olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sayede, görüntüde titreme olmaz.那绝非恐惧的颤抖。
Eğer C bağımsız bir siyasi bölge olsaydı, bir anklav olurdu ancak eksklav olmazdı.如果他預設乙屬於丙,就是不合格的論證,但未必乞題。
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.万历癸酉顺天乡荐,癸未成进士。
Saygı sevgi görmemiştir onlar, öldüler mi, adlarını anan olmaz.由於死亡的承辦人並非軍人,當局未有公佈其姓名。
Büyümeye yardımcı olmaz.不增不減。
Can direği olmazsa yeterli ses çıkmaz.假若沒有耳朵在聽見,那兒就沒有聲音。
Mevhum (vehimde tahayyül ve tasavvur edilen) Hüda'yı yok etmeksizin hakiki Hüda ispat edilmiş olmaz."他在荊不得預入蜀之謀,在蜀不得參出峽之議,這些關鍵之事不論正確與否,都與他無干係”。
Gürültülü iletim ortamında veri iletiminin başarılı olması çok uzun zaman alır ya da hiç olmaz.在一个噪音较大的媒介中,成功传输数据可能需要很长时间甚至不可能完成。
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.进食管不会带来疼痛,也不会妨碍病人自主进食。
1.Biz Ayrılamayız 2.Dediler Zamanla Hep 3.Hiçbir şeyde Gözüm Yok 4.Böyle Ayrılık Olmaz三時分有,謂如是事,此時分有,彼時分無。
Bu sefer olmaz.從此不仕。
Ancak kaçmaları kolay olmaz.他們必不能逃脱。
Mauricio: Sorun olmazdı.马希萼也无可奈何。
Fakat konuşsaydı da sorun olmazdı: Sahnedeki alayların çoğu kalabalığın kükremesiyle boğuldu." dedi.也有許多人瞧不起曹操的品德,孫盛曰:魏武於是失政刑矣。
"'Televizyonda sanat olmaz'".電視動畫裡未登場。
O'na göre bilgi vehbî olmaz; kesbî'dir.行:知而不行,等於無知;行而不徹,即是未行。
Genelde beneklerin altında ağrı olmaz.一般來說它們會在眼瞼中間且並不疼痛。
Takım beklenildiği gibi pek başarılı olmaz.开发团队本来并未对它寄予厚望。
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.在該國東北部的大陸地區,尤其是斯拉沃尼亞生產大量優質的葡萄酒,特別是白葡萄酒。
Bir mavi 10, kırmızı 10 ve mavi 10 olmaz).绿色星星是5颗,红色是10颗,蓝色是20颗。
Gıybet eden kimse gıybet ettiği kimseyle pişman olup helalleşmedikçe tevbesi kabul olmaz.길잡이는 사람에게 행복을 약속하는 대신 그것을 외면한 이에게는 용서가 없다.
"RAB çobanımdır, Eksiğim olmaz.“주님은 나의 목자, 나는 아쉬울 것 없어라.
Kullanıcı bu işlemin farkında olmaz.그러나 사용자는 이를 알아차리지 못한다.
Dediler: - Zevaittir, husulü mümkün olmaz.(불로불사의) 신선은 있을 리가 없을텐데 말입니다"라고 말하며 조롱하였다.
Karaciğer ameliyatı olmazsa ölecektir.수술을 하지 않으면 사망한다.
Ne yaparsa da yararı olmaz.하지만 아무런 도움도 주지 못한다.
( Konfiçyüs: "Eğer konuşulan dil</a> doğru değilse, o zaman söylenen şey, söylenmek istenen şey olmaz.한(恨) "'한'이란 이를테면 '분(忿)'의 소연에 대해 자주자주 생각하여 원한을 품어 버리지 않는 것을 말한다."
Büyümeye yardımcı olmaz.진화는 거슬러 올라가지 않는다.
STS, şüphelenilen bir saldırı olur olmaz değerlendirir ve bir alarm sinyali verir.반면에 IDS는 일단 의심스러운 침입이 발생하면 그것을 평가하고 경보 신호를 보낸다.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.밤, 팬으로부터의 선물이 닿지 않는 일이 있다.
