Ana içeriğe geç
Sözlük

olsunlar ile cümle

olsunlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.Yo les he dado la gloria que tú me has dado, para que sean una cosa, así como también nosotros somos una cosa
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.Και εγω την δοξαν την οποιαν μοι εδωκας εδωκα εις αυτους, δια να ηναι εν καθως ημεις ειμεθα εν,
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.И славу, которую Ты дал Мне, Я дал им: да будут едино, как Мы едино.
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.І славу, що дав єси менї, дав я їм, щоб були одно, яко ми одно.
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.ואני נתתי להם את הכבוד אשר נתת לי למען יהיו אחד כאשר אנחנו אחד נחנו׃
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.وانا قد اعطيتهم المجد الذي اعطيتني ليكونوا واحد كما اننا نحن واحد.
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.你 所 賜 給 我 的 榮 耀 、 我 已 賜 給 他 們 、 使 他 們 合 而 為 一 、 像 我 們 合 而 為 一
Bana verdiğin yüceliği onlara verdim. Öyle ki, bizim bir olduğumuz gibi bir olsunlar.你 所 賜給 我 的 榮耀 、 我 已 賜給 他 們 、 使 他 們合 而 為一 、 像 我 們合 而 為一
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.5 % の利子くらいでしょう。 1 日あたり5 % です。(通常これらの融資は 1 日あたりの利子がつきます。)
B Bankasına kullandırdıkları bu kredi için faiz isteyecekler, diyelim ki %5 faiz uyguluyor olsunlar.A budou účtovat úrokovou sazbu za půjčení hotovosti. Třeba to bude 5% úrok.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Chúng ta phải thay đổi nó sao cho mọi người đều có cơ hội ngang nhau.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Dobbiamo cambiarlo in modo che le persone abbiano uguali opportunità.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Kita harus merubahnya hingga orang-orang memiliki kesempatan yang sama.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.사람들이 동등한 기회를 가질수 있도록 바꿔야 합니다.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Musíme to změnit tak, aby lidé měli rovné příležitosti.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Musíme to zmeniť tak, aby ľudia mali rovnaké možnosti.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Musimy sprawić, aby ludzie mieli równe szanse.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Nous devons le changer pour rendre les chances égales.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Temos de mudar isto para que as pessoas tenham igualdade de oportunidades.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Tenemos que cambiarlo para que la gente tenga igualdad de oportunidades.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Trebuie sa o schimbam astfel incat oamenii sa beneficieze de aceleasi oportunitati.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Úgy kell megváltoztatnunk, hogy egyenlő esélyeket adjunk.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.We moeten ervoor zorgen dat iedereen gelijke kansen heeft.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Wir müssen dies ändern damit Menschen gleiche Chancen kriegen.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Πρέπει να το αλλάξουμε έτσι ώστε οι άνθρωποι να έχουν ίσες ευκαιρίες.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Мы должны изменить это, чтобы у людей были равные возможности.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.Трябва да го променим, така че хората да имат равни възможности.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.עלינו לשנות זאת כדי שאנשים יזכו בהזדמנות שווה.
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.علينا أن نغيره حتى يحصل الجميع على فرص متساوية
Bunu öyle değiştirmeliyiz ki, insanlar eşit fırsatlara sahip olsunlar.変化をもたらすことにより、国力を強め
CA: Umalım ki, onlarda bu şekilde anlıyor olsunlar. Teşekkürler Bruce.크리스: 그들이 그렇게 듣길 바랍니다. 대단히 감사합니다, 브루스.
CA: Umalım ki, onlarda bu şekilde anlıyor olsunlar. Teşekkürler Bruce.כא: אני מקווה שהם שומעים את זה בדרך הזאת. תודה רבה לך ברוס.
CA: Umalım ki, onlarda bu şekilde anlıyor olsunlar. Teşekkürler Bruce.آندرسون : هذا أمل يسمعوه بهذه الطريقة . أشكرك كثيراً بروس .
CA: Umalım ki, onlarda bu şekilde anlıyor olsunlar. Teşekkürler Bruce.ありがとうございました
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Blinde Farizeeërs! Maak eerst de binnenkant van de beker schoon. Dan zal ook de buitenkant schoon worden.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Du blinde fariseer! rens først begeret og fatet innvendig, forat det også kan bli rent utvendig!
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Du blinde farisé, gör först insidan av bägaren ren, för att sedan också dess utsida må bliva ren.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Fariseo cieco, pulisci prima l'interno del bicchiere, perché anche l'esterno diventi netto
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.¡Fariseo ciego! ¡Limpia primero el interior del vaso para que también el exterior se haga limpio
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Fariseu cego! limpa primeiro o interior do copo, para que também o exterior se torne limpo.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Farizee, slepče, vyčisti najprv vnútro pohára a misy, aby bol čistý aj ich vonok!
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Farizee slepče, vyčisť prve to, což vnitř jest v konvi a v míse, aby i to, což jest zevnitř, bylo čisto.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Hỡi người Pha-ri-si mù kia , trước_hết phải lau bề trong chén và mâm , hầu cho bề_ngoài cũng được sạch_sẽ .
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Hỡi người Pha-ri-si mù kia, trước hết phải lau bề trong chén và mâm, hầu cho bề ngoài cũng được sạch sẽ.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.소경된 바리새인아 너는 먼저 안을 깨끗이 하라 그리하면 겉도 깨끗하리라
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Slepi farizej! očisti poprej kozarec in skledo znotraj, da bodeta čista tudi zunaj.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Vak farizeus, tisztítsd meg elõbb a pohár és tál belsejét, hogy külsejük is tiszta legyen.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Слепи фарисеино! Очисти първо вътрешността на чашата и блюдото, за да бъде и външността им чиста.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Фарисей слепой! очисти прежде внутренность чаши и блюда, чтобы чиста была и внешность их.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.Фарисею слїпий, очисти перш середину чаші й блюда, щоб і верх їх став ся чистий.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.פרוש עור טהר בראשונה את תוך הכוס למען תטהר גם מחוץ׃
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.ايها الفريسي الاعمى نقّ اولا داخل الكاس والصحفة لكي يكون خارجهما ايضا نقيا.
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.你 這 瞎 眼 的 法 利 賽 人 、 先 洗 淨 杯 盤 的 裡 面 、 好 叫 外 面 也 乾 淨 了
Ey kör Ferisi! Sen önce bardağın ve çanağın içini temizle ki, dıştan da temiz olsunlar.你 這瞎眼 的 法利 賽人 、 先 洗淨杯盤 的 裡面 、 好 叫 外面 也 乾淨了
Farklı renklerde olsunlar. .Dejame hacer esto en morado y la otra linea en un tipo de diferente de morado.
Farklı renklerde olsunlar. .Den tegner vi i lilla.
Farklı renklerde olsunlar. .Die doe ik in paars en ik teken nog een lijn in een ander soort paars.
Farklı renklerde olsunlar. .Fammi fare questa in viola e fammi fare l'altra retta in una sfumatura diversa di viola.
Farklı renklerde olsunlar. .Je fais ceci en violet, et l'autre droite avec un autre violet.
Farklı renklerde olsunlar. .이 직선은 보라색으로, 또다른 직선은 다른 색조의 보라색으로 칠해보도록 하죠
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
olsunlar ile cümle - Sayfa 3 - olsunlar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App