Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Trong khi nghe thấy là bị động, thì lắng nghe có nghĩa là ta phải thực hiện hành động đó.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Während Hören ein passiver Vorgang ist, muss man beim Zuhören arbeiten.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Zatímco slyšení je pasivní, poslouchání je něco, na čem musíme pracovat.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Ενώ η ακοή είναι παθητική, η ακρόαση είναι κάτι για το οποίο πρέπει να δουλεύουμε.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.В то время как слышание пассивно, над слушанием надо работать.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Докато чуването е пасивно, слушането е нещо, над което трябва да работим.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.Слух є пасивним, а слухання - це щось, над чим ми маємо працювати.
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.אם השמיעה היא סבילה. הרי שההקשבה דורשת מאיתנו השקעה:
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.لان الاستماع مهارة سلبية .. اما الانصات .. فهو شيء يجب بذل الجهد من اجله
Duymak pasif olsa dahi , dinlemek üzerinde calışmamızı gerektiren birşeydir.自分から働きかけなければなりません
Ed ve Al, Marcoh adında bir adamla tanı,sır. Marcoh'da bitmemi,s olsa da bir felsefe ta,sı vardır.Ed e Al encontram um homem chamado Marcoh que possui uma Pedra Filosofal, embora incompleta.
Ed ve Al, Marcoh adında bir adamla tanı,sır. Marcoh'da bitmemi,s olsa da bir felsefe ta,sı vardır.Ed e Al incontrano un uomo di nome Marcoh che è in possesso di una Pietra Filosofale, sebbene incompleta.
Ed ve Al, Marcoh adında bir adamla tanı,sır. Marcoh'da bitmemi,s olsa da bir felsefe ta,sı vardır.Ed i Al poznają mężczyznę o imieniu Marcoh, który posiada Kamień Filozoficzny, jakkolwiek niekompletny.
Ed ve Al, Marcoh adında bir adamla tanı,sır. Marcoh'da bitmemi,s olsa da bir felsefe ta,sı vardır.Ed y Al conocen a un hombre llamado Marcoh que tiene en su poder una Piedra Filosofal, aunque está incompleta.
Ed ve Al, Marcoh adında bir adamla tanı,sır. Marcoh'da bitmemi,s olsa da bir felsefe ta,sı vardır.Ο Εντ και ο Αλ συνάντησαν κάποιον με το όνομα Μάρκο, που είχε μια Φιλοσοφική Λίθο, ωστόσο, ανολοκλήρωτη.
Ed ve Al, Marcoh adında bir adamla tanı,sır. Marcoh'da bitmemi,s olsa da bir felsefe ta,sı vardır.Эд и Ал встречают человека по имени Марко, у которого имеется Философский Камень, хоть и несовершенный.
Elimde olsa David'e daha kolay bir hayat verebilmek için onu hemen iyileştirirdimNhưng tôi nghĩ nếu chúng ta loại bỏ những người bị bệnh down thì đó là một mất mát thảm khốc."
El kaide gibi insanlar birbirleriyle bağlantı kurmak için google kullanıyor olsa da.알카에다 같은 사람들이 내부소통을 위해 구글을 사용한다고 해도
El kaide gibi insanlar birbirleriyle bağlantı kurmak için google kullanıyor olsa da.Даже если такие люди, как Аль-Каида, используют Гугл для координации действий.
El kaide gibi insanlar birbirleriyle bağlantı kurmak için google kullanıyor olsa da.אפילו אם אנשי אל-קעידה משתמשים בגוגל כדי לתקשר בינהם.
El kaide gibi insanlar birbirleriyle bağlantı kurmak için google kullanıyor olsa da.حتى ان كان بعض الاشخاص كالقاعدة يستخدمونه للاتصال فيما بينهم
El kaide gibi insanlar birbirleriyle bağlantı kurmak için google kullanıyor olsa da.グーグルを使ったとしてもです 数百万人が良いことに使っています
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."A început să fie foarte la modă în unele cercuri să fii ecologist.
