oluşması ile cümle
oluşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Sayfanın oluşması bir Web istemcisinin istemiyle olur.Um sítio da rede tem de querer ser encontrado.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Geralmente, são necessárias muitas mordidas antes que da infecção ocorrer.
Bu türler, özellikle birçok benzer müzik grubunun da oluşmasını sağlamıştır.Tanto que era especialmente para este mesmo número musical.
Hücre bağlantılarının oluşmasından sorumlu moleküllere çeşitli hücre adezyon molekülleri dahildir.As moléculas responsáveis pela criação de junções celulares incluem várias moléculas de adesão celular.
Bu tanışıklıklar onun fikir hayatının oluşmasında etkili oldu.Isto porque estas aventuras fazem parte da imaginação dele.
Bu ancak ulusal bilincin oluşması ile mümkündür.Só seria possível para uma organização estatal, como é evidente.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.De bewoners geloven wat hij zegt en beginnen te vasten.
Bu çalışmasının şan ve şöhretinin oluşmasını sağladığı söylenmektedir.Er wordt gezegd dat deze gebeurtenis de basis legde voor zijn roem en reputatie.
Ayrıca iki yaratığın insanoğlunun ölümüne yol açabilecek bir ırkın oluşmasına neden olabileceğini düşünür.Hij is een van de twee wezens die betrokken was bij de creatie van het menselijk ras.
Bu ancak ulusal bilincin oluşması ile mümkündür.Hiermee kan landelijke bekendheid worden gecreëerd.
Karasal gezegenler, hayatın oluşması için yaşamsal bölgenin içinde bulunmalıdır.Om geschikt te zijn, moet een planeet zich in een bewoonbare zone bevinden.
Barış ortamının oluşması İslamiyet'e geçişi hızlandırdı.Met hun komst zou het land een versnelde periode van arabisering doormaken.
Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.Deze familie heeft een belangrijke rol in de industriële revolutie gespeeld.
Tunç uyağın olabilmesi için ses benzerliğinin en az üç sesten oluşması gerekir.Verder zijn bij het klinken minimaal 3 arbeiders noodzakelijk.
Aynı zamanda çocukların öğrenme deneyimleri ile ilgili geniş bir arşivin oluşması da sağlanmış olur.Daarnaast worden er georganiseerde ervaringssituaties gecreëerd voor het kind.
Yeni Dalek Irkının oluşmasına yol açmıştır.Hierdoor ontstaat de Nieuwlandse Polder.
Bunların az da olsa geriye dönen emeklilerden oluşmasıdır.Wellicht komen deze resten uit wat jongere lagen.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.Er is nooit een oorzaak van de brand aangeduid.
Break oluşmasını sağlayan son sayıya break point denir.Men meldt dat de baan Pulsar zal gaan heten.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Zazwyczaj do wystąpienia zakażenia konieczne jest kilka ukąszeń.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.I odwrotnie: zmiany zachodzące w drugim gatunku wywołują powstawanie nowych cech adaptacyjnych u pierwszego.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Ewolucja jednego gatunku powoduje w takim układzie adaptację drugiego.
Ayrıca iki yaratığın insanoğlunun ölümüne yol açabilecek bir ırkın oluşmasına neden olabileceğini düşünür.Boi się też konsekwencji, jakie dla ludzkości mogłoby mieć powstanie całej rasy potworów.
Işık kirliliği gece havada aşırı aydınlık oluşmasıdır.Niebieskie oświetlenie zewnętrzne sprawia, że jest bardzo dobrze widoczny w nocy.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.Klasa ta stanowiła podstawę egzystencji całego społeczeństwa.
Endometriozisin yumurtalıklarda oluşması halinde kimi zaman kistler oluşmaktadır.Vid endometrios går det ibland att se cystor på äggstockarna.
Hinayana ismi ilk defa Mahayana Budizmi'nin oluşmasıyla ortaya çıkmıştır.Den första är att mahayana utvecklades inifrån den tidiga buddhismen.
Amortentia, içen kişide iksiri verene karşı güçlü bir takıntı ve delicesine bir aşkın oluşmasına sebep olur.Kärleksdrycken Amortentia kan bara skapa en stark besatthet och känsla av förälskelse.
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.Om det är falskt att det regnar så regnar det inte, och omvänt, och så vidare.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Detta skapar anpassningar hos en art.
1954 - Asya Futbol Federasyonu'nun oluşması.1954 — створена Федерація футболу Азії.
Hicaz'da ise mahkemelerin yargıç panellerinden oluşmasıyla daha sofistike bir sistem mevcuttu.У Хіджазі була більш складна система з судами, що містять групу суддів.
