oluşması ile cümle

oluşması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hicaz'da ise mahkemelerin yargıç panellerinden oluşmasıyla daha sofistike bir sistem mevcuttu.Dans le Hedjaz, il existait un système plus sophistiqué avec des tribunaux composés de plusieurs juges.
Bununla birlikte bu koşullarda lityumdan daha ağır atom çekirdeklerinin oluşması mümkün değildir.Il n’est cependant pas possible de fabriquer ainsi des noyaux atomiques lourds plus gros que le lithium.
Saint-Benoît Lisesi, Bulgar Katolik Kilisesi'nin oluşmasında önemli rol oynamıştır.Le lycée Saint-Benoît joua un rôle primordial dans la formation d'une Église bulgare catholique.
Saint-Exupéry, Küçük Prens karakterinin oluşmasında Pierre Sudreau'dan etkilenmiştir.Saint-Exupéry se serait inspiré de Pierre pour son personnage du Petit Prince.
Oluşmasında mekanik irritasyonunun önemli bir yeri vardır.La pneumologie occupe une place importante dans son œuvre.
Böylece su geri emilimini artırır ve daha yoğun bir idrar oluşmasını sağlar (antidiürez).Alors ils en fabriquent une autre plus solide (Dromi) mais elle cède aussitôt.
Nörorejenerasyon, sinir dokusu ve sinir hücresinin yeniden oluşması veya onarılmasını ifade eder.La neuroregénération réfère à la réparation ou à la repousse de tissus nerveux ou de cellules nerveuses.
Bunda söz konusu filmlere meraklı bir hayran kitlesinin de oluşması etkili olmuştur.La prise de risque paraît étonnante pour un film d'une telle envergure.
Etrafta birkaç tabak yemek oluşmasını sağlar.Il existe mille et une manières de le cuisiner.
Sayfanın oluşması bir Web istemcisinin istemiyle olur.Le serveur répondra à la requête en envoyant une page Web.
Yeni Dalek Irkının oluşmasına yol açmıştır.Ce qui provoqua la création des Daleks.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.Cependant elle ne subit jamais le feu du combat.
İşte bu şekilde daha kararlı olan karbonuyum iyonun oluşmasına Markovnikov kuralı denir.Cette règle est connue sous le nom de régiosélectivité de Markovnikov.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.El fuego nunca es presentado como una creación.
Sadece 27 sayfadan oluşmasına rağmen çok sayıda temel sonucu formülize etmişti.La tesis contiene sólo 27 páginas, pero formula numerosas conclusiones fundamentales.
Pangea'nın oluşmasında ikinci adım Gondvana ve Euramerika'nın çarpışması oldu.El segundo paso en la formación de Pangea fue la colisión de Gondwana con Euramérica y su unión a ella.
Buna rağmen Hadean döneminin iklimi yaşamın oluşması için uygun değildi.El clima de la época no era favorable a la religión.
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.No es válida esta sombra Llueve por tanto...
Güneş sisteminde gezegenlerarası toz zodyak ışıklarının oluşmasına sebep olur.En el Sistema Solar, el polvo interplanetario causa la luz zodiacal.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.El semblante tiene triste, - pensando está en Antequera.
Yeni Dalek Irkının oluşmasına yol açmıştır.Esto es otra prueba de la presencia de los Daleks allí.
Endüstriyel devrimin oluşmasında önemli rol oynamıştır.Cumple un papel muy importante en la Revolución Industrial.
Kavitasyon, bir sıvıda sıvıya etki eden kuvvetlerin sonucu buhar boşluklarının oluşmasıdır.La presión es resultante de las fuerzas el vapor de un ducto de escape.
Mera yola terkler ve imar mevzuatına uygunluğu oluşmasına özellikle önem verilmektedir.El objetivo es burlarse de las modas y del concepto de progreso.
Birçok ünlü internet girişiminin oluşmasında ve gelişmesinde rol almıştır.En muchos aspectos continuó y desarrolló la política heredada.
Bu toplumların oluşmasını, sonrasında genişleyerek devletlerin oluşmasını sağladı.Las negociaciones entonces tomaron lugar para la formación de una unión más amplia entre ellas.
Fakat simetri özellikleri bu yüklerin oluşması için gerekli koşulları kısıtlamaktadır.Sin embargo, será el propio Magendie quien establezca un límite a este asertivo reduccionismo.
Uzun süre var olacak okyanusların oluşması imkansız olur.In tutti questi casi l'esistenza di oceani è impossibile.
Yaptığı planlar ile Gotham'da kaos oluşmasına neden olur.Che sia lui l'uomo dietro a tutto il caos a Gotham?
Aynı zamanda internet anonim kimliklerin de oluşmasını sağlar.Ci sono anche servizi web che permettono di inviare messaggi anonimi.
Geleneksel olarak en az 7 maddeden oluşması gerektiği söylenir.La tradizione vuole che bisogna visitarne almeno sette.