Eğer bu varsayımlardan biri olmazsa, yoğuşuk dalga fonksiyonu (wavefunction) yüksek dereceli terimler içerir.그 자체적인 성품에 연유하는 것이기에 내부적으로 고요한 정(定)의 공능(功能)이 없는 까닭이다.
Jane dener ve bir şey olmaz.김용언·안은별.
Mauricio: Sorun olmazdı.니리루 (ニリル): 귀찮다.
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.““산낙지 야만적인 음식 아니다””. 《미주한국일보》.
Hızır da yanından eksik olmaz.가속력도 결코 낮지 않은 편이다.
Güven – Eğer güven vermiyorsa önerici sistemin kullanıcı nezdinde bir değeri olmaz.Trust – 추천 시스템은 사용자가 시스템을 신뢰하지 않으면 사용자에게 가치가 없다.
Sanki “Bu adamdan mangaka olmaz” diyenlere kapak olsun dercesine.그런 까닭에 ‘대답할 자 없는 분’이라 하는 것이다.
Yaptığından başkasını yapmaya asla gücü olmaz.하지만 힘없는 자기가 할 수 있는 일은 아무것도 없었다.
Her ülkede başbakan olmaz.프랑스에서는 준장 계급이 없다.
Hollanda’da durum farklı olmaz.그러나 미국에서는 사정이 달랐다.
"Eşcinsel futbolcu olmaz mı?".(동성애자도 축구를 할 수 있습니까?)
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.가족에게 알린다, 알리지 않는다.
Sanherib, kral olur olmaz pek çok sorunla karşılaştı.하지만 그녀가 왕비가 되자마자 많은 비극적인 일들이 일어나게 된다.
Beş vakit namaz kılmak ve oruç tutmak, onlar için olmazsa olmaz bir kuraldır.그런데 5식과 구생하는 혜(慧)는 이와 같은 공능이 없으니, 무분별(無分別)이기 때문이다.
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.여자 배우는 꼭 미인이 아니어도 되었다.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.이를테면 모든 지어감이 본래 없었지만 지금 있게 됨으로 그 성품이 되는 것이다.
Bundan futbolcu olmaz.축구선수가 되려는 이유는 분명치 않다.
Can direği olmazsa yeterli ses çıkmaz.크게 치지 않으면 소리가 없다네.
Ama hiçbir şey olmaz.아무것도 일어나지 않는다.
Aksilik olmazsa yeni yılın ilk aylarında piyasada olacak.이로 미루어 그는 처세의 달인 중에서도 가히 입신의 경지에 이른 달인이었다고 해야 할 것이다.
Sivas'tan başka neredeyse hiçbir yerde üretimi olmaz.하지만 투르쿠 이외에는 도시화가 거의 일어나지 않았다.
Bu insanların beklediği şey olmazdı." dedi.대표곡은 "Wasn't Expecting That"이다.
Yıldız, "Sakin olmazsanız, haklıyken haksız konuma düşersiniz.하지만 원상은 '죽지 않는 동안의 추위를 참을 수 없으니, 앉아있을 자리나 마련해줌이 옳소.'
"Olmazsan Olmaz" (Söz - Müzik: Burcu Güneş) - 4:48 "Ben Yeter miyim?""이 노래" – 3:19 "그늘" – 4:28 "건전화합가요 (ft.
Balede, yeterli erkek olmazdı.당시 리눅스에서는 어린이들에게 맞는 그리기 프로그램이 없었다.
Bunlar lafla olmaz.이것은 헛소리로 말했던 것은 아니다.
Ancak Catherine hiçbir zaman tatmin olmaz ve sevgili seçimi ile ilgili sürekli karar değiştirir.린다랑은 그녀와의 우정에 절대적으로 끈질겨지고 그녀의 방치된 삶에 끝없이 평화로움과 지속적인 변화를 줄 수 있는 응원과 수용을 해준다.
Ancak, gerçekte, kuvvet uygulama anında olmaz.또, 모의현실은 실시간으로 실행될 필요는 없다.
Bu maçta diskalifiye olmaz ve ringin dışında count-out işlemez.실격과 카운트 아웃이 적용 되지 않는 테이블 경기이다.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.잎 뒷면에 털이 있으나 점차 사라진다.