Köyün yerleşkesi dağınık olup; birkaç mezra ve mahallelerden oluşmaktadır.Il paese si presenta abbastanza sparso ed è composto da alcuni nuclei e masi.
Eski adı Arktonnesos olan Kapıdağ yarımadasından oluşmaktadır.Prende il nome dall'antica Porta Nuova medievale.
Silahlı kuvvetler tamamen profesyonel ve gönüllü askerlerden oluşmaktadır.Le Forze Terrestri lituane sono formate da militari professionali e volontari.
Ancak mahallenin çoğunluğu Bulgaristan ve Selanik' ten gelen Türk muhacirlerden oluşmaktadır.Gran parte della popolazione comprava invece jeans provenienti dall'India o dalla Polonia.
Arma açık mavi bir daireden oluşmaktadır.Il simbolo è posto su uno sfondo blu.
Kemer, üye A ve üye B olarak bilinen iki alt Coralline kireç taşı'ndan oluşmaktadır.Oreb e Zeeb (Ebraico: עֹרֵב, Orev e זְאֵב, Z'ev), sono due personaggi biblici.
Nüfusun büyük çoğunluğu bugün yaşlılardan oluşmaktadır.Oggi la popolazione è composta in gran parte da anziani.
Etnik yapı olarak Sünni Türklerden oluşmaktadır.Etnicamente è composto anche da Rumeni.
Grup, altı Selâmet Ordusu askerinden oluşmaktadır.Per farlo, dirige una squadra di 6 soldati.
Kitapların isimlerinin geçtiği bu ariza 22 satırdan oluşmaktadır.In tal modo viene codificato anche il Nome di Dio composto dalle duecentosedici lettere.
Bu süreçte erimesini ve basınç artımı oluşmasını sağlar.Quando questo avviene, la velocità e la pressione cambiano.
Kafatası nispeten komple bir iskeletten oluşmaktadır.La sua testa è formata da un fiocco di neve.
İsviçre Federal Ceza Mahkemesi, Ceza Dairesi ve Temyiz Kurulu'ndan oluşmaktadır. ^ www.bstger.chSito ufficiale del Tribunale penale federale, su bstger.ch.
Günümüzde metro ağı, iki hattan oluşmaktadır.Attualmente la rete metropolitana si compone di 2 linee.
Beylik Kaga, Etchu ve Noto vilayetlerinden oluşmaktaydı.Era situato nella province di Kaga, Etchu e Noto.
Peştu alfabesi 44 harften oluşmaktadır.Il grande alfabeto ungherese comprende 44 lettere:
Toplam Kızıl Ordu kuvvetleri yaklaşık 34.500 subay ve erat, 240 parça toptan oluşmaktadır.L'Armata Rossa schierava nella zona 34.500 uomini e 240 pezzi di artiglieria.
Böylelikle çekirdeğin oluşması sağlanmaktadır.Nasce in questo modo la compilation Tracce.
The JPL Small-Body Database listesi 324 centaurdan oluşmaktadır.L'archivio del GARR ftp-mirror è dell'ordine di 240 Terabyte.
Kuzey Atina 12 belediyeden oluşmaktadır.La provincia di Camarines Norte è divisa in 12 municipalità.
Herodot'a göre Pers Donanması sefere başladığında 1.207 triremeden oluşmaktaydı.Secondo Erodoto inizialmente la flotta era costituita da 1207 triremi.
Aynı şekilde, bir algının oluşmasında beynin rolü vardır, ama algı insanın zihninde oluşur.Ciò nonostante, la mente si correlaziona 1:1 al cervello; la vita mentale dipende dal cervello.
Antlaşma 16 madde ve 3 ekten oluşmaktadır.La convenzione è composta da 20 articoli, 3 protocolli e 6 annessi.
Üç perdeden oluşmaktadır.È composta da tre linee.
Filmin oyuncu kadrosu tamamen profesyonel olmayan oyunculardan oluşmaktaydı.Il cast del film è composto da attori non professionisti.
Seçtiği savaşçıların çoğu bölge yerli etnik gruplardan oluşmaktaydı.La gran parte delle truppe impiegate era di provenienza indiana.
Sözlü geleneğe göre toplamda Yirmi Dört ciltten oluşmaktadır.Complessivamente, come si è detto, venne decisa la costruzione di 24 unità.
İlçe 6 semtten (barrio) oluşmaktadır.6 per sextaria (=rata semestrale).
Müttefik deniz ordusu yaklaşık 50 gemiden oluşmaktaydı.La flotta era composta ora di un totale di quindici navi.
Film 5 kısa hikâyeden oluşmaktadır.La versione standard contiene cinque brevi storie.
