olmaz ile cümle

olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Aynı yarışta iki finiş olmazsa, kim daha çok ileri gitmişse o yarışı kazanır.Ha egy futamban egyik versenyző sem ér célba, akkor a távolabb jutott versenyző nyeri a futamot.
Ancak görüşmeleri bu noktada mümkün olmaz.Sortörés sem lehetséges ezen a ponton.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.Ilyen esetben - ha az epinefrin nem hatásos – glukagon adható intravénásan.
Gökyüzüne doğru olan cisimlerin silüetleri mümkün olmazdı.Az égből hulló kövek kráterképző voltát nem is lehetett könnyű elfogadni.
Fakat Bette bu durumdan hoşnut olmaz.Ennek viszont Sean nem örül.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.De nem tétlenkednek Mázia ellenfelei sem.
Ama hiç umduğu gibi olmaz.Nem ébred fel, mint ahogy mindenki gondolta.
"Türk Ermenisiz, Ermeni Türksüz olmaz!".A nemzet győzni fog, Palesztina arab!«”.
Kaplama, şose yeterince kuru değilse dayanıklı olmaz.A nyak legyen minél szárazabb, toka nélkül.
Harun Kolçak) "Bana Hiçbir Şey Olmaz" "Kıymetlim" (feat.Tuvok: "Nem vágyom semmi »tök jó«-ra!"
Nulla poena sine lege, "kanunsuz ceza olmaz" anlamına gelen Latince hukuk terimi.A nulla poena sine lege jelentése: nincs büntetés törvény nélkül (latin).
Havada kolaylıkla okside olmaz, korozyona karşı dirençlidir.Emiatt nehezen oxidálódik, ellenáll a korróziónak.
Hücreden içeri veya dışarı çözünmüş madde geçişi olmaz.A könyök testhez simuló, se nem kifelé, se nem befelé forduló.
Çünkü hatıraları yok olmaz.Egyéb emléke nem maradt.
Yaralanmalara sebep olmaz.Sérülés nem érte.
Yaptığından başkasını yapmaya asla gücü olmaz.Sose tégy olyat, amit más is megtehet érted.
Köy ahalisinin mutfağından et eksik olmaz.A csigatészta nem hiányozhatott az alföldi lakodalmak étrendjéből.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Ha ők ketten találkozak, mindig veszekednek, de nem ölik meg egymást.
Yaz mevsimi esnasında yağmur eksik olmaz.A nyáron van az esős évszak.
Rüyalarında para, içki ve kadın eksik olmaz.Fizetség gyanánt pénzt, ételmaradékokat és alkoholt kapott.
Bu durumda taraflardan hiçbirisi herhangi bir tazminat ödemek zorunda olmazlar.Három egyenlő pontszám esetén senki nem kap rádli jutalmat.
Bu durumda ilişkide ağrı ve acı olmaz.Szenvedésről itt egyáltalán nincs szó.
Onda o, kendi - kendine önemli varlık olmazdı.Így nem tudta kihasználni jelentős létszámfölényét.
Bence bu kadronun Süper Lig'e çıkması sürpriz olmaz.Nem is csoda, ha az edzőt kirúgják.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.A madridi tárgyalások azonban hosszasan elhúzódtak.
Ancak kaçmaları kolay olmaz.Így nem lesz olyan nehéz megszökniük.
Aksilik olmazsa yeni yılın ilk aylarında piyasada olacak.Középső folyásán az év első hónapjaiban fenékig befagy.
(Kazanılan para miktarında bir değişiklik olmaz.)(Hiszen legfeljebb ennyi pénzt hajlandó a jószágra elcserélni.)
Donald Trump iflah olmaz bir yalancı.Donald Trump beteges hazudozó.
Donald Trump iflah olmaz bir yalancı.Donald Trump megrögzött hazudozó.
Benim sevgilim, bayan olsaydı durum böyle olmazdı.Jos näin kuitenkin käy, kyseessä ei ollut dame.
Evet, eğer bu olacaksa, diğeri olmaz.Jos tämä onnistuu, toinen jää.
Ve bir insan için genellikle tehlikeli olmazlar.Ihmisille se ei ole tavallisesti vaarallista.
Büyümeye yardımcı olmaz.Se ei anna minkään kasvaa.
Madrid’deki sevinç uzun ömürlü olmaz.Kausi Madridissa jäi kuitenkin torsoksi.
Maç muhabbeti olmayan han olmaz.Sävellyskilpailussa ei ole osallistumisikärajaa.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Heidän hyökkäyksistään ei ole apua.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Kuolleet voivat keskustella keskenään, mutteivät elävien kanssa.
Eğer sürtünme kuvveti var olmasaydı birçok yaşamsal faaliyet mümkün olmazdı.Ilman klubin toimintaa olisi monet harrastusmahdollisuudet jääneet syntymättä.
Ancak bu sıralama standart olmaz.Se saa siis olla normalisoimaton.
Köy ahalisinin mutfağından et eksik olmaz.Seudulla löytää Hunain maakuntakeittiön ruokaa.
Yarin olmazsa ondan sonraki gün.Seuraavana päivänä hän ei ole huomaavinaankaan.
"'Televizyonda sanat olmaz'".Itse elokuvassa niitä ei ole.”
Bu insanların beklediği şey olmazdı." dedi.Juuri sitä pappa ei olisi halunnut!"
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.Hän huikkaa äidilleen, muttei kuule vastausta.
Gücü yönlendirdiğinin farkında olmaz.Ei tiedetä, miten hän nousi valtaan.
"Olmazsan Olmaz" (Söz - Müzik: Burcu Güneş) - 4:48 "Ben Yeter miyim?"Jos nyt menet pois (Ne me quitte pas) – 3.48 (säv.
Bu sefer olmaz.Siinä ei vihdota.
Fakat bu çoğu zaman mümkün olmaz.Näin ei useinkaan ole.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.Uros ei auta naarasta poikasten hoivaamisessa.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.Se ei tuottanut tappiota eikä juuri voittoakaan.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Pää on leveä, eikä kaula kapene mistään kohtaa.
Örneğin bir babanın oğlu ıslah olmaz derecede kötü ise bu baba çocuğunu sobaya atarak mı cezalandırır?Näin ollen jos esimerkiksi poika surmaa isänsä, saavat pojan lapset tämän osuuden surmatun isän jäämistöstä.
Tamamen yok olmaz.Kokonaan ne eivät kuitenkaan katoa.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.Kuolleita : Varatuomari Ville Pankko.
Ali Tekintüre) Anlamı Olmaz (Söz.Ei se siitä (Paha nakki) Elvistellään!
Hüseyin bu öneriyi, 'Hayır olmaz.Mefisto vastasi tähän: ”En.
Ama bu değişiklikler her durumda olmaz, istisnai durumlarda olur.Kaikissa tapauksissa tällaiset muunnokset eivät kuitenkaan ole mahdollisia.
Genelde beneklerin altında ağrı olmaz.Haavan pohjalla ei yleensä ole kivuntunnetta.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Takakäpälien peukalovarvas on sen sijaan surkastunut.

İlgili Sayfalar