Enfeksiyonun oluşması için genellikle çok sayıda ısırık gereklidir.Зазвичай для інфікування потрібно, щоб відбулось багато укусів.
QGIS haritaları raster veya vektör katmanlarının oluşmasına olanak verir.У системі QGIS карти можуть складатися з растрових або векторних шарів.
Çekinik bozukluğun oluşması için her iki ebeveynin de çekinik geni taşıması gerekir.Для того щоб успадкувати його, обоє батьків мають бути носіями пошкодженого гену.
Apne tedavisi atakların oluşmasını azaltabilir.Лікування апное може зменшити кількість нападів.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.Однак в BBC вирішили не запускати цей епізод в ефір, а доручили зняти три епізоди по 90 хвилин.
Yeni Dalek Irkının oluşmasına yol açmıştır.Став засновником династії Гільємідів.
Bu tanışıklıklar onun fikir hayatının oluşmasında etkili oldu.Побачене перевернуло його уявлення про життя...
Bu iklim özeliği İlçede aynı anda farklı iklimlerin oluşmasına yol açmaktadır.Гармонія душі веде, в той же час, до щастя.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.BBC se ho však rozhodla nevysílat a objednala sérii tří 90minutových epizod.
Ayrıca şehir efsanelerinin oluşması da bu yolla gerçekleşir.K této události se vztahuje i legenda o založení města.
İzleyende sanal bir derinlik yanılsaması oluşmasına neden olur.Zdá se vám, že vidíte pravopisnou chybu?
Uzaklaşan levhalar ise yeni okyanus kabuğunun oluşmasına yol açarlar.Propadlina je místo, kde můžeme sledovat vznik nového oceánu.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.První příklad hned na počátku církve, že knihy špatné ničeny, věřícím zapovídány."
Sosyal yapı konusunda dikkati çeken bir diğer konu da köyün 17 aileden oluşmasıdır.Původní agrární část vesnice sestává ze 70 rodinných farem.
Yarış amaçlı koşular, insanoğlunun kültürel faaliyetlerinin oluşmasıyla birlikte ortaya çıkmıştır.Rose, můžeme vysledovat tendence lidí přátelit (družit) se s osobami stejného pohlaví.
Balıkta uyuşukluk, beyin hasarı oluşmasına yol açabilir.Anestezie tak může vést k poškození mozku.
Lakin, bu reaksiyonun oluşması için ilk önce geleneksel yollarla reaksiyon başlatılmalıdır.Vždy je ale v případě tradice třeba pracovat s tímto generačním přenosem.
Yeni Dalga İngiliz Heavy Metali'nin (NWOBHM) oluşmasında yer alan temel gruplardandır.Patří k zásadním albům tvořící takzvanou novou vlnu britského heavy metalu (NWOBHM).
Kardeş olan bu önemli zatlar köyün isminin oluşmasını sağlamışlardır.Tato výrazná stavba dala vesnici jméno.
Bu parçacıklar Planck çağında evrenin oluşmasındaki bazı modellerde rol oynadı.Acestea joacă un rol în unele modele de evoluție a universului pe durata epocii Planck.
Hašek'in ilk amacı Şvayk'ın altı ciltten oluşmasıydı.Inițial, Hašek intenționa să scrie povestea lui Švejk în șase volume.
Çimenler, tutuşarak çimenlerin alevlenmesine ve dolayısıyla yangının oluşmasına neden olacaktır.)Eliminarea acesteia duce la distrugerea lemnului (de exemplu, în incendii).
Kraterin oluşmasına neden olan göktaşının çapı en az 10 kilometre (6 mil) idi.Meteoritul care a format craterul a avut cel puțin 10 km în diametru.
Geleneksel olarak en az 7 maddeden oluşması gerektiği söylenir.Nu mai puțin de șapte persoane au fost numite ca posibili compozitori.
Tabaka oluşmasının sebebi kullanılan malzemelerin göreli yoğunluk farkıdır.S-a pus accent deosebit pe calitatea materialelor utilizate.
Bu bağlanmanın oluşmasında bebeklerin bir takım davranış özellikleri etkili olur.Dacă se respectă aceste reguli, lucrul cu această albină este chiar plăcut.
Visaginas Kent Belediyesi'nin özel durumu, nüfusun çoğunluğunun Ruslardan oluşmasıyla açıklanabilir.Populația satului Semionovca are o majoritate de ruși.
Sadece 27 sayfadan oluşmasına rağmen çok sayıda temel sonucu formülize etmişti.Csak 27 oldalas volt, viszont számos alapvető következtetést fogalmazott meg.