Ana içeriğe geç
Sözlük

olsun ile cümle

olsun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Musa onlara: "Size yazıklar olsun!Moses said to them: "Woe betide you.
And olsun ki, Harun da onlara önceden: "Ey milletim! Siz bu buzağı ile sınanıyorsunuz.Aaron had indeed told them earlier: "O my people, you are being only misled with this.
And olsun ki, size şerefiniz ve öğüt veren bir Kitap indirdik; akletmiyor musunuz?We have sent down to you a Book which has a reminder for you. Do you not understand?
Biz gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.We have not created the heavens and the earth, and all that lies between them, out of fun.
Allah'a yakıştırdığınız vasıflardan ötürü yazıklar olsun size!Woe to you for what you attribute (to Him)!
And olsun ki, daha önce İbrahim'e de akla uygun olanı göstermiştik. Biz onu biliyorduk.We had earlier given Abraham true direction, for We knew him well.
İbrahim: "And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" deyince:He said: "You and your fathers were in clear error."
Size de, Allah'ı bırakıp taptıklarınıza da yazıklar olsun! Akletmiyor musunuz?" dedi.Will you not understand?"
And olsun ki, Allah'a yardım edenlere O da yardım eder. Doğrusu Allah kuvvetlidir, güçlüdür.God will surely help those who help Him, -- verily God is all-powerful and all-mighty, --
Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun.Have they not travelled in the land that they could have the heart to understand, and ears to hear?
And olsun ki, onları hoşnut olacakları bir yere koyar.God will surely lead them to a place with which they will be gratified.
And olsun ki, insanı süzme çamurdan yarattık.We created man from the finest extract of clay,
And olsun ki, üstünüzde yedi tabaka yarattık.We made several highways one over the other above you.
And olsun ki Nuh'u milletine gönderdik; onlara: "Ey milletim!We sent Noah to his people.
İnanmayan millet, rahmetden ırak olsun!Cursed be the people who do not believe!
And olsun ki Musa'ya, doğru yola girsinler diye Kitap verdik.And We gave the Book to Moses so that they may be guided.
And olsun ki, açıklayıcı ayetler indirmişizdir.We have surely sent down clear signs.
And olsun ki kendi kendilerine büyüklenmişler, azgınlıkta pek ileri gitmişlerdir.They are full of self-conceit and behave with intense arrogance.
And olsun ki Musa'ya Kitap verdik, kardeşi Harun'u da kendisine vezir yaptık.We gave Moses the Book, and made his brother Aaron his minister,
Bu putperestler and olsun ki, bela yağmuruna tutulmuş olan kasabaya uğramışlardı.They must have surely passed by the town on which We had rained the terrible rain of ruin.
Firavun: "Benden başkasını tanrı edinirsen, and olsun ki seni zindanlık ederim" dedi.(The Pharaoh) said: "If you took another god apart from me I will have you incarcerated."
And olsun ki, Semud milletine kardeşleri Salih'i "Allah'a kulluk ediniz" desin diye gönderdik.We sent to Thamud their brother Saleh (who said): "Worship God."
De ki: "Hamd Allah'a mahsustur, seçtiği kullarına selam olsun.Say: "All praise be to God, and peace on those of His creatures whom He has chosen."
Firavun'un karısı: "Benim de senin de gözün aydın olsun!The Pharaoh's wife said: "He will be a comfort to me and to you.
Musa: "Rabbim! Bana verdiğin nimete and olsun ki, suçlulara asla yardımcı olmayacağım" dedi.(Moses) said: "O Lord, as You have been gracious to me I will never aid the guilty."
And olsun ki, Biz vahyi onlara ard arda yetiştirdik; belki düşünürler.We have been sending word to them that they may take a warning.
Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz" derler.Peace on you; we do not look for the ignorant."
İnanıp, yararlı iş işleyenleri, and olsun, iyilerin arasına koyarız.We shall admit those who believe and do the right among the righteous.
Rabbinizden bir yardım gelecek olursa, and olsun ki, "Doğrusu biz sizinle beraberdik" derler.And if help comes to them from your Lord, they say: "We were with you."