Florası esasen savan, tropik ve mangrov ormanlarından oluşmaktadır.Allo stesso modo possono riposare su alberi delle savane e delle mangrovie.
Haçlı ordusu 1.400u atlı süvari olan 10.000 askerden oluşmaktaydı.Parlamento difeso da 1.400 poliziotti.
50 istasyonu bulunan metro hattı, üç hattan oluşmaktadır.La linea ha 35 stazioni di cui 5 sotterranee.
Kanada'nın idari bölümleri, on eyalet ve üç bölge ile bunlara bağlı yerel yönetim bölgelerinden oluşmaktadır.Le targhe automobilistiche del Canada sono assegnate dalle dieci province e dai tre territori.
Bölgenin geri kalan kısımları alçak tepelerden oluşmaktadır.Il resto della superficie solare è formato dalle regioni quiete.
Grup üyeleri Lasse Piirainen ve Leena Tirronen'den oluşmaktadır.Il brano è stato scritto da Lasse Piirainen e Leena Tirronen, i due componenti del gruppo.
Fakat bu durum ‘Suskunluk Sarmalı’nın ‘online’ ortamda hiçbir zaman oluşmadığı anlamına gelmez.«Il "davanti a che" dell'angoscia non è mai un ente intramondano. (...)
Olaylar ise A takımındaki kişiler çevresinde oluşmaktadır.La serie tratta principalmente gli eventi che accadono intorno ai componenti della classe.
Üstelik kendisinden önceki 5 radyonun dört tanesi ulusal radyolardan oluşmaktadır.Nelle stesse qualificazioni segnò cinque delle undici reti totalizzate dalla sua nazionale.
Metro hattı 10 istasyondan oluşmaktadır.Le stazioni lungo la linea sono 10.
75,000 askeri personel ve 15,000 sivil personel olmak üzere toplam 90,000 kişiden oluşmaktadır.90.000 tra uomini e donne formano le forze armate, 75.000 sono personale militare e altri 15.000 sono civili.
Büyük kısmı zeytinlik, narenciye alanları ve otlaklardan oluşmaktadır.Numerosi gli olivi, i cedri e le palme.
Üstelik bu taburun tamamı kızlardan oluşmaktadır.Tutta la setta è composta da bambini.
Coğrafi olarak bu bölge neredeyse tamamen çölden oluşmaktadır.Quasi la totalità del territorio è occupata dal deserto.
Hamidiye kuruluşunda 7 haneden oluşmaktaydı.Nel Metropolitano giunse invece settima.
Bunların büyük çoğunluğu (yani %62'si (38.936 kişi)) Türklerden oluşmaktadır.La grande maggioranza dei presidenti (33 su 38) sono stati spagnoli.
1775 yılında, Britanya İmparatorluğu Yeni İspanya'da 20 bölgeden oluşmaktaydı.All'inizio della guerra rivoluzionaria nel 1775 l'Impero Britannico includeva 20 colonie a nord del Messico.
Seri 13 kitaptan oluşmaktadır.La serie attualmente è giunta alla tredicesima edizione.
Bu albümler Jon Schaffer'ın yazdığı Something Wicked hikâyesinden oluşmaktadır.I testi si basano principalmente sulla "Something Wicked Storyline" scritta da Jon Schaffer.
Metrica da 3 kitaptan oluşmaktadır.L’Opticks è costituito da tre libri.
Firmanın logosu kurucu iki Humphrey kardeşleri temsilen iki adet eşkenar dörtgenden oluşmaktadır.Waterman, sottoposto di Ward si prende cura dei due cani della Cerberus.
Bu geri sayım, "cheesy" olarak adlandırılan video kliplerden oluşmaktadır.Accanto agli orologi esiste anche l'uso per il software marchiato "swiss made".
Buzul dalgalarının oluşmasını açıklayan birçok teori olmuştur.Ci sono molte teorie riguardo al perché i surge glaciali si verificano.
2 Ağustos günü yapılan elemeler, yedişer takımın yer aldığı beş farklı seriden oluşmaktaydı.I plebisciti si svolsero il 2 ottobre nelle cinque province che costituivano lo Stato.
Metro ağı toplam 5 hattan oluşmaktadır.La rete si compone di 5 linee.
Bu suçlamaların bazıları gerçek bazıları ise teorilerden oluşmaktadır.Alcune di esse sono reali, altre di fantasia.
Bu alan 8 alt havzadan oluşmaktadır.Il tema appare in ottava al basso.
348 senatörden oluşmaktadır.Per ora il numero dei senatori è di 348.
Grup birçok ünlü isimden oluşmaktadır.Il gruppo è stato in tour con molti gruppi famosi.
Her tren iki vagondan oluşmaktadır.Il piazzale è formato da due binari.