Ana içeriğe geç
Sözlük

oluşma ile cümle

oluşma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tatarahmet divanı eskiden üç mahalleden (Delihasanlar, Karamanlı ve Çakmaklar) oluşmaktaydı.L'edificio è preceduto da un loggiato a tre campate, nel mezzo del quale esisteva l'ingresso.
Geleneksel olarak en az 7 maddeden oluşması gerektiği söylenir.La tradizione vuole che bisogna visitarne almeno sette.
Her kod bir tire ile ayrılmış iki bölümden oluşmaktadır.Ogni codice consiste in due parti separate da un trattino.
Şu anki komisyon 6 üyeden oluşmaktadır.Il complesso è attualmente composto da sei membri.
Bob Dylan'ın beşinci albümü Bringing It All Back Home 11 şarkıdan oluşmaktaydı.Bob Dylan's 115th Dream è una canzone di Bob Dylan, incisa nel suo quinto album, Bringing It All Back Home.
Toplam 9 şarkıdan oluşmaktadır.Nel suo insieme è quindi formata da nove suoni.
Apocuların çekirdek grubu 16 kişiden oluşmaktadır.Il manocchio è portato a spalla da sedici persone.
Ticaret blokların oluşmasını sağlayan birtakım adımlar vardır.Esempi di tali misure sono i seguenti: Costituzione di barriere commerciali.
Nüfusu Rus ve Adigelerden oluşmaktadır.La popolazione è composta interamente da russi e aleuti.
Bu sırada sınıfı toplumun oluşmasını temeli konur.In questa fase, viene posta la base della società di classe.
Öncelikle rüzgar dalgaların oluşmasında başlıca bir faktördür.Il vento è il principale fattore nella creazione di onde di tempesta.
Fakat yangı oluşması her zaman istenmez.L'attentato incendiario non fu mai rivendicato.
Nehir suyunun 50-55% kadarı eriyen kar sularından oluşmaktadır.Circa il 50-55% della quantità d'acqua a disposizione del fiume deriva dallo scioglimento delle nevi.
Üç kişi olan grup, Charles Kelley, Dave Haywood ve Hillary Scott'tan oluşmaktadır.È composto da Charles Kelley, Dave Haywood e Hillary Scott.
126 beyitten oluşmaktadır.126 macchine costruite.
Beyzbol sopası birkaç kısımdan oluşmaktadır.La palliata è costituita da diverse parti.
Eser, toplamdaon sekiz hikâyeden oluşmaktadır.La raccolta è composta da otto racconti.
Günümüzde Busan 15 gu (semt) ve 1 gun (ilçe) den oluşmaktadır.Oggi, Pusan è divisa in 15 gu (distretti) e un gun (contea).
Albüm 10 şarkıdan oluşmaktadır.L'album è composto da 10 canzoni.
1 Ocak 2007'den itibaren Letonya Ordusu tamamen sözleşmeli askerlerden oluşmaktadır.Il wrestler è, dal 1º gennaio 2009, libero di trattare con altre compagnie.
Procyon sistemi iki bileşenden oluşmaktadır.Il sistema di Procione è costituito da due componenti.
4 Temmuz - Yengeç Bulutsusu'nun oluşmasına sebep olan yıldız süpernovaya uğradı.4 luglio - esplode la supernova che porterà alla formazione della Nebulosa del Granchio.
14 takımdan oluşmaktadır.È composta da 14 squadre.
Son olarak, BEST toplam 10 farklı bölgeden oluşmaktadır. .Infine, vi è il gruppo internazionale di BEST, suddiviso in 10 diversi reparti.
Nauru Parlamentosu üyeleri 3 yıllığına seçilir ve 18 kişiden oluşmaktadır.Il Parlamento di Nauru è composto da 19 membri, eletti ogni tre anni.
Snoop Dogg, Tray Deee ve Goldie Loc üçlüsünden oluşmaktadır.Insieme a Dogg i componenti fondatori del gruppo sono stati Tray Deee e Goldie Loc.
Harmanlıda çoğunluk, Türkiye'ye sığınan Boşnak azınlıktan oluşmaktadır.Turchia: la passiva minoranza laz di fronte all'assimilazione.
Sogn og Fjordane üç ana bölümden oluşmaktadır: “Sognefjord”, “Sunnfjord” ve “Nordfjord”.La contea è tradizionalmente suddivisa in tre « paesi » : il Sogn, il Sunnfjord e il Nordfjord.
Rahip (bhikku) ve rahibelerden (bhikkhuni) oluşmaktadır.L'Incappucciato: Signore dei capi (di bestiame) e delle piante.
4 hattı bulunan metro 65 istasyondan oluşmaktadır.Per la stazione passa il bus n. 65.
Resmi olmasa da 1 Peseta, 4 Realdan oluşmaktadır.Con la nuova valuta decimale la peseta aveva valore pari a 4 reales.
