olmaz ile cümle
olmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçek para kağıdında ise bu olmaz.Ale w rzeczywistych wzmacniaczach tak nie jest.
Morfin ağızdan alınırsa etkisi tam olmaz.W przeciwieństwie do morfiny nie wywołuje zaparć.
Sac kiremitte çatlama, kırılma olmaz.Na szczęście szyba pękła, nie skaleczyłem się.
Hızır da yanından eksik olmaz.Z szybkim wypięciem i bez niego.
Arka cebinde tütün tabakası olduğu için, ona bir şey olmaz.Drugie odgałęzienie przedniej żyłki kubitalnej nie miało odnóg tylnych.
Yalnızca bir zaman belirtmek zorunda olmazsınız.Nie wolno wahać się ani jednej chwili.
Harun Kolçak) "Bana Hiçbir Şey Olmaz" "Kıymetlim" (feat.H.Alber) "Milczeć z tobą nie ma o czym" (sł.
Zor modda kırmızı sabitleyici ve ruh olmaz.W trybie trudnym, szaman nie może używać czerwonych gwoździ, ani ducha.
Bu sayede kimse mağdur olmaz.Nikomu nie czyni żadnej niesprawiedliwości.
O olabilir çok iyi ya da çok kötü ama olmaz bildiğim kadar, deneyeceğiz.Jak sama to ujmuje Mogę być dobra, nawet bardzo, lecz także zła, jeśli zechcę.
Halk araçların etrafını sararak ateşe verse de askerlere bir şey olmaz.Do rozpalonego przezeń ognia garną się przemarznięci żołnierze.
Tamamı erkek olsaydı hiçbir anlamı olmazdı, bu yüzden onlar için daha gerçekçi bir ortam yaratmak istedim.Nie chciał się wiązać z nikim, gdyż najważniejsze było dla niego bycie oryginalnym geniuszem.
Bella üzerinde denediğinde bir şey olmaz.Z upływem czasu Bella czuje się coraz gorzej.
Konuklardan alınan değersiz hediyeler de yardımcı olmaz.Nie przyjmują osobistych darów ani prezentów.
Ol deeş akşa tölep bolbas = Onun için para (akça) ödemek olmaz (yazık olur).I am not fucking well paying this time. → Nie, kurwa, tym razem nie płacę.
Fakat bu çoğu zaman mümkün olmaz.Jednak na dłuższą metę to niemożliwe.
2015 yılında Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisine dahil olmuştur.W 1995 roku nie zdołały pozostać w Grupie Światowej.
"Türk Ermenisiz, Ermeni Türksüz olmaz!".Jesteście wszyscy Irlandczykami i nie walczycie?!.
Ekip çalışması, sorumluluk bilinci, yaratıcılık ve öncülük ve inisiyatifli gönüllülük olmazsa olmazdır."Naszym zadaniem jest artystyczne poszukiwanie, twórczość bez barier i bez uprzedzeń.
Ancak karaya çıkmak mümkün olmaz.Zejście na ląd nie powiodło się jednak.
Ama bir bölgeye iki tane ağa olmaz.Nie wolno chwytać 2 kółek w jedną rękę.
Ama ikisi de bu şeyden söz etmediği zaman, birbirlerinin aksini söylemesi mümkün olmaz.Kiedy oboje budzą się rano nie są pewni, czy nie robili razem czegoś więcej.
Evliliklerinin ardından 2 yıl geçmesine karşın çiftin çocukları olmaz.Trwające dwa lata małżeństwo nie doczekało się dzieci.
Kafası o kadar büyüktür ki hiçbir şapka ona olmaz.Jest większa, jej blaszki słabo zbiegają i nie ma przebarwień na kapeluszu.
Tüp hastada acıya neden olmaz ve hastaların yine de dışarıdan beslenmelerine engel olmaz.Zbigniew Gaciong Dlaczego pacjenci nie biorą leków?
Yaptıkları şeylerin sonucu düşünmezler ve asla pişman olmazlar.Dessa är NAND (Not AND), NOR (Not OR) eller inverterare.
"Azıcık minimalizm fena olmazdı".Lite mer sympati hade inte skadat!".
Alt tür pallidumun tersine, sinir hastalığına sebep olmazlar.Till skillnad från undertyp pallidum, ger de inte upphov till neurologisk sjukdom.
O olmazsa ölmeyi tercih eder.Han vill hellre dö än överge henne.
Bu noktalar cilde baskı uygulandığında yok olmaz.De här fläckarna försvinner inte då man trycker på huden.
Sadelik, yapılmasına gerek olmayan işlerin mümkün olduğunca arttırılması sanatı, olmazsa olmazlardandır.Enkelhet - konsten att maximera mängden arbete som inte görs - är grundläggande.
Ancak bu her zaman kolay bir süreç olmaz.Men livet är inte alltid så lätt...
Bir insan bayıldığında cildi solgundur ve kaşıntısı olmaz.När en person svimmar är huden blek och fri från utslag.
Gerçi düşmansız kimse olmaz.Ingen önskar sig väl ytterligare en fiende?
Ama hiçbir şey olmaz.Annars händer ingenting.
Hayatta olmaz!" demişti.Inte så länge jag lever".
Uyan kimse olmazsa, Uluslararası Kök Hücre Bankasından aranıyor.För andra betydelser, se Desa Banjarwangi.
Bu bölgede saçılma olmaz.Där vill man ju inte vara i overkligheten….
Cevherlerin karşıtları da olmaz, fakat karşıtları kabul ederler.Jag gillar inte misstag, men jag kan acceptera dem 3.
Düşünce suç sayılırsa demokrasi olmaz.Med demokratiskt underskott, menas en brist på demokrati.
Derste sarımsak eksik olmaz.Arterna inom klassen saknar skal.
Fakat bu çoğu zaman mümkün olmaz.Numera är det ofta möjligt.
Kullanıcılar bu değişikliklerin farkında olmazlar.Användarna märker ingen skillnad.
Şu an hala devam etmekte olan Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz dizisinde Meryem karakterini canlandırmaktadır.Och den kung som förlorar dig ska inte längre härska i Syldavien.
(Kazanılan para miktarında bir değişiklik olmaz.)(Ingen förändring i ett gammalt tillstånd.)
Bu bulutlardaki yağışın oluşmasına sebep olabilir ve bu durumun aksi durumunda yağmur olmaz.Om det är falskt att det regnar så regnar det inte, och omvänt, och så vidare.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.En person som upplever en panikattack eller panikångest kan uppvisa rodnad hud men inte nässelfeber.
Zamanının çoğunu dinlenerek geçirdiğinden, çoğu kişi varlığından dahi haberdar olmaz.Genom sin ofta flyktiga natur fortgår deras existens ofta obemärkt för de flesta människor.
Jane dener ve bir şey olmaz.Anna Nordlander och hennes samtid.
Ne yaparsa da yararı olmaz.Men det hjälper inte.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?"Lyssna på "Var ej bekymrad vad än som sker": God will take care of you
Bir İstanbul romanının olmazsa olmazı aşk elbette baş köşede yer alıyor.Om det inte finns någon lång vokal i en icke-initial stavelse faller betoningen på den första vokalen.
Dış görünümde pek fazla değişiklik olmaz.Exteriören har därefter inte förändrats nämnvärt.
Opal bundan memnun olmaz.Bashō var inte tillfreds.
Eğer zamanım olmazsa, seninle gelemeyeceğim.Om jag inte har tid, kommer jag inte att kunna komma med dig.
Başka türlü olmaz.Det finns inget annat sätt.
'Yahudilerin Samiriyelilerle işi olmaz.'"Адже юдеї не знаються з самаритянами».
Sine labore non erit panis in ore Çalışmadan ağzında ekmek olmaz.Sine labore non erit panis in ore – Без роботи не буде й хліба в роті.
Ancak Catherine hiçbir zaman tatmin olmaz ve sevgili seçimi ile ilgili sürekli karar değiştirir.Але Катерина вічно незадоволена і постійно змінює свій вибір в любові.
Ama Hıçkıdık'ın ejderhayı vurduğunu gören olmaz.Нічого не підозрюючи, він вичікував акул.