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."Det bĂśrjade bli rätt mainstream i vissa omrĂĽden att vara miljĂśmedveten.
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."Es wurde ziemlich normal in manchen Gegenden Umweltaktivist zu sein.
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."Et il y a aussi eu un changement à cette époque quand...
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."In alcuni ambienti essere ambientalista iniziava ad essere molto mainstream.
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."그리고 기업들은 "친환경, 녹색"이라는 것이
"Endüstriyel ekonomiyi nasýl kurtarýrýz, aa gerçi, bir de gezegenimiz olsa daha iyi olurdu."V niektorých oblastiach začalo byť
Esir olsa daha iyi!Ela pode bem estar... refém!
Esir olsa daha iyi!Hän on käytännössä panttivanki!
Esir olsa daha iyi!Hon kan lika gärna vara gisslan!
Esir olsa daha iyi!Hun kunne lige så godt være et gidsel.
Esir olsa daha iyi!Praticamente è suo ostaggio.
Esir olsa daha iyi!¡Puede que la hayan tomado como rehén!
Esir olsa daha iyi!To tak, jakby była zakładnikiem.
Esir olsa daha iyi!Ουσιαστικά είναι όμηρος!
Esir olsa daha iyi!Возможно, она - заложница!
Espanola'nın kuzey bölümü sürekli rüzgarlardan nispeten korunaklı olsa daMặc dù mặt phía Bắc của đảo Espanola được chắn kĩ khỏi gió chủ đạo,
Espanola'nın kuzey bölümü sürekli rüzgarlardan nispeten korunaklı olsa daSeverní strana ostrova Espaňola je celkem dobře chráněná před větry.
Espanola'nın kuzey bölümü sürekli rüzgarlardan nispeten korunaklı olsa daלמרות שצידו הצפוני של אספניולה מוגן בצורה סבירה מרוחות שכיחות
Espanola'nın kuzey bölümü sürekli rüzgarlardan nispeten korunaklı olsa daمع ذلك الجانب الشمالي لإسبانيولا يحمى إلى حدّ معقول من الرياح السائدة
Etmiyor mu? Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.Тъй като не сме обикновени хора, трябва да се откажем от някои неща.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Ale to nie jest jeszcze najzabawniejsze, choć jest ciekawe.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Alors c'est pas la partie de la recherche la plus rigolote, mais c'est intéressant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Asta nu e partea ce mai distractivă a cercetării, chiar dacă e interesantă.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı. (...)Certo, non è la parte più divertente di questa ricerca, per interessante che sia (Risate).
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Das ist nicht der Teil meiner Forschung, der mir am meisten Spass macht, aber es ist interessant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Dat is niet het spannendste deel van dit onderzoek, hoewel het interessant is.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.재미긴 해도, 이것이 이 연구에서 제일 재미있는 부분은 아닙니다.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Så det er ikke det sjoveste ved dette forskning, selvom det er interessant.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Y esa claramente no es la parte más divertida de esta investigación, aunque es interesante.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.И хотя это очень интересно, это ещё не самая весёлая часть моего исследования.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.Това не е най-забавната част от това изследване, макар и да е интересно.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.זה לא החלק הכי כיפי במחקר הזה, למרות שזה מעניין.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.لذلك فالحفر ليس الشيء الممتع في هذا البحث، على الرغم من أنه كان ممتعاً حقاً.
Evet, ilginç olsa da bu araştırmanın en eğlenceli yanı sayılmazdı.(笑)
Farklı görevlerimiz olsa daAnche se ti venivano assegnati compiti diversi--
Farklı görevlerimiz olsa daAunque habia diferentes tareas--
Farklı görevlerimiz olsa da Bazı günler bir katta bazı günler diğer katlarda bulunuyorduk fakat...Несмотря на то, что вас направляли в разные места - сегодня у вас мог быть один этаж, а завтра другой, но...