫu của loại thiên hà này.
Gren oluşmasını istemeyen fotoğrafçılar daha düşük ASA değerlerinde çalışırlar.Những viên chức công tác trong Quốc sử quán không được dự yến thì được ban thưởng theo thứ bậc.
Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.産業革命の進展に重要な役割を果たした。
II. Türk yıldızlar bu sürecin başlarında I. tür yıldızların daha sonra oluşmasıyla oluştu.種族IIの恒星はこの初期に形成され、種族Iの恒星はその後形成される。
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.BBCはパイロット版の出来に好感を示し、90分の作品を3本撮るように指示した。
Tunç uyağın olabilmesi için ses benzerliğinin en az üç sesten oluşması gerekir.しかし大豆のように含油量の少ないものは3の方法が必要になる。
Bağdaşıklık, bu tür hataların oluşmasını engeller.いかなるこういった違反も誤謬を構成する。
Bu ancak ulusal bilincin oluşması ile mümkündür.^ ○となるのは全国ニュース枠となった場合のみ。
İskelet organizmanın kendine özgü şeklinin oluşmasını sağlar.認識はそれ自体構造を持つものか?
Istar denizin dibine çöker.(Istar Kan Denizinin oluşmasıda buradan gelmektedir.)のち碧梧桐が海紅を去り一碧楼が主宰者となる。
Geleneksel olarak en az 7 maddeden oluşması gerektiği söylenir.少なくとも7種類の化合物から構成されている。
Taşların tekrar oluşmasından faydalanarak bunu düşmanları öldürmekte kullanabiliriz.盗まれた宝石は敵を倒すことで取り戻せる。
Ayrıca şehir efsanelerinin oluşması da bu yolla gerçekleşir.一般的に、この都市伝説は次のように展開する。
Önlem acil durumun oluşmasını engellemek için alınan tedbirlerdir.緊急事態条項の創設に反対。
Amonyum tuzu oluşmasıyla.アミノ酸専用。
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.通常需要經過多次叮咬才會感染。
Amonyum tuzu oluşmasıyla.生酮氨基酸
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.这可以有助于造成云层降水,否则可能就不会下雨。