Elimizdeki ilk yapıtlardan bazıları, Roma'nın erken askeri tarihini anlatan tarihi destanlardan oluşmaktadır.Alcune delle prime opere in nostro possesso sono di epopee storiche che raccontano la storia antica di Roma.
Bulunan temellerin en büyüğünün ölçüleri 28.8 metreye 15.6 metredir ve çok sayıda odadan oluşmaktadır.La costruzione più grande misurava 28,8 metri per 15,6 e consisteva in numerose stanze.
İlk yerleşim Orta Çağ'da oluşmaya başlamıştır.La via ha cominciato a formarsi nel Medioevo.
Grup, Billy Gibbons, Dusty Hill ve Frank Beard'dan oluşmaktadır.Tutte le tracce sono scritte e composte da Billy Gibbons, Dusty Hill e Frank Beard.
Toplam sekiz kitaptan oluşmaktadır.Quest'opera comprende otto libri.
Babil Talmudu'nun standard Vilna baskısında bu kitapçık 76 tomardan oluşmaktadır.Nella versione standard del Talmud di Vilna il trattato è composto da 76 fogli.
Köy 138 haneden oluşmaktadır.L'edificio è del 1380.
Konsey, Kongre tarafından seçilen 41 üyeden oluşmaktadır.La regione è guidata da 41 membri, che formano il consiglio regionale.
D vitamini eksikliğinde çocuklarda raşitizm,yetişkinlerde osteomalazi hastalıklarının oluşmasını sağlar.La carenza di vitamina D causa rachitismo nei bambini e osteomalacia negli adulti.
Köy, 45 adet haneden oluşmaktadır.Immediatamente egli raggruppa 45 uomini dai dintorni.
Yarışma toplam 4 turdan oluşmaktadır.Ogni gara è composta da 4 giri.
42 kişiden oluşmaktaydı.Furono in totale 42.
Bu taşınma takriben 1520'den sonra oluşmaktadır.La sua data di nascita dovrebbe collocarsi intorno al 1520.
Yolcularının %48'i banliyölerde yaşayanlardan ve %46'sı ise turistlerden oluşmaktadır.Il 48% della propria programmazione riguarda programmi prodotti localmente.
İki sırada üçer odadan oluşmaktadır.Di questi, due terzi sono donne.
Ufak mezraların birleşiminden oluşmaktadır.Rientra nel raggruppamento dei cereali minori.
Geneli Alman şövalyelerden oluşmaktaydı.Fu incluso tra i sovrani leggendari della Britannia.
Belirli tip yanlışlıklardan meydana gelen hataları bir daha oluşmalarını imkansız kılarak yok ederler.È molto improbabile che gruppi diversi facciano gli stessi errori.
9. yüzyıla girerken Norveç çok sayıda küçük krallıklardan oluşmaktaydı.Nel IX secolo la Norvegia era comandata da numerosi re locali.
Albümün son şarkısı ayrıca Dream Theater'da yeni bir müzikal deneyimin oluşmasına da olanak sağladı.L'ultima traccia dell'album inizia un esperimento musicale da parte dei Dream Theater.
Yozgat 14 ilçeden oluşmaktadır.Emilio Isgrò 14.
Beldede yaşayan halk genelde iyi eğitim almış insanlardan oluşmaktaydı.L'intera popolazione della Svizzera è generalmente ben istruita.
Kolonlar temel olarak iki bölümden oluşmaktadırlar.WebObjects fondamentalmente consiste in due parti.
David Byrne, Chris Frantz, Tina Weymouth ve Jerry Harrison'dan oluşmaktaydı.È stato scritto da David Byrne, Chris Frantz e Tina Weymouth.
Kent seçkinleri dinsel önderler, varlıklı toprak sahipleri ve yüksek rütbeli sivil memurlardan oluşmakta idi.L'élite era composta dai sacerdoti, dai ricchi proprietari terrieri e dagli impiegati statali d'alto rango.
Cimorelli; Christina, Katherine, Lisa, Amy, Lauren, ve Dani olmak üzere altı kız kardeşten oluşmaktadır.La band è composta da sei sorelle: Christina, Katherine, Lisa, Amy, Lauren e Dani.
Blasterjaxx Hollandalı elektronik müzik grubu, Thom Jongkind ve Idir Makhlaf ikilisinden oluşmaktadır.Blasterjaxx è un gruppo musicale di Electro House composto dai due dj olandesi Thom Jongkind ed Idir Makhlaf.
3 kurumun temsilcilerinden oluşmaktadır: Alman Federal Menkul Kıymet Denetim Kurulu.È composta da: 3 membri Controlla la contabilità della federazione.
Kadınlar voleybol Sultanlar Ligi 12 takımdan oluşmaktadır.I South Brooklyn Boys sono composti da 16 bande diverse.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod