olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Erkekler bu süre içinde saç ve sakal tıraşı olmazlar.Někteří však nepohrdnou ani sarančaty či hlemýždi.
Eğlenecek yerin olmaz, Kalleş dünya piç olmasa.Jeho zřizovatelem však není Žitava, ale zemský okres Zhořelec.
Sonuçta, Emma ve Rachel, erkek arkadaşlarıyla birlikte olmaz fakar Finn, Santana ile ilişkiye girer.Nakonec to však Rachel a Emma vzdají, ale Finn má sex se Santanou.
Eğer maslahat başarılı olmazsa mülkiyet ve müzik gelişemez.Nemůže-li být provedeno to, co má být vykonáno, pak nebudou obřady ani hudba vzkvétat.
Durdurma bandında ve geçiş bandında dalgalanma olmaz.Nenastupujte, prosím, do soupravy a nepřekračujte bezpečnostní pás.
Ancak bu sıralama standart olmaz.To standardní model neříká.
Dış görünümde pek fazla değişiklik olmaz.V interiéru ke mnoha změnám nedošlo.
Yalnızca bir zaman belirtmek zorunda olmazsınız.Neuvádí však přesný rok.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Ekonomové nemají pro tyto změny konkrétní vysvětlení.
Kişide havlar tarzda öksürük ve boğukluk olabilse de dinlenmede stridor (hırıltı) olmaz.Může se vyskytovat štěkavý kašel a chrapot, pacient v klidu však nevykazuje stridor (hvízdání).
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Její nádherné ruce otekly tak, že již nemohla obléci žádné rukavice.
Keza, kanunlardan kaynaklanan cezalara karşı sigorta olmaz.Muž nabízí pojištění proti pokutám.
Nem ise yok denecek kadar az olduğu için insan vücudunda terleme olmaz.Někdy mi chybí tak moc, že sotva můžu dýchat.
Kısacası, pastel rengin tek bir dalgaboyu olmaz.Důležité je, že do pravé čabajky nepatří žádný pepř!
İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.Hospitalizace ve většině případů není nutná.
Kazanan olmazsa ikinci seçim yapılır.Pokud závazek neuhraje, vyhrává druhá dvojice.
Ancak, gerçekte, kuvvet uygulama anında olmaz.V praxi nejsou moc uplatňovány.
Baz çifti eklenmesinde, eğer üçüncü bazda bir değişme meydana gelirse çoğunlukla bir değişme olmaz.Ve třetí sérii se oproti druhé nemění vůbec nic.
Burada birbirleriyle savaşırlar ancak ölen olmaz.Zajisté mají někdy jeden druhého dost, ale nejsou schopni bez sebe žít.
Hücreden içeri veya dışarı çözünmüş madde geçişi olmaz.Vjezd do smyčky ani výjezd není zajištěn SSZ.
Jane dener ve bir şey olmaz.Jan Kotěra a jeho doba.
Küçük çocuk için kolay bir seçim olmaz ama annesi onu cesaretlendirir.Dítě nemá šanci vypěstovat si pevné pouto ke své vlastni matce.
Yine de sebep her zaman için doğrudan belirgin olmaz.U jednotlivých případů však stále není možné vždy určit jasnou příčinu.
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.Krátce před znárodněním byl zastaven bankovnímu ústavu.
Donald Trump iflah olmaz bir yalancı.Donald Trump je patologický lhář.
Hayatını mahvettiğimin farkındayım ve ben olmazsam, rahatça çalışabileceğini de biliyorum.Știu că îți stric viața, că fără mine vei putea lucra.
Karl Rapp, Gustav Otto, Max Friz veya Camillo Castiglioni'nin yokluğunda şirket muhtemelen doğmuş olmazdı.În absența lui Karl Rapp, Gustav Otto, Max Friz sau Camillo Castiglioni compania probabil nu s-ar fi născut.
Bu durumda, eğer epinefrin etkili olmazsa, damardan glükagon uygulanabilir.În acest caz, dacă epinefrina nu dă rezultate, se poate administra intravenos glucagon.
Ama hiçbir şey olmaz.Și nu se întâmplă nimic.
Bu sefer olmaz.Ei bine, de astă dată nu.
Üniversiteden mezun olur olmaz babası tarafından kardinal yapılır.Imediat după absolvirea universității, tatăl său l-a făcut cardinal.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Chestiile astea nu v-ar ajuta cu nimic.
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.Nu există sculptură fără roșu, spune Roman.
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Spre deosebire de subtipul pallidum, acestea nu duc la boli neurologice.
Kuzeydoğudaki kıtasal alanda, özellikle de Slavonya'da beyaz şarap başta olmaz üzere şarap üretimi yaygındır.Zona continentală din nord-estul țării, în special Slavonia, poate produce vinuri premium, îndeosebi albe.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.O persoană care are un atac de panică poate avea pielea înroșită dar nu are pete.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.Nu trebuie să fim dușmani ...
İslam dünyasında sınır olmaz.Sclavia pe pământul islamic.
İşlem sonrasında çoğunlukla hastanede kalmaya ihtiyaç olmaz.Spitalizarea nu este necesară în cele mai multe cazuri.
Tek deliklilerde erkekler yavru bakımında yardımcı olmazlar.Masculii nu participă la îngrijirea puilor.
MÖ 146 yılında Romalılar şehrin surlarını aşmayı başarırlarsa da şehri almaları kolay olmaz.În primăvara anului 146 î.Hr. romanii au spart zidul orașului, dar le-a fost foarte greu să cucerească orașul.
Yani, eğer fosforilasyon olursa O-GlcNAc eklenmez, O-GlcNAc eklenirse forforilasyon olmaz.Aceasta pentru că, deși de exemplu grupa 0 nu are aglutinogene, are totuși aglutinine.
Dişilerin neredeyse hiç boynuzları olmaz.Capul aproape întotdeauna fără solzi.
Eğer karşıtlıklar arasındaki savaş olmasaydı hiçbir şey olmazdı.Dacă Primul Război Mondial nu ar fi avut loc ...
El yazısında sözcük başlarındaki büyük L harfinde genellikle bir değişiklik olmaz.Adică viteza luminii, numită în general c, nu se modifică.
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.Când o persoană leșină pielea ei este palidă și nu are exemă.
Atabasklarda komşu bandlar arasındaki ilişki her zaman kolay olmaz.Relațiile Atropatenei cu vecinii nu au fost întotdeauna de pe poziții egale.
Kolektörlü DC servo motorlarda oluşan problemler bazen çok açık bir şekilde belli olmaz.Deficiențele din cadrul funcțiilor non-motoare sunt mult mai greu de detectat.
Her futbolcuya böyle büyük bir kulüpte forma giymek nasip olmaz.Acest mod de a pierde un meci este foarte neplăcut pentru orice club.
IV. Amenhotep, firavun olur olmaz Amon'un yerine Aton'u geçirdi.Când Amenhotep IV a devenit Faraon, el a distrus religia Amun.
Böylece belirlenmiş olan kurların değişmeleri de mümkün olmazdı.În special pentru că avem asasini ce pot fi modificați.
Burada kışın bile çok karımız olmaz.Nici măcar pe timpul iernii nu avem multă zăpadă pe aici.
Kazanan ya da kaybeden olmaz.Vesztesek leszünk vagy győztesek?
Ama hiçbir şey olmaz.A Nem lesz semmi baj!
Fakat bu çoğu zaman mümkün olmaz.Ám erre gyakran nincs lehetőség.
Kişide havlar tarzda öksürük ve boğukluk olabilse de dinlenmede stridor (hırıltı) olmaz.Az illetőnél lehet ugató köhögés és rekedtség, de nyugalmi állapotban nincs stridor (sipoló légzés).
"Azıcık minimalizm fena olmazdı".De azért minimalizmus.”
Hemen ailesine telefon eder ama cevap veren olmaz.Szólongatja a szüleit, de nem érkezik válasz.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Egyik nem létezhet a másik nélkül.
Uzun olmaz.Nem sokáig.