olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ağzı kılların arkasındadır ve açmadıkça ağzı belli olmaz.口は先端下側にあって大きく開かない。
Örneğin, bazı proteinler önce glikozile olmazlarsa doğru katlanmazlar.たとえば、いくつかのタンパク質は最初にグリコシル化されない限り正確に折りたたまれない。
Elinde aynası eksik olmaz.一部スーパーからもやしが無くなる。
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.雌にはこのような変化は見られない。
Hüseyin bu öneriyi, 'Hayır olmaz.半蔵は「それはできん。
Story öyküyü "yayınlamak kâğıt israfından başka bir şey olmaz" diyerek reddetti.内容は「自分が自殺するのと広告板は関係ない。
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.強がりではなく、どうも私にはそうした神経がないらしい。
Yarin olmazsa ondan sonraki gün.痛手を負ければ翌日終に死にけり。
Ve bir insan için genellikle tehlikeli olmazlar.人には一般的に無害である。
Bu sayede, görüntüde titreme olmaz.その体には影が映らない。
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.肋骨と上耳骨を持たない。
Padişah olur olmaz ilk seferini Batı’ya yaptı.のひょっこりひょうたん島」以来2度目となる。
Bu olmazsa 50 bin kişiyle halk savaşı olacak.^ どみねすとろんぐのもじ魔獣戦のみ5万人。
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.病める薔薇 「薔薇」はバラではなく「そうび」と読む。
Ama Brock Lesnar pin olmaz.PSLは胎盤を通らない。
Bu nedenle su ve sabun kadar etkili olmazlar çünkü patojenler hala elde kalır.石鹸やボディソープと同様に肌の汚れを取るためのものだが、石鹸ほどの洗浄力はない。
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.若葉時の裏面に白色の粉がつくが、後になくなる。
Yani, eğer fosforilasyon olursa O-GlcNAc eklenmez, O-GlcNAc eklenirse forforilasyon olmaz.つまり、もしセリン/トレオニンにリン酸化が起こるとO-GlcNAc修飾は生じず、逆にO-GlcNAcが現れるとリン酸化は起こらない。
Cevherlerin karşıtları da olmaz, fakat karşıtları kabul ederler.桓騎とは反目しているが才能は認めている。
Mahkûmlar, deneylere katılmaya zorlanırdı ve onlar bu deneylere gönüllü olmazlardı.収容者は実験に参加することが強要され、自発的な参加はなく、実験に関するインフォームド・コンセント(事前説明)はされていなかった。
Tedavi olmaz ve dili iltihap kapar.舌咬、尿失禁がない。
Ancak yasak uygulaması bazen pek katı olmazdı.強制徴募は平時にはあまり行われなかった。
Nokta Nokta Ağla Erkeğim Ağla Olmaz ki Aynı Nakarat (Remix) ^擬ベクトル(ぎベクトル、英: pseudo vector)は座標の反転に対し符号が変わらない(向きが反転する)ベクトル。
"Olmazsan Olmaz" (Söz - Müzik: Burcu Güneş) - 4:48 "Ben Yeter miyim?"^ この8時4分過ぎと言うのは「8時だョ!
