Son olarak, BEST toplam 10 farklı bölgeden oluşmaktadır. .Наконец, международный уровень организации BEST состоит из 10 отделов.
Köyün etnik kökeni çoğunlukla Lazlardan oluşmaktadır.Окружающая тайга в основном состоит из лиственницы.
Benzer bir etki de hızlı kullanılan otomobillerde oluşmaktadır.Вибрационный — используется для быстровращающихся машин.
Her kod bir tire ile ayrılmış iki bölümden oluşmaktadır.Каждый код состоит из двух частей, разделенных дефисом.
Orduları ise piyadeler ve warbandlerden oluşmaktadır.Они стали охранниками Пророков (Гвардия Чести) и их передовыми солдатами.
Üniversite senatosu ise 24 üyeden oluşmaktadır.Университет состоит из 24 колледжей.
Geriye kalan kısım ise emeklilerden oluşmaktadır.Все жители — пенсионеры.
Böylece ilk Ereğli halkı oluşmaya başladı.В это время стали появляться первые частные предприниматели.
Yapı grubu, bir caddenin ayırdığı iki ana bölümden oluşmaktadır.Планировка состоит из двух частей, разделённых автодорогой.
Bu rakamın dörtte üçünün Ukraynalılardan oluşmaktadır.От 2/3 до 3/4 из всех остарбайтеров были украинцами.
İlçe, 67 adet mahalleden oluşmaktadır.В совокупности это 67 храмов на территории совр.
Rojava halkının çoğunluğu Kürtlerden oluşmaktadır.Большинство жителей происходило из резешей.
Neptün'ün iç katmanları, Uranüs'e benzer şekilde ağırlıklı olarak buz ve kayaç malzemelerden oluşmaktadır.Недра Нептуна, как и Урана, состоят главным образом изо льдов и горных пород.
Metro hattı 4 istasyondan oluşmaktadır.На данный момент станция относится к линии 4.
Karakterler insan yerine hayvanlardan oluşmaktadır.Скука отличает человека от животного.
Müttefik kuvvetler Britanyalı ordusundan ve donanmasından oluşmaktaydı.Воинские звания на основе принятых в британской армии и флоте.
Herodot'a göre I. Darius'un filosu 600 triremeden oluşmaktadır.Согласно Геродоту, отправленный Дарием флот состоял из 600 триер.
Bu ismi geçen isimler aynı zamanda birbirleriyle akraba ya da kardeşlerden oluşmaktadır.Точно так же друзья разного возраста будут называть друг друга братом или сестрой.
Belediye meclisi 9 encumenden oluşmaktadır.Округ состоит из 9 подокругов.
Köy 8 haneden oluşmaktadır.Село состоит из 8 улиц.
Kerguelen Adaları yaklaşık olarak 300 adacıktan oluşmaktadır.Известно о существовании около 300 асклепионов.
Ticaret blokların oluşmasını sağlayan birtakım adımlar vardır.Для формирования торгового блока страны заключают международные договоры.
Kongre tüm üye ülkeleri temsilcilerinden oluşmaktadır.Состоит из представителей парламентов всех государств-членов.
Anime toplam 13 bölümden oluşmaktadır.Тело в общей сложности состоит из 13 сегментов.
Metrica da 3 kitaptan oluşmaktadır.«Хроника» состоит из трёх книг.
Köy halkı, Çeçenlerden oluşmaktadır.Село населено чехами.
İkinci kuvvet ise 3500 gemiden oluşmakta ve 100 bin askeri taşımaktadır.Второй, ещё более впечатляющий, флот из 3 500 кораблей с 100 000 солдатами вышел с юга Китая.
Herodot'a göre Pers Filosu 600 triremeden oluşmaktadır.Согласно Геродоту, изначально флот персов составлял 600 кораблей.
Tokyo Metropolü Hükûmeti Binası, iki gökdelen ile Metropol Meclisi olmak üzere üç binadan oluşmaktadır.Местные сеньоры де Норруа соорудили здесь замок с тремя башнями.
Dünya Mirası Alanı altı mağaradan oluşmaktadır. ^Пещера состоит из 6 слоёв.
Bu on bacak, sekiz kısa kol ve iki uzun tentakülden oluşmaktadır.Округлое тело имеет восемь коротких щупалец с присосками и два длинных щупальца.
Apendiküler iskelet kemikleri, 126 kemikten oluşmaktadır.Таз и нижние конечности состоят из 62 костей.
Karapınar mahallesi, yaklaşık haneden oluşmaktadır.Приставка Под — означает около, рядом.
Köy halkı; Tūrkmen ve kısmen Zazalar'dan oluşmaktadır.В этот район также входят деревни: Мербиц (нем.) и Приштер (нем.).
Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir.Горение происходит чрезвычайно быстро.