And olsun ki, Nuh'u milletine gönderdik; aralarında bin seneden elli yıl eksik kaldı.We sent Noah to his people, and he lived with them a thousand years minus fifty.
And olsun ki, Biz, düşünen kimseler için oradan apaçık bir belgeyi geride bırakmışızdır.Verily We have left a clear sign of this for people of sense to see.
And olsun ki!Verily We sent many apostles before you to their people, who brought clear signs with them.
And olsun ki bu Kuran'da insanlar için her türlü misali vermişizdir.We have offered every kind of example here in this Qur'an to men.
And olsun ki, Lokman'a, Allah'a şükretmesi için hikmet verdik.We bestowed wisdom on Luqman that he may be grateful to God.
And olsun ki onlara: "Gökleri ve yeri yaratan kimdir?" diye sorsan, "Allah'tır" derler.If you ask them: "Who created the heavens and the earth?" They will surely answer: "God."
Kuran'ı Hakim'e and olsun ki, sen doğru yol üzere gönderilmiş peygamberlerdensin.I call to witness the Qur'an, custodian of all laws, --
And olsun ki, hüküm çoğunun aleyhine gerçekleşmiştir, bunun için artık inanmazlar.The sentence is surely justified against most of them, for they do not believe.
Kullara yazıklar olsun!Alas for men!
And olsun ki, o sizden nice nesilleri saptırmıştı, akletmez miydiniz?But he beguiled a great many of you. Why did you not then understand?
Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.Except those who eavesdrop and are pursued by a shooting flame.
Ona der ki: "Allah'a and olsun ki, az kalsın beni de mahvedecektin."'By God', he said, 'you had almost ruined me.
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.So had many an earlier people gone astray,
And olsun ki, içlerine uyarıcılar göndermiştik.And We had sent admonishers to them.
And olsun ki, Nuh Bize seslenmişti de duasına ne güzel icabet etmiştik.Noah had verily called to Us. And how gracious was He who answered (him).
Sonra gelenler içinde "Alemlerde, Nuh'a selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.And left (his name) for posterity.
Sonra gelenler içinde "İbrahim'e selam olsun" diye ona iyi bir ün bıraktık.And left (his hallowed memory) for posterity.
And olsun ki Musa ve Harun'a da iyilikte bulunmuştuk.We were indeed gracious to Moses and Aaron,
Sonra gelenler içinde "Musa ve Harun'a selam olsun" diye iyi birer ün bıraktık.And left (their remembrance) for posterity.
Sonra gelenler içinde, "İlyas'a selam olsun" diye bir ün bıraktık.And We left his (memory) for posterity.
And olsun ki, peygamber kullarımıza söz vermişizdir.Our word had already been given before to Our votaries, the apostles, --
Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.I CALL to witness the admonishing Qur'an.
Sad. Öğüt veren Kuran'a and olsun ki, inkar edenler gurur ve ayrılık içindedirler.But the unbelievers are still full of pride and hostility.
And olsun ki Süleyman'ı denedik, hükümranlığını zayıf düşürdük; sonra eski haline döndü.We surely tried Solomon, and placed another body on his throne. So he turned to God
And olsun ki Musa'yı, mucizelerimiz ve apaçık delillerle Firavun, Haman ve Karun'a göndermişizdir.To Pharaoh, Haman and Qarun.
And olsun ki Musa'ya Kitap vermiştik de onda ayrılığa düşmüşlerdi.Verily We gave Moses the Book; but they began to differ about it.
Rabbime döndürülürsem, O'nun katında and olsun ki, benim için daha güzel şeyler vardır" der.And even if I go back to my Lord, there will surely still be the best for me with Him."
Apaçık Kitap'a and olsun ki, akledesiniz diye Kuran'ı Arapça okunan bir Kitap kılmışızdır.I call to witness the lucent Book,
And olsun ki, size gerçeği getirdik; fakat çoğunuz gerçeği sevmiyorsunuz.We have brought to you the truth, but most of you despise the truth.
And olsun ki, onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan: "Allah" derler.If you ask them who created them, they will answer: "God."
And olsun ki, onlardan önce, Firavun milletini denemiştik.We had tried the people of Pharaoh before them.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod