olmaz ile cümle

olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Su olmazsa, kısa sürede ölürüz.Ilman vettä kuolisimme nopeasti.
Su olmazsa kısa zamanda ölürüz.Ilman vettä kuolisimme nopeasti.
Çok çalışmazsan, başarılı olmazsın.Jos et tee lujasti työtä, et tule onnistumaan.
Bu sefer olmaz.Όχι αυτή τη φορά.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Όταν ένα άτομο λιποθυμά, το δέρμα είναι χλωμό και δεν έχει εξάνθημα.
Bazı virüsler enfekte hücrede hiçbir belirgin değişikliğe neden olmazlar .Μερικοί ιοί δεν προκαλούν εμφανείς αλλαγές στο μολυσμένο κύτταρο.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Οι επισκέπτες δεν του πήγαιναν δώρα.
Bu noktalar cilde baskı uygulandığında yok olmaz.Τα στίγματα αυτά δεν εξαφανίζονται εάν ασκηθεί πίεση στο δέρμα.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.Εγώ δεν θεωρώ ότι θα υπάρξουν είτε νικητές είτε ηττημένοι.
Kırım Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti uzun ömürlü olmaz.Η Κριμαϊκή Σοβιετική Σοσιαλιστική Δημοκρατία ήταν μάλλον βραχύβια.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Σε αντίθεση με τον υποδιαίρεση pallidum, δεν προκαλούν νευρολογική νόσο.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.Ένα άτομο που παθαίνει κρίση πανικού μπορεί να έχει ερεθισμένο δέρμα, αλλά δεν έχει κνιδώσεις.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Η περίοδος χαράς στη Μαδρίτη ήταν βραχύβια.
Ve bir insan için genellikle tehlikeli olmazlar.Παρ'όλα αυτά πολλές φορές είναι επικίνδυνος για τον άνθρωπο.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Σχεδόν δεν νοείται το ένα χωρίς το άλλο.
Elinde aynası eksik olmaz.Δεν αποπέμπεται ο υπουργός Άμυνας.
Şekk ile yakin zail olmaz.Αισθάνομαι ασφαλέστερα χωρίς παρτιτούρα.
Bu sayede kimse mağdur olmaz.Φαίνεται ότι τίποτα δεν μπορεί να τους προδώσει.
Buna "kanon yapmak" denilir, her parça kanon olmaz.Ως γνωστόν, χωρίς πίνακες βολής, ένα κανόνι είναι «άχρηστο».
Gerçek para kağıdında ise bu olmaz.Στην περίπτωση όμως των άυλων κοινών δεν ισχύει αυτό.
Tabi büyük konuşmamak lazım zamanın ne getireceği belli olmaz." diyerek şeklinde açıklamıştır.Δεν θα σπαταλήσω χρόνο εξηγώντας πως ακούγεται."
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Ξέρω ότι χαλώ τη ζωή σου, που χωρίς εμένα θα μπορούσες να κάνεις.
Onda o, kendi - kendine önemli varlık olmazdı.Όσο ζούσε δεν είχε καλή φήμη.
(Açıkçası, D iki açık ve ayrık kümeden oluşursa, sonuç burada doğru olmaz.)(Αν η διαφορά στις τιμές pK ήταν περίπου δύο ή λιγότερο, το τελικό σημείο το τελικό σημείο δεν ήταν εμφανές.)
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.Δεν είναι μονοκύτταρο ον, ούτε μια αποικία προκαρυωτικών.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Αυτό τον εξασθένησε τόσο που δεν μπορούσε να φορέσει το καπέλο του χωρίς βοήθεια.
Celine: Belki de olmazdı.Ίσως και όχι.
Eğer zamanım olmazsa, seninle gelemeyeceğim.Αν δεν έχω χρόνο, δε θα μπορέσω να έρθω μαζί σου.
Köleler Roma hukukuna göre mülkiyet olarak kabul edilir ve hiçbir hukuki hakları olmazdı.Under romersk lov, blev slaver anset som ejendom og havde ingen juridiske rettigheder.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Modsat undertypen pallidum medfører de ikke neurologisk sygdom.
Yarin olmazsa ondan sonraki gün.Han dør af sårene den følgende dag.
Fakat bu çoğu zaman mümkün olmaz.Dette er meget ofte muligt.
Hollanda’da durum farklı olmaz.Og i Sverige forholdt det sig ikke anderledes.
Yalnızca bir zaman belirtmek zorunda olmazsınız.Der findes ingen absolut tidsakse.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?""Thank you" "Stay My Baby" "Look The Other Way" "Is It Love?"
Ve eğer dört gün içinde orada olmazsalar öleceğini de ekler.Finder de ikke en mellemvært inden for 24 timer, vil de dø.
Böyle başıboş dolaşan birinin hiçbir itibarı olmaz: ne saygı görür, ne değer, ona kimse acımaz.En gentleman har fornemmelse for, hvad der bør siges uden at fornærme, såre eller støde andre.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Det lykkedes ikke at gå i land.
Ama ikisi de bu şeyden söz etmediği zaman, birbirlerinin aksini söylemesi mümkün olmaz.Da de er ens vil vi indtil videre ikke skelne mellem de to.
Kanunsuz suç olmaz.Forbrydere uden straf.
Yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz.Regn i sommerperioden forekommer ikke.
Belki bir turne olmaz ama herhangi bir şey," şeklinde bir açıklama yaptı.Måske ikke ligefrem en turné, men et eller andet."
Büyümeye yardımcı olmaz.Om hans opvækst vides intet.
Ama hiçbir şey olmaz.Men det sker ikke.
DJ'lerin olmazsa olmazlarındandır.Det betyder, at der ikke fandtes kvindelige dværge.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det er ikke realistisk det, de gør.
Yine de sebep her zaman için doğrudan belirgin olmaz.Af samme grund kan der heller ikke altid gives en nøjagtig behandling.
Yankı da olmaz.Heller ikke Siff.
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.Sjovere at være Dirty Harry.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.Politisk Pres for en kulegravning af Operation Bøllebank.
Ama burada olmaz." der."Nej, jeg tager ikke med!", siger han.
Albümün en önemli hiti ise Sensiz Olmaz olmuştur.Albummets største hit var singlen My Band.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjelper ikke hva hun sier.
Ama hiçbir şey olmaz.Men ingen ting skjer.
'Yahudilerin Samiriyelilerle işi olmaz.'"Hva har jødiske kvinner i Nederland med Dem å gjøre?»
Bâzı bidat ve şirk yönleri olduğundan onlarla çıkmak doğru olmaz" dediği haber verilmektedir.Noen har sagt de har funnet sannheten, noen at den ikke kan gripes, mens andre forsetter å søke (zeteín).»
Bir kere istifadan bir şey olmaz" dedi.Ingen ønsker å gå videre!"
Maç muhabbeti olmayan han olmaz.Det blir ikke avholdt konkurranser i kampstil.
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.Med verden som arbeidsplass Vil ikke til Torshavn
Kazanan ya da kaybeden olmaz.En mensur gir ingen vinner eller taper.

İlgili Sayfalar