Düğüne gelen misafirler asla mağdur olmazlar.儀式に結婚相手の男性は伴わない。
Ancak mahallede yerleşim olmadığı için ekonomiden bahsetmek doğru olmaz.住居の建設ができないため、この地域に住むことはできない。
"Kadın olmadan erkek, erkek olmadan kadın cinselliği olmaz" prensibini kullanır.女性関係にだらしない所から主人公に「自惚れないで」と怒鳴られる。
Ve gene Karadeniz'e has kokulu üzüm olmazsa olmazlardan dır Yeniköy'de.荘園の住民が荘園外で耕している公田を荘園に含めてはならない。
Ve eğer dört gün içinde orada olmazsalar öleceğini de ekler.その後4年間、目が覚める時は来ずに死亡。
Aksi durumda düzgün bir aplikasyon gerçekleşmesi mümkün olmaz.EZアプリが正しく起動できなくなる場合がある。
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.その後FBIに拘留されていたが、ルパンは脱走を手伝いナショナル・スーパー銀行の特殊金庫を開けさせようとする。
Diyorlardı ki: “Mademki sonu nasıl olsa sıfırdır, hiç olmazsa yaşadığımız sürece şen ve neşeli olalım.”続けてこだまは「そんでええやないか、そんな話今せんでもええねや、漫才終わったらじっくり聞いたるがな〜」とかぶせる。
"Şimdiden belli değil, ya olur ya olmaz" anlamında bir seslenme sözü.ものごとを断定的には言わない傾向があり「…かな」が口癖。
Göz, sonsuz bir uyum özelliğine sahip olsaydı mikroskoba ihtiyaç olmazdı.単純な失神に対し、他の神経学的症状がないのなら頸動脈造影は不要である。
Gürültülü iletim ortamında veri iletiminin başarılı olması çok uzun zaman alır ya da hiç olmaz.雑音の多い伝送路では、転送が成功するまで非常に時間がかかったり、全く転送できないということが考えられる。
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.ただし同乗者が女性の場合はこの限りではない。
"Rihanna yok, sadece Flo Rida'nın başka şeylere ve daha fazla yetenekli insanlara ihtiyacı var, böyle olmaz...ゴンドワナのみならずローレシア側の人材も参加しており侮れない力を持つ。
Sen beni hatırladığın sürece geri kalan herkes unutsa da umurumda olmaz.あなたさえ私のことをおぼえていてくれれば、ほかのすべての人に忘れられたってかまわない。
"RAB çobanımdır, Eksiğim olmaz.耶和华是我的牧者;我必不至缺乏。
Dilediği hiçbir şey gerçek olmaz.不事于所欲,不为于所求。
Eğer Elvis olmasaydı Beatles da olmazdı.如果没有埃尔维斯,就不会有披头士。
Bunlardan hiç olmazsa bir kısmının yerli olduğu aşikardır.最初他們其中至少一部分人是印度教徒。
Uzun olmaz.好久不見。
Her kaleciye nasip olmaz.每鞫獄不叱詈。
Çünkü Laz inanışlarına göre: "Evi kıbleye dönük olmayanın kalbi de Allah'a dönük olmaz".他們的信念是:「不要殺了真主賦與的靈魂,除非經過法律的正當程序。
Dediler: - Zevaittir, husulü mümkün olmaz.故《尉缭子》曰:‘武士不选,则众不强。
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .有些病毒不会使宿主细胞发生明显变化。
Düğüne gelen misafirler asla mağdur olmazlar.退宫的宫女不得婚嫁。
Mağdursuz suç olmaz.不能滅無量罪。
Ne yaparsa da yararı olmaz.可是我連發揮都沒辦法辦到。
Ondan sonraki gün olmazsa bir haftaya garanti teslim" der.我保證一星期內以事實答覆你們的要求。
Kılıç, kalkan; bu meydanda nice başlar kesilir, hiç olmaz soran!基於其獨特的照準系統設計,此槍是沒有前準星的。
Kosa kimin evine girerse o eve bereket girer ve yıl boyunca eksik olmaz.後尋卒於家,卒年不詳。
Ancak, önemli bir gaz birikimi olmaz.因为我们没有足够的油料。
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.这可以有助于造成云层降水,否则可能就不会下雨。
Gerçek para kağıdında ise bu olmaz.其得此金剛不壞之真炁也。
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.在亂菊的出面制止下,市丸銀收刀離開現場。
Tamamen yok olmaz.無爲無起滅。
Gıybet eden kimse gıybet ettiği kimseyle pişman olup helalleşmedikçe tevbesi kabul olmaz.在官不为矫洁之行,凡有馈赠者,辞多受少,故人不厌其取。
Ancak bu sıralama standart olmaz.這個標誌並不是標準的。