8 tane şarkıdan oluşmaktadır.Содержит 8 песен.
Nüfusu — 140 kişi (2010 y.) olup 76 erkek ve 64 kadından oluşmaktadır.В 1999 году население населённого пункта составляло 140 человек (74 мужчины и 66 женщин).
Özellikle tütün büyük bir alanda ekilmekte ve de köyün en önemli gelir kaynağını oluşmaktadır.В последнее время особенно большой размах имеет выращивание табака, что и составляет основной доход сельчан.
Ana bataryaları on iki adet 10.5 cm'lik SK L/45 toptan oluşmaktaydı.Был вооружён главной батареей из двенадцати 10,5 см скорострельных орудий SK L/45.
Belirgin bir aristokrasi sınıfı oluşmamıştı.Наследственная аристократия отсутствовала.
Kadınlar voleybol Sultanlar Ligi 12 takımdan oluşmaktadır.Каждая лига в Goalunited состоит из 12 команд.
Grup dört üyeden oluşmaktadır: Jisoo, Jennie, Lisa ve Rosé.Коллектив состоит из четырёх участниц: Джису, Дженни, Розэ и Лисы.
İlçe arazilerinin % 45'i ova niteliğindeki düzlüklerden oluşmaktadır.До 45 % всех отливок из этих сплавов получают в кокилях.
Mağmanın ilk kristalleşme evresinde oluşmaktadır.Это первый титул Кристалла.
Rusya uzay sanayisi 100'ün üzerinde şirketten ve 250,000 çalışandan oluşmaktadır.تتألف صناعة الفضاء الروسية من أكثر من 100 شركة وتوظف 250,000 موظف .
Bu film yalnızca otomobil ile ilgili komik sahnelerden oluşmaktadır.ويتكون هذا الفيلم من مشهد كوميدي متعلق بالسيارات فقط.
Svastika, kelimesi Hintçe olup, “Si” (iyi) ve “As” (olmak) kelimelerinden oluşmaktadır.في اللغة السنسكريتية ، "أما" تعني "معًا" و "فاسيا" تعني "الإسهاب" أو "التعايش".
1714’te yazdığı ve ölümünden sonra yayınlanan Monadologie 90 aforizmadan oluşmaktadır.يتكون( Monadologie) ، الذي تألف في 1714 ونُشر بعد وفاته ، من 90 قول مأثور.
Takımlar 4-5 kişiden ve sayısız yönetim katından oluşmalıdır.يجب أن تتكون الفرق من 4-5 أشخاص وعدة مدرجات إدارية.
Ordu, 1967 yılından bu yana gönüllü kuvvetlerden oluşmaktadır.كان الجيش قوة المتطوعين للجميع منذ عام 1967.
İlk uluslararası federasyonlar 19. yüzyıl sonlarında oluşmaya başlamıştır.وقد شكلت الاتحادات الدولية الأولى في نهاية القرن التاسع عشر.
Her tren iki vagondan oluşmaktadır.كل ترام يتكون من عربتان.
İtalya ve Japonya'nın ordusu sadece gönüllülerden oluşmaktadır.ولا يوجد في بعض البلدان، مثل إيطاليا واليابان، سوى متطوعين في قواتها المسلحة.
Günümüzde Busan 15 gu (semt) ve 1 gun (ilçe) den oluşmaktadır.اليوم, بوسان مقسمة إلى 15 gu (أحياء) و 1 gun (محافظة).
Hanedan öncesi dönem Mısır küçük ve bağımsız köylerden oluşmaktaydı.كانت مصر في عهد ما قبل الأسرات تتكون بالأساس من قرى صغيرة مستقلة.
Sanıkların çoğunluğu yükseköğrenimli gençlerden oluşmaktadır.أي أن أكثر من نصف المدانين كانوا من الشباب.
Nepal Komünist Partisine (Maoist) bağlı Halkın Bağımsızlık Ordusunun %40’ı kadınlardan oluşmaktadır.يتألف 40% من جيش الاستقلال الشعبي المرتبط ب(الماوي) الحزب الشيوعي النيبالي، من النساء.
Dört üyeden oluşmaktadırlar; Yeeun, Sunmi, Yubin ve Hyerim (Hyelim).«الدنيا أربعة أشياء: المال، والكلام، والمنام، والطعام.
Elektrik işçilerinin kullandığı güvenlik ekipmanları yalıtkan kauçuk eldiven ve keçeden oluşmaktadır.معدات السلامة المستخدمة من قبل عمال الكهرباء يشمل قفازات مطاطية عازلة والحصير.
Köy halkı, Bıdri (Bedirhan) aşiretine bağlı Araplardan oluşmaktadır.من أهل العبادية، من قرى (حازة وادي زبيد) في تهامة.