Ticaret blokların oluşmasını sağlayan birtakım adımlar vardır.Esempi di tali misure sono i seguenti: Costituzione di barriere commerciali.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.In questa fase, viene posta la base della società di classe.
Öncelikle rüzgar dalgaların oluşmasında başlıca bir faktördür.Il vento è il principale fattore nella creazione di onde di tempesta.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.L'attentato incendiario non fu mai rivendicato.
4 Temmuz - Yengeç Bulutsusu'nun oluşmasına sebep olan yıldız süpernovaya uğradı.4 luglio - esplode la supernova che porterà alla formazione della Nebulosa del Granchio.
D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm,yetişkinlerde osteomalazi hastalıklarının oluşmasını sağlar.La carenza di vitamina D causa rachitismo nei bambini e osteomalacia negli adulti.
Albümün son şarkısı ayrıca Dream Theater'da yeni bir müzikal deneyimin oluşmasına da olanak sağladı.L'ultima traccia dell'album inizia un esperimento musicale da parte dei Dream Theater.
Bu süreçte erimesini ve basınç artımı oluşmasını sağlar.Quando questo avviene, la velocità e la pressione cambiano.
Böylelikle çekirdeğin oluşması sağlanmaktadır.Nasce in questo modo la compilation Tracce.
Aynı şekilde, bir algının oluşmasında beynin rolü vardır, ama algı insanın zihninde oluşur.Ciò nonostante, la mente si correlaziona 1:1 al cervello; la vita mentale dipende dal cervello.
Buzul dalgalarının oluşmasını açıklayan birçok teori olmuştur.Ci sono molte teorie riguardo al perché i surge glaciali si verificano.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.Однако в BBC решили не запускать этот эпизод в эфир, а поручили снять три эпизода по 90 минут.
İşte bu döneme kabilelerin oluşumu, ilk sanat ve inançlarındaki (tapınma, ibadet) oluşması tesadüf ediyor.Слушает он первого же, кто с доносом к нему является, и доносу верит .
Istar denizin dibine çöker.(Istar Kan Denizinin oluşmasıda buradan gelmektedir.)Из озера вытекает ручей, впадающий затем в реку Коваши (Коваш).
Hukukta bir kontratın oluşması için 5 şarta ihtiyaç vardır.В контракте было оговорено создание пяти стоек.
Birçok ünlü internet girişiminin oluşmasında ve gelişmesinde rol almıştır.Эти факторы обусловили появление и развитие большого количества интернет сообществ.
Böylece yağmur yağmasını sağlayarak bereket ve refahın oluşmasına katkıda bulunuyordu.Считалось, что благодаря поклонению её можно вызвать дождь.
Ticaret blokların oluşmasını sağlayan birtakım adımlar vardır.Для формирования торгового блока страны заключают международные договоры.
Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.Горение происходит чрезвычайно быстро.
Bilimsel bir ismin en az iki harflik bir kelimeden oluşması gerekir.يتكون الاسم العلمي لأي نبات من كلمتين اثنتين.
Bu asimetrik pozisyon oldukça karmaşık pozisyonların oluşmasına neden olur.فروابط العقل اللاواعي تؤدي إلى خلق مواقف ضمنية.
Ancak BBC, pilot bölüm yayınlamaktan vazgeçmiş ve sezonun 90 dakikalık üç bölümden oluşmasını istemiştir.قرّرت البي بي سي بعدها عدم بث الحلقة، طالبةً إعادة تصوير ثلاث حلقاتٍ كاملةٍ مدّتها 90 دقيقة.
Kimyasal gübrelerin kullanımı, ölü bölgelerin oluşmasında en önemli insan kaynaklı sebep olarak kabul edilir.استنشاق الدخان هو السبب الرئيسي للوفاة بين ضحايا الحرائق في الأماكن المغلقة.
Bunlarla birlikte adanın kuzeyinde Kıbrıs Türkleri'nin yönetiminde politik bir düzenin oluşmasına neden oldu.وقام هو وآخرون بإقناع الزعماء السياسيين الشماليين بوضع العاصمة في الجنوب.
Tilki Andrei, sniper tüfeğiyle Raskoln'un kafasına sıkar ve beyninde ciddi hasarlar oluşmasına yol açar."طلقة كرونلين" هي عبارة عن جرح من طلقة سريعة للغاية في الرأس تتسبب في نزع الأحشاء من الدماغ.
Buharlaştırılan bu atomlar, vakum çemberi içindeki her noktaya yapışarak ince bir film oluşmasını sağlarlar.كل متجة يتم رسمه يمثل حركة تحرك الهواء عند تلك النقطة.
Amonyum tuzu oluşmasıyla.سجل أحافير الأمونيتات.
İkinci türdeki bu değişimler, daha sonra da birinci türü etkileyerek yeni adaptasyonların oluşmasına yol açar.Essas mudanças na segunda espécie, por sua vez, causam novas adaptações na primeira.
Burada bir türün evrimi, diğer türde adaptasyonların oluşmasına yol açar.Nesses casos, a evolução de uma espécie causa adaptações numa outra.

İlgili